Anasayfa / Girişimcilik / Amerika’nın Başarılı Türk İş Kadınları

Amerika’nın Başarılı Türk İş Kadınları




Dünyanın en büyük ekonomisinin yoğun rekabet koşullarında iş yapıyorlar. Kendi alanlarında herkese parmak ısırtacak işlerin altından kalkıp, başarıdan başarıya koşuyorlar. İşte, ABD’deyaşayan başarılı Türk iş kadınları…

ABD’nin en güçlü Türk iş kadınları

TEKNOLOJİDEN ulaşıma, melek ağı yönetiminden finansa, yönetici koçluğundan PR alanına, akıllı şehircilikten pazarlamaya, altm borsasmdan bankacılığa, danışmanlıktan uzay taşımacılığına kadar çeşitli sektörlerde başarısını ispatlamış ABD’nin en güçlü Türk iş kadınları, kariyer yolculuklarını ve yaşadıkları zorlukları Para Dergisi’ne anlattılar.

Geleceğin trendleriyle ilgili tüyolar ve ABD’de başarılı olmak üzerine tavsiyeler verdiler. Kadının iş dünyasındaki çekimserliğini sorgulamamız için birer kapı araladılar. Önerilerini paylaşan kadın yöneticiler arasında melek yatırımcılık dünyasının tanınmış ismi Magdalena Yeşil de var, Forbes dergisinin dünyanın en etkili iş kadınları listesinde 16’ncı sırada bulunan ve sahibi olduğu havacılık firması Sierra Nevada Corp. ile dikkatleri üzerine çeken Eren Özmen de… ABD iş dünyasında ayakta durmayı başaranTürk iş kadınlarının kısa öykülerini merakla okuyacak, tavsiyelerinden çok şey öğreneceksiniz…

SEVAL ÖZ

Continental akıllı taşımacılık sistemleri CEO’su

Doktor Mehmet Öz’ün kız kardeşi Seval Öz, Silikon Vadisindeki akıllı taşımacılık sistemi Continental Intelligent Transportation Systems (Akıllı Taşımacılık Sistemleri) firmasının CEO’su. MIT’de ekonomi ve siyaset bilimi eğitimi alan Öz, 2014 yılma kadar Google’m merkezinde yeni teknolojilerden sorumlu isimdi. Google’un insansız araç projesinde de çalıştı.

“NAVİGASYOIMU ÖNCEDEN BULURDUK”

“Otomobiller elbette birgün uçabilir. Başlangıç formları olarak dronları görüyoruz zaten. Hatta Dubai ilk uçan taksileri bu yaz tanıtacak. Ancak asıl sorulması gereken araçların uçup uçamayacağı değil, regülasyon standartları olmalı. Araçları kontrol edecek kumanda oparetörleri, hava alanları, şarj istasyonları ve araçlar arası iletişim gibi konular konuşulmalı artık.

Kadınlar sayısal bilimlerde eğitim almalarına rağmen, iş hayatında kendini göstermede yüzde 14-18’lerde kaldılar maalesef. Teknoloji alanına kadınlar daha önceden aktif olarak girmiş olsalardı şimdiye birçok şey farklı olurdu. Araçlar için navigasyon çok uzun yıllar önce keşfedilmiş olurdu mesela. Bu kadar rahatsız edici emniyet kemerleri de olmazdı. Araç içi kullanımı çocuklar için daha uyumlu olurdu. En basitinden kahve konacak bardaklık orta yere konulmazdı. Silikon Vadisi’ne gelmek isteyen kadmlara tavsiyem, herhangi bir problemi çözmeyi kafaya koyarak gelmeleri. Cesur olmaları. Burası gerçek hayatın test merkezi. Asla asla demeden çalışan ve kendini kontrol etmeden aklını serbest bırakabilenler başarır.”

MAGDALENA YEŞİL

Kadın melek ağının başında

Silikon Vadisi’nin en ünlü kadınlarından biri olan Magdale-na Yeşil, aslen İstanbul Modalı. Stanford Üniversitesinde endüstri mühendisliği bölümünde okudu. Mezuniyetten sonraki ilk yıllarında yarı iletken tasarım mühendisi olarak çalıştı. Daha sonra yazılım alanına kaydı. 90’ların başında ABD’de evlere internet veren ilk servis sağlayıcı UUNet’te yönetici pozisyonunda görev yaptı. Alanında öncülerden biri olan elektronik ticaret ve internetten para transferi şirketi Cybercash’i kurdu. Elektronik ticaretle ilgili yazdığı kitap en çok satanlar listesine girince Red-Hearing Dergisi tarafından 1997’de “Yılın Girişimcisi” seçildi. Para transferiyle ilgili ikinci şirketi MarketPay’i kurduğunda Va-di’nin en büyüklerinden teklifler almaya başladı. Steve Jobs, Apple’ın başkan yardımcılığı için Yeşil’e iki kez teklif götürdü. Girişimci ruhu maaşlı bir işte çalışmayı engel gördüğü için ikisinde de reddetti. Yine o yıllarda girişim sermayesi fonu US Ven-ture Partners’tan gelen teklifi ise kabul etti ve sekiz yıl boyunca 30’dan fazla başarılı internet girişimini destekledi.

Bugün 58 milyar dolar değerinde olan yazılım şirketi Salesforce’un ilk yatırımcısı oldu. Günümüzde, 2012’de kurduğu melek kadın yatırımcı ağı Broadway An-gels’ın yönetim kurulunda kafa avcılığı yapıyor, başarılı olabilecek genç girişimcileri bulup destekliyor. Platformda toplam 40 melek yatırımcı kadm yer alıyor. 2012’den bu yana ağa yapılan yatırım tutarı 80 milyon doları buluyor. Yeşil aynı zamanda otomobil almak isteyenlere kredi sağlayan Dri-veinformed.com’un da sahibi.

“PARA İÇİN GİRİŞİMCİ OLMAYIN”

“İngilizcede ‘broad’ kelimesi erkeklerin kadınları aşağılamak için kullandığı deyimsel bir anlamda kullanılıyor. İşte, bu sebeple kadınlardan oluşan melek yatırım ağımızın ismini Broadway koyduk. Erkek hakimiyetinde olan teknoloji, girişimcilik ve yatırım alanında bir başkaldırma olarak düşünebilirsiniz. Kadınlar iş hayatında erkeklerin gerisinde kalıyor çünkü kadının aile gibi bir önceliği var. Bu olmasa, erkekler gibi tek önceliği işi olsa kadınlar erkeklerden daha başarılı olur. Çünkü biz aynı anda birden fazla işi yapabiliyoruz, beynimizi erkeklere göre daha etkin kullanabiliyoruz.

Genç girişimcilere tavsiyem ise şudur; bir işi asla para için yapmayın. Çünkü girişimcilik demek eziyet çekmek ve sıfırı tüketme ihtimaline çok yakın olmak demektir. Eğer yaptığınız işle ilgili tutkunuz yoksa ayakta kalamazsınız. Biz Silikon Vadisi’nde bir anlamda tutsak hayatı yaşıyoruz. İşe sabah 8’den önce başlayıp akşam 8’den sonra bırakıyoruz. Dünyanın en zeki insanları burada. Ben iki gün çalışmasam bir başkası o iki günde gelip bana rakip olabilir. O nedenle Silikon Vadisine gelmek isteyen girişimciler ancak bir tutkuları varsa burada yaşayabilirler. Yoksa rekabet edemezler. Girişimci ruhlu insanların yüksek maaşla bir şirkette çalışmalarını tavsiye etmem. Maaş insanın içindeki girişimci ruhu frenliyor çünkü. O maaşı hep almak istiyor insan, risk almak zor geliyor. Ama girişimcilik risk demektir.”

AYLİN UYSAL

Oracle’ın Kıdemli Tasarım Direktörü

ABD’li teknoloji devi Oracle’ın San Francisco ofisinde Kıdemli Tasarım Direktörü olarak görev yapan Aylin Uysal, ABD’nin en etkili 30 Türk kadını arasında yer alıyor. ODTÜ’deki eğitiminin ardından gittiği ABD’de, teknoloji alanında yükselebilmiş az sayıda kadından biri. Tasarımlarına Türk kültürünün tasarım anlayışı ışık tutuyor. İznik çinileri, kilimler, Mevlana, Ayasofya, İstanbul, Süleymaniye, Efes, Ege köyleri, Türk çayı, Onuncu Yıl Nutku, Orhan Veli şiirleri gibi unsurlardan ilham alıyor.

“TÜRK ŞİRKETLERİNE İŞ DÜŞÜYOR”

“Beyin göçünü durdurmak ve tersine beyin göçü başlatabilmek için her şeyden önce Türk şirketlerine görev düşüyor. Türk şirketleri akademik kurumlar ve üniversitelerle olan işbirliklerine daha fazla yatırım yapmalı. Bilgi ve işbirliği ağının daha fazla staj olanağı, ortak araştırma olanakları ve öğrencilerin sektör profesyonellerine direkt ulaşabilmesi gibi karşılıklı faydalan var. Özellikle ticari kuluçka programları, yeni kurulan işletmelerin olgunlaştıkça üniversite bağlantılarını sürdürmelerini sağlarken, kendi bünyelerindeki araştırmalardan kaynaklanan yenilikler için de sıçrama tahtası olabilir. Kamu ve özel kuruluşlardaki mentorluk ve gönüllü çalışmaların da teşvik edilmesi gerekiyor.

Yetenekli gençleri Türkiye’de tutmak istiyorsak, kendilerini ifade edebilmelerine ve zihinlerini özgür bırakmalarına olanak tanımalıyız. Cazip çalışma koşulları ile desteklenen Ar-Ge fırsatları, yetenekli mühendisleri ve tasarımcıları elde tutmanın anahtarıdır diyebilirim.

Kadınların teknoloji alanında yükselebilmeleri için ise daha çocukken doğru yönlendirmeler yapmak gerekiyor. Kız çocuklar da erkek çocuklar gibi mühendislik ve elektronikle ilgili oyuncaklarla oynayabilmeli. Bir kızın mühendislik okuması çocukluktan gelen bilinçaltını değiştiremiyor çünkü. ABD’de ‘Raspberr-ypi’ diye bir program var. Kız çocuklarını teknolojiye özendirmek için çeşitli etkinlikler yapılıyor. Ayrıca kadınların teknoloji sektöründe kendini gösterebilmesi için erkeklere de görevler düşüyor. Girdiğim çoğu toplantıda tek kadın ben oluyorum. Erkekler agresifler ve onların konuşmalarının arasına girip iki laf edebilmek zor oluyor. Erkekler bunu farkederek kadınlara kendini ifade edebilmesi için öncelik tanımalı.”

PINAR KIP

State Street’te başkan yardımcısı

İstanbul doğumlu Pınar Kip, Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği işletme Bilimleri üzerine çifte lisans yaptıktan sonra Bank of America’da çalışmaya başladı. Harvard’da MBA yaptıktan sonra da Booz & Company’de strateji danışmanı olarak pozisyon aldı. New York’ta yaşıyor. 2011’den beride State Street’te görev yapıyor. State Street 33 bin çalışanıyla çeşitli ülkelerdeki yatırımcılara fi-nansal ürün ve hizmetler sunan, dünyadaki toplam varlığın yüzde ll’ine hizmet veren 200 yıllık bir şirket. Kip, State Street’te Başkan Yardımcısı olarak uluslararası stratejik işlemler departmanım yönetiyor. Bu rolde şirketin strateji, planlama ve yeniden yapılandırma, küreselleştirme yönetimi ve 100 farklı ülke piyasasındaki müşterilerin bankacılık işlemleri gibi alanlardan sorumlu. Aynı zamanda State Street’in Profesyonel Kadınlar Organizasyonu yönetim kurulunda yer alıyor. Diver-sity Konseyi’nin de kurucu sponsoru.

“Ailem küçüklüğümde bana hem çalışırsam her şeyi başarabileceğimi öğretti hem de kendimi fazla önemsememe engel oldu.

Okul birincisi olduğumda bile babam ‘E her okulun bir birincisi var’ derdi mesela. Haklıymış. Kariyer ve hayat bir yolculuk, her başarı aslında yeni bir yolun başlangıcı. Her başarısızlık da bir ders. Time Dergisi’ndeki bir araştırmaya göre dünyada kadınların erkeklerden daha fazla özgüven sahibi olduğu iki ülke varmış; Tayland ve Türkiye.

“TÜRK KADINI AMERİKA’DA AVANTAJLI”

Bir Türk kadını olarak ABD’de hiç dezavantajla karşılaşmadım, tam tersine hep avantajlı olduğuma inanıyorum. Benim en değer verdiğim şeylerden biri, kendim olarak, kendi değerlerime sadık kalarak ilerleyebilmektir. Bunun kendine özgü bir lider olmakta bana ne kadar çok şey kattığını görüyorum. Ben kadınların her konuda erkekler kadar başarılı olabileceğine inanıyorum. Benim takımımdaki yöneticilerin yarısı kadın. Bazen iş hayatında kadınların sürekli olarak kendi zayıf yönlerini kapatmak için ne kadar zaman harcadıklarım görüyorum. Halbuki belli bir yerden sonra güçlü özelliklerini öne çıkaracak sorumluluklar alsalar daha kolay fark yaratabilirler.

Biz State Street olarak bu sene 18 Mart’ta Wall Street’de boğanın karşısına ‘Fearless Giri (Cesur Kız) heykeli koyduk. Bunu çoğu finans şirketinin yönetim kurulunda yeterince kadın bulunmamasına dikkat çekmek için yaptık. Araştırmalara göre bu durum şirket başarısını ciddi anlamda etkiliyor. Şimdilik finans sektöründeki kadınların erkeklerden daha fazla çalışması ve daha yaratıcı olması gerekiyor maalesef. Zamanla bu zorluklar ortadan kalkacaktır.”

HÜMA ALPAYTAÇ GRUAZ

ABD’nin PR kraliçesi

İstanbul doğumlu Hüma Alpaytaç Gruaz, ABD’deki Bryn Mawr Üniversitesi’den ekonomi ve güzel sanatlar bölümlerinden iki ayrı lisans dalında yüksek şerefle mezun olduktan sonra, Northwestern Üniversitesindeki Kellogg School of Management’da MBA yaptı. 12 sene önce tek bir müşteri ile küçük bir ofiste kurduğu Alpaytaç iletişim ve tanıtım firmasını Şikago, Los Angeles ve New York ofisleriyle beraber ABD’nin sektöründe önde gelen dijital PR ajanslarından biri haline getirdi. ABD’nin en fazla ödül alan marka ve iletişim uzmanlarından biri olarak sektöre damgasını vuran Gruaz, 2014 ve 2015 yılllarmda üst üste PRNevvs PR Alanında En Başarılı Kadın Uzmanları arasında gösterildi.

ABD’de seyahat, tüketici ürünleri, ev eşyaları, tüketici elektronikleri, sağlık, spor ve B2B gibi değişik kategorilerde hizmet veren Gruaz, Obama seçim kampanyalarında da rol almış, kampanyanın dijital ayağı konusunda daha sonradan pek çok ödüle layık görülen bir analiz hazırlamıştı. Türk Hava Yolları için de bir sosyal medya kampanyası yürütmüş ve bunun için altı ayrı ödül almıştı. 12 senelik başarıdan sonra 2016’da şirketini ABD’nin en prestijli butik iletişim şirketlerinden O’Malley Hansen Communications’a satan Gruaz, şu an iletişim ve markalaşma konusunda ABD pazarına girmek isteyen şirketlere danışmanlık veriyor. Zamanının büyük bir çoğunluğunu ise kumcu ortağı olduğu bir teknoloji start-up şirketi için harcıyor. Dünyayı değiştirebilecek nitelikte bir sosyal medya platformu olduğunu söylediği projeye Türk yatırımcıları da davet ediyor.

Gruaz, dijital medyanın öneminin 10 sene sonra 100 kat artacağını ve dijital medya ile geleneksel medya oranının yüzde 90 ile 10 oranında bir devrimle yer değiştireceğini düşünüyor. Gruaz’a göre 10 yıl içinde yeni sosyal ağlar ortaya çıkacak ve bunlar PR’da entegre kampanyaları kökten değiştirecek. Dijital dünyaya doğan meraklı ve araştırmacı kuşak PR algısını yenileyecek. Reklam sektörü küçülürken PR sektörü büyüyecek. Gruaz’m Amerika’da PR alanında iş yapmak isteyen gençlere tavsiyeleri ise, lisandaki nüansları öğrenmeleri ve kelime haznelerini geliştirmeleri yönünde. “AP Style” denilen gazeteci yazım lisanının da çok iyi öğrenilmesi ve ünlü gazetecilerin takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.

“ÇALIŞMA DİSİPLİNİM SONSUZ”

“Aksanlı konuşan bir göçmen olarak iletişim sektöründe başarıya ulaşmak için herkesten çok çalışmam ve beklenenin ötesinde işler başarmam gerekti. Hayata gümüş kaşıkla doğmadıysanız, iş hayatında karşınıza çıkan zorluklar tüneline de antrenmanlı girmiş oluyorsunuz. Yani Amerika’da duygusal zeka dediğimiz özelliği kazanmaya başlıyorsunuz ve stresli, zor iş ortamlarında soğukkanlılığınızı koruyarak ilerliyorsunuz. Sınırsız bir çalışma disiplinimin olması başarımda etkili olmuştur. Küçük yaştan beri yüzücü olduğumdan, günde 12 kilometre antrenman yapma disiplinini iş hayatıma yönelttim. Zorlukları avantaja çevirme konusunda uzman olmak zorunda kaldım.

PR endüstrisinde kültürel olarak en önemli zorluklardan biri İngilizce lisanına mükemmel bir şekilde hakim olmaktır. Bunu başarabilmek için Amerika’da üniversite okumak yeterli değil. Amerikalı yazarlar kadar dile hakim olmak gerek. Bir PR’cı olarak gerektiğinde canlı yayında müşterinizin sözcüsü olarak televizyonda kritik sorulara spontane bir şekilde cevap vermeniz gerekebiliyor. İletişim seviyemi bu noktaya getirmek zaman aldı ve 1 büyük bir efor sarf etmem gerekti. Bunun yanında ırkçı davranışlara da muhatap kaldım ama yılmadım. ilk çalıştığım PR ajansının sahibi bazen bana Amerika’da doğup büyümediğim için bazı şeyleri anlamadığımı söyler, beni ezerdi. Göçmenliğimi, Türklüğümü küçümserdi. Bunun yanında Paris’te yaşadığım ve Fransızcayı ana lisanım gibi konuştuğum için ikilem yaratan bir hayranlığı da vardı.”

AYŞEGÜL İLDENİZ

Silver Spring’de Global Operasyon Başkanı



Ayşegül tideniz, Boğaziçi Üniversitesi işletme Bölümü’nü bitirdikten sonra, San Francisco Eyalet Üniversitesi’nde dijital iletişim üzerine yüksek lisans derecesi aldı. 67 ülkeyi kapsayan Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nden sorumlu Pazarlama Müdürü olarak Intel’e katıldı. Intel’in Türkiye Genel Müdürlüğü’nü üstlendikten sonra merkeze geri döndü. Fast Company trafmdan iş dünyasının en yaratıcı ilk 100 kişisi arasında gösterilen İldeniz, 2016 yılına kadar Intel’de Yeni Teknolojiler Bölümü Dünya Başkan Yardımcısı olarak çalıştı. Şimdi ise Silver Spring Netvvork’de Global Operasyonlar Başkanı olarak görev yapıyor. 25 milyon kullanıcısı ile ABD pazarının yansım elinde bulunduran Silver Spring Netvvorks, aralarında Şikago, Paris, Kopenhag, Singapur gibi dünyanın önde gelen metropellerinin de bulunduğu şehirleri, sunduğu farklı çözümlerle akıllı şehir statüsüne dönüştüren bir şirket.

“1995-2005 arası web sayfalarından veya kurumsal uygulamalardan bahsediyorduk. 2005-2015 yılı uygulamaların dönemi oldu ve son iki senedir de IoT’dan yani ‘nesnelerin internetinden’ bahsediniz.

Her şeyin internete bağlandığı ve her türlü verinin sayısallaştığı bir dönemdeyiz. Örneğin, tarladaki sensörlerden elde ettiğimiz ısı, nem gibi verilerle hasat hakkında analiz yapabiliyoruz. Titreşimlere bakarak asansörün ne zaman bozulabileceğini öngörebiliyoruz. Şu an emekleme aşamasında olan pek çok teknoloji beş yıl sonra hayatımızın içinde olacak.

IoT, giyilebilen teknolojilerle kişisel hayatlarımıza dokunduğu kadar Sanayi 4.0 ile kurumsal hayatlarımıza da dokunuyor. Girişimcilere tavsiyem, bu yükselen teknolojilere yatırım yapmalatı. Bunlardan en çok öne çıkanı IoT. Nesnelerin interneti ile ilgili işlerde yazılım, donanım ve servis anlamında tüm sektörlerde yeni iş alanları ortaya çıkacak. Bu alanlara yönelin-meli. Çok popüler olan bir diğer alan da e-ticaret. Aynı şeyleri yaparak para kazanmak gittikçe zorlaşacak gibi görünüyor. E-ticaret alanına yeni teknolojilerle inovasyon getirmek gerek.”

MÎRAY ALANLAR

Snapchat’de büyüme stratejilerinden sorumlu

ODTÜ Ekonomi’den mezun olan Miray Alanlar, ilk yıllarında irili ufaklı teknoloji girişimlerinde çalıştı. Bir süre sonra sadece Türkiye’deki teknoloji firmalarından değil, yabancı şirketlerin Avrupa ofislerinden de teklifler almaya başladı. Ancak Alan-lar’m hedefi Silikon Vadisi’ne girebilmekti. Çalışmak istediği firmanın bir ürününü kendi kendine analiz edip firmaya bildirerek, ilginç bir yöntemle işi aldı. Böylece Vadi’nin kapıları da önünde açılmış oldu.

Alanlar şu anda Snapchat’de ülke bazlı büyüme stratejileri ve programları üzerine çalışıyor. Kadınların hayatlarını kolaylaştırıcı mobil uygulamalar konusuna yoğunlaşmış durumda. Yine Silikon Vadisi merkezli bir mobil analatik ve ölçümleme girişimiyle birlikte “Mobile Growth Los Angeles” isimli toplantı ve etkinlikler düzenliyor. Boş vakitlerinde ise kendisinden yardım ve mentorluk talep eden Türk kızlarıyla Skype görüşmeleri yapıyor. Onlara tavsiyelerde bulunuyor. Üniversite yıllarında global Türk kızkardeşlik ağı TurkishWIN’in programlarına katılan biri olarak, dünyanın çeşitli yerlerinde çalışan Türk kadınlarının bağ ve net-work kurmasının ne kadar önemli olduğunu biliyor. Hatta şu an TurkishWIN’in Los Angeles’ta açacağı merkezle ilgili aktif olarak çalışıyor.

“San Francisco’daki ilk aylarımda çok ağladığımı hatırlıyorum. Kendimi dil sebebiyle zaten kısıtlı olarak ifade edebiliyordum. Bir de beyin takımı erkeklerden oluşuyordu ve ben çoğu zaman kendimi toplantıların dışında buluyordum. Tek şansım vardı, ne yapıyorsam en iyisini yapmak… Yeni ekonomide kadının yükselme olasılığı, kendini keşfetmesi ve hep daha fazlasını istemeye başlamasıyla beraber gelecek.

“KADIN TEKNOLOJİYE DE DOKUNACAK”

Türk kadım elindekiyle yetinen bir kadın. Erkeklerin çizdiği sınırlarda oynuyoruz. Daha fazlasını talep etmiyoruz. Doktorasını bile yapmış olan arkadaşlarımın çoğu önlerine gelen iş fırsatlarını hep tepti. Ya erkek arkadaşları için ya da kendilerine gösterilen sınırlardan öteye geçmemek için. Kadınları erkek dünyasına rakip değil, tam aksine tamamlayıcı duygusal zekalar olarak görüyorum. Facebook Menlo Park kampüsünü ziyaret ettiğim bir cuma günü, Mark Zuckerberg’in Sheryl Sandberg gibi şirketteki üst düzey kadın yöneticilerden mentorluk aldığına şahit olmuştum. Bu sene 21 Ocak’ta Amerika’da çok geniş katılımlı bir kadın ayaklanması başladı; eşit, adil, özgür ve sürdürülebilir bir yaşam için… Bu kadın ayaklanmasının kesinlikle teknoloji ve inovasyona dokunduğu alanlar da olacaktır. Birçok kadın, özellikle teknoloji sektöründe erkeklerle eşit şartlarda çalışmak için seslerini çıkarmaya başladı. Taciz ve aşağılamalara maruz kalınca artık susmuyorlar.”

ESRA GÜLER

Google’da pazarlama projelerini yönetiyor

Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü mezunu olan Esra Güler, iş hayatına Koç Holding’de başladı. Ali Koç’un liderliğinde bir risk sermayesi modeli içerisinde, teknoloji ve telekom alanlarında yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi alanında çalıştı. Koç Bilgi Gru bu’nun kuruluşunda görev aldı. Ardından Google’a katılarak İstanbul, Londra ve San Francisco’daki global merkezinde pazarlama alanında çeşitli görevler yürüttü. Google’m dijital reklam ajanslarıyla ilişkisini güçlendiren Goog-le Partners projesini hayata geçirdi. Proje başarı kazandıkça önce Google EMEA bölgesi merkezi olan Londra’ya transfer olarak projenin bu bölgede hayata geçirilmesini, ardından Silikon Vadisi’ndeki genel merkezde tüm dünyaya yayılmasını koordine etti. Son beş yıldır da Google merkezde kurumsal ve tüketiciye yönelik pazarlama projelerini yürütüyor.

Bu yıl Turk of America dergisi tarafından “40 Yaş Altı En Etkin 40 Genç” arasında dokuzuncu seçildi. Ayrıca “Alley to the Valley” adlı, Silikon Vadisi ve Wall Street’teki üst düzey kadın yöneticilerin birbirlerine destek olmasını hedefleyen profesyonel bir kulübün üyesi. Google’ın kız çocuklarını teknolojiye özendirmek için ilkokullarda yürüttüğü Made with Code eğitimlerinde de aktif rol alıyor. Tüm sektörlerde çalışan kadınlara Sheryl Sandberg’in başlattığı “Lean In” (Sınırlarını Zorla) akımını takip etmesini tavsiye ediyor. Yani; “Korkusuz ol, aile kurmak için kariyerden vazgeçme!..”

“YETİŞMİŞ İNSAN AÇIĞI VAR”

“Gençkızlar bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında eğitim alırlarsa, teknolojideki kadın istihdamı da yükselecektir. Zira gelişmiş ülkelerde bu alanlarda yetişmiş insan açığı var ve bu açık sürekli büyüyor. Ben herkesin süper gücü olduğuna inananlardanım. Kendi alanınızda en üst gruba girmek için yeteneklerinizin ve güçlü yanlarınızın farkında olmalısınız. Kadınlar maalesef gelişmiş ülkelerde bile iş ortamlarında çok çekingen davranıyor. Toplantılarda sessiz kalıyor, maaş zammı veya terfi beklerken bunu dile getirecek cesareti kendinde bulamıyor. Özgüvenlerini yükseltmeleri için teknoloji sektöründeki trendleri yakından takip etmelerini tavsiye ediyorum. Amerika’da en varlıklı ailelerin bile çocukları okurken limonata, kurabiye satarak satış becerisi kazamyor. Türkiye’de ise eğitim, test ve not odaklı. Girişimci nesil için erken yaşta iş tecrübesi edinme kültürünün acilen oturması gerektiğine inanıyorum.”

AYŞENUR GÜLER

Silikon Vadisi’nde start-up’lara danışmanlık yapıyor

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Ayşenur Güler, telekom ve enerji sektörlerinde pazarlama, planlama ve operasyon alanlarında 10 yıl çalıştıktan sonra Londra merkezli Google EMEA ekibinin strateji ve operasyon yöneticiliği görevini üstlendi. Altı yıl bu görevde çalıştıktan sonra Silikon Vadi-si’ne yerleşerek teknoloji start-up’la-rma danışmanlık veren bir şirket kurdu.

Kendi adıyla kurduğu firmasının misyonu, Güler’in stratejik köprü kurma modeline dayanıyor. Amacı, dünyanın teknoloji ve inovasyon merkezi olan Silikon Vadisi ile buraya dışarıdan gelen girişimci, kurum ve akademik çevreler arasında işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmek. Girişimlerin Silikon Vadisi’nde büyümesi için sermaye, stratejik yol haritası oluşturulması, koçluk, network, insan kaynaklan ve şirket kumlumu için gerekli ihtiyaçların karşılanması alanlarında ekibiyle beraber hizmet veriyor. Sektör raporları, makaleler ve ziyaret programları üretiyor. Danışmanlık firması aracılığıyla hayat boyunca edindiği kazammlan evrene geri ödediğini düşünen Gü-ler’e göre, belli bir pozisyon ve imkana ulaşmış herkesin, çevresindeki kişilere destek olarak yol göstermesi gerekiyor.

“T MODEL ÇALIŞAN ARANIYOR”

“Artık şirketlerin aradığı insan modeli T modeli çalışanlar. Yani belli bir alanda uzmanlığa sahip ama aynı zamanda büyük resmi de görebilen, her şeyden biraz da olsa anlayan insanlar. Örneğin, bir mühendisin teknik konudaki uzmanlığı T’nin dikey bacağını oluştururken, satış/pazarlama konusundaki genel bilgisi yatay bacağı temsil ediyor. Bu bağlamda benim önerim, herkesin uzmanlık alanının yamsıra kurs, kitap vs aracılığıyla donanımını geliştirmesi.

Teknoloji sektöründeki iş yapış kültürü ve organizasyon modelleri, Türkiye’deki klasik hiyerarşik sistemlerden farklı. Yeni neslin daha şanslı olduğunu düşünüyorum. Eskiden sadece belirli grupların sahip olduğu bilgi, kültür ve fırsatlar, internet sayesinde çoğu kişinin ulaşabileceği bir yerde duruyor. Artık ufkunu açık tutan, duygusal zekasını entelektüel zekasıyla birleştirebilen her Türk genci dünya vatandaşlarıyla eşit şansa sahip.”

SHINY BURCU ÜNSAL

Beverly Hills’in parlayan yönetici koçu

ABD’de isminin yanma parlak anlamına gelen ‘Shiny’ admı alarak kariyeriyle uyumlu hale getiren Shiny Burcu Ünsal, yönetici koçluğu yapıyor. Yakında Türkiye’de de yayınlanacak olan “Yo-u Are A Star! Shine!” kitabının yazarı olan Ünsal, “Be-Live in U” adlı yönetici koçluğu şirketinin kurucusu. Beş yıldır UCLA’da üst düzey yöneticilere liderlik ve duygusal zeka dersleri veren Ünsal, Forbes.com’da da yazıyor. Şirketini 2011 yılında kurmuş olan Ünsal, ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu. Aynı zamanda UÇLA tarihinde online olarak da ders vermeye başlayan ilk kişi.

“LİDER OLMANIN YEDİ VASFI VAR”

“Lider olmanın yedi vasfı vardır: farkmda-lık, özgüven, evrensel çağrı (ben neden varım diye sormak), adanmışlık, duygu kontrolü, karizma ve katkı faktörü (nasıl işe yararım diye sormak). Kadınlar bu vasıfların çoğuna erkeklerden daha fazla sahip.

Ama erkeklerin önüne geçmek istemiyorlar. Bu onlara tabu geliyor. Ben yaparım diyemiyorlar. Kadının lider olarak erkekle rekabet etmesine bile gerek yok aslında; doğuştan liderdir kadm. Ancak yetiştirilme tarzı ve özgüven problemi nede-niye geride kalıyor. Oysa kadının sahip olduğu zaman yönetimi yeteneği, üretkenlik, empati, motivasyon, ikna ve iletişim kabiliyetleri erkeklerin çoğunda yok.”

EREN ÖZMEN

NASA’dan ihale kazandı

Çok az bir İngilizce ile gittiği ABD’de mastır öğrenimini tamamladıktan sonra Sierra Nevada Corporation’da (SNC) çalışmaya başladı. Aynı işyerinde tanıştığı Fatih Özmen ile evlenerek eşi ile birlikte 1994 yılında iflas eşiğindeki SNC’yi devraldı. Uzay sistemleri, ticari yörünge taşımacılığı, mikro uydular, teletıp ve nanoteknoloji gibi konularda uzmanlaşmış elektronik sistem sağlayıcısı bir teknoloji şirketi olan SNC’nin, 30 farklı merkezdeki tesisleri ve 3 bin kadar çalışanı var. Eren Özmen, elektronik üzerine 19 firmayı da satın alarak, güçlü mali yapısı, teknik yatırımları ve geliştirdikleri teknolojiler sayesinde NASA’dan ihale kazanmayı başardı.

CİHAN SULTANOĞLU

BM Kalkınma Programı onun sorumluluğunda

New York’taki Barnard Koleji’nde ekonomi lisansını aldıktan sonra Columbia Üniversitesi’nde kalkınma ekonomisi ve uluslararası ilişkiler dallarında lisansüstü çalışmalarına devam ederken, BM Kalkınma Programı’nda (UNDP) kısa bir staj yapma olanağı buldu. “Genç Profesyoneller” projesi çerçevesinde Birleşmiş Milletler’in New York merkezindeki kariyerine UNDP ile başladı. Son dört yıldır UNDP’de Avrupa ve Bağımsız Ülkeler Topluluğu’ndan sorumlu Başkan Yardımcısı konumunda.

BAĞLAN NURHAN RYMES

Ünlü markalara danışmanlık yapıyor

İnternet kullanıcılarına gizlilik ve güvenlik sağlayan tüketici tabanlı VPN programı HotSpot Shield’in yaratıcısı AnchorFree firmasının reklam ve gelirlerden sorumlu yöneticisi. Bu firmaya katılmadan önce medya başkanlığı yaptığı Fransız reklam ajansı LSF Interactive’de Gucci Şirketler Grubu’ndaki Balenciaga, Yves Saint Laurent, Stella McCartney ile Lancome Canada ve Clarins markaları için internet stratejileri geliştirdi.

MESUDE CINGILLI

Minneapolis Merkez Bankası’nda başkan yardımcısı asistanı

Minneapolis Merkez Bankası’nın Başkan Yardımcısı asistanlığı yapıyor. ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olduktan sonra bir süre Türkiye Kalkınma Bankası ve Yatırım Bank’ta çalışan Cıngıllı, mastır eğitimini Minnesota Üniversitesi’nde finans üzerine aldıktan sonra bir süre Target firmasında proje müdürü olarak çalıştı. 2002 yılında Minneapolis Merkez Bankası’nda Finans Müdürü olarak göreve başladı.

ÇİĞDEM BOSTAN

Altın borsasının tek Türk firması onun

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Siyaset okuyan Çiğdem Bostan, NevvYork Institute of Technology’de MBA yaptıktan sonra ilk işine satış müdürü olarak New York’taki bir lojistik firmasında başladı. Sonra Hallach Gold ve Gold Gram firmalarını kurdu. New York’taki altın piyasası küçülürken 2008 yılında kurduğu firmalarla 200 milyon dolarlık ciroya ulaştı. New York’taki atölyelerinde işledikleri altın ve alyanslarla tasarladıkları mücevherler büyük ilgi gördü. ABD’nin en prestijli değerli metaller borsası olan Şikago’daki Commodity Exchange’e kabul edilen tek Türk firması oldu.

YILDIZ BLACKSTONE

ABD’nin tasarım yıldızı

Dokuz Eylül Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra ABD’de yaşamanın hayaliyle New York’a mastır yapmaya gitti. New York Fashion Institute of Technology’de moda üzerine eğitim aldıktan sonra İzmir’e dönecek iken Versace’den ilk iş teklifini aldı. 1992’de ise yeni kurulan bir marka olan Luca Luca’nın yaratıcısı İtalyan modacı Luca Orlandi’nden genel müdürlük teklifi aldı. 2011 yılına kadar Luca Luca’yı yöneten Yüksek, modaevini ABD’nin en önemli ve lüks markalarından biri haline getirmeyi başardı. Yüksek, Orlandi’nin markayı özel bir fona satması sonrasında 2011’de görevi bırakıp BeLuxury adlı firmasını kurdu.

NURGÜLYAVUZER

Elektronik dönüşüm ondan soruluyor

Din görevlisi olan babasının ABD’ye tayini ile lise mezunu olarak geldiği ABD’de Maryland Üniversitesi’nde Bilgisayar Bilimi Bölümü’nden mezun oldu. Kurduğu NurTech firması ile internet üzerinden bilgisayar satışına yoğunlaşan Yavuzer, zaman içerisinde satışı yavaş olan ya da piyasada değeri kalmayan elektronik ürünlerin yeniden değerlendirilmesi düşüncesiyle NT Recling firmasını kurdu. Yavuzer, senede ortalama 120 bin bilgisayar, 60 bin LCD ekran, 27 bin dizüstü bilgisayarın geri dönüşümünü yapıyor.

GAYE ERKAN

50 milyar dolarlık aktifi yönetiyor

ABD’de daha 33 yaşındayken finans profesörü olan Gaye Erkan, 2009’daki kriz sonrasında ABD yönetiminin el koyduğu 50 milyar dolar aktife sahip First Republic Bank’a 2014 yılında Kıdemli Başkan Yardımcısı, Yatırım Bölümü Başkanı ve Risk Yönetimi Eş Başkanı görevlerine aynı anda getirildi. Şu anda First Republic Bank Başkanlığını yürütüyor. Erkan, bu bankaya katılmadan önce Goldman Sachs’ta Finansal Kurumlar Analiz Grubu ve Stratejileri Başkanı ve Genel Müdürü olarak görev yapıyordu.

Ürün Dirier





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir