Anasayfa / Ekonomi-Finans / 2012 Ekonomi Görünümü

2012 Ekonomi Görünümü




Ekonomide geleceğin neler getireceğini öngörmek her zaman zordur. Ancak küresel ekonominin 2008’de içine düştüğü durumdan bu yana bu zorluk iyice artmış durumda. Birkaç ay öncesine kadar durum yine de o kadar kötü değildi. Fakat ağustos başından bu yana işler o kadar karıştı ki ekonominin geleceği yine sislerle kaplandı. Bu nedenle normalde Capital’in kasım sayısında yayınladığımız bir sonraki yılın ekonomik görünümüne ilişkin yazımızı bu yıl aralık sayısına kaydırdık. Bu şekilde kazandığımız bir aylık zaman zarfında belki önümüzü daha iyi görebilecek bir ortam oluşur umudundaydık ama biz bu yazıyı yazdığımız sırada ortalık yine karışıktı. Bu nedenle biraz sonra yazacaklarımızın daha mürekkebi kurumadan geçersiz kalabileceği endişesini taşıyoruz.

FELAKET SENARYOSU

Ekonominin geleceğini sislerle kaplayan temel sorun Avrupa’da yaşanan borç krizi. 2008-2009 resesyonu sırasında bütçe açıklarının ve dolayısıyla kamu borçlarının patlaması, resesyon sonrasında Avrupa’yı bir barut fıçısının üzerinde bıraktı. Euro Bölgesi’nin en zayıf halkası Yunanistan’da başlayan borç krizine Avrupalı liderlerin bir türlü çözüm bulamaması sorunun kangrene dönüşmesine yol açtı. İrlanda, Poıtekiz, İspanya derken krizin dalgaları İtalya’ya da ulaştı. Sonuçta iş geçen ay Yunanistan ve İtalya’da teknokrat hükümetlerinin kurulmasına ve dolayısıyla demokrasinin bir nevi askıya alınmasına kadar dayandı. İşin ekonomi açısından vahim tarafı ise bu kamu borcu krizinin bir bankacılık krizine dönüşmesine ramak kalması. Artık 2008’de Lehman Brothers’ın batışına benzer bir olayın yaşanmasına an gözüyle bakılıyor.

Lehman Bıothers’ın batışının küresel ekonomiyi nasıl kilitleyip derin bir resesyona sürüklediğini hatırlarsak benzer bir olayın yaşanmasının yine aşağı yukarı benzer sonuçlar vereceğini öngörebiliriz. Böyle bir durumda 2012’nin Türkiye açısından da parlak geçmeyeceği açık. Lehman Brothers’ın batışından sonra yaşanan küresel çöküş 2009’da Türkiye ekonomisinin yüzde 4,8 küçülmesine neden olmuştu. Küresel ekonomide yine böyle bir çöküş olursa Türkiye ekonomisi de yine küçülmekten kurtulamaz.

YAVAŞ BÜYÜME SENARYOSU

Yukarıdaki felaket senaryosunu 2012’nin ekonomide neler getireceğini düşünürken bir tarafa yazmakta fayda var. Fakat elbette gelecek planlan bu tür felaket senaryoları üzerine kurulamaz. Nitekim bugünlerde 2012’ye yönelik plan ve proje yapanlar da böyle bir felaket senaryosunun gerçekleşmesi halinde bunu en az hasarla atlatmak için bir B planı hazırlarken A planlarını başka bir senaryo üzerine kuruyor. Bu senaryoyu ise Avrupa’nın uzun bir süre durgunluktan çıkamaması ve bunun da küresel büyümeyi yavaşlatması oluşturuyor.

Küresel ekonomiye ilişkin en kapsamlı analiz ve tahminleri yapan kuruluş IMF’dir. IMF, bu analiz ve tahminlerini en son geçen eylülde yayınladığı World Economic Outlook (WEO: Dünya Ekonomisinin Görünümü) raporuyla açıkladı. Bu rapora göre IMF, geçen yıl yüzde 5,1 olan küresel büyümenin bu yıl yüzde 4’e inmesini ve 2012’de de bu seviyede kalmasını bekliyor. IMF, bu yıl yüzde 1,6 olmasını beklediği Euro Bölgesi’ndeki büyümenin 2012’de yüzde 1,1’e ineceğini tahmin ediyor. Fakat bu bölgedeki düşüşün küresel büyüme üzerindeki etkisinin diğer gelişmiş ülkelerin hafifçe toparlanmasıyla telafi edileceğini öngörüyor.



Geçen ay Avaıpa Komisyonu tarafından yayınlanan ekonomik raporda da aşağı yukarı benzer tahminler var. Avrupa Komisyonu, geçen yıl yüzde 5 olarak hesapladığı dünya ekonomisindeki büyümenin bu yıl yüzde 3,7’ye ve 2012’de ise yüzde 3,5’e inmesini bekliyor. Avrupa Komisyonu, Euro Bölgesi’ne ilişkin tahminlerinde daha kötümser ve bu yıl yüzde 1,5 olmasını beklediği bu bölgedeki büyümenin 2012’de yüzde 0,5’e kadar ineceğini öngörüyor.

TÜRKİYE TAHMİNLERİ

Küresel ekonomiye ve özellikle de en önemli ihracat pazarımız olan Avrupa’ya yönelik olarak böyle bir tablo çizilince, bundan elbette Türkiye de payını alıyor. IMF, Türkiye’de bu yıl yüzde 6,6 olmasını beklediği büyümenin 2012’de yüzde 2,2’ye kadar düşeceğini tahmin ediyor. Avrupa Komisyonu ise Türkiye’deki büyümenin bu yıl yüzde 7,5 olmasını beklerken 2012 için yüzde 3’lük bir büyüme tahmininde bulunuyor.

2012’deki büyümeye ilişkin olarak Türkiye’deki beklentiler de pek farklı değil. Merkez Bankası’nın ayda iki kez düzenlediği Beklenti Anketinin sonuncusunda gelecek yıla ilişkin büyüme beklentisi yüzde 3,7 olarak çıktı. Bazı iktisatçıların ve kurumların 2012 yılı büyüme tahminlerinin de bu civarlarda olduğunu biliyoruz.

Bu kadar olumsuz beklenti karşısında hükümet de 2012 yılı planlarını nisbeten düşük bir büyüme oranı olan yüzde 4’lük hedefe göre yapmak zorunda kaldı.

2012’de küresel ekonomi beklendiği gibi yavaşlarsa ve bu da özellikle Avrupa’dan kaynaklanırsa Türkiye’deki büyümenin de gerçekten yüzde 3-4’ü geçmesi zor görünüyor. Çünkü böyle bir durumda dış talepten büyümeye fazla bir katkı gelmeyecek. Cari açığın tavana vurması nedeniyle artık iç talebi canlandırarak ekonomiyi hızlandırma imkanından da yoksunuz. Çünkü küresel gelişmeler cari açığın finanse edilmesini de zorlaştırıyor. Bu nedenle düşük büyümeye razı olmak durumunda kalacağız gibi görünüyor.

DÜŞÜK BÜYÜMENİN ETKİLERİ

2012’de ekonomideki büyümenin düşük kalması diğer ekonomik göstergelerde de yansımasını bulacak. Bu ekonomik göstergelerin en önemlisini işsizlik oluşturuyor. Son iki yılda hızla gerileyen işsizlik oranı 2012’de en iyi ihtimalle sabit kalabilir. Nitekim uluslararası kuruluşlar ve hükümet de buna uygun olarak 2012’de bu yıl gerçekleşmesini bekledikleri düzeye yakın bir işsizlik oranı öngörüyor. IMF’nin bu yılki işsizlik oranı tahmini yüzde 10,5 ve 2012’ye ilişkin öngörüsü yüzde 10,7 iken, Avrupa Komisyonu’nun bu yıla ilişkin tahmini yüzde 10,2 ve 2012 yılı öngörüsü yüzde 10,3 düzeyinde bulunuyor. Hükümet ise bu yıl yüzde 10,5 olmasını beklediği işsizlik oranında 2012 için yüzde 10,4’liik hedef koymuş durumda. Bize kalırsa 2012’de işsizlik oranının bir miktar yükselmesi ihtimali de var.

Ekonomideki düşük büyüme bir başka önemli gösterge olan enflasyonda ise olumlu bir yansıma bulabilir. İç talebin zayıf olduğu bir ortamda işletmeler ürünlerine zam yapmaktan çekinecekleri için fiyat artışları düşük kalabilir. Zaten Merkez Bankası da buna güvenerek yüzde 5,2’lik 2012 tahminini değiştirmemiş durumda. Hükümet de Merkez Bankası’nın bu tahminini 2012 hedefi olarak benimsemiş bulunuyor. Fakat bu yılı yüzde 9’un üzerinde kapatacak gibi görünen enflasyonun 2012’de bu kadar düşük bir seviyeye inmesi zor. 2012 için yüzde 7 civarında bir enflasyon tahmini yapmak daha makul gibi.

capital





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir