Anasayfa / Ekonomi-Finans / Altın’ın Düşmesi Kalıcı mı Yoksa Geçici midir?

Altın’ın Düşmesi Kalıcı mı Yoksa Geçici midir?




1.600’ün altından ALTIN toplanır mı?

Son altı ayın en dip seviyelerine gerileyen, yeni yılda yüzde 6 değer kaybeden altındaki düşüş trendi devam ediyor. Bunun kalıcı mı, yoksa geçici mi olduğu tartışılırken, ABD ekonomisi kaynaklı sert gerilemelerin yaşanabileceği, bu yıl yüksek getiriler beklemenin hayal olacağı bildiriliyor. Uzmanlar, tüm bu olumsuz beklentilere karşın 1.600 dolar seviyesinin altında “altın alınır” diyor.

Son 12 yıldır düzenli olarak yükselen altında, 2012 beklentilerin altında getiriyle geçti. 2013’e de görece düşük fiyat beklentileriyle girilen altın, son günlerdeki düşüşüyle adeta güvenli liman olma özelliğini sorgulatıyor. Son altı ayın en dip seviyelerine inen altın fiyatlarında düşüşün devam edip etmeyeceği konusunda uzmanlar ikiye bölünmüş durumda.

Bu trend sadece altın için geçerli değil. Küresel ekonomideki toparlanma verileri, son yıllarda ‘güvenli liman’ olarak görülen birçok varlığa olan talebi diişünnüş görünüyor. Alun ürünleri de son yedi ayın en seıt dalgalanmasını geçen haftalarda yaşadı.

Geçen hafta ABD Merkez Banka-sı’nın (FED) tutanaklarının açıklanmasının ardından, 1 ons altın 1.564 dolar seviyelerinden alıcı buldu. ABD’den Çin’e, Japonya’dan İngiltere’ye merkez bankalarının ülke ekonomilerini teşvik etmeleri ve edeceklerini açıkla-malaıı ile altın, 12’inci yükseliş yılının ardından bu yıl yüzde 6’mn üzerinde ekside seyrediyor.

DÖRT FAKTÖR

Krize karşın dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’de FED’in parasal genişlemeye gittiği Aralık 2008-Ha-ziran 2011 döneminde altın yüzde 70 artış kaydetmişti. Bugün gelinen noktada ise yükseliş trendinde sona mı gelindiği sorgulanıyor.

Altın fiyatlarında etkili olan dört önemli faktöre gelince; bunları, merkez bankalarının alınılan, küresel ekonomi beklentileri, doların seyri ve büyük yatırımcıların alım-satımları olarak sıralayabiliriz.

Son günlerdeki düşüşte etkili olan faktörlerden biri yüklü altın sahibi yatınmcılann satışlan oldu. Milyarder yatırımcılar George Soros ve Louis Moo-re Bacon’un, altın vadelilerinin düşüşe geçmesiyle varlıklarını azaltması, düşüşün hızlanmasında rol oynadı.

DÜZELTME OLABİLİR

“Dr. Kıyamet” olarak bilinen Marc Faber, bu duruma ilişkin, altın fiyatlarında bir düzeltme döneminden geçildiğini, altın fiyatlarının belli bir düşüş yaşadıktan sonra yenden düzeleceğini açıklarken, “Ben altınlanmı tutmaya devam ediyonım” dedi. Faber, altının onsunun 1.550 dolan görmesi durumunda, daha çok alım yapacağı ve düşüş sonrası Eylül 2011’deki 1.921 dolarlık zirvenin yeniden yaşanacağı öngörüsünde bulundu.

Altının temel görünümünü etkileyen bol likidite, borç sorunları gibi faktörler hala geçerli. Ancak altının fiyatını belirleme özelliği açısından şu anda ilk sıralarda değil. Garanti Yatırım Stratejisti Tufan Cömert, FED tutanaklarını altın için tamam ya da devam sinyali vemıesi açısından yorumluyor. Üyelerin tahvil alımlannı azaltma konusunda öncekinden daha net bir ifade kullanmaları tepki yükselişini de beraberinde getirebilirken, tahvil alımlannın azaltılması yönündeki görüşler altında düşüş eğiliminin sürdürdü. Öte yandan ekonomideki toparlanma belirginleştikçe, FED’in tahvil alım programını sürdürmesi zorlaşacak. Bazı kurumlar şimdiden FED’in tahvil alım rakamlannı Haziran’dan itibaren azaltacağını, hatta son çeyrekte tamamen bitirmesini teklediklerini söylüyor. Ancak henüz bu durumu doğnılayan yeterli veri yok.



BÜYÜME BASKISI

Bunun yanı sıra FED’in tahvil alım-larına devam etmesine yol açacak bir diğer önemli gelişme de 1 Mart’ta devreye ginnesi teklenen harcama kesintileri. Mali uçurum konusunun çözümünün ötelenmesi sonrasında ortaya çıkan bu durum ile ilk aşamada yapılacak kesintilerin toplamı 85 milyar dolar. Ancak harcama kesintilerinin toplamı 10 yıllık sürede 1.2 trilyon dolar olacak. Cömert’e göre bu harcama kesintilerinin yarısı savunma harca-malanndan yapılacak ve ABD’de büyüme üzerinde baskı yaratacak.

Geçen hafta teklenen son dakika arılaşmasıyla, piyasalar rahat ama kısa bir nefes daha aldı. Ancak piyasaları rahatlatmak için verilen bu tavizlerde sona gelinmesi muhtemel, bu kesintilerin devreye girmeye başlaması öngörülüyor. FED’in de bu durumda tahvil alımlarını azaltma konusunda aceleci olmaması beklenebilir.

Teknik açıdan bakıldığında ise 1.650 dolar seviyesindeki güçlü desteğini kıran altının 1.700 dolar direnci kırılmadığı sürece mevcut düşüş kanalı içinde 1.550-1.500 bölgesinde konsolide olmaya çalışacağı tahmin ediliyor. 1.700 direncini geçmesi için ise ekonomik belirsizliklerin yeniden belirginleşmesi gerekiyor.

DİNLENME DÖNEMİ

Son bir aydır 1.680 dolar direncini 4 kez kırmaya çalışan altında, 1.530 dolar sınırlarında tutundukça gelinen seviyeleri geri çekilmeler olarak kabul edenler de var. 2008 yılından bu yana yüzde 10’a varan düzeltmeler görüldüğünü belirten bazı analistlere göre, reel faizlerdeki düşüş altına satış olarak yansısa da 2015’e kadar sürmesi öngörülen gevşek para politikası ana senaryosunda değişiklik olmadığından, yükseliş trendi sürecek. Ana yükseliş trendi sürecek diyenler, 1.600 doların altını alım için uygun seviye olarak gösteriyor.

İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdür Yardımcısı ŞantManukyan ise “Altın bu tip arbitraj (ara kazanç) fırsatları verdiğinde Çinli banka alımla-rını ve desteğini görüyoruz. Satış gelmeye devam edecek. Aşağıda 1.520 ve sonrasında 1.460 dolar seviyelerine düşebilir” diyor. Manukyan’a göre ana yükseliş trendi değişmedi ama altın, bu yıl zaman zaman satış baskıları gördüğü bir “dinlenme” dönemine girecek.

“Portföylerde yüzde 10 bulundurulabilir”
Hakan Tezcan / Yatırım Finansman Strateji Müdürü

“Dünya Altın Konseyi’nin son raporunda da fiziki altın talebinin merkez bankalarının yoğun alımlarına rağmen 2012 yılında 2011 yılına göre yüzde 4 azaldığı belirtildi. Özellikle Çin ve Hindistan’dan gelen fiziki altın talebindeki yavaşlama fiyatların bir süre daha baskı altında kalacağına işaret ediyor.

ABD’de 1 Mart tarihinde otomatik harcama kesintilerinin devreye girmesi planlanıyor. Eğer bu tarihe kadar ABD’de Kongre liderleri ile Beyaz Saray arasında bir anlaşma sağlanamazsa altına yeniden talep olabilir.FED’in parasal genişleme politikalarından “çıkış” anlamına gelebilecek böyle bir değişikliğin olup olmayacağının yakından takip edilmesi gerek. Eğer “çıkış” yönündeki görüşler ağırlık kazanmaya devam ederse altındaki mevcut düşüş trendi devam edecek.

Yatırımcılar kriz beklentisi içinde negatif reel faize razı oldukları bir yatırım anlayışından yavaş yavaş pozitif getiri arayışının belirleyici olduğu bir yatırım anlayışına geçecekler. Bu durumda zayıflayacak olan altın talebi nedeniyle altına doğrudan yatırım yerine, türev ürünler kullanarak portföylerde yüzde 10 nispetinde korunma amaçlı olarak yer verilebileceğini düşünüyoruz.”

Kıvanç Özvardar / Ekonomist Dergisi





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir