Anasayfa / Ekonomi-Finans / BİST’te ikinci çeyrek bilanço dönemi

BİST’te ikinci çeyrek bilanço dönemi




BİST’te ikinci çeyrek bilanço dönemi başladı. Yükselen döviz kurları, şirketlerin bilançoları üzerinde bu çeyrekte de en önemli etken olmaya devam ediyor. Dıracat yapan şirketlerin yüksek Euro/TL’den olumlu etkilenmesi beklenirken, döviz borcu olan şirketlerde ise zararlar görülebilir. Yılın ikinci yansmda ise kurun yaranda kurulacak olan hükümet ve FED cephesinden gelen haberler bilançoları etkileyecek.

BÎST’te ikinci çeyrek bilanço dönemi 22 Temmuz itibariyle Türk Telekom’un (TT) 335 milyon TL’lik net kâr açıklamasıyla başladı. Şu anda yalnızca TT’nin bilançosu açıklanırken, beklentiler ise şirketlerin kârlılıklarının yüksek kurdan etkileneceği yönünde.

bilanco-analizleri

Haberde 30 şirketin 2015 ikinci çeyrek net kâr tahminini topladık. Rakamlara bakıldığında özellikle döviz açığı yüksek olan şirketlerin kârlılıklarında önemli gerilemeler, hatta yüksek zaradar söz konusuyken, döviz varlığı fazla olan şirketler de önceki çeyrekte olduğu gibi, ikinci çeyrekte de yüksek kâr yazacak. İkinci çeyrek bi-lançolannda bir diğer öne çıkan özellik ise satış gelirleri ve FVA-ÖK’teki yükseliş beklentileri.

Uzmanlar böylesi bir dönemde yatırımcılara döviz açığı olan şirketlerden uzak durulmasını söylerken, na-kitte kalmanın daha doğru bir tercih olacağı vurgusunu yapıyor.

BAŞROLDE ‘KUR’ VAR

İlk çeyrekte olduğu gibi ikinci çeyrekte de kurun geldiği noktaya bakıldığında şirketlerin, net döviz pozisyonları bilançoların kârlılığını etkileyecek ana unsur olacak. Kurun ana bilançolarda önemli bir yönlendirici unsur olarak ön plana çıktığını aktaran Destek Menkul Değerler’in finansal analisti Adnan Çekçen, dışarıda yaşanan gelişmelerin de şirketlerin dış ticaret hacimlerini ve ötesinde gelir ve giderlerini etkileyen başka bir etken olduğunu söylüyor. “Özellikle Euro/dolarda sert düşüşler, Euro ile gerçekleşen ihracat gelirlerini azaltırken, doların yükselişi ile beraber ithalat maliyetlerinin de artması, bilanço gelirlerine negatif yansıdı” diyen Çekçen, Euro Bölgesi’nde yaşanan durgunluğun ve Rusya tarafında resesyonun riskinin devam etmesinin dış talebi olumsuz yönde etkilediğini ifade ediyor. Seçim belirsizliğinden dolayı iç talepteki durağanlık da şirket gelir ve giderlerini etkileyen bir diğer etken.

OTOMOTİV İÇİN OLUMLU

İkinci çeyrekte ağırlıklı olarak Euro Bölgesi’ne ihracat yapan otomotiv sektörünün kur fiyatlarındaki artıştan olumlu etkileneceğini düşündüklerini dile getiren Gedik Yatırım’ın araştırma uzman yarımdımcısı Ali Erkan Tanacıoğlu, Doğuş Oto, Tofaş ve Ford Otosan gibi otomotiv şirketleri bu süreçten olumlu etkileneceğini söylüyor. “2015 ilk çeyrekte Euro Bölgesi’ndeki olumsuzluklar nedeniyle beklentilerin altında bilanço açıklayan Bri-sa’nın, ikinci çeyrekte finansal görünümünde iyileşme öngörüyoruz. TL’nin diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesi birinci çeyrekte olduğu gibi yüksek döviz yükümlülüğüne sahip şirketlerin net kârına olumsuz yansıyacak” diyen Tanacı-oğlu, Migros ve Anadolu Efes’in de olumsuz bilanço açıklamasını beklediklerini ifade ediyor.

DÖVİZ AÇIKLARI ETKİLİYOR



Venbey Yatırım Araştırma Müdürü Dağhan Gökçe ise ikinci çeyrekte kur hareketlerinin olumsuz etkisinin özellikle Euro açık pozisyona sahip şirketlerin flnansallannda görüleceğini düşünüyor. Gökçe, sanayi şirketlerinin net kârının, kur farkı giderleri nedeniyle yıllık bazda yüzde 10-15 gerilemesi bekliyor.

“Sanayi şirketleri tarafında otomotiv, enerji, gıda ve elektrik sektörlerinin yıllık bazda güçlü büyüme göstermesi beklenebilir. Iç pazardaki güçlü hafif araç talebi ve düşük baz etkisi ile normalleşen pazar paylan, Ford Otosan için olumlu olurken, güçlü ihracatın Tofaş üzerindeki olumlu etkisi kısmen daha az görülecek” diyen Gökçe, çimento şirketlerinde ise 2014 yüksek baz etkisi nedeniyle ciddi bir kâr artışı beklemediklerini anlatıyor. Venbey Yatmm’a göre düşük hacimler ve döviz kurlarındaki kayıpları özellikle Anadolu Efes bilançosunda etkili olurken, Migros ve Arçelik’te ise Euro/TL hareketlerinden dolayı kâr marjları olumsuz etkilenecek.

KÂRLILIKLAR DÜŞTÜ

İkinci çeyrekte satışlar ve FVAÖK artışı güçlü kalırken, kârlılıktaki geri çekilme ise büyük ölçüde kur farkı zararlarından kaynaklanıyor. TL’nin ikinci çeyrekte Euro karşısında yüzde 5, dolar karşısında ise yüzde 3 oranında değer kaybettiğini söyleyen Burgan Yatırım Finansal Danışmanlık Müdür Yardımcısı Murat Akyol, bu durumun Anadolu Efes ve Migros gibi büyük ölçekli şirketlerin kârlılıklarına da olumsuz yansıyacağını öngörüyor.

“Diğer taraftan daha çok genel seçimlerden sonra tüketici güveni ve TL’de oluşan belirgin zayıflığa karşın faaliyet performansı ise oldukça güçlü görünüyor” diyen Akyol, ikinci çeyrekte sanayi şirketleri için gelirlerde yıllık bazda yüzde 9, FVA-ÖK’te ise yüzde 25 oranında büyüme beklediklerini söylüyor.

ikinci yari beklentileri

Yılın ikinci yarısında şirketlerin bilançolarını etkileyecek faktörler arasında hiç şüphesiz dolar/TL ve Euro/TL yine en önemli faktör olacak. Hükümet kurulup kurulamaması durumunda seçim atmosferinin yenilenmesi ve en kötüsü de seçim olsa da sonucun fazla değişmemesi, bilançoları etkileyecek.

Adnan Çekçen, büyüme rakamları, enflasyona bağlı olarak TCMB’nin para politikalarında faiz indirimine gidip gitmeyeceğinin de bilançolara yansımalarının görülebileceğini söylüyor. Çekçen, “Momentum yaratabilecek konular arasında koalisyon ortaklarının uzun vadeli bir yönetimi gerçekleştirecek şekilde uyumlu bir hükümet kurmaları, döviz fiyatlarında dengenin sağlanması ve iniş çıkışın azalması, siyasi tansiyonun azalması gibi başlıklar sayılabilir” diyor.

TERCİH BORÇSUZ ŞİRKETLER

Üçüncü çeyrekte karşılaşılabilecek üç sorunu dile getiren Ali Erkan Tanacıoğlu, bunları dış piyasalar açısından FED faiz artırımı, yurtiçinde hükümetin kurulması aşamasında koalisyon-erken seçim ikilemi ve ekonomi yönetiminin nasıl oluşturulması olarak sıralıyor. “Kurda görülebilecek yükselişlerden ziyade kurun dalgalı bir seyir izlemesi ekonomi ve şirketleri olumsuz etkileyeçektir. Bu bağlamda yatırımcıların risklerini yönetmek adına yabancı para yükümlülüğü düşük şirkedere yatırım yapmaları sağlıklı olacaktır” diyen Tanalıoğlu, olası bir erken seçimde siyasi belirsizlik uzayacak olur ise yılın ikinci yarısının Türkiye ekonomisi için kayıp dönem olarak kayda geçebileceği uyansım yapıyor. Tanalıoğlu, “Bu dönemde belirsizlikleri de göz önünde bulundurarak yatırımcıların ileride doğabilecek fırsatlardan faydalanmak için portföylerinde önemli bir kesimi nakit ve benzeri varlıklara ayırması faydalı olacaktır” diyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir