Anasayfa / Girişimcilik / Balkanlardaki Girişimcilik Ekosisteminin Merkeziyiz

Balkanlardaki Girişimcilik Ekosisteminin Merkeziyiz




Belgrad Girişimcilik Forumu, Balkanlardaki girişimcilik ekosisteminin mevcut halini yansıttı. Türkiye olmadan Balkanlarda canlı bir girişimcilik ortamının sürdürülmesi mümkün değil…

belgrad-girisim-forumu

WIKIPEDIA’YA göre, Balkanlar’da 11 ülke var: Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk, Hırvatistan, Slovenya, Romanya, Sırbistan, Makedonya, Karadağ, Kosova ve Türkiye. Ancak geçen hafta katıldığım Balkanlar Girişimcilik Forumu’nda Türkiye’den sadece ben vardım ve çok şaşırdım. Arnavutluk Başbakan Yardımcısı’nın konuşmasından sonra benim konuşmam vardı ve forum organizatörlerine de şaşkınlığımı dile getirdim ve şunu sordum: Türkiye hariç tüm Balkan ülkelerinden yüzlerce girişimci buradayken neden Türkiye’den sadece bir kişi burada? ABD Büyükelçiliği Kosova Ticari Ataşesinin bile Tiran’a gelip yakından takip ettiği Balkanlar girişimcilik ekosisteminde Türkiye neden gözle görülür bir şekilde ortada yok, diye düşünmeden edemedim.

Balkanlar’da girişimciler bu tip forumlarda iş fikirlerini melek yatırımcılara sunuyorlar. îyi fikirler yatırım almayı da başarıyor. Ancak şurası bir gerçek ki, yukarıda sıraladığım 11 Balkan ülkesinin içinde ekonomik durumu en iyi olan ülke Türkiye. Dolayısıyla Türkiye’den gelecek olan melek yatırımcılara Balkan girişimcilerinin gerçekten ihtiyacı var.

TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL AĞIRLIĞI

Balkan girişimcilik ekosistemindeki yapılanma sanki ikiye ayrılmış gibi duruyor: Hıristiyan girişimciler ve Müslüman girişimciler şeklinde… Iş böyle olunca Müslüman Türkiye’den girişimcileri bu forumlara davet etmek pek akıllarına gelmiyor olabilir. Benim davetim de zaten Fransa’daki Dünya Girişimcilik Forumu Balkanlar Özel Temsilciliği statüm dolayısıyla gerçekleşti. Ancak, forum organizatörleri gördüler ki en çok ilgi Türkiye’den gelen melek yatırımcıya idi.



Balkan girişimciliğinin organizatörlerinin Türkiye’ye ilgisi ile ilgisizliğinin sebeplerinin içinden kendileri de anladığım kadarıyla tam çıkamıyorlar. Bence durum şu: Balkanlardaki girişimcilik ekosisteminin dini temeller rotasında gelişiyor olmasını aslında kendileri de çok istemiyorlar. Çünkü bu durumda Türk girişimciliğini dışlayarak yollarına devam etmek durumunda kalacaklar. Halbuki Balkan ülkeleri içinde girişimcilerin iş fikirlerine yatırım yapabilecek sermaye çevresi sadece Türkiye’de mevcut. Kalan 10 ülkenin toplam nüfusu ve gelir seviyesi, Türkiye’nin oldukça altmda. Pek çoğu da ciddi ekonomik kriz içinde. Girişimcilerin iş fikirlerine sermaye bulabilmeleri için Türk melek yatırımcıları ile buluşmaları gerekiyor. Bunun da farkındalar.

İkinci önemli nokta da, iş fikirlerinin Arnavutluk’ta veya Sırbistan’da veya başka bir Balkan ülkesinde tutmasının global bir başarı hikayesi ortaya çıkarmak için yetersiz olması. Bu iş fikri Türkiye gibi dünyanın 16’ncı büyük ekonomisinde tutarsa global bir başarı hikayesi yakalamak çok mümkün. Bunu da girişimcilerin sadece iki saatlik bir uçuşla gerçekleştirmesi mümkün. Hem de Türkiye pek çok Balkan ülkesinden vize de istemiyor.

GİRİŞİMCİLİK RUHUMUZLA ÖRNEK OLABİLİRİZ

Dünya Melek Yatırımcılar Birliği’nin sınır ötesi yatırımlarda ortaya koyduğu bir kriter var: İki saatlik bir uçuş mesafesini geçen yatırımlar, sınır ötesi yatırım olarak kabul ediliyor. İstanbul’dan Balkanlardaki herhangi bir ülkeye en uzun uçuş mesafesi ise yaklaşık iki saat. Yani, Balkan ülkelerindeki ulaşım ortamı Türk ve Balkan girişimci ve melek yatırımcıları için büyük bir avantaj. Yapılan yatırım smır ötesi bir yatırımdan ziyade bölgesel bir yatırım olarak algılanabilir.

Gerçi organizasyonlarda Avrupa Birliği’nin finansal katkıları mevcut ancak taşıma suyla değirmen dönmeyeceği de kesin.

Balkan girişimcileri, projelerine ciddi melek yatırımcı bulamazlarsa bundan sonraki forumlara ilgi azalacaktır.

Tiran’da Türkiye’nin adı pek geçmeyince, Belgrad’daki forum öncesi Belgrad Büyükelçimizi ziyaret etmek istedim. İstedim ki Balkan girişimciliğini biraz konuşalım ve Balkan ülkeleri arasındaki ekonomik işbirliklerinde Türkiye’nin rolünü biraz daha aktif hale getirelim.

Sayın Mehmet Kemal Bozay beni çok şaşırttı. Klasik bir diplomat gibi dinleyip, fotoğraf çektirip beni uğurlayacak diye beklerken, “Baybars Bey, yarın sizin konuşmanızı ekonomi müsteşarımızla beraber gelip dinlemek isterim” dedi ve gerçekten de ertesi günü benim konuşma yapacağım saatte oradaydı.

Açıkçası, Türkiye’den tek girişimci olarak bayağı azınlık pozisyonundayken Büyükelçimizin gelmesiyle beraber bir anda avantaj kazandık.

Şurası bir gerçek ki, Balkan girişimcilik ekosistemi Türkiye’den gidecek melek yatırımcılar ve girişimcilerle ivme kazanabilir. Aksi takdirde ‘körlerle sağırlar bir birini ağırlar’ şeklinde bir ekosistem ortaya çıkacaktır. Haftaya görüşmek üzere…

Baybars Altuntaş / Para / www.myfikirler.com





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir