Anasayfa / Kariyer ve İş / 40 Bin Öğretmen Atamasında Branş Kontenjanları Nasıl Belirlenecek?

40 Bin Öğretmen Atamasında Branş Kontenjanları Nasıl Belirlenecek?




2012 Ağustos 40 Bin Öğretmen Atamasında Branş Kontenjanları Nasıl Belirlenecek?

Ağustos ayında 40 bin öğretmen ataması yapılacağı Sayın Ömer Dinçer tarafından açıklanmıştı, 40 bin öğretmen ataması yapılabilmesi için 6353 sayılı torba kanun ile yasal düzenleme yapılarak yasalaştı.

Sayın Dinçer’e 40 bin gibi ciddi bir atama sayısı konusunda yapılan çalışmalar nedeniyle öğretmen adayları adına teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte 40 bin öğretmen atamasında kontenjanların nasıl belirleneceği ve boş kalmaması konusunda birkaç görüşümüzü paylaşmak istiyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenler ve öğretmen adayları için son derece önem arz eden Atama ve Yerdeğiştirme Yönetmeliği‘nin yeniden ele alınarak değerlendirildiği ve yeni bir Atama ve Yerdeğiştirme Yönetmeliği hazırlandığı herkes tarafından bilinmektedir. Yeni Atama ve Yerdeğiştirme Yönetmeliği‘nde yapılacak değişiklikler herkes tarafından merakla beklenmektedir, umuyoruz ki bu konuda yeni düzenlemelerle mağdur bir kitlenin ortaya çıkmasına izin verilmeyecektir.

Şu anda geçerli olan yönetmeliğe göre Açıktan ilk atama, kurum içi ve kurumlar arası ilk atama, Millî sporcuların ataması, Bedensel engellilerin ataması şeklinde öğretmen atama çeşitlerine belirli sayıda kontenjan ayrılması gerekmektedir; oysa şubat ayında yapılan 17 bin öğretmen atamasında bu kontenjanlar maalesef bu atama çeşitleriyle başvuruda bulunacaklara ayrılmamış ve mağduriyete yol açmıştır.

Mevcut Yönetmelikte; Bakanlığa atama izni verilen öğretmen kadrolarından; % 7’si bu Yönetmeliğin 14 üncü maddesi, (Açıktan ve kurumlar arası yeniden atama), % 3’ü bu Yönetmeliğin 15 inci maddesi (Açıktan ilk atama, kurum içi ve kurumlar arası ilk atama) kapsamında yapılacak atamalar için ayrılır denilmektedir, dolayısıyla 40 bin öğretmen kadrosunun % 10’u bu atama türlerine ayrılmalıdır.



Buna ek olarak genel bir görüşümüzü de paylaşmak istiyoruz, öğretmen atamalarında sık sık boş kalan kontenjanlar yer almaktadır, yüzbinlerce öğretmen adayı atama beklerken bazı kontenjanların boş kalması hoş bir durum değildir. Örnek verecek olursak, 2011 haziran öğretmen atamasında 30 bin kadroya 28.472 atama yapılmış ve 1528 kadro boş kalmış, 2011 ağustos öğretmen atamasında 11.544 kadroya 10.341 atama yapılmış ve 1203 kadro boş kalmış, 2012 şubat öğretmen atamasında 17 bin kadroya 15 bin 934 atama yapılmış ve 1066 kadro boş kalmıştır. Öğretmen atamalarında sürekli ciddi sayıda boş kalan kadroların olması Bakanlığın branşlara göre atama yapacağı kontenjanları belirlerken başvuru yapacak aday sayısını analiz etmediğini ve takip etmediğini göstermektedir.

Ayrıca bizim tespitlerimize göre kurumlar arası yeniden atama türüne başvuru yapması muhtemel aday sayısı çok azalmıştır, bu durum son 1 yıldaki atamalar sonrası başvuran ve atanan aday sayılarının incelenmesinden rahatlıkla görülebilmektedir, Bakanlık yetkililerinin bunları görememesi ve değerlendirmemesi konusunu Sayın Dinçer’in dikkatine sunmak istiyoruz.

Bakanlık Boş Kalan Kontenjanlar Konusunda Ne Yapmalı?

Bakanlık geçtiğimiz dönemlerde yapılan öğretmen atama sonuçlarını çok iyi analiz etmelidir, ayrılan kontenjanlara kaç kişi başvurmuş, kaç kişi atanmış, boş kalan, yetersiz başvuruların yer aldığı alanlar hangileri çok iyi tespit edilmelidir. Gerekirse atama esnasında boş kalan kontenjanlar diğer atama türlerine aktarılmalıdır, Yüz binlerce öğretmen adayı atama beklerken bir tek kadro bile heba edilmemelidir.

Bakanlık yetkililerinin boş kalan kontenjanlar konusunda işletme körlüğü* içerisinde olduğunu İşletmeci olan Sayın Dinçer’in bilgisine sunuyoruz.

*İşletme körlüğü, bir şirkette kullanılan yöntem ve uygulamalardaki hataların ve gelecekteki olası fırsatların ve risklerin çalışanlar tarafından algılanamaması sorunudur. Çünkü çalışanlar, zamanla şirketteki uygulamalara ve iş yapış şekillerine alıştıkları için sorunları, riskleri ve fırsatları görmeleri zorlaşır. Üstelik bu durum, yöneticiler için çok daha sıkıntılı olabilmektedir. Nitekim günlük problemlerle meşgul olan yöneticiler, işletme körlüğü nedeniyle, halledilmesi son derece kolay olan problemlere bile çözüm bulmakta zorlanabilmekte ve özellikle şirketin geleceğini ilgilendirecek konularda, oluşabilecek fırsatları fark edemeyerek veya riskleri öngöremeyerek şirkete önemli kayıplar yaratabilmekte veya şirketi yüksek kazanımlardan mahrum bırakabilmektedirler.

Memurum.biz





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir