Anasayfa / Ekonomi-Finans / AB’de de OHAL uygulaması var

AB’de de OHAL uygulaması var




Avrupa ülkelerinin hukuk sistemlerinde de OHAL yasaları var. Hiçbir AB devletinin bu konuda Türkiye’ye söyleyecek sözü olmamalı…

ÜLKEMİZ geçtiğimiz hafta büyük bir kalkışma tehlikesi atlattı. Neyse ki bu kriz iyi yönetildi. Bunun ardından hükümete Olağanüstü Hal ilanı tavsiye olundu. Bunun üzerine bazı Avrupa devletleri rahatsız olsalar da OHAL düzenlemesi AB içinde hem yasal hem de uygulamalı olarak var. OHAL’in uluslararası temeli de Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi. Bu sözleşmenin 15. Maddesi şöyle:

ohal

Madde 15 Olağanüstü hallerde askıya alma

1. Savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike halinde her Yüksek Sözleşmeci Taraf, ancak durumun gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla bu Sözleşmede öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabilir.

2. Yukarıdaki hüküm, meşru savaş fiilleri sonucunda meydana gelen ölüm hali dışında, 2. madde ile 3. ve 4. maddeler (fıkra 1) ve 7. maddeyi hiçbir suretle ihlale mezun kılmaz.

3. Bu maddeye göre aykırı tedbirler alma hakkını kullanan her Yüksek Sözleşmeci Taraf, alınan tedbirler ve bunları gerektiren nedenler hakkında Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne tam bilgi verir. Bu Yüksek Sözleşmeci Taraf, sözü geçen tedbirlerin yürürlükten kalktığı tarihi de Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne bildirir.

Yapılan AB hukukuna uygun. Kaldı ki şu sıra Nice’deki katliam olayından sonra Fransa da OHAL uyguluyor.

AVRUPA USULÜ OHAL

Şimdi AB devletlerine bakacak olursak, Almanya 1949 yılından 1968 yılına dek tüm OHAL yasalarından vazgeçmiş ancak aslında işgal kuvveti olan müttefik kuvvetleri tanınan bazı haklar saklı kalmıştı. Bunlar herhangi bir kalkışmada hükümet gücünü ellerine almak yetkisine sahip olabileceklerdi. 24 Haziran 1968’de Anayasa’ya OHAL yasaları adı altında yeni hükümler getirilmesi karara bağlandı. Böylece açıkça tanımlanmış bazı olaylarda ordunun da içişlerde kullanılması öngörüldü. Böyle bir durumda ordu, yasama gücünü Federal Meclis ve Federal Senato ile birlikte oluşturulacak toplu bir konseyde yer alabilecekti. Bu konsey bazı temel hakları yasa yolu olmadan kısıtlayabilecek yetkiye sahip olacaktı. Bu hükümleri eleştirenler bunun demokrasi için büyük bir tehlike olduğunu ifade etseler de böyle bir düzenleme Almanya’da halen var.



2003 Kasım ayında Federal Hükümet ekonominin güvence altına alınmasına ilişkin çıkardığı yasada bu hükümleri uyguladı ve yasayı 12 Ağustos 2004’te aldığı kararları biçimsel olarak yayınlamadan ve Parlamento’da tartışıp görüşmeden uygulamaya koydu.

Avusturya da önemli hallerde ordusuna belli haklar sağlamakta. Bunun için federal başkanı, eyalet başkanını ve mahalli idare yöneticisini yetkili kılıyor. Ancak bu keyfi olmayıp, böyle bir durumda, mahalli idare eyalet başkanı, eyalet ise federal başkan tarafından yönetilmeye başlanıyor. Bunlar anayasada yerleşik hükümler.

İsviçre Anayasası’mn 185. Maddesi’ne göre, iç ve dış tehlike halinde Federal Senato üç hafta ile sınırlı olmak üzere 4 bin ordu mensubunu göreve çağırabilir. Daha önemli ve zor olaylarda Parlamento daha fazla ordu mensubunun göreve çağrılmasına karar verebilir. Ancak bundan önce olayların kantonal polis gücüyle bastırılıp bastırılamayacağım görmek gerekiyor.

FRANSA’DA HALEN SÜRÜYOR

Fransa’da ise Devlet Başkanı kamu düzeninin bozulma tehlikesine ve bunun önemli tehlike yarattığını görmesi halinde OHAL ilan edebiliyor. Böyle bir halde bireysel özgürlüklere sınırlama getirilebiliyor. Öncelikle 1955’de Cezayir Yasası ile getirilen bu düzenleme halen sürmekte. 1985’de Fransa’nın sömürgesi olan Yeni Kaledonya’daki bağımsızlık hareketi, 2005 yılındaki toplumsal hareketler, 13 Kasım 2015 Paris olayları ve yeni Nice olayı olmak üzere dört kez OHAL uygulaması yapıldı. Önemli olan bu uygulamaların süresi. Örneğin, Nice’e ilişkin OHALin 26 Temmuz’da sona ereceği ve uzatılmayacağı bildirildi.

Bu durumda hiçbir AB devletinin Türkiye’ye söyleyecek bir sözü olmamalı. Hepsinin yasasında bu hükümler açıkça düzenlenmiş bulunuyor. Önemli olan süreye uymak ve bunu sık sık tekrarlamamak.

DR. MURAT UĞUR AKSOY
murat.aksoy@paradergi.com.tr





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir