yandex
yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / Ekonomi-Finans / 2015’te Ekonomide Neler Olacak?

2015’te Ekonomide Neler Olacak?



Hükümet 2015’te yüzde 4 büyüme hedefliyor ama tahminler yüzde 3-3,5 arasmda kahyor. işsizlikte 2014’te başlayan yükseliş sürecek gibi görünüyor. Beklentiler yüzde 7 dolaymda enflasyona işaret ediyor. Döviz kurları ve faizlerde düşüş beklentisi yok. ihracatta 173 milyar dolarlık, ithalatta 258 milyar dolarlık hedef var. Cari açığm milli gelirin yüzde 5-6’sı, bütçe açığmm milli gelirin yüzde 1-2’si arasmda olması bekleniyor. Küresel ekonomide büyümenin biraz hızlanması bekleniyor ama Avrupa’da yeni resesyon ihtimali bu açıdan risk yaratıyor.

2015'te Ekonomi

BUYUME

Türkiye ekonomisi 2012’de yaşadığı durgunluktan sonra 2013’te biraz tı
toparlanmış ve yüzde 4,1 büyümüştü. Ancak 17 Aralık 2013’teki büyük yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının getirdiği siyasi belirsizlikle adım atılan 2014’te işler tersine döndü. Siyasi belirsizlik geleceğe güveni zayıflatıp iç talebi olumsuz etkiledi. Ayrıca döviz kurlarında da yükseliş getirdi. Bu yükselişi frenlemek isteyen Merkez Bankası’nm 28 Ocak’ta para politikası faizini yüzde 4,5’ten yüzde 10’a şok bir şekilde arttırması iç talepteki yaraya tuz biber ekti. Mart ayındaki yerel seçimler ile ağustos ayındaki cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra siyasi belirsizlik hafiflese de tamamen ortadan kalkmadı. Bu nedenle ekonomiye güven de bir türlü geri gelmedi. Merkez Bankası’nm bahar aylarında faizleri bir miktar geriye çekmesi de işe yaramadı. İlk çeyrekte yüzde 4,8 olan büyüme oranı ikinci çeyrekte yüzde 2,2’ye ve üçüncü çeyrekte ise yüzde 1,7’ye düştü. Böylece ekonomi 1,5 yıllık aradan sonra durgunluğa geri döndü. Öncü göstergeler son çeyrekte de bir toparlanma olmadığını düşündürüyor. 2014’teki büyme oranı yüzde 2,5-3 arasında çıkacak gibi görünüyor.

Hükümet 2015’te yine yüzde 4 büyüme hedefliyor. Ancak bu hedefin tutabileceğine pek inanan yok. Beklentiler genelde yüzde 3-3,5 arasında bir büyümeye işaret ediyor.

Beklentiler hükümetin hedefinden daha gerçekçi görünüyor. Çünkü 2014’te ekonominin durgunluğa sürüklenmesine neden olan koşullarda bir iyileşme yok. Hükümet ekonomiye güveni geri getirmek için bazı adımlar atmaya çalışıyor ama pek etkili olamıyor. Haziran ayında yapılacak genel seçime kadar bu konuda ciddi bir adıma atılamayacağa benziyor. Bu da 2015’in yarısının şimdiden kayıp olduğu anlamına geliyor. Öte yandan en önemli ihracat pazarlarımızda da sorunlar mevcut. Avrupa’da yeniden resesyon olasılığından bahsediliyor. Güney komşularımız Suriye ve Irak’ta silahlı çatışmalar sürüyor. Kuzey komşumuz Rusya’da ekonomik kriz yaşanıyor. Hal böyleyken 2015’te dış talepten de büyümeye ciddi bir katkı gelmeyecek gibi görünüyor.

İŞSİZLİK ORANI

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2014 yılında yayınlamaya başladığı yeni seriye göre, 2010 ve 2011’deki hızlı büyümenin etkisiyle, mevsimsel düzeltilmiş işsizlik oranı 2012 yılı ortalarında yüzde 8’e kadar inmişti. Ancak daha sonra ekonomide işlerin bozulmasıyla işsizlik oranı yavaş yavaş yükselmeye başladı. 2014’te ekonominin yeniden durgunluğa girmesi ise işsizlik oranında bir sıçramaya yol açtı. Nisan ayında yüzde 9,2 olan işsizlik oranı eylül ayında yüzde 10,7’yi buldu. 2013 yılında ortalama olarak yüzde 9 olan işsizlik oranında 2014 yılı ortalaması ise yüzde 10’u bulacağa benziyor.

Hükümetin 2015 yılı işsizlik oranı hedefi yüzde 9,5 düzeyinde. Fakat hükümetin 2014 yılı gerçekleşme tahmini de yüzde 9,6 idi. Yani aslında hükümet 2015’te işsizlikte ciddi bir düşüş değil de yatay seyir bekliyor. Buna karşılık beklentiler ise yüzde 10 civarında bulunuyor. Bu tahminleri yapanların 2014 yılı gerçekleşme tahminleri de dikkate alındığında ise 2015’te işsizlikte bir miktar yükseliş bekledikleri ortaya çıkıyor. Ekonomideki gidişat ise 2015’te işsizliğin hem hükümetin hedefinden hem de beklentilerden yüksek çıkabileceğini düşündürüyor. Böyle giderse 2015’te işsizlik oranı yüzde ll’e bile yaklaşabilir.

ENFLASYON

2013’te enflasyon yüzde 7,4 olmuş ve yüzde 5’lik hedefin etrafındaki 2’şer puanlık belirsizlik aralığının bile dışına taşmıştı. 17 Aralık sürecinin yol açtığı bir döviz kuru sıçramasıyla girilen 2014 yılında enflasyonda işler daha da kötüye gitti. 2014’te döviz kurları dışında tarımdaki kuraklık da enflasyonu olumsuz etkiledi. Yılın ikinci yarısında petrol fiyatlarında yaşanan ve yüzde 50’ye yaklaşan büyük düşüş çift haneye çıkışı engelledi ama enflasyonu yeniden düşüşe geçiremedi. Kasım ayı sonunda yüzde 9,15 düzeyinde bulunan yıllık enflasyon 2014’ü yüzde 9 civarında kapatacak gibi görünüyor. Bu da hedefte yüzde 80’i bulan bir sapmaya karşılık geliyor.

2015’te enflasyon hedefi yine yüzde 5 düzeyinde. Buna karşılık Merkez Bankası yüzde 6,1’lik enflasyon tahmini yapıyor. Beklentiler ise daha da yüksek ve yüzde 7 dolayında bulunuyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle 2015’te enflasyonun bir miktar gerilemesi bekleniyor. Ancak bu beklenti gerçekleşse ve enflasyon 2015’te yüzde 7 dolayında olsa da, hedeften yine büyük bir sapma söz konusu olacak.

FAİZ

2013’te bir ara yüzde 5’e kadar inen faizler, 20l4’te yüzde 8’in altını pek görmedi. 17 Aralık süreci yüzünden gösterge tahvil faizi yılın başlarında yüzde ll’in üzerine kadar yükseldi. Yılın ikinci yarısında genelde yüzde 8-10 arasında seyreden gösterge faiz, yılın sonu yaklaşırken yüzde 8’in biraz üzerindeydi. 28 Ocak’ta para politikası faizini şok bir şekilde yüzde 4,5’ten yüzde 10’a çıkarmak zorunda kalan Merkez Bankası da daha sonra bu faizi ancak yüzde 8,25’e kadar geri çekebildi.

Beklentiler faizlerin 2015’te de bu civarlarda seyredeceği yönünde bulunuyor. Esasında petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyona yansımasıyla Merkez Bankası’mn faizleri biraz aşağı çekebileceğini düşünenler var. Ancak 2014’te tahvil alımlarını durduran ABD’nin merkez bankası FED’in 2015’te faiz artırımına gitmesi ihtimali buna pek imkan vermeyecek gibi görünüyor. Çünkü ABD’de faizlerin yükselmesi Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı olması ve de bu nedenle kurların yükselmesi demek. Bunun önüne geçebilmek için faizlerin olası sermaye çıkışını caydırabilecek bir düzeyde olması gerekiyor.



DOLAR KURU

2013’te olduğu gibi 2014’te de ekonomiyi en çok döviz piyasasında yaşanan gelişmeler etkiledi. Hatırlanırsa, 2013’ün başlarında 1,80 TL civarında seyreden dolar kuru, 22 Mayıs 2013’te FED’den gelen parasal gevşemede sona yaklaşıldığı sinyaliyle hızla yükselerek 2 TL civarına oturmuştu. 17 i Aralık’taki büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının yarattığı siyasi belirsizlikle ise tekrar yükselişe geçerek 2013’ü 2,15 TL düzeyinde kapatmıştı. Bu ivme 2014’iin ilk ayında dolar kurunun 2,40 TL’ye dayanmasına neden oldu. Bu yükselişin önüne ise ancak Merkez Bankası’nm şok faiz artışıyla geçilebildi. Bahar ve yaz aylarında 2,10 TL civarında seyreden dolar kuru, sonbaharda yeniden yükselerek 2,20-25 TL arasına oturdu.

Rusya krizinin etkisiyle aralık ayında bir kez daha sıçrayan dolar kuru yılın sonu yaklaşırken 2,30 TL’nin üzerindeydi.

2015’te döviz kurlarında bir düşüş beklentisi yok. 2015’in sonunda dolar kurunun 2,40 TL civarında olması bekleniyor. 2015’te ABD’deki olası faiz artışının sermaye girişleri üzerindeki etkisi yanında, haziran ayındaki genel seçim öncesi ve sonrasında siyasette yaşanacaklar da döviz kurlarını etkileyecek.

İHRACAT

2013 yılında ihracat 2012’ye göre az bir miktar gerilemiş ve 151,8 milyar dolar olmuştu. 2014’e ise 166,5 milyar dolarlık ihracat artışı hedefiyle girilmişti. En önemli dış pazarımız olan Avrupa’nın resesyondan çıkması nedeniyle yılın ilk aylarında işler fena da gitmiyordu. Ancak yaz aylarına doğru bu gidiş bozuldu. Bahar aylarından itibaren Avrupa’dan yeniden resesyon sinyallerinin gelmesi, güney komşularımız Irak ve Suriye’deki silahlı çatışmaların Ortadoğu kapısını büyük ölçüde kapatması ve kuzey komşumuz Rusya’da yaşanan ekonomik kriz ihracatçılarımızı zorlamaya başladı. Bunun sonucunda 2014’te ihracat hedeflenenin çok altında kaldı.

2014 yılı muhtemelen 158 milyar dolar civarında bir ihracatla kapanacak.

Hükümet 2015 yılında ihracatı 173 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Bu, yüzde 10’a yakın bir artış demek oluyor. Ancak en önemli dış pazarlarımızdaki sorunlar hala devam ediyor. Bu nedenle 2015 yılında da ihracatta hedefe ulaşmak biraz zor görünüyor. 2015’te ihracatta hedefe ne ölçüde yaklaşılacağını ise yeni alternatif pazarlardaki başarı belirleyecek.

İTHALAT

2013 yılında ithalat 251,7 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. 2014 yılına girilirken 262 milyar dolarlık bir ithalat hedefi söz konusuydu. Yani 2014’te ithalatta yüzde 4’lük bir artış bekleniyordu. Ancak 2014’te ekonomi 1,5 yıl aradan sonra yeniden durgunluğa girince ithalatta artış yerine düşüş yaşandı. 2014 yılı muhtemelen 242 milyar dolar civarında bir ithalatla kapanacak. Bu ise 2013’e göre yüzde 4’e yakın bir düşüş yaşanması anlamına geliyor. Yani 2014 yılında ithalat hedefi tam olarak tersyüz olmuş bulunuyor.

Hükümet 2015 yılında ithalatın 258 milyar dolar olacağını tahmin ediyor. Bu, bizim beklediğimiz 2014 yılı ithalatına göre yüzde 7’ye yakın bir artışa karşılık geliyor. Bu ise hükümetin yüzde 4’liik büyüme hedefiyle bile uyumlu değil gibi. Beklentilerin ekonomide daha da yavaş bir büyümeye işaret ettiği bir yılda ithalatta bu ölçüde artış yaşanması pek olası görünmüyor. Hatta ekonomide bir toparlanma olmazsa 2015 yılında ithalatta yine düşüş yaşanması bile söz konusu olabilir.

CARİ AÇIK

2013 yılında cari açık 65 milyar dolar olarak gerçekleşmiş, bunun Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYİH) oranı ise yüzde 7,9 olmuştu. 2014 yılma girerken hükümet GSYİH’nin yüzde 6,4’ü kadar bir cari açık hedefliyor, beklentiler ise GSYİH’nin yüzde 7’si dolayında bir cari açığa işaret ediyordu. 2014’te ekonominin yeniden durgunluğa girmesiyle ithalat düşüşe geçti ve dolayısıyla cari açık beklenenden daha fazla geriledi. Yıllık cari açık ekim ayı sonunda 45,7 milyar dolara kadar inmişti. 20l4’ün sonunda muhtemelen GSYİH’nin yüzde 5,5’i dolayında bir cari açık ortaya çıkacak.

Hükümet 2015’te GSYlH’nin yüzde 5,4’ü kadar cari açık hedefliyor. Ortalamada tahminler de buna yakın ama biraz dağınık görünüyor. GSYİH’ye oran olarak Dünya Bankası yüzde 6,2’lik ve IMF yüzde 6’lık cari açık beklerken, Avrupa Komisyonu’nun tahmini yüzde 5,3 ve OECD’nin tahmini yüzde 5,1 düzeyinde bulunuyor. 20l4’ün ikinci yarısında petrol fiyatlarında yaşanan yaklaşık yüzde 50’lik düşüş 2015’te cari açığa olumlu yansıyacak. Bunun yanında ekonomideki büyümenin de yine düşük kalmasının beklenmesi, 2015’te cari açığın milli gelire oran olarak yüzde 5’in de altına inebileceğini düşündürüyor.

BÜTÇE AÇIĞI

Merkezi yönetim bütçesi 2013’te 18,5 milyar TL ve de GSYlH’nin yüzde 1,2’si kadar açık vermişti. 2014’e ise 33,2 milyar liralık ve GSYİH’nin yüzde 1,9’u kadarlık bütçe açığı hedefiyle girilmişti. Ancak oldukça geniş tutulan bu hedef geçen sonbaharda revize edildi ve 24,4 milyar TL ile GSYİH’nin yüzde 1,4’üne indirildi. Üstelik de bu revizyon 2014’te ekonominin yeniden durgunluğa girmesi yüzünden vergi tahsilatında yavaşlama yaşanmasına rağmen yapıldı.

Bu revizyonun arkasında, hükümetin ekonomiye güveni yeniden sağlamak için, elindeki en güçlü silahı daha da etkili kullanma arzusu yatıyor gibiydi. Yılın son ayına girerken yıllık bazda 28,5 milyar TL’yi bulan bir bütçe açığı vardı. Ancak hükümetin aralık ayında ödenekleri her zamanki kadar gevşetmeyerek, 2014 sonundaki bütçe açığının revize hedefe yakın çıkmasını sağlaması mümkün gibi görünüyor.

Hükümetin 2015 yılı hedefi ise merkezi yönetim bütçesindeki açığı 21 milyar TL’ye ve GSYİH’nin yüzde 1,1’ine indirmek. Yavaş büyüyen bir ekonomide vergi tahsilatında yine sorunlar yaşanacağı için bunu gerçekleştirmek biraz zor olabilir. Üstelik 2015’te bir de genel seçim var. Bu nedenle bütçedeki harcamaları da çok fazla kısmak mümkün olmayabilir.

DÜNYA EKONOMİSİ

IMF’nin hesaplarına göre, küresel ekonomi 2013 yılında yüzde 3,3 büyümüştü. Avrupa’nın resesyondan çıkması sayesinde 2014 yılında dünya ekonomisindeki büyümenin yüzde 3,6’ya çıkması bekleniyordu.

Ancak işler tam olarak beklendiği gibi gitmedi. 20l4’iin bahar aylarından itibaren Avrupa’dan yeniden resesyon sinyalleri gelmeye başladı. Bunun sonucunda da 2014’teki küresel büyümenin 2013 yılma göre değişmediği ve yine yüzde 3,3 olduğu tahmin ediliyor.

2015 yılında küresel büyümenin biraz hızlanması bekleniyor. Özellikle dünya ekonomisinin lokomotifi olan ABD’de yaşanan toparlanma küresel büyüme açısından umutları artırıyor. Dünya Bankası’nın 2015 yılı küresel büyüme tahmini yüzde 4’e kadar çıkıyor. IMF ve Avrupa Komisyonu, 2015’te dünya ekonomisinde yüzde 3,8 büyüme bekliyor. OECD’nin 2015 yılı küresel büyüme tahmini ise yüzde 3,7 düzeyinde bulunuyor. Ancak Avrupa’nın yeniden resesyona girmesi olasılığı hala varlığını koruyor ve küresel ekonomideki büyüme açısından risk yaratmaya devam ediyor.

ORHAN KARACA


Yatırım Maliyeti Az İş Fikirleri İçin TIKLAYINIZ.

Bayanlara Ek İş Önerileri İçin TIKLAYINIZ.




Bunu da İnceledinizmi ?

dolar

Yıl sonu dolar kuru beklentisi

Yıl sonu ibresi nereyi gösteriyor? Dolarda yaşanan baş döndürücü yükselişle birlikte 3,45 üstü seviyelerde yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir