yandex
yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / Ekonomi-Finans / Artan Kredi Faizleri ve Kobilerin Finansman Olanakları

Artan Kredi Faizleri ve Kobilerin Finansman Olanakları



Kredi faizlerindeki yükseliş ve kurlarda oynaklık devam ederken, özel sektör yüksek borcunu ödemede alternatif finansmana ve sigortaya daha çok başvuruyor. 2014 yılında toplam 168 milyar dolarlık dış borç ödenecek. Özel sektör bunun için imkanlarını fînansın tüm alanlarında seferber etmiş durumda. Yükselen kredi faizi ve riskler alacak sigortasında talebi artırırken faktoringde düşürmüş bulunuyor.

borc sektoru

Kurlardaki oynaklık karşısında ekonomi yönetiminden “Her şey normal. Kurdaki artış tahribat yapmaz” açıklamaları gelse de, özel sektör yüksek dış borcu yüzünden diken üstünde oturuyor. 3,5 milyar dolarlık döviz satışı ve 5 puandan fazla artan politika faizi ile piyasalar bir miktar rahatlaşa da, şirketler vadesi gelen borçlarını ödemek ve ihracatı da finanse etmek için olanaklarını seferber etmiş durumda. Bir süre önce büyük bir bankanın kurumsal bankacılıktan sorumlu genel müdür yardımcısının dediği gibi şirketler “Suyun altında, nefeslerini tutmuş bekliyorlar” mı? Artan kredi faizlerinden kaçan KOBl’lerin önünde hangi finansman olanakları var ve maliyeti nedir? Bu sorulan sektör temsilcilerine sorduk.

168 MİLYAR DOLAR

Özel sektör, son 10 yılın en yüksek borç oranına ulaştı. Merkez Banka-sı’mn geçen hafta açıkladığı verilere göre kısa vadeli dış borç stoku, yani bir yıldan az sürede ödenmesi gereken borç miktarı 2013 sonunda bir önceki yıla göre yüzde 28,4 oranında artarak 129,1 milyar TL oldu. Bankalar kaynaklı borç yüzde 31,5 oranında artarak 89.6 milyar dolar, diğer sektörlerin borcu ise yüzde 23,4 oranında artarak 38.6 milyar dolar oldu. Diğer yandan uzun vadeli borçlardan bir yıl içinde ödenmesi gereken miktar da eklenince bu rakam 168 milyar dolara çıkıyor. Özel sektörün toplam dış borcu ise 266,3 milyar dolarla rekor kırdı.

Yani Türkiye 2014’te 168 milyar dolar dış borç ödeyecek. Bu ödemelerin 23 milyar dolarını kamu, yaklaşık 3 milyar dolarım Merkez Bankası yapacak. Üstelik cari açık rakamı eklendiğinde yıllık finansman ihtiyacı 220 milyar dolara ulaşıyor. Finansçılar “Türkiye borçlu bir ülke değil, borç kamunun değil, kamunun dengeleri sarsılmaz” değerlendirmesine pek katılmıyor. Bugün yıllık yüzde 20’yi bulan kredi faizleri bir miktar daha yükselebilir. Finans sektörü temsilcilerine göre faizler artarken, vadeler uzayacak.

MUSLUKLAR SIKILMAYACAK

Alacaklı bazında ise finansal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar, 2012 sonunda yüzde 29,2 düzeyinde artarak 82,7 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar ise yüzde 23,1 artışla 45 milyar dolar oldu. Kısa vadeli dış borçların yüzde 50,5’i dolar, yüzde 34,3’ü Euro, yüzde 12,7’si ise TL cinsinden. Toplam borcun yüzde 84,8’i ise özel sektöre ait.

Peki KOBİ’ler ve kurumsallar, finansmanda gerçekten de sıkıntı yaşamıyor mu? Görüştüğümüz bankacılar, takipteki kredilerin artabileceğini, ancak kredi musluklanm sıkmayacaklan-nı belirtiyor. Diğer finansman şkketle-ri ise talebin azaldığına dikkat çekiyor.

Bugün genel anlamda bakıldığında kur riski taşıyan şirketler ve sektörlerde, özellikle kimya, IT ve perakendede sorunlar bekleniyor. Döviz borçlanarak TL satış yapan ve büyümeden direkt etkilenen sektörler (inşaat gibi) ve bunlann alt sektörleri (metal, kablo vs) olumsuz yönde etki altındalar. Artan kurdan olumlu etkilenecek turizm, konfeksiyon ve tekstil gibi sektörler de var. Otomotiv sektörü ise yurtiçine yaptığı satışlarla olumsuz etkilenecek gibi görünse de ihraç edilen hafif ticari segmentinde olumlu etki bekleniyor.



İHRACATA ODAKLANACAKLAR

Türkiye İhracat Kredi Bankası Eximbank, yüzde 40’ını finanse ettiği ihracata 20l4’te yüzde 22’lik artışla 38 milyar dolar destek sağlama hedefiyle yola çıkan asli teşvik unsurlarından biri. Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan, çalkantıların ihracatı orta vadede olumlu etkileyeceği yönünde görüş bildiriyor. Kaplan, ihracatta Avrupa pazarında sorunlann devam ettiğini hatırlatarak, “En sorunlu ülke İtalya. Ancak son çalkantılardan işadam-lanmız daha çok ihracata yönelerek sıyrılacak. İç piyasa daralma yönüne girerse, ister istemez toplam satışlar içinde ihracatın payı artacak. Rekabet de yükselecek” sözleriyle ihracatçı için yeni dönemin özelliklerini sıralıyor.

Ülke risklerinden çok şirket risklerini değerlendirdiklerini belirten Kaplan, “Bir şirket artık yüzde 60 ihracat yüzde 40 yurtiçi pazara satıyorsa, ihracatı yüzde 70’e çıkarmaya çalışacak” diyor. Kaplan, önümüzdeki döneme ilişkin olarak ise umutlu: “Şubat ayından sonra piyasalar sakin gider. Döviz kurları da yerine oturmaya başladı. Ancak Avrupa’da soranlar devam ediyor” diyor.

İHRACAT FAKTORİNGİNE İLGİ

Faktoring Derneği Başkam Zafer Ataman da ihracatın son aylarda yükseldiğini, ihracat faktoringinde de doğal olarak yükselişin devam ettiğini belirtiyor. Ataman, kısa vadeli finansmanda yüzde 80 oranında bankalardan fonlan-dıkları için maliyet artışının yansıyacağını, ancak kur artışından olumsuz etkilenen KOBt’lerin finansman sorunlan-nın orta ve uzun vadede belirgin olarak ortaya çıkabileceğini ifade ediyor. Ataman, “İhracat tarafında gerileme yok, ancak son aylarda, özellikle ocak ayında faktoring talebi düştü” diyor.

Ataman’a göre, kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin kredi notu görünümünü durağana çevirmesi, diğer kuruluşlar tarafından da izlenirse, olumsuz sonuçlar doğurabilir. Ataman, “Seçim sonrası mart, nisan aylarını bekliyoruz. Eğer görünüm kötüleşirse sıkıntı yaşanabilir” uyarısında bulunuyor.

ALACAK SİGORTASINDA ARTIŞ

2013’te yüzde 33 büyüyen ticari alacak sigortası pazarının önde gelen şirketlerinden Coface da ihracat yapan firmalar için oynaklığın azalması ile yükselişin kısa vadeli avantaja bile dönüşebileceğini vurguluyor. Dövizle borçlanıp yurtiçinde satan firmalar ise kur riskinden daha fazla etkilenecek. Bu firmaların döviz borçlarını ödemekte zorlanmaları alacak sigortası şirketlerinin hasar prim oranına doğrudan yansıyor. Belirsizliğin devamı, kur ve faizin artması, ödemelerin aksamasına ve vadelerin uzamasına neden oluyor. İthal girdi oranı yüksek olan ihracatçılar daha dikkatli maliyet hesabı yapmak zorunda kalıyor. “Ocak ayında ticari alacak sigortasındaki talep artışı dikkat çekici” diyen Coface Türkiye Genel Müdürü Belkıs Alpergun, “Geçen yıla göre Ocak ayında prim tutarı arasında yüzde 48 büyüme var. Hasar bildirimlerinde de artış var” diyor.

2014’ün belirsizliklere rağmen Avrupa’daki toparlanmanın etkisiyle ihracatçı için kur ve pazar açısından daha iyi bir yıl olacağını öngören Alpergun, “İhracatın büyümeye katkısı geçen yıla göre daha yüksek olacak” diyor.

“Girdi maliyetleri arttıkça, ekonomik aktivite yavaşlayıp satış sıkıntısı çıktıkça, vadeler açılmaya başlayacak, işletme sermayesi etkilenecek. O zaman finansmanda sıkıntı olabilir. Ama henüz ocak-şubat verilerinde ciddi bir bozulma görmedik. Ama mart-nisan aylarında rakamlara yansır. Önemli olan bozulmanın bankacılık sektörü tarafından tolere edilip edilmeyeceği. BDDK’nın açıkladığı aralık sonu verilerine göre kredi takip oranı yüzde 3,2. Bu oran belki yüzde 3,5’e çıkabilir. Ancak o da tolere edilebilir bir seviye. Ekstra bir tedbir alma gereği duymadık. Herhangi bir bankanın da KOBİ kredilerine yönelik uygulaması sıkılaşmadı.”

Kıvanç Özvardar


Yatırım Maliyeti Az İş Fikirleri İçin TIKLAYINIZ.

Bayanlara Ek İş Önerileri İçin TIKLAYINIZ.




Bunu da İnceledinizmi ?

Yıl sonu dolar kuru beklentisi

Yıl sonu ibresi nereyi gösteriyor? Dolarda yaşanan baş döndürücü yükselişle birlikte 3,45 üstü seviyelerde yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir