Anasayfa / Kariyer ve İş / 2030 Yılının Liderleri, Liderlik 2030 Araştırması

2030 Yılının Liderleri, Liderlik 2030 Araştırması




2030 Yılının Liderleri, Hay Group Leadership 2030 Araştırması, 2030 Yılının Yöneticilerinin Taşıması Gereken Özellikler, Liderlik 2030 araştırması

Hay Group, Leadership 2030 araştırmasında, küreselleşme, iklim değişikliği, demografik değişimler, bireyselleşme, teknolojiye erişim ve dijital yaşamın geleceğin liderlerini nasıl etkileyeceğini araştırdı. Buna göre 2030’da çok kültürlü kozmopolit takımlar artacak, güç dengesi Asya’ya kayacak, çalışanları elde tutmak zorlaşacak ve her alanda yetenek savaşlarına tanık olacağız.

Uluslararası yönetim danışmanlığı firması Hay Group, önümüzdeki 20 yılda şirketleri, yöneticileri ve çalışanları etkileyip değiştirecek eğilimleri saptayarak, 2030 yılının yöneticilerinin taşıması gereken özellikleri belirledi.

Leadership 2030 (Liderlik 2030) araştırması, gelecek üzerine tahminler yapan Köln mezkezli danışmanlık firması Z_Punkt’un çalışmaları ile tamamlandı.
Araştırmada küreselleşme, iklim değişikliği, demografik değişimler, bireyselleşme, teknolojiye erişim ve dijital yaşamdan oluşan 6 trendin geleceğin liderlerini nasıl etkileyeceği incelendi.

Genel olarak araştırmanın en dikkat çeken sonuçları şöyle:
* Küreselleşme, çokkültürlü-kozmopolit iş takımları yaratacak, çalışanların şirket aidiyetleri azalacak;
* Güç dengesi Asya’ya kayacak,
* Çevre ve çevre koruma politikaları-faaliyetleri, geleceğin yöneticisinin mutlaka ilgilenmesi gereken bir alan olacak,
* Yetenekli insan kaynağı için yoğun rekabet yaşanacak,
* Dijital ortamı kullanma becerisi 20 yıl sonra çok büyük önem arz edecek.
Araştırmayı yorumlayan Hay Group Türkiye Genel Müdürü Sylvia DeVoge, “Bugünün liderlerinin kendilerini geliştirmek zorunda oldukları pek çok alan var. Benim gördüğüm en önemli alan, geleneksel çalışanlarla, teknolojiyi kullanan genç jenerasyon arasında köprü kurabilme. Liderler hem geleneksel çalışanları hem de genç çalışanları motive etmeli. Liderler git gide çeşitliliği artan, farklı kültürlerden, jenerasyonlardan gelen çalışanları anlamalı, liderlik ve motive edebilmeli. Geleceğin liderleri sosyal sorumluluk sahibi olmalı, sosyal sorumluluğu işlerini büyütmek için bir araç olarak görmemeli” diyor. DeVogue, yarının liderinin karakteristik özelliklerini şöyle sıralıyor:
* Kavramsal ve stratejik düşünen
* Esnek, çevik, empati kuran, farklı geçmişlerden gelen iş gücünü anlamayı bilen,
* Etik, dürüst, samimi,
* Sadakat yaratabilen,
* Heterojen ve çeşitli takımlar için liderlik yapabilen,
* Gücü paylaşan, hem içeride hem dışarıda takım çalışması yapabilen,
Küreselleşme, iklim değişikliği, demografik değişimler, bireyselleşme, teknolojiye erişim ve dijital yaşamdan oluşan 6 trendin liderlere etkileri şöyle;

Güç dengesi Asya’ya kayacak
Küreselleşme: Küreselleşmenin giderek hızlanması ile birlikte yeni iş dünyasının şirketlerinde birbirinden farklı ırk, millet, dil, din ve cinsiyete sahip insanlar bir arada çalışacak. Yeni iş dünyası kozmopolit ekiplerden oluşacak ve çalışanların kurum-şirket aidiyetleri giderek azalacak. Küresel bir orta sınıf oluşacak. Güç dengesi Asya’ya kayacak. Birbirine bağlı ekonomilerin artışıyla piyasalarda daha fazla dalgalanma görülecek.

Sylvia DeVoge, “Hindistan ve Çin çok hızlı bir şekilde ekonomik güç haline geliyor, Asyalı yönetim becerileri ve modelleri çok daha etkili hale geliyor ve gelişmekte olan ulusların aralarındaki ticaret artıyor. Bunun farkına varmak liderler açısından çok önemli, çünkü bu geleneksel Batlı iş modelleri için bir tehdit oluşturuyor” diyor.

Küreselleşme eğilimin bir sonucu olarak, şirketler küresel ve yerel farklılıkları işbirliği içinde yönetecek, bu şirketlerin liderleri de esnek, sürekli olarak uluslararası seyahat halinde ve farklı kültürlere saygılı olacaklar. Ayrıca riski yönetebilmek, küreselleşmenin getireceği belirsizlik ve tehlikelerle başa çıkabilmek için güçlü bir kavramsal ve stratejik düşünme yeteneğine sahip olmaları gerekecek.

Sosyal sorumluluk ve finansal başarı dengede tutulmalı
İklim değişikliği: Artan karbon salınımı ve küresel ısınma, gelişmekte olan ülkelerdeki büyüyen yerleşim yerleri ve endüstriyel atıkları daha da artıracak. Su, mineraller ve fosil yakıtlar gibi stratejik doğal kaynakların azalması, hem fiyatlarının artmasına hem de bunlara sahip olmak için şiddetli çatışmalara yol açabilir.

Kurumlar karbon ayak izlerini azaltmak, işletmeyle ilgili artan giderlere ayak uydurmak ve sürdürülebilir faaliyetler doğrultusunda yeniden yapılandırılmalılar. Bu nedenle liderler de
sosyal sorumluluk ve çevre koruma talepleri ile şirketin finansal başarısını dengede tutabilmeli, çevreye karşı sorumluluk taşıyan değişim elçileri olarak davranmalılar.



Yetenek savaşları artacak
Demografik değişimler: Dünya nüfusu bir yandan artıp diğer yandan nüfus yaşlandıkça demografik dengesizlikler ortaya çıkıyor, bu da bazı alanlarda yetenekli insan bulma zorluğuna yol açıyor ve göçleri artırıyor.

Bu gelişme, kurumların gelecekte yetenekli insan bulmakta zorlanacağı ve yetenekli insan kaynağı için yoğun bir rekabet yaşanacağını gösteriyor. Buna bağlı olarak liderler de kozmopolit ekipleri cezbetme, motive etme ve onları elinde tutma ihtiyacı duyacaklar. Ayrıca, artan uluslararası-yabancı göçmenleri, kadınları ve ileri yaştakileri liderlik pozisyonları için geliştirmek ve bu pozisyonlara terfi ettirmek için yeni yöntemler bulma ihtiyacı hissedecekler.

Sylvia DeVoge, “Sanayileşmiş ülkeler, kalifiye eleman sıkıntısına düşecek, sağlık sistemlerinde baskı olacak, göçmen sayısı artacak. Bunun için liderler öncelikle farklı çalışanları motive etmeyi anlamalı. Nesillerarası ve kültürelerarası takım çalışamasını ve işbirliğini teşvik etmek şart, farklı yaşlar, kültürler, değerler arasında sadakat yaratmanın yolları bulunmalı.”
DeVoge, çalışma hayatındaki kadınların sayısının da artacağını söylüyor: “Kadınlar nüfusun yüzde 50’si, çalışan nüfusun da yüzde 50’si haline gelecek. Bu da onları daha güçlü yapacak. Bu nedenle işyerleri kadınları, göçmenleri, yaşlıları liderlik pozisyonlarına teşvik edecek şekilde yapılarını değiştirmeliler, mentorluk programları hayata geçirmeliler.”

Güç bilgi işçilerinin eline geçecek
Dijital yaşam tarzı ve çalışma alanı: Teknoloji, iş ve özel hayat arasındaki sınırları belirsizleştirmeye, ortadan kaldırmaya devam edecek. Nesiller arası uçurum büyüyecek ve güç, dijital dünyanın tüm olanaklarını kullanabilen çalışanlara, özellikle de mobil hayatı benimseyen, her yerde çalışabilecek yükselen bilgi işçileri sınıfının eline geçecek.
Dijital dünya şirketler için önemini artarak korumaya devam edeceği için liderler, dijital dünyanın tüm olanaklarını kullanabilen, dijital yeteneklere sahip çalışanların yeteneklerinden yararlanmalı ve onlar ile geleneksel çalışanlar arasındaki işbirliğini geliştirmeli. Liderler, daha şeffaf bir dünyada itibarlarını artırmak için yüksek düzeyde şeffaflığı, dürüstlüğü ve samimiyeti teşvik etmeli.

Daha fazla özgürlük
Bireyselleşme: Gelecekte iş ve özel yaşam dengesi çok daha önemli hale gelecek. Çalışma ortamını daha biresel hale getirmek bugünkünden daha zorunlu olacak. Bu da bağımsız çalışma ve zaman yönetimi ortamı yaratmayı gerektirir ki çalışanlar kendi projelerine daha fazla zaman ayırabilsinler.
Yaratıcılık, ekonomik başarı için çok önemli olduğundan, yeni bir yaratıcı sınıf yükseliyor -daha fazla eğitimli, sık sık iş değiştiren, zaman zaman işsiz kalan- ve bu kişiler geleneksel lider kalıbına uygun olmak zorunda değiller.

Birseyselleşme, merkezi olmayan işyerlerine neden olacak, daha esnek, çaprazlama proje takımları ve yüksek sirkülasyona neden olacak.
Liderler patron, mentor, aracı, koç rollerini dengelemeli ve takımlarına daha fazla özgürlük vermeli.

Ayrıca liderlik kriterlerini yeniden ayarlamalı ve sadakate olan yaklaşımlarını yeniden düşünülmeli, şu andaki ve eski takım üyeleri ile iyi ilişkiler kurmalılar. Liderler sadakati sağlamak için daha çok çalışmalılar.

İnovasyonu teşvik etmeliler
Teknoloji: Teknoloji her türlü iş alanında anahtar konuma gelecek. Bu konuda derinlemesine bilgi sahibi olmasalar da liderler vizyoner fikirlere açık olmalı, inovasyonu ve işbirliğini teşvik etmeli.
Her seviyede katme değer sağlayan ortaklıklara açık olmalılar. Liderler belki uzman olamaz ama en azından yeni telnolojilerin potansiyeli hakkında fikir sahibi olmalı.

John ve Jana’ın hikayesi
Araştırmada, geleceğin iş ortamı ve liderlik özellikleri anlatılırken hayali bir hikayeye yer veriliyor; John ve Jana’ın hikayesi. John ve Jane, Linkedin vasıtasıyla fikirlerini paylaşıp bir oyun şirketi kurarlar. ohn’un part-time CEO olduğu şirkette Jana’in çalışma düzeni şöyledir; çalışmasının yüzde 30’u strateji, yüzde 30’u liderlik ve yetenek yönetimi, yüzde 30’u ilişkiler ve networkten oluşuyor. Ana odak noktaları ise yönetim ve inovasyon, yetenek, sadakat, işbirliği ve şirket ünü.

Şirketin liderlik takımının yaş aralığı 24 ile 72 arasında. Jana çalışanlarına genellikle mentorluk ve koçluk yapıyor.

Jana, ofise yakın oturuyor ve toplu taşımayı kullanıyor.
Hem işyerinde hem de evde son teknoloji bir ofisi var.
Pek çok toplantısını sanal olarak yapıyor, nadiren seyahat ediyor.
Çalışma düzeni bugüne nazaran çok daha esnek, ailesinin ihtiyaçlarını göz önünde bulunduruyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir