Anasayfa / Kariyer ve İş / Bir Sosyal Medya Uzmanını İşe Almaya Hazırmısınız?

Bir Sosyal Medya Uzmanını İşe Almaya Hazırmısınız?




BİR SOSYAL MEDYA UZMANINI İSE ALMAYA HAZIR MISINIZ?

2008 KRİZİ, İNTERNETİN VE ELEKTRONİK TİCARETİN YÜKSELİŞİ, YENİLENEBİLİR ENERJİLERE YÖNELİŞ, ŞİRKET KORİDORLARINDA 20’Lİ YAŞLARIN ORTASINDA, HATIRI SAYILIR MAAŞLARA SAHİP ÇALIŞANLARIN ORTAYA ÇIKMASINI SAĞLIYOR. OKULU OLMAYAN ANCAK SAHADA DENEYİMLE ÖĞRENİLEN BU MESLEKLERİN ERBAPLARI BUGÜNLERDE ÇOK DEĞERLİ. ONLARA OU\N TALEP ARTIŞI, BAZI UNVANLARDA YÜZDE 1000’LERİ AŞIYOR. DİĞER TARAFTAN GELENEKSEL SEKTÖRLER, ÖLÇEKTEKİ BÜYÜME, YENİ TEKNOLOJİLERİN KULLANIMI VE VERİMLİLİK BEKLENTİLERİ NEDENİYLE DAHA ‘AKILLI’ HALE GELİYOR. TABİİ BU SEKTÖRLERDEKİ İNSAN KAYNAKLARI DA… AMA BU, BERABERİNDE ŞİRKETLER İÇİN YENİ BİR SORUN ORTAYA ÇIKARTIYOR: BU KİŞİLERİ NEREDEN BULACAĞIZ; NE KADAR PARA VERECEĞİZ; NEYE GÖRE İŞİNDEKİ BAŞARISINI DEĞERLENDİRECEĞİZ? BİLİNMEZLİK ALANINA HOŞGELDİNİZ!

Sosyal medya danışmanı olarak iki ay önce bir medya kuruluşunda işe başlayan K.A. (isminin açıklanmasını istemiyor) 28 yaşında. Aldığı ücretin 5 bin liradan yüksek olduğunu söylüyor. İki yıllık bir eğitim fakültesi mezunu olan ve iş hayatındaki beş yılını dijital ajanslarda online reklam planlama ve satışı yaparak geçiren birine 5 bin lira maaş mı? Bu bir şaka olmalı… Ama değil. Twitter, Facebook gibi sosyal ağların yaygınlaşması ve şirketlerin kendileri hakkında bu mecralarda çıkan her şeyi kontrol etme çabası kurumların kafasını çok fazla karıştırıyor. Kariyer.Net Genel Müdürü Yusuf Azoz, “20 yıl önce bir kurum ‘e-posta kullanmadan da yaşarım’ diye düşünebilirdi. Ama bugün ‘sosyal medyayla ilgilenmiyorum’ diyemez ki… Yok sayamadıkları için de bu alanda istihdam yaratıyorlar” diyor. Peki ama iyi bir sosyal medya uzmanını nasıl anlarsınız? Neticede bu işin okulu yok; deneyime dayalı deseniz bu iş çıkalı en fazla beş yıl oluyor; kalifıkasyonu ölçebilecek bir gösterge de bulunmuyor. Azoz da şirketlerin “nereden bulacağız, ne kadar para vereceğiz, neye göre değerlendireceğiz, nasıl bileceğiz” gibi bir “bilinmezlik alanına” düştüklerini anlatıyor.

“Outliers” isimli çok satan iş kitabının yazarı Malcom Gladvvell, “10 bin saat” teorisi ile bu yeni döneme açıldık getirmeye çalışıyor. Teori, “Bir işi 10 bin saat yaparsanız, o işte uzman sayılırsınız” argümanına dayanıyor. Gladvvell kitabında Bcatles’ın ünlü olmadan önce İrlanda’nın başkenti Dublin’de köhne bir barda 10 bin saatin üzerinde beraber müzik yaparak başarıya ulaştıklarım anlatarak bunun yeni iş dünyasındaki meslekler için de geçerli olduğunu savunuyor. “Okulsuz Steve Jobs ya da Bili Gates bu sayede başarılı oldu” diyor Gladvvell.

Bu teori tamamen akla yatkın olmasa da İnternet, yeşil yaka, mobil teknolojiler ile yükselen yeni işlere neden yüksek ücretler verildiğini açıklamanın şimdilik en iyi yolu gibi… Okulu olmayan, tamamen alaylı, kurdukları çoğu başarısız girişimlerle deneyip yanılma yoluyla bu alanlarda deneyim biriktiren bu meslek sahipleri, yakın bir zaman içinde şirketlerin insan kaynakları politikalarında derin bir sarsıntıya yol açabilir. Düşünün ki; sosyal medya uzmanı, Web tasarımcısı ve e-ticaret uzmanından oluşan üç kişilik dar bir kadroyla koca bir mağazanın yaptığı satışı aşmanız bugün mümkün. Hatta bu oluyor. 40 markanın sahibi olan 14 perakendecinin kurduğu “1V1Y” isimli sitenin ortaklarından Mehmet Hotiç “Evet, İnternet’ten ayakkabı satılacağına inanmıyordum. Hatta çok prestijli bir iş olarak da görmüyordum. Ta ki geçen nisan ayında 22 bin çift ayakkabı satana kadar…” diyor (bkz. FORBES Kasım 2011).

Dolayısıyla değişim başlamış durumda. Bundan 10 yıl önce teknolojinin yaygın olarak hayatımıza girmesine benzer bir durumla karşı karşıyayız. İş yapış modelleri; teknolojiler değişiyor; okula inanmayan, İnternet organına sahip, görsel bir kuşakla satış ve pazarlama kanalları farklılaşıyor ve tabii ki bu durum insan kaynaklarını değiştirecek yeni işler yaratıyor. M-Gen Danışmanlık kurucusu ve fü-türist Ufuk Tarhan ciddi yapısal değişikliklerin ilk işaretlerini görmeye başladıklarını söylüyor. “Örneğin bugün şirketlerin istihdamında ağırlığı oluşturan satış ve pazarlama her zaman can damarı olacak ama iş yapış biçimleri değişecek. Diğer taraftan ücretli çalışmadan ziyade proje bazlı istihdam göreceğiz. Bu hafif bir mesele değil, büyük değişikJikler bekliyor kurumlar” diyor.



Online iş ilanların yüzde 65’ini kapsayan, Comscore’a göre iş arayanların yüzde 80’inin baktığı ve sadece geçen yıl 250 ila 300 bin kişiye iş imkanı yaratan Kariyer.Net’in verileri de bunun bir göstergesi gibi… Sosyal medya, dijital pazarlama, Advrords, mobil yazılım, e-ticaret, enerji ticareti, ÇED, tele pazarlama uzmanı gibi yeni iş tanımlarına olan talep, 2009 ile karşılaştırıldığında en az yüzde 300 artmış durumda (Detaylar için Bkz. Sayfa 76). Sosyal medya uzmanlığı, mobil yazılım gibi alanlarda yüzde 1000’in üzerinde artışlar var.

Yusuf Azoz, bu alanların yeni ve genç istihdam yarattığına dikkat çekiyor.

“Çünkü” diyor Azoz, “yeni oluşan veya yeni regüle olmuş sektörler…” Dolayısıyla arz konusunda da sıkıntı var.

“Birtakım uzmanlıklar üniversitede okumakla değil sahada pratikle öğreniliyor. Örneğin ‘transmisyon mühendisliği’ deneyimini ancak telekom operatöründe çalışırsanız edinirsiniz ki Türkiye’de kaç tane telekom şirketi var ki… Ama yine de bu alanlarda önemli bir kıpırdanma olduğunu gösterir” diyor. Azoz’un bahsettiği durum hala regülasyon sürecindeki enerji sektöründe daha yoğun hissediliyor. Yeni MBA programları, açılan bölümlerle bu alandaki istihdam açığı kapatılmaya çalışılıyor ama henüz yeterli değil.

İnternet ve yeşil yaka dışında yeni ortaya çıkan ve son dönemin popüler iş alanlarından biri tele -pazarlama. Bugünlerde sırf bu amaçla müşteri hizmetleri şirketleri kuruluyor. Ayrıca geçen seneye göre en çok artış gösteren (yüzde 5400) “atık yönetimi ve geri dönüşüm” de yeni gelişen bir iş alanı.

Öte yandan Kariyer.Net’in 2009 – 2011 dönemini kapsayan verilerine bakıldığında yeni istihdam yaratan sektörlerde değişim yok. Otomotiv, tekstil, hizmet ve yapı iş kollan ağırlıklarını koruyor. İstihdam oranı yüzde 191 artan otomotiv 14 bin kişiye; yüzde 123 büyüyen tekstil 20 bin kişiye; yüzde 106’lık istihdam artışıyla da yapı 20 bin kişiye yeni iş imkanı sundu. Bu sektörlere ek olarak sağlık ve bilişim sektörleri de yeni iş yaratma konusunda öne çıkmaya başlıyor. 2008’e göre yüzde 97 istihdam artışı sunan sağlık 15 bin kişiye iş sağladı. Bilişim ise en çok istihdam sağlayan üçüncü sektör ve 19 binden fazla iş imkanı yarattı. Buna ek olarak inşaat ve tekstil en fazla yurtdışında istihdam yaratan işler. Örneğin kriz döneminde inşaat sektöründeki istihdam krizden pek etkilenmemişti çünkü çalışanlar Kuzey Afrika, Ortadoğu’ya kaydırılmıştı.

Mesleklerde de benzer bir durum söz konusu. Örneğin son üç yıl içinde en çok artış gösteren 20 iş kolunda en çok aranan pozisyon muhasebe elemanı. Üstelik Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun bu alandaki istihdam talebini körüklemesi bekleniyor. Onu mühendislikler izliyor ama bu meslekte süt ürünleri mühendisi gibi yeni pozisyonlar oluşuyor. Ziraat mühendisliği ise tarımın yeniden yükselişiyle küllerinden doğabilir. Ayrıca Türkiye’de artan araştırma geliştirme merkezi yatırımları da ar-ge mühendislerine olan talebi artırmış durumda.

Ancak hayvancılık, tarım, enerji, madencilik ve ticaret gibi sektörler, yeni teknoloji kullanımı, büyük şirketlerin

ortaya çıkması yeni iş alanları ve farklı pozisyonlar ortaya çıkarmaya başladı (Detaylar için Bkz. Sayfa 78). Yusuf Azoz, teknolojinin verimliliği tetikle-diğini bunun da daha fazla insanın işsiz kalmasına yol açtığını anlatıyor. “Örneğin” diyor, “ABD’de, Türkiye’nin PTT’si gibi bir kurumun batmak üzere olduğu konuşuyor. 10 yıl önce en fazla istihdam yaratan kurumdu. Çünkü mektup göndermek artık verimli değil.”

Evet, hala geleneksel sektörler istihdamı sürüklüyor. Ama Adidas ile IntePin ABD New York’ta başlattıkları sanal mağazacılık deneyimi (youtu-be.com/watch?v=NKbsfOAVu3Y) en bilinen işlerin bile nasıl bir erozyona uğrayabileceğini gösteriyor. Bir ekrandan ayakkabı modelini seçiyor; özellikleriyle ilgili videoları izliyor ve satın alabiliyorsunuz. Ne mağaza, ne tezgahtar ne de lojistiğe gerek var. Ve bu şu anda oluyor… Son 10 yılda şirketinizin gösterdiği performansa bakarak köpüklü bir özgüvenle bu değişimi zamanında yakalayamamak hata olur…

EYYÜP KARAGÜLLÜ





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir