Anasayfa / Ekonomi-Finans / 2013 Ekonomi Yorumu ve Kobilere Tavsiyeler

2013 Ekonomi Yorumu ve Kobilere Tavsiyeler




2013 yılından tüm sektörler oldukça umutlu. Özellikle medikal, plastik ve kozmetik sektörlerinin 2012 yılında ihracatta zirve yapması yabancı yatırımcıların bu alana olan ilgisini körükleyecek. Tabii yabancı sermaye ve satın alma/birleşme danışmanları Fitch’den gelen not artırımının da bunu besleyeceğini ileri sürüyor.

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2012 yılı tüm dünya açısından hem ekonomik hem de siyasi anlamda oldukça zorlayıcı bir yıl olarak anılarda kalacak.

Dünyada ve AB’de ekonomide daralma ve finans darboğazları oluştuğu bir dönemde, geçiş süreci içerisinde Türkiye’de yılın ikinci yansında kaygılar ön plana çıktı.

Elbette ki bir önceki yıl yüzde 8 gibi dünyada büyüme rekorlan kıran bir ekonomiden yüzde 3-4’ler seviyesine hızlı inişin gerçekleştiği bir ortamda, bundan her sektör önemli ölçüde etkilendi.

2012 yılı KOBİ’ler açısından yılın ikinci altı aylık dönemine kadar olumlu gelişmelerin yaşandığı bir dönem oldu. Sanayide olduğu gibi yatınm arzulan, KOBİ’ler açısından ‘konjonktür düzeldiğinde tekrar ısıtılmak üzere’ buzdolabına kaldınldı. Kredi konusunda temkinli bir yaklaşım gözlemlendi.

ihracata yönelik çalışmaya başlayan KOBİ’ler için 2012 hem fırsatlar sundu, hem de tehditler. Boşalan dış pazarlardaki alanlar bir fırsat oluşturdu ancak daralan pazarlarda keskinleşen rekabet, sıkıntı ve tehditler yarattı. Yılın ilk yarısında verilere göre ihracatçı firma sayısındaki önemli artış KOBI’lerin ihracata ciddi boyutta yöneldiğini gösteriyor. AB ülkelerinin 2011 ’de ihracatın içindeki payı yüzde 48.1 den 2012’nin ilk yarısında yüzde 39.6’ya gerilerken, AB dışı ülkelerin ihracattaki payı yüzde 60.4’e yükseldi. KOBİ’ler böyle bir pazarda MURAT AKYÜZ ihracata yöneldiler. KOBİ’lerin IKMİB Ynt. kr. Bşk. ihracat içindeki ithalat payının azlığı ve hizmet ticaretindeki açılım Türkiye’nin cari açık sorununu da olumlu etkiledi. İhracatın büyümeye katkısını dikkate aldığımızda KOBİ’ler bu süreçte yalnız kendileri için değil genel ekonomi için de önemli bir adım attılar.

KOBİ tanımı değişti

Diğer yandan bakıldığında KOBİ’ler toplam istihdamın yüzde 75’ini, toplam üretimin ise yüzde 65’ini oluşturuyor. 2012’nin ilk 9 ayı sonunda sanayi üretimindeki ortalama artış yüzde 3, 2011’in aynı dönemindeki artış yüzde 9.8 olarak gerçekleşmişti. Bu açıdan bakarsak 2012’de üretim ve ekonomideki yavaşlamanın boyutlarını ve bu yavaşlamadan doğrudan etkilenen KOBİ’ler için zorlayıcı bir yıl olduğunu söyleyebiliriz.

Bu yıl gerçekleşen en çarpıcı gelişme 4 Kasım tarihinde yayınlanan KOBİ tanımı değişikliği yönetmeliği ile KOBİ’lerin desteklerden daha fazla yararlanmalan konusunda atılan adım oldu. KOBİ’lerin kurumsallaşmasına, profesyonel yönetim ile buluşmasına ve denetlenebilmesine imkan sağlayan bir diğer çalışma da Gelişen İşlemler Piyasası’ydı. GİP ile KOBİ’lerin farklılaşabilmeleri, inovasyon yaratabilmeleri için gerekli olan sermaye derinliği bu şekilde sağlanmaya başlandı.

Peki 2013 yılında KOBİ’leri neler bekliyor? Sektör yetkililerinden aldığımız görüşlere göre, KOBİ’ler ihracatlannı artıran yurt dışı fuarlarını gittikçe daha fazla önemsiyorlar.

Fuarlar, bu anlamda KOBİ’ler için önemli bir fırsat. 2013 yılının KOBİ’ler için alternatif pazarlarla birlikte yeni ihracat kapılarının açıldığı bir yıl olacağı ifade ediliyor. Türkiye’nin en önemli sektörlerinin yetkililerinin 2013 yılına ilişkin beklentileri şöyle:

Kimya 18 milyar dolar hedefliyor

Son dönemde ihracat rakamlanyla en fazla dikkat çeken sektör, kimya… Geçtiğimiz yılı en fazla ihracat yapan ikinci sektör olarak kapatmıştı. Bu başanyı 2012 genelinde de sürdürdü ve ekim ayında ikinci kez ihracat liderliğini elde etti. Ocak-Ekim döneminde ihracatını 16 milyar 625 milyon dolara yükselten sektör, yılı 18 milyar dolarlık ihracatla kapatmayı hedefliyor.

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçılan Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, kimya sektöründe faaliyet gösteren firmalann çoğunluğunun KOBİ statüsünde olduğunu söylüyor. Firmaların yıl genelinde ihracatta çok iyi bir performans gösterdiğini söyleyen Akyüz, “Dünyanın pek çok ülkesinde yapılan uluslararası fuarlara düzenlediğimiz milli katılım organizasyonlan ile ihracatlarını artıran yeni iş bağlantılan kurdular, hedef pazarlarını çeşitlendirdiler” diyor.

Yıldızı parlayacak sektörler

2013 yılında kimya sektörünün alt sektörleri arasında sayılan plastik, kauçuk, ilaç ve eczacılık ürünleri ile boya ve kozmetiğin iyi bir performans sergilemesini beklediklerini ifade eden Akyüz, şöyle devam ediyor:

“Ağırlık verdiğimiz tüm bu sektörlerin önü oldukça açık ve yaptığımız çalışmalar da bunu ortaya koyuyor. Plastik sektörü Avrupa’nın en büyük üreticileri arasında yer alıyor. Bu alanda 150’nin üzerinde ülkeye ihracat yapıyoruz. Ayrıca son yıllarda kozmetik sektöründeki ihracat artışı dikkat çekici. Geçtiğimiz yıl 1 milyar dolara yakın kozmetik ihracatı yaptık, beş yıl içinde bu ihracatı 2 milyar dolar düzeyine çıkarmayı hedefliyoruz. Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Rusya Federasyonu’nda Türk kozmetik ürünlerine ilgi büyük. Güney Amerika bu açıdan büyük fırsatlar barındırıyor. Medikal ürünler sektöründe de son derece başarılı firmalarımız bulunuyor. 2012’de bu alandaki ihracatımızın 625 milyon dolara ulaşmasını bekliyoruz. Önümüzdeki 2 yıl için de medikal ürünler ihracatımızın 1 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz.”

Büyüme ve birleşmede fırsatlar olabilir

KalDer Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Doğan, 2013 yılının KOBİ’ler açısından dışa açılmada hareketin devam ettiği bir yıl olacağını söylüyor. Dünya pazarlarındaki daralmaya karşın elde edilen başarının bu işletmeler için yeni bir büyüme ve gelişme penceresi araladığını ifade eden Doğan, artık ihracat yapmayan KOBİ kalmayacağını ancak bunun için şirketlerin devletin rehberliğine ciddi ihtiyaç duyduklannı belirtiyor. Doğan, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Ülkemizdeki finansman kuruluşlarının güvenirliliği bu süreçte KOBİ’ler içinde bir avantaj oluşturuyor. Zorluklar sürecek. Talep elastikiyeti açısından en avantajlı sektörlerde dahi sıkıntılar artacak. Kamu mâliyesinde disiplinli uygulamaya rağmen 2012’de bütçe açıkları kamu yatıranlarının da başta altyapı olmak üzere hızını etkileyecek. Türkiye’nin yatının yapılabilir ülke olarak tanımlanması KOBİ’ler için büyüme ve birleşme fırsatları yaratacak bir süreci kuvvetlendirip, hızlandırabilir. Fırsatlar ve tehditlerin bütün oyuncular için geçerli olduğu bir küresel süreçten geçiyoruz.”

Dericiler 2013’e karşı temkinli

TDKD (Türkiye Deri Konfeksiyonculan Derneği) Başkanı Mehmet Ali Dinç ise deri sektörüne ilişkin olarak 2012’nin AB ülkelerine ve yurt içi AB kaynaklı turistlere yönelik satışlarında düşüşlerinin yaşandığı bir yıl olduğuna dikkat çekiyor. Dinç, değerlendirmelerini şu başlıklarda topladı:



“2013 yılı için başta AB olmak üzere ufukta büyümeye dönük güçlü sinyaller maalesef görünmüyor. Beklentimiz, düşen büyüme hızının bütçede yol açacağı olumsuzlukları kamu kesiminin KOBI’lere doğrudan veya dolaylı vergi artışları ile yansıtmaktan kaçınması ve bütçe dengesini kamu gelirlerinden çok kamu harcamalarında iyileştirmelerle sağlama yoluna gitmesi. KOBİ’lerin zorlu piyasa koşulları üzerine kamusal düzenleme ve uygulamalarla daha yüksek istihdam maliyetleri vergi yükleri ile karşılaşması halinde, büyüme trendinin daha olumsuz bir seyre dönmesi endişesi taşıyoruz.”

Avrupa’nın teknoloji üretimi Türkiye’ye kayacak

Makine ve Akşamları İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran da 2013 yılında Türkiye’nin çok iyi fırsatlara sahip olduğunu söylüyor. Avrupa’nın yüksek maliyetlerden dolayı orta ve orta üstü teknoloji üretimini avantajlı ülkelere kaydırmak zorunda olduğuna dikkat çeken Dalgakıran, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Bu noktada ilk akla gelen yer Uzakdoğu gibi görünse de yatırımların Türkiye’ye çekilme imkânı çok büyük. Buna göre planlamalar yapılırsa Avrupa’dan çok ciddi yatırımlar gelecek. Bunun için de ara malı yatırımı için teşvik mekanizması hayata geçirilmeli. Örneğin, sac işleme makineleri imalatında dünya lideri olan İtalya, ülkemiz nedeniyle bu alanı terk etmeye başladı. 2013 yılında yatırım harcamalarının yüzde 6-8 ile yeniden büyümeye dönecek olması, ertelenmiş yatırımların devreye girmesi ve yeni yatırım teşviklerinden yararlanma ile makme-teçhizat yatırım harcamalan da artacak, ihracatta ise büyümenin sürmesi ve özellikle yeni ve alternatif pazarlarda artış öngörülüyor. İhracatta en az yüzde 10-12 arasında bir artış MÜJGAN SUVER hedefleniyor. Makine sanayi Marmara Vakfi AB    üretiminde büyüme 2013 yılında hem iç yatırımlar, hem de ihracattaki artış eğiliminin sürmesi ile 2013 yılında yüzde 7-8 aralığında gerçekleşebilecek.”

TÜBİTAK ve KOSGEB destekleri önemli

Marmara Vakfı AB ve İnsan Haklan Platformu Başkanı Müjgan Su ver ise Türkiye’de 3 milyon, Avrupa’da yaklaşık 23 milyon KOBI bulunduğunu KOBI’lerin Türkiye’deki ekonomik büyümeye yakıt sağlamaktan, esneklik yaratmaya, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında köprü kurma hedefinden, istihdamın desteklenmesine kadar birçok alanda çok önemli bir rol üstlendiklerini belirtiyor. Dünya ekonomisi paralelinde Türkiye ekonomisinin de 2012’de bir yavaşlama dönemine girmesi ve ekonominin hız kesmesi KOBİ’leri olumsuz etkilediğini ifade eden Suver’in 2013 yılına ilişkin beklentisi ise şöyle:

“Büyük devletlerin jeopolitikleri doğrultusunda gelişecek yeni olaylar güney sınırımızdaki sorunlar Türkiye’deki KOBI’ler için kriz yaratabileceği gibi, yeni fırsatlarda doğurabilir. Bu arada KOBİ’lere iki şans kapısı açılıyor. Birincisi, KOSGEB’in yanında TÜBİTAK Destek Programları gibi kamu destekleri. İkincisi ise hammadde fiyatları makul düzeyde olacak ve müşteriye fiyat verirken KOBİ’lerin önlerini görmelerini sağlayacak. 2013 yılında öne çıkması muhtemel sektörlerden biri 40 milyar TL ticaret hacmine ulaşan e-ticaret olacaktır.”

Plastikçiler çift haneli büyüyecek

PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfi) Başkanı Sayın Mehmet Uysal ise plastik sektörünün 2012 yılı sonu için üretim hedefinin yaklaşık olarak 7.3 milyon ton olduğunu söylüyor. “Geçen yıl Almanya ve İtalya’nın ardından üçüncü olan sektörümüz için 2012 sonu hedefimiz İtalya’yı geride bırakarak ikincilik” diyen Uysal’ın 2013’e ilişkin beklentileri şöyle:

“Rakamlara baktığımızda hızla büyüyen ve ivme kazanan sektörlerden biriyiz. Uluslararası pazarda rakiplerimizin küçüldüğünü gözlemlerken, sektörümüzün dünya çapında değer kazanarak büyümesi bizi çok memnun ediyor. Bu perspektiften bakacak olursak, rahatlıkla söyleyebilirim ki 2013’te de çift haneli büyüme rakamlarını devam ettireceğiz ve Avrupa’nın en büyük plastik üreticisi olmaya adım adım yaklaşacağız. Zaten 2016 yılına kadar Avrupa liderliğini hedeflediğimizi de her platformda tekrarlıyoruz.”

Madenciler ön plana çıkacak

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer de 2013 yılında esnek üretim anlayışlarıyla KOBİ’lerin ekonomide daha aktif olacağını belirtiyor. “Türkiye’nin 2013 yılında büyümeye devam edeceği, büyüme rakamının yüzde 3’ün üzerinde olacağı bekleniyor. Bu büyümede en önemli pay sahibi yine KOBİ’ler olacak” diyen Özer, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“KOBİ’ler şu anda istihdam açısından ekonomimizi ayakta tutuyor. Ürettikleri ürünlere katma değer katmaları halinde ülke ekonomisindeki paylannı daha da artıracaklarını söyleyebiliriz. KOBİ’lerin ağırlıklı olduğu sektörlerin başında hizmet sektörü geliyor. Ancak özellikle sanayi ve imalat sektöründe KOBİ’ler önemli birer oyuncu. Bu anlamda 2013 yılında da KOBI’lerin sanayi ve imalat sektöründe Türkiye ekonomisindeki istihdam ve katma değer paylannı artıracağını düşünüyoruz. Sanayi ve imalat sektöründe de özellikle madencilik alanında KOBİ’lerin öne çıkacağım söylemek mümkün. 2012’de yatırım teşviklerinde yapılan yeni düzenleme sektöre önemli bir hareketlilik kazandırdı. Bu 2013 yılında da etkisini sürdürecek.”

“Keşfedilmemiş pazarlara açılın”

JCI 2012 Başkanı Volkan Öztürk, 2012’deki daralma ile KOBİ’lerin bilgi teknolojilerini daha fazla kullanarak efektifliği artırmaya, KOSGEB’in verdiği özellikle yurtdışı fuar destekleri ile de kendilerini yeni piyasalara tanıtıp keşfedilmemiş pazarlara açılmak zorunda olduklarına dikkat çekiyor. Yine rekabet avantajı sağlayan en önemli konu olan inovasyon ile yenilik ve farklılık yaratmaları gereken bir yıl geldiğini ifade eden Oztürk’ün görüşleri şöyle:

“Yılın son çeyreğinde gelen not artışı ile hem sanayi üretiminde yükselme hem de iç pazarda bir hareketlilik başladı. Bu da 2013’te gelecek yabancı yatırımcıların KOBİ satın almalarını hızlandıracağını şimdiden bize söylemekte. 2012’nin son çeyreğinde ekonomideki bu ivmenin 2013’ü de olumlu etkileyeceğini ve yıla moral ile girileceğini gösteriyor.”

KOBİ’lere 4 kiritik tavsiye

Konusunda uzmanlaşan, patent, marka hakları ve bilgi teknolojilerini doğru kullanarak farklılaşabilen şirketler 2013’te kazanacak. Yabancı satın alma ve birleşmeler ve gelişen işlemler piyasasına hazır olmak için şirket kayıtlarını sağlıklı tutmaları KOBİ’lere yeni yılda fırsat kapılarını aralayabilir.

1.    Euro bölgesindeki daralma devam ediyor. Talebin canlı olduğu, potansiyeli yüksek pazarları araştırmaları öneriliyor.

2.    2013 yılında ihracatını artırmayı hedefleyen KOBİ’lere teknolojiyi yakından takip etmeleri ve inovasyonu şirket kültürü haline getirerek hareket etmelerini tavsiye ediliyor. Bunun için de nitelikli ve donanımlı bir ekip kurmak gerekiyor.

3.    Ar-Ge faaliyetleri firmaların rekabet gücünü artıran en önemli unsurlardan biri. Bu nedenle Ar-Ge’ye verilecek önem ihracatlarını ciddi oranda etkileyecek.

4.    Sınırlı kaynaklara sahip olan KOBİ’ler rekabet avantajlarını kaybetmemek için bazı projelerde iş birliğine giderek, kaynaklarını ortak kullanabilirler.

 

 

 

 

 





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir