Anasayfa / Ekonomi-Finans / Bilançolardan Seçme Hisseler

Bilançolardan Seçme Hisseler




hisse almakGeçen hafta itibariyle 2012 yıl sonu bilançoları tamamlandı. Bu bilançoları yedi kritere göre analiz ettik, ilk çeyrek beklentilerini araştırdık. Endeksin geldiği yüksek seviyeler de dikkate alındığında güçlü bilanço beklentili hisseler daha öne çıkıyor. Bu süreçte nasıl bir portföy oluşturulması gerektiğini başarılı fonların yöneticilerine sorduk. “Bilanço analizlerinden çıkan mali açıdan güçlü, beklentili hisseleri seçin” diyorlar.

Geçen yıl Türkiye sermaye piyasalarına ve varlıklarına yönelik oldukça yüksek bir ilgi oldu. 2013’e bakıldığında Türkiye’nin rating notu artışı, siyasi gelişmeler, büyüme gibi konulardaki beklentisinin devam etmesi, bu ilgideki canlılığın korunduğu işaretlerini veriyor.

Kredi Değerlendirme Kuruluşu S&P’in geçen ay gelen bir kademelik not artışından sonra Moody’s’in de not artırması bile ‘Barış Siireci’nin yarattığı iyimserliği izlediğini açıklaması genel olarak olumlu bulundu.

Euro Bölgesi nde sıkıntılar olmasına rağmen, tüm bu nedenlerin ya-nısıra küresel likidite koşullarıyla birlikte Türk varlıklarına olan ilginin yüksek kalmaya devam ettiği görülüyor. Hisse senedi endeksleri bu süreçte, 86.000 zirve seviyelerine gelindiğinde, kâr satışları görülmesine rağmen rekor seviyelerini zorlaması dikkatle izleniyor.

Peki getiri nerede? Ne tarz hisseler almak lazım?

Kuşkusuz bu sorulara şu son haftalarda verilecek en iyi yanıt; geçen hafta itibarı ile özellikle sanayi şirketlerinin tamamlanan 2012 bilançolarından geliyor. Yıl sonu bilançoları nasıl geldi ve bilançolar hisse seçiminde ne derece önemli? Yine ilk çeyrekte ve sonrasında bilanço beklentilerine göre sanayi hisseleri mi yoksa banka hisseleri ağırlıklı portföy mü oluşturmalı?

FON YÖNETİCİLERİNE SORDUK

Tüm bu soruların yanıtlarını, aracı kurum uzmanlarından aldık. Yine özellikle bu dönemde nasıl bir strateji izlenmesi ve getirinin nerede aranması gerektiği konusunda başarılı fonların yöneticileriyle konuştuk. Çünkü bu yıl hisse senedi piyasasında getirilerin geçen yıla oranla daha sınırlı olması bekleniyor.

Tahvil getirilerinin yüzde 6’nın altına düştüğü bu ortamda, enflasyon üzerinde getiri elde etmeyi amaçlayan yatırımcıların işleri daha zor. Hele de risk alma seviyeleri düşükse…

işte böyle bir ortamda risk alma oranının artırılması gerekiyor. Burada da başarılı fon yöneticilerine ilginin daha fazla olması bekleniyor.

BAŞARILI FON YÖNETİCİLERİNDEN 8 ÖNERİ

1- Borsa İstanbul’da bankalar büyüklük ve işlem hacmi olarak önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle yatırım kararlarında ilk bakılan sektör, bankacılık

2- Bankacılık sektörünün ilk çeyrekte yüksek kâr performansına devam etmesi bekleniyor.

3- Borsada yukarı yön beklendiği durumlarda banka hisselerinde endeks ağırlığından daha yüksek oranları tercih ediliyor. Düşüş dönemlerinde ise tersi geçerli oluyor.

4- Bu yıl büyük bir ralli beklentisi yok. Bu nedenle daha dengeli bir portföy yapısı tercih edilmeli.

5- Hisse seçiminde bilanço beklentilerinin yanında, değerlemeler, kurumsal yönetim ilkelerine uyumluluk, sektöre ve şirkete özel beklentiler, önemli kriterler olmalı.

6- Getiri arayan yatırımcı, özellikle reel faizlerin sıfır ya da eksilerde olduğu bu dönemlerde uzun vadeli bir bakışla, portföylerinde kendi risk algılarını da göz önünde bulundurarak bir miktar hisse senedi fonu taşımak

7- Genel trendde bir bozulma olmadıkça özellikle endekste düşüş yaşandığı dönemlerde hisse portföyü artırılmalı.

8- Günlük al-satlar değil, daha uzun vadeli stratejiler belirlenmeli. Yatırımlar 2-3 ayda bir gözden geçirilmeli

199 BİLANÇOYA BAKTIK

Öncelikle 2012 yıl sonu bilançolarına bakalım. Bilançoları yedi kritere göre önceledik. Bunlar: Satış, Net kâr ve Faaliyet, Amortisman, Vergi Öncesi Kâr (FVAÖK-EBİTDA) ile Fiyat/Kazanç, Piyasa Değeri/Defter Değeri, Net Kâr Marjı ve Dönen varlıkların/Kısa vadeli borçlan karşılama oranı. Araştınnamız kapsamına 11 Nisan’a kadar bilançosunu açıklayan sana-yi-reel sektör şirketlerinin alındığını özellikle vurgulamak gerekiyor. Çünkü farklı bir bilanço yapıları olduğu için ve daha birçoğu da tamamlanmadığından finansal şirketler, holdingler, GİP ve StP pazarlarında işlem gören şirketleri listeye dahil etmedik. Sonuçta 199 bilançoya baktık. Tablolarda toplamda 78 şirket yer alıyor.

Küçük bilançolu şirketler haricinde yüksek saüş artışı sağlayan şirketlere baktığımızda Netaş, Park Elektrik Madencilik, Karakaş Atlantis, Akenerji, Boyner Mağaza, Aksa Enerji, Teknosa ve Soda Sanayi şirketlerinin öne çıktığı görülüyor.

Net kâr artışı açısından THY, Aksa Enerji, Zorlu Enerji ve CCİ dikkat çekiyor. EBİTDA artışında ise Dyo Boya, Deva Holding, Zorlu Enerji, Edip Gayrimenkul, Ülker Bisküvi ve Banvit hisseleri gösterdiği performansla yatırımcılara göz kırpıyor.

Fiyat/Kazanç, Piyasa Değeri/ Defter Değeri gibi rasyolarda ise teknoloji şirketleri, enerji şirketleri, çimento şirketleri genel olarak dikkat çekiyor. Yine hazır değerleri/Kısa vadeli borçlan karşılama oranı açısından hemen her sektörden şirketlerin olduğunu göriiyonız.

KÂRLAR YÜZDE 29 ARTTI

Borsa İstanbul’da 2012 yılı bilançosunu açıklayan şirketlere bakıldığında bankacılık sektörü şirketlerinde kâr artışı yüzde 16 iken, mali sektör hariç tutulduğunda sanayi şirketlerinin ağırlıkta olduğu diğer sektörlerde kâr artışı yüzde 29 seviyesinde gerçekleşti.

Sanayi sektöründe 2012’de net kâr artışına karşın faaliyet kân yüzde 2 geriledi. Faaliyet kârı artmamasına karşın net kâr artışının nedeni 2011 yılında TL’nin değer kaybina olarak oluşan kur farkı zararlan-nın 2012’de TL’de değer kazancına bağlı olarak bu sefer kur farkı kârı elde edilmesiydi.

Mali dışı kesimin toplam satış gelirleri ise 2012 nominal bazda yüzde 10 arttı.

Kârlılığını 2012 yılında en çok yükselten sektörler telekom, petrol ürünleri, bankacılık ve perakende sektörü oldu. 2012’de büyüme yavaşladığı için genelde en çok kâr artışı sağlayan sektörlerin defansif karakterde olan ekonomide büyümeye bağımlılığı daha az olan sektörlerin olduğu görüldü.

Hisse bazında ise büyük şirketler içinde 2011 ’de 19 milyon TL olan kâ-nnı 2012’de 1.1 milyar TL’ye yükselten Türk Hava Yollan (THY) dikkat çekti. Söz konusu performansın hisse fiyatına yansıması ise bir yıllık süreçte yüzde 200 seviyelerinde değer artışı şeklinde oldu. Otomotiv sektöründe Doğuş Otomotiv ise kârını yüzde 80 artırarak ve yüksek oranda temettü ödemeye başlayarak yüzde 200’e yakın oranda yükseldi.

İLK ÇEYREK NASIL OLACAK?

Peki ilk çeyrekte hangi şirketlerin güçlü bilançolanyla öne çıkması bekleniyor? Genel olarak sanayi sektöründe havacılık, alan hizmetleri, otomotiv, beyaz eşya hisselerinin iyi bilançolar açıklamasını bekleyen uzmanlar, bilançolar açıklanmadan önce pozisyon alınması gerektiği için geçmiş performansların bu açıdan önem kazandığına dikkat çekiyor.

Yine bankacılık sektörü üzerine vurgu yapılıyor. Çünkü Global Menkul Stratejisti Gökhan Uskuay’tn verdiği bilgilere göre en büyük beş banka, halka açık kısmın piyasa değerinin yüzde 34.30’unu, net kârın yüzde 36’sı-nı oluşturuyor. Endeks hesaplanmasının ise yüzde 37 pay alıyor.

Değişken para politikalarının özellikle bankacılık sektörü üzerindeki etkisini dikkate aldıklannı söyleyen îş Portföy’ün kıdemli portföy yöneticisi Murat Nennin sözlerine şöyle devam ediyor:

“2013 yılı kâr beklentilerini ve benzer ülke çarpanlan ile karşılaştırdığımızda bankacılık sektörü hala cazip. Bu açıdan bankacılık hisselerinin 2013’te iyi performans göstermesini bekliyoruz. Bankacılık sektör hisseleri için temel risk sıcak para girişlerine ve kredi genişlemesine otoritelerin alacağı karar ve adımlar olarak görülüyor.”



Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin üretim modelini öne çıkanp, daha sürdürülebilir büyüme sağlayacağını anlatan Murat Nennin, ekonominin geçici iç talep artışlarına bağımlı kalmaktan kurtularak bankacılık sektörünü daha da kuvvetlendireceğini belirtiyor.

REEL SEKTÖRDE NELER OLUYOR?

Reel sektördeki beklentilerin de olumluya dönmeye başladığı görülü “Çimento sektöründe ilk çeyrek sonuçlarının olumlu olmasını bekliyoruz. Erdemir ve Trakya Cam da ilk çeyrek sonuçlannın iyi olacağını tahmin ettiğimiz şirketler arasında” diyen Burgan Yatırım Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Nergis Kasabalı, bilanço beklentilerinin yatırım kararı verirken önemli bir kriter olduğunu söylüyor. Ancak Kasabalı, çoğu zaman açıkla-nana kadar beklentiler satın alınmış olduğu için yatırımcıların gerçekleşmiş bilançoların yanı sıra ve bir sonraki dönem için tahminleri takip etmelerini öneriyor.

Merkez Bankası politikaları ve hükümet teşviklerinin reel sektör şirketlerine hem pazarlarını, hem de marjlarını artırma açısından olanak tanıdığını anlatan Murat Nermin, “Reel sektör hisselerinde ağırlığımızı cirosunu ve kârlılığını artırabilen Türkiye’nin dengeli büyüme sürecindeki öne çıkacak sektörlerine ve şirketlerine ağırlıklı pay vermekteyiz” diyor.

FONLARIN PERFORMANSI NASIL?

Hisse senedi strateji belirlemede izlenmesi gereken önemli unsurlardan biri de hisse fonlarını başarılı bir şekilde yöneten yüksek getiriler elde eden fon yöneticileri. Peki fon yöneticileri bu süreçte nasıl bir strateji izliyor?

Bu fonlardan biri Strateji Menkul hisse fon. Genel olarak piyasa zamanlaması anlamında yönettikleri hisse fonlarda çok aktif olmadıklarını söyleyen Strateji Menkul Değerler Hisse Fon Yöneticisi Bülent Topbaş, sektörünü, yönetimini, iş modelini ve piyasa fiyatını uygun bulduklan hisselerde girişim sermayesi fonu gibi uzun vadeli pozisyon aldıklarım anlatıyor. Topbaş, “Şu andaki portföyümüz GYO, otomotiv, madencilik, demir-çelik ve enerji sektörü ağırlıklı” diyor.

2012’nin getiri açısından en çok dikkat çeken fonlarından biri de HSBC Hisse Fon oldu. Şu anda hisse fonlarının ağırlıklı olarak bankacılık, dayanıklı tüketim, GYO, cam ve madencilik sektörlerinden oluştuğunu söyleyen HSBC Portföy Yönetimi Birim Yöneticisi Ercan Güner, bundan sonraki süreçte bankacılık sektörüne dikkat çekiyor ve şunları anlatıyor:

“Sektörün kârlılık tahminlerine yönelik yukarı yönlü revizyonlar devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de bankacılık, fonumuzdaki mevcut ağırlığını koaıyacak. Banka değerlemelerinin belirli bir seviyeye ulaşması durumunda, bankacılıktan ucuz kalmış ve genel ekonomik aktiviteye duyarlı finans dışı sektörlere geçilmesi düşünülebilir.”

BİLANÇOLAR ÖNEMLİ

Ağırlıklı olarak BES hisse fonunda, hisseleri BIST30-BİST 100 içerisinden seçtiklerini söyleyen Garanti Portföy Fon Yönetici Ersoy Erkazancı, bunun dışında büyüme beklentisi olan, temel verileri güçlü ve kurumsal yönetim anlamında da beğendikleri küçük hisselere yatırım yaptıklannı anlatıyor. Yatırım yaptıkları şirketlerin bilançolarını incelemenin yanında şirketleri ziyaret de ettiklerini kaydeden Erkazancı, “Esas faaliyetlerinden sürdürülebilir kârlılığı, büyüme potansiyeli, içinde bulunduğu sektörün geleceği gibi konulan inceliyoruz” diyor.

Bankacılık, holding, enerji, beyaz eşya, madencilik ve gübre sanayini te-ğendiklerini anlatan Erkazancı, bilançoların şirket seçiminde son derece önemli bir faktör olduğunu söylüyor. Erkazancı, ayrıca büyüme potansiyeli olan şirket ve sektörleri seçmeye çalıştıklarını sözlerine ekliyor.

DENGELİ PORTFÖY

Banka hisseleri genellikle yabancı kurumsal yatınmcılann pozisyon aldığı etkin fiyatlanmış hisseler olduğunu söyleyen Bülent Topbaş, bu nedenle çoğu zaman bankalarda değer bulmakta zorlandıklarını kaydediyor.

Ama sektör olarak rüzgann hala bankacılık sektörünün lehinde estiğini anlatan Topbaş, “Dış talepten etkilenmedikleri gibi global gevşemeden maliyet anlamında olumlu etkileniyorlar. En az bir çeyrek daha hem faiz marjı genişlemesi anlamında hem de büyüme anlamında iyi bir bilanço dönemi geçirecekler. Bu yüzden yaz aylarına kadar BIST’in performansının banka odaklı olmasını bekliyorum” diyor.

BANKA KÂRLARINDAKİ BEKLENTİ

2013 ilk çeyrek dönemde bankacılık sektörü kârında yüzde 20 seviyelerinde artış beklentisi bulunan A Yatırım Araştınna Müdürü Seyfullah Esen, “İlk çeyrekte bankacılık sektör hisseleri öncü olmaya devam edebilir. Ancak yılın ikinci yansında kâr artış hızında gerileme bekliyoruz” diyor.

Arçelik, Tofaş ve Ford Otosan gibi hisseleri bu yılın geneli için ön plana çıkacak hisseler olarak sıralayan Seyfullah Esen ise,“2012 yılında bankacılık sektörü hisseleri ön planda iken 2013 yılında sanayi sektör hisselerinin daha güçlü perfonnans beklentisi var. Bu nedenle bilançosu güçlü gelebilecek sanayi sektör hisseleri tercih edilebilir. Ancak söz konusu hisselere ilişkin beklentilerin önceden satın alınmasına bağlı olarak Fiyat/Kazanç oranlan 13 ile makul değerlerinde bulunuyor” diyor. Bu paralelde güçlü bilanço açıklaması beklenilen hisselerin önceden fiyatlanmasına bağlı olarak yükseliş potansiyeli sınırlı olabileceğine dikkat çekiliyor.

Özellikle geçtiğimiz yılların öncü sektörleri olan finans, bankacılık, hizmet sektörlerinin 2012 bilançolarında iyi bir perfonnans sergilediğini ifade eden Ulus Menkul Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Devrim Yılmaz, “ilk çeyrekte özellikle finans ve bankacılık sektöründe önemli bir kâr artışı teklemiyorum ama hizmet sektörü ve bankacılığın hala cazibesini konıya-cağı beklentisi içindeyim” diyor.

GETİRİ İÇİN NE YAPMALI?

Türkiye’de tasamıfların hala yüksek faiz dönemi hafızasıyla hareket ettiği görülüyor. Bu yüzden hem ku-nıınsal hem de bireysel tasarruflar da hisse oranı çok düşük. Son dönemin yüzde 25 kamu desteğiyle öne çıkan yatırım aracı BES’te de benzer bir durum söz konusu.

BES fon dağılımlarına bakıldığında da katılımcıların fazla risk almayan “muhafazakar” diyebileceğimiz kategorilerde yoğunlaşUğı görülüyor.

Düşük faiz oranlan da dikkate alındığında getiri için hisse oranlarının artırılması gerekiyor.

Ancak bu hisse alımı al-sat stratejisiyle yapılıyor ve bu da kayıplara neden olabiliyor. Bülent Topbaş, “Eğer yatınmcı tüm zamanlı olarak şirketlerle ilgili ya da makro haber akışına ve bu bilgileri değerlendirecek bilgi donanımına sahip değilse, iyi yönetilen hisse fonlar ya da pasif fonlar vasıtasıyla hissede zamana yayılan alımlarla uzun vadeli pozisyon almalı” diyor.

Farklı risk profillerine uygun seçenekleri sunuyor olması ve profesyonel bir anlayışla yönetilmeleri nedeniyle getiri arayanlara yatırım fon-lannı tavsiye eden Ercan Giiner, mevcut konjonktürde hisse senetleri piyasasını tahvil piyasasına kıyasla daha cazip görüyor. Bu nedenle de iyi yönetilen hisse ağırlıklı fonları tavsiye ediyor.

BESTE DE HİSSE

Faizlerin yüzde 6’lara düştüğü bir ortamda, dalgalanmalardan faydalanarak endeks düşüşlerinde kademeli olarak hisse senedi yatırımının artırılması gerektiğini söyleyen Murat Nermin, “BES tarafında katılımcılar risk-getiri beklentisine, emeklilik yaşına göre hisse oranlarını artırmalı. Sisteme erken girenler, daha fazla risk alabilmeli” diyor.

İş Portföy Yönetimi olarak hisse senedi veya sektör seçiminde global konjonktürü ve Türkiye’ye özgü gelişmeleri göz önünde bulundurduklarını ve araştırma ekiplerinden destek aldıklarını söyleyen Murat Nermin şunları söylüyor: “Temel analiz sonucunda bilançosu sağlam, büyüme potansiyeli bulunan veya satın alma-birleşmeler sonucunda değer yaratacak şirketlere öncelik veriyoruz. Fonlara getiri elde etmeyi amaçlarken risk faktörlerini de önemsiyonız.”

Ekonomist





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir