yandex
Anasayfa / Ekonomi-Finans / 15 Soruda Para ve Borsa’nın Durumu

15 Soruda Para ve Borsa’nın Durumu




1- Borsa, daha düşer ini? Nereye kadar düşer? Borsa İstanbul’un gelişen piyasalara göre is-kontosu nedir?

Burgan Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Nergis Kasabalı, politik gelişmeler devam ettikçe borsanın daha da düşebileceğini ifade ederek şunları söylüyor: “Bizim kâr tahminlerimiz piyasadaki ortalama tahminlerden daha düşük. Bu yüzden biz diğer GOP’lara göre iskonto oranını o kadar yüksek hesaplamıyoruz. Ortalama kâr tahminleri ile kıyaslarsak iskonto oranı yüzde 20 civarında ama burada önemli olan artan belirsizlikle birlikte kâr tahminlerinin gelecek dönemde aşağı doğru re-vize edilme riski. Sanırım piyasa bunu bir süredir fiyatlara yansıtıyor.”

Ünlü Menkul Değerler Araştırma Müdürü Dr. Vedat Mizrahi de BIST-100 endeksinin siyasi belirsizlik ve FED’in beklenen faiz artırımları nedeniyle 70.000’li seviyelere kadar düşmesini bekliyor. Vedat Mizrahi, “Borsa İstanbul’un gelişen piyasalara göre iskontosu 8 Haziran kapanış değerleriyle yüzde 22 seviyesinde bulunuyor. Son üç yılda bu iskonto en fazla yüzde 23 seviyesini gördü” diyor.

para ve piyasalar

2- Gelmen fiyat seviyeleri itibariyle İrisse senedi olmayanlar için yatırmı yapma firsatı doğdu mu? Hisse oranı artırılmalı ırn? Yoksa biraz daha beklemek mi gerekir?

İş Yatırım Genel Müdürü Erdal Aral, borsada dengeyi 83-000 seviyesi, koalisyon fıyatlama aralığını 80.000-83.000, erken seçim seviyesini 77.000-80.000 arası ve 77.000’in altını ise tam bir belirsizlik hali olarak görüyor. Aral, “Piyasa bundan sonra siyasi partiler arasındaki görüşmelere, ABD verilerine ve kredi derecelendirme kuruluşlarının açıklamalarına odaklanacak. Biz ku-rum olarak seçim öncesi portföyü likit tutmuştuk ve 88.600 seviyesinden ‘sat’ verdik. Geri çekilmeler orta uzun vadeli düşünenler için alım fırsatı olaçaktır. Ancak uç fiyatlann oluşacağı bir senaryoyu benimsemiyoruz. En ideal alım aralığım 71.000-74.000 olarak görürüz” diyor.

3- Bu dönemde hisse senedi tercihleri nasıl olmalı?

Prim Menkul Yönetim Kurulu Üyesi Tunç Kertmen, seçim sonrası hükümet kurma sürecinde sanayi ve ticaret yapan şirketlerin öne çıkmasını bekliyor. Kertmen, şu değerlendirmede bulunuyor: “Otomotiv şirketleri iyi bilançolara sahip. Hem iç piyasa hem de ihracat (yan sanayi aynı zamanda) tarafında hareketliler. Yine İstanbul’a yakın çimento şirketleri, büyük kamu projeleri ve hareketli inşaat sektöründen olumlu etkileniyor. Son dönemde gıda şirketleri de izlenebilir. Bu tarz hisseler, genel durumdan en az etkilenen ve borsamn getirisinden fazla olmasını beklediklerim. Borsamn sert aşağı hareketlerinde bu tarz hisseler izlenebilir. Çünkü hiçbir şey sürekli düşmez de çıkmaz da. Politik denge mutlaka kurulacaktır. Hisse bazında son dönemde, Tat Gıda, Kli-masan, Tüpraş gibi şirketler dikkatimi çekiyor.”

4- Hisse alımı için beklenmesini tavsiye edenler ne diyor?

Endeksin kalıcı bir trend göstermesi için özellikle siyasi alandaki belirsizliklerin bir parça daha öngörülebilir olması gerektiğini söyleyen Yatırım Finansman Genel Müdürü Şeniz Yarcan, “Belirsizliklerin biraz daha netleşmesi ve geleceğe dair öngörülebilirliğin yapılabilmesi beklenmeli, sonra hisse alımı yapılmalı. Özellikle kur ve faize duyarlı sektörler (banka, GYO gibi) ve döviz short pozisyonu olan şirketlerde alım için beklenmeli. Defansif sektörlerde faaliyet gösteren (gıda perakendesi, telekom gibi) ve dövizde artı pozisyonu olan şirketler tercih edilebilir” diyor.

5 Bu piyasa koşullarında nasıl bir portföy dağılımı yapılmalı?

18 finans şirketinin CEO’ları-mn yaptığı portföy önerisini haberimizin tablosunda görebilirsiniz. Burada en çok öne çıkan yatırım aracı TL mevduat ve dolar. Bunun yanında hisse önerileri de öne çıkıyor.

Şeker Yatırım Genel Müdürü Osman Göktan, 7 Haziran genel seçiminden koalisyon seçeneğinin ortaya çıkması nedeniyle piyasadaki dalgalanmanın artacağını belirtiyor ve şun-lan söylüyor: “Bu bağlamda, erken seçim ihtimali ortadan kalkana kadar veya koalisyon hükümetinin kurulabileceğinin sinyalleri gelene kadar riski dağıtmak gerekir. Bunun için yaygın bir portföy oluşturulmalı ve portföylerin büyük bölümü repo, mevduat gibi nakit varlıklarda veya değişken faizli Hazine kağıdı, değişken faizli ÖST gibi faiz artışından sınırlı olarak etkilenecek sermaye piyasası araçlarında değerlendirilmeli.”

6- Bu dönemde siyaset haricinde piyasaları etkileyecek diğer faktörler nelerdir? Siyasi belirsizlik ne zaman ortadan kalkar?

Deniz Portföy Genel Müdürü Fatih Arabacıoğîu konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor: “ABD’de enflasyon ve büyüme gelişmeleri, FED’in eylülden itibaren hangi tempoda sı-kılaştırma deneyeceği, tüm piyasaları belirleyecek temel faktör. Yine Yunanistan başta olmak üzere Avrupadaki sorunların Türkiye’nin geleneksel ihraç pazarını nasıl etkileyeceği önemli. Çin’de yılın ikinci altı ayında ekonomik büyümenin tekrar tatmin edici seviyeye çıkıp çıkamayacağı ve buna bağlı olarak global mal talebinin gelişen piyasaları yükselen faiz ortamında destekleyip desteklemeyeceği çok önemli, içeride ise temmuz sonuna kadar koalisyon görüşmelerinin uzaması, siyasi belirsizliğin dağılmayacağını düşündürtecektir. Bizce piyasalar, önümüzdeki üç ay içinde bir azınlık veya koalisyon hükümetiyle yaşamaya alışacaktır. Güven veren bir ekonomi yönetiminin işbaşına gelmesi bu noktada çok kritik. CHP ve/veya MHP’nin elinde bu konuda piyasalara güven verebilecek kadroların olması iyimserlik yaratıyor.”

7- Hükümet kurulama-yıp erken genel seçime gidilirse ne olur?

Koalisyon pazarlıklannın çetin geçeceğini, çünkü son 10-15 yılın alışkanlık ve pozisyonlarını değiştirmenin kolay olmayacağını söyleyen Ata Portföy Genel Müdürü Mehmet Gerz, şunlan söylüyor: “Bu süreçte piyasalar dalgalı seyredebilir ama bir kriz beklentisi taşımıyoruz. Ancak koalisyon kurulamayıp bir erken seçime gidilecek olursa, yeni bir satış dalgası görebiliriz. Hatta böyle bir durumda Moody’s’in 8 Agustos’ta Türkiye’nin kredi notunu indirmesi söz konusu olabilir.”

8- Dövizde kötü senaryo nedir? Bu senaryoda dolar/TL’de 3,0 seviyesi görülür mü?

“Dolar/TL için bundan sonra 2,66-2,72 bandı, 2,72-2,80 bandı, 2,80-3,00 bandı konuşulacaktır” diyen Alan Menkul Genel Müdürü Metin Aytekin şu değerlendirmeyi yapıyor: “Dolar/TL’nin 2,72 seviyesine kadar gevşemesi halinde bu seviyelerden tekrar alım gelmesi beklenebilir. Hem global değerli dolar hem de iç siyasi gelişmelerin etkisiyle zayıf TL senaryomuz ile 2,80-3,00 bandına oturmuş bir pariteyi önümüzdeki dönemde görmemiz de mümkün. Fakat siyasi tarafta suların durulmaması, uyumsuz bir koalisyon hükümeti ve ABD tarafında faiz artırımı hızında artış ile birlikte 3,11’nin üzerinde bir dolar/TL görülebilir.”

9- Euro/Dolar’da beklenti nedir? Dolar im yoksa Euro mu alınmalı?

Yaptığımız ankette CEO’ların dövizde ağırlıklı olarak doları tercih ettiğini görüyoruz. Euro önerisi daha sınırlı. Euro/Dolar paritesine baktığımızda, son bir yıl içerisinde 1,40 seviyesinden 1,04 seviyesine dek süren dramatik bir düşüş gözlendi. Paritede son dönemde Yunanistan ile ilgili süregelen iyimser haberlerin etkisiyle toparlanmalar olduğunu söyleyen Destek Menkul Genel Müdürü Tuna Yılmaz, “Euro/Dolar’da fiyatın orta vadede 1,1650 seviyesine kadar tırmanabileceği ihtimalini göz ardı etmemek gerekir. Kısa vadede Euro lehine gelişmeler oluşabilirse de yıl sonuna doğru dolar yeniden güçlü durumunu koruyacaktır. FED faiz artışına gidilirken dolar endeksinin 100 seviyesinin üstüne çıkacağını tahmin etmekteyiz” diyor.

10- Dolar kurunda düşüşlerde destek neresidir? 2,50 TL mi yoksa daha aşağılar görülebilir mi? İyi senaryo nedir?

Dolar/TL tarafında içsel ve dışsal olarak iyi haber akışının oluştuğu ve dolar endeksinin mola verdiği dönemde yaşanacak olası geri çekilmelere dikkat çeken Saxo Capital Genel Müdürü Egemen Kaya, “Bu dönemlerde ilk kritik seviye 2,70 olacaktır. Buranın altında kaldıkça seçim sonrası boşlukla açılan grafiklerde 2,6650-2,6750 kritik destek olarak öne çıkacaktır. 2,65 altına olası geçişlerde 2,60’lar tekrar test edilebilir. 2,60 altında kalabildikçe, temel ve teknik görünüm değişmedikçe, en iyi seviye 2,50-2,55 aralığı olacaktır” diyor.

11- Elinde dolan olan gelinen seviyelerde bozmalı mı yoksa beklemeli mi? Elinde döviz olmayan 2,70 TL üstünden dolar almalı mı?

Uzun süredir elinde dolar tutan bireysel yatırımcıların bu seviyelerde kârlarının bir kısmını realize edebileceklerini söyleyen ALB Forex Genel Müdürü Tuncay Karahan şu değerlendirmede bulunuyor: “Bunun yanında portföylerinde ağırlığı azaltmak koşuluyla dolar tutmaya devam edebilirler. Ancak mevcut seviyelerin yeni dolar alımı için yüksek olduğunu, olası gevşemelerin yeni alım veya pozisyon artırımı için uygun olabileceğini düşünüyoruz. Mevcut seviyeler zirveye yakın ve spot piyasada risk/getiri oranı optimal değil. Bu yüzden 2,70 TL üzerinden yeni alım-lar yapmanın riskli olduğunu düşünüyoruz. Dolarda alım yapılması için 2,60 ve 2,55 eşikleri değerlendirilmeli.”

12- Gösterge faizde I JP beklenti nedir? Tekrar tek haneli IH seviyelere dönebilir miyiz?

Yaptığımız ankette görüldüğü üzere yüzde 10’un altında gösterge faiz beklentisi sadece bir tane. Yüzde ll’in üzerini söyleyen anket katılımcısı da yok. Piyasanın ağırlıklı olarak Merkez Bankası’nm faiz artışını fiyat-ladığını söyleyen Ak Yatırım Araştırma Bölüm Başkanı Mert Ülker, burada kaç puan faiz artışı olacağının da önemli olduğunu kaydediyor. Ülker, şunlan söylüyor: “Kurlarda ve kur vo-latilitesinde ciddi bir artış/sıçrama görmeden TCMB hareket etmez. Tek haneli faiz zor değil. Zaten bazı vadelerde tek hanedeyiz. Kısa vadelerde de düşüş olması ve bunun kalıcı olması için uyumlu algılanabilecek bir koalisyon hükümetinin kurulması, kurlar ve enflasyonun da gerilemesi lazım. Veya erken seçim sonrası HDP’nin mecliste olacağı tek parti hükümeti senaryosu da bunu sağlayabilir. Ama erken seçim olursa önce daha kötüsünü görürüz.”



13- Merkez Bankası, piyasaya faiz artırarak müdahale eder mi?

Piyasa uzmanlarına Merkez Ban-kası’mn yaşanan gelişmeler sonrasında piyasaya müdahale edip etmeyeceği beklentisini sorduk. Aldığımız yanıt, siyasi baskıların da azalması beklentisiyle Merkez’den müdahale gelebileceği şeklinde. Turkish Yatırım Genel Müdürü Berra Doğaner, “Merkez Bankası, kurdaki artışı ve faizlerdeki oynaklığı azaltmak için parasal sıklaştırmaya gidebilir. Fonlama miktarını kısarak faizleri yükseltir ve kurdaki yükselişin önüne set çekebilir. Ayrıca enflasyondaki eğilime bakarak faiz arttırma konusunda adım atabilmesi de bugün düne göre daha fazla imkan dahilinde görünüyor” diyor.

14- Yatırımcı faizde hangi yatırım aracım tercilı etmeli?

Piyasa uzmanları tarafından bu süreçte en çok öne çıkarılan yatırım aracı TL faizli ürünler. Burada ise mevduat açık ara en çok tavsiye edilen yatırım aracı. Bunun yanında ÖST’ler de yatırımcının merceğinde olmalı. Ak Yatırım Araştırma Bölüm Başkanı Mert Ülker, “Kısa vadede mevduatı daha çok öneririm. Hükümet kurulduktan sonra, ne kadar sağlıklı çalışabileceğine dair o günkü koşullar ve görünüme de bakılarak ÖST de alınabilir. Ancak koalisyon kurulması öncesinde yaşanacak gürültüde tüm TL cinsi enstrümanlarda daha iyi fiyatlardan alım için olanak görülebileceğini sanıyorum” diyor.

15- Bireysel emekliliği olanlar fon dağılımında 11e yapmalı?

Yaklaşık 5,5 milyon BES katılımcısı bulunuyor. Fonlarda biriken tutar ise yaklaşık 41,7 milyar TL. Yatırımcının fon seçiminde yaş kriteri ve risk algısına göre hareket etmesi gerekiyor. îş Portföy Genel Müdürü Tevfik Eraslan, “Yaşı daha genç yatırımcı ile yaşı büyük yatınmcının hisse oranı aynı olmamalı. Genç BES katılımcısı hisse oranını dana yüksek tutmalı” diyor. Bunun yanında yılda altı kez bir katılımcının BES fon dağılımını değiştirme hakkı bulunuyor.

Tevfik Eraslan, “Portföyünü aktif yöneten, bu değişiklikleri yapan katılımcıların profesyonellerden destek alması gerekiyor. Bu dönemde yaşı genç olan katılımcılar hisse oranını biraz daha artırabilir. Tahvil bono fonlan yerine ÖST fonları tercih edilebilir” diye konuşuyor.

16- Mevduat faizinde son gelmen seviyeler neresi?

Paranın uzmanları, son dönemde en çok mevduat faizi öneriyor. Yaptığımız anket çalışmasından bu durum net olarak ortaya çıkıyor.

Konuştuğumuz bankacılar, tezgah altında yüzde 12’ye varan oranda mevduat faizinin verildiğini, kısa dönemli belirsizlik sürecinde mevduatın iyi bir alternatif olduğunu belirtiyorlar. Burada minimum 32 gün vade, internet şubesi üzerinden de teklif alma, faizde pazarlık gibi konular da yatırımcı tarafından unutulmamalı. Konuştuğumuz bir bankacı, swap ürünlerin ve banka bonolarının mevduattan daha yüksek faiz sunduğunu da hatırlatıyor.

17- Altın piyasasında ne bekleniyor? Altm yatırımı yapılır mı?

FED’in faiz artış ihtimali ve global ölçekte doların güçlü duruşu devam ettikçe altında güçlü tepkiler şimdilik oluşmuyor. Ama bir yandan çözülmemiş Yunanistan, Rusya’ya yaptırımlar, jeopolitik riskler, global büyüme sorunlan ve global tahvil piyasasında anomali yaşanma riskleri masada durdukça altından vazgeçmek kolay değil.

Saxo Capital Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy, şunları söylüyor: “Altın teknik olarak 1-1,5 yıldır ciddi bir sıkışma içinde. Aşağıda 1.130-1.150 ortada 1.200’ler pivot. Yukanda ise 1250-1.320 dirençleri var. Ne tarafa kırarsa o tarafa sert hareket potansiyeli var. Portföylerde altın olmasını öneriyoruz. Düşüşler alım fırsatı olarak kullanılmalı. TL gram bazında altın yatırımı yapanlar, dolar hareketini de göz ardı etmemeli. Portföylerde global riskler masada kaldıkça geri çekilmelerde defansif amaçlı risk anlayışına göre yüzde 10-20 altın bulundurarak rasyonel görünüyor.”

2015 genel seçiminde borsanın seyri nasıldı?

7 Haziran 2015 genel seçimi öncesinde piyasa önce yükseliş hareketi yaptı. Ancak seçimlerde koalisyon ihtimalinin arttığını gösteren anketlerle birlikte yön aşağı döndü. Seçim sonuçları da anketleri doğruladı. AKPVıin tek başına iktidarına son veren seçim sonrasında koalisyon görüşmeleri izleniyor. Bu durum piyasaya pazartesi günü sert satış olarak yansıdı. Ancak sonrasında borsa 75.000 desteğinden döndü ve hafta 80.532 seviyesinden tamamlandı. Geçmiş genel seçimlere bakılırsa, koalisyon kurulacağı ihtimali artarsa, piyasa bunu olumlu fiyatlayacaktır. Ancak erken genel seçim ihtimali piyasanın 75.OOO desteğini aşağı yönlü kırmasına neden olabilir.

3 koalisyon döneminde hükümet kurulunca borsa yükseldi

20 EKİM 1991 GENEL SEÇİMİ: Borsa, Körfez Krizi’nin de etkisiyle 1991 yılbaşından seçimlere kadar yüzde 50 değer yitirdi. Seçimlerden DYP-SDP koalisyonu çıktı. Borsa, 1992 başına kadar olan süreçte yüzde 100’ün üzerinde değer kazandı. Bu seçim döneminde beş farklı hükümet kuruldu, Tansu Çillerin Başbakanlığı döneminde 5 Nisan 1994 krizi yaşandı.

24 ARALIK 1995 GENEL SEÇİMİ:

Seçime gidilirken endeks DYP ve ANAP arasında anlaşma olma ihtimalinin zayıf olması ihtimalini değerlendirerek düşüşe geçti. Seçim öncesi endeks 365 değerine kadar indi. Seçim sonrasındaki birinci parti olarak çıkan Refah Partisi genel başkanı Necmettin Erbakan, koalisyon kuramaymca seçimlerden yaklaşık iki ay sonra ANAP-DYP koalisyonu (ANAYOL) kuruldu.

Ancak bu hükümet de uzun soluklu olmadı ve 28 Haziran 1996’da REFAH-Y0L hükümeti kuruldu.

Endeks ise seçim sonrası tırmanışına devam etti ve kısa sürede önce 500 sonrasında 700’lerin üstüne çıktı.

18 ARALIK 1999 GENEL SEÇİMİ:

Türkbank olayı ile başlayan anlaşmazlık sonucu CHP azınlık hükümetine desteğini çekince hükümet düştü. Cumhurbaşkanı Demirel’in görev verdiği Bülent Ecevit seçime kadar görev yapacak yeni bir hükümet kurdu. 1999 seçimlerinden sonra DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti kuruldu. 1999 yazında yaşanan büyük Marmara depremi sonrasında sarsılan ülke ekonomisine IMF ile olan anlaşma nefes aldırırken, endeks 2000 yılının başına kadar sürecek büyük bir yükseliş yaşadı. 2000 yılının sonlarındaki faiz krizi ardından 27 Şubat 2001 krizi ve batan bankalar bu hükümetin sonu oldu.

3 tek parti seçiminde borsa yurtdışına odaklandı

3 KASIM 2002 GENEL SEÇİMİ:

Şubat 2001 krizi sonrası batan bankalar, ülkeyi daha da zora soktu. Yaşanan devalüasyon sonrası Kemal Derviş ekonomi yönetiminin başına getirildi ve ekonomi toparlanma eğilimi gösterdi. Başbakan Bülent Ecevit’in rahatsızlığı sonucu erken genel seçim kararı alındı ve borsa seçim öncesi 8.514 seviyesine kadar düştü. Seçim sonrası AKP’nin tek başına hükümet kuracak çoğunluğu yakalamasıyla endeks 14.400’e kadar tırmandı.

22 TEMMUZ 2007 GENEL SEÇİMİ:

Seçimler sonucunda hükümetin devam edeceği ve piyasalarda yabancıları rahatsız edici bir seçim sonucu çıkmayacağı kanısı oluştu ve seçime kadar piyasa yükselişine devam etti. AKP’nin tek başına iktidarı sürdü. Seçimin ardından anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin halk tarafından yapılmasını öngören referanduma gidilecek olunması, seçim sonrası beklenen çıkışın gerçekleşmesinden çok endişelerin artmasıyla endeks düşüşe geçti.

2002 2007 2011 12 HAZİRAN 2011 GENEL SEÇİMİ:

AKP’nin yüzde 49,83 oyla üçüncü dönemine girdiği seçimlerde sürpriz bir sonuç çıkmadı. Seçimlerden önce ve sonrasında farklı yönde bir

fiyatlama görüldü. 2011 seçimlerindeki politik tansiyon seçim öncesinde aşağı yönlü hareketler görülmesine neden oldu. Seçim ayını yatay geçiren endeks, seçimden sonra ise yeniden düşüşe geçti. Endeks mayıs ayında 70.335-61.138 arasında dalgalanırken, seçimden sonra Temmuz 2011’de 58.486 seviyesine kadar geriledi.

Yabancılar ne diyor?

Çiti Research: Türkiye Hisse Senedi Strateji Raporu’nda, Türk hisse senetlerinin gelişmekte oian piyasalara göre 2010 yılı başından bu yana görülen en düşük seviyelerde olduğunu belirtti. Ancak gelinen seviyenin Türkiye’nin karşı karşıya olduğu siyasi ve ekonomik dinamiklerdeki belirsizliği telafi etmeye yeterli olmadığını vurguladı. Türkiye’de yapısal ve temel hikayesi sağlam şirketleri tercih ettiklerini belirten Çiti, beğenilen hisseler olarak Coca-Cola içecek ve BİM’İ gösterdi. Ayrıca son fiyat kayıpları sonrası Ülker’i de beğendiklerini belirtti.

Bardays: Türk banka hisselerinin değer kaybetmesiyle ilgili yaptığı değerlendirmede, belirsizliklere işaret etti. Türk banka hisselerinin yaşanan düşüş sonrasında cazip bir pozisyon açma noktasına gelip gelmediklerini değerlendiren Bardays, “Gelinen seviyeden alım yapmak aşırı bir adım olur, hisse senetlerinin kısa vadede oynak seyri devam ettirmelerinin muhtemel olduğunu düşünüyoruz. Siyasi belirsizlik gelecek birkaç hafta yüksek kalacak” ifadelerine yer verdi. Barclays ayrıca TL üzerinde baskının devam etmesi halinde, TCMB’nin para politikasını daha agresif şekilde sıklaştırmasının gerekebileceğine de işaret etti.

Goldman Sachs: Gelişen ülke paralarının düşmesini, dolar/TL’nin 12 ay içinde 3,15’e çıkmasını bekliyor. Goldman Sachs, gelişmekte olan ülke para birimlerinin cari işlemler açığı ve enflasyona bağlı olarak değer kaybedecekleri tahmininde bulundu. Goldman’a göre ABD ekonomisinde genişlemenin sürmesi ile birlikte küresel piyasalarda artan volatilite gelişen para birimlerine baskı yapabilir.

Moody’s: Genel seçimlerin sonuçlarını negatif olarak değerlendirdi. Moody’s “Seçim sonuçları ekonomi politikalarının uygulanmasını güçleştirecek” açıklaması yaptı. Kurum açıklamasında, “Seçim sonuçları Türkiye’de siyasi belirsizliğin arttığını gösteriyor. 2019’dan önce erken seçim ihtimali yüksek. AKP’nin azınlık hükümeti ya da AKP önderliğindeki koalisyon kırılgan olacak. Yeni gelecek hükümetin reform yapabilme kapasitesi kredi notunu etkileyecek. Türkiye’deki siyasi belirsizlik yatırımcı güvenini etkileyecek” ifadelerini kullandı.





Bunu da İnceledinizmi ?

Türkiye Varlık Fonu’nun ekonomiye katkıları

19 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan kanun ile Türkiye Varlık Fonu Yönetimi (TVF) kuruldu. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir