yandex
yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / Ekonomi-Finans / Baharda Ekonomi ve Piyasalar

Baharda Ekonomi ve Piyasalar



Bahar Geldi mi ?

Bazı seneler martta havaların erken ısınmasıyla renklenen ağaçlar hepimize baharın coşkusunu yaşatır. Hemen planlar yapılmaya başlanır… Tam bir sene önceki “Çıksak mı?” başlıklı yazım, bir maçtan çıkma yazısıydı, bu da kıştan çıkma yazısı olsun. Öncelikle çok önemsediğim geçen seneki yazımı hatırlatmak isterim.

baharda ekonomi

1) “Enflasyon yükselmediği için henüz yatırımcıları uyandıracak bir dış etken mevcut değil ancak bazı Fed üyelerinden sızlanmalar başladı. Tahvil geri alım programından çıksak mı?”

Evet Fed tahvil alım programından çıkmaya başladı. Geçen yazımda (Ocak 2014) “tapering” denen bu konuyu detaylı anlatmıştım. “Bu yılı yine Fed tahvil alımları konusunda fal açmakla geçirebilirsiniz ancak ufukta enflasyon görülüyor ve Fed’i -ki yeni başkanı istediği kadar ‘güvercin’ görüşlü bilinsin- köşeye sıkıştıracağa benziyor.” Nitekim mart toplantısında Yellen başkanlığındaki Fed ilk defa faiz artırım sinyali verdi. Enteresandır son okuduğum bir araştırma notunda başlık şöyleydi: “Hani güvercindin?” Aslında başka bir yazıya başlık olurdu ama burada söylemeden geçemeyeceğim: “Her kuşu güvercin zannetme…”

2) “Ocak 2013 itibarı ile son 12 ayda ülkemize gelen portföy yatırımı 39 milyar dolar ile daha önce yakınma uğramadığımız bir rakam. Finans piyasalarında bu paraya iyimserlik dönemlerinde kalıcıymış gibi bakılır ancak bir kriz çıkıp da kaçtığı zaman adı ‘sıcak para’ olur. Şimdi yabancı düşünüyor, yanmadan çıksak mı?”

Yabancı düşünmesine düşündü ama zararın büyüklüğü ve likiditenin daralması yüzünden çıkamadı. Bunun çok önemli iki etkisi var. Yabancı iştahının çok olduğu bir dönemde enflasyonun altında bono faizlerini kabullenebiliyordu piyasalar. Hem iç hem dış konjonktür yüzünden kısa sürede durumun değişmeyeceğini varsayarsak bu ütopik dönemin çoktan bittiğini ka-bullenmeliyiz. 2012’de 48 milyar dolar cari açığın 38 milyar dolarını, 2013’te 65 milyar dolar cari açığın 21 milyar dolarlık finansmanını sağlayan portföy girişlerinin bu sene eksiye dönmesi TL üzerinde önemli baskı yapmaya ve Merkez Bankası’nm faizleri gerektiğinden yüksek tutmaya devam etmesine yol açacak.



3) “Diyelim ki beş yıl vadeli, kupon ödemeyen, yüzde 6 getirili bir tahvil aldınız. Faiz yüzde 9 olduğunda nakit ihtiyacınızdan dolayı satmanız gerekirse kaybınız yüzde 13 demektir. İki yıllık faiz kadar anaparanız gitti! Faiz yükselmeden, uzun vadeli sabit faizli tahvillerden çıksak mı?”

Çıkmadıysanız, kaybınız yüzde 21’i buldu. Yabancı yatırımcı bunun üzerine bir de TL kaybı yaşadı. Tam çifte yatırım derecesi aldı, “her şey süper” diye Türk varlıklarına yatırım yaptınız, birkaç ayda pişman oldunuz!

4) Borsa rekor seviyelere yakın. Fiyat/ kazanç oranı 11. Tarihi zirve 12 – 13. Güzel gelişmelerle borsa abartıp yüzde 20 yükselir mi? Yavaş yavaş çıksak mı?

2013’ün nisan ve mayıs aylarında borsa bir yüzde 10 daha yükseldi. Fiyat/kazanç oranları 12’lere geldi. Değerleme rasyoları çok güçlü ‘sat’ sinyali verdi ama çoğu kişi maçın bitmekte olduğunu fark etmedi.

Geçen bir senede faizdeki bu yükselişe ve borsadaki düşüşe rağmen görüşlerimde büyük değişiklik yok. Hala kötümserim. Merkez Bankası’nm yaptığı hatayı kabullenip çok geç de olsa faizi artırması TL üzerindeki baskıyı hafifletti. Bu gerçekleşen tek pozitif. Diğer taraftan her gün daha kötüye giden iç siyaset, artan bölgesel ve Çin özelindeki belirsizlikler iyimser olmak için erken olduğunu söylüyor bana. Merkez Bankası’nm çok geç kalması nedeniyle daha yüksek montanda yapmak zorunda olduğu faiz artışı maalesef ekonominin kırılgan olduğu bir dönemde geldi. Bunun üzerinde kredi büyümesini yavaşlatmak için alınan önlemler, ÖTV artışları da bence yanlış zamanda yapıldı. 2014 büyüme tahminlerinin aşağı yönlü yanılmasını, şirket karlarının 2013’te olduğu gibi 2014’te de daralmasını bekliyorum. Yabancıların hala büyük çıkış yapmadığı borsayı hala riskli görüyorum.

Geçen yazımda “2013 senesinde ‘tapering’ konuşmaları ve en önemli ithalatçı Hindistan’ın yaşadığı ekonomik sorunlarla bin 200 doların altını gören altının, önümüzdeki dönemde enflasyon konuşmaları başladıkça tekrar rağbet göreceğini düşünüyorum” demiştim. bin 300 doları geçtik. Altında senelerdir olduğu gibi görüşüm pozitif.

Birden ısınan hava yüzünden ağaçlar aldandığı zaman çok üzülürüm. O sene bereketli olmazlar. Bahar geldi mi? Bence kesinlikle hayır.

CÜNEYT DEMlRGÜREŞ


Yatırım Maliyeti Az İş Fikirleri İçin TIKLAYINIZ.

Bayanlara Ek İş Önerileri İçin TIKLAYINIZ.




Bunu da İnceledinizmi ?

Yıl sonu dolar kuru beklentisi

Yıl sonu ibresi nereyi gösteriyor? Dolarda yaşanan baş döndürücü yükselişle birlikte 3,45 üstü seviyelerde yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir