Anasayfa / Haberler / Biyoyakıt Tebliği Tarım Kesimi İçin Umut Oldu

Biyoyakıt Tebliği Tarım Kesimi İçin Umut Oldu




EPDK (Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu), kısa süre önce biyoyakıt üretimiyle ilgili bir tebliğ yayınladı. Buna göre, piyasaya akaryakıt olarak arz edilen motorin türlerinde yerli tarım ürünlerinden üretilmiş yağ asidi metil esteri (YAME) içeriğinin 1 Ocak 2014 itibariyle en az yüzde 1,1 Ocak 2015 itibariyle en az yüzde 2,1 Ocak 2016 itibariyle de en az yüzde 3 olması zorunlu hale getirildi. Benzin türlerindeki yerli tarım ürünlerinden üretilmiş etanol içeriği ise 1 Ocak 2013 itibariyle en az yüzde 2, 1 Ocak 2014 itibariyle de en az yüzde 3 olacak.

Bu tebliğ hem tarım kesimi hem de akaryakıt sektörü açısından önem arz ediyor. Halen yılda 10.6 milyar dolar değerinde ham petrol ithal ediyoruz. Tebliğ resmen uygulandığında en az 300 milyon dolarlık ithalattan kurtulmuş olacağız. Biyo-yakıt üretiminde halen şekerpancarı, mısır, buğday ve arpa kullanılıyor. Tebliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte ürün çeşidinin daha da artması, tarım kesimi için önemli fırsatlar oluşması bekleniyor.

BİYOETANOL DAHA AVANTAJLI

Biyoyakıtın biyodizel ve biyoetanol olmak üzere iki türü var. Tüm bitkisel yağlar biyodizelin hammaddesini oluşturuyor. Biyoetanol üretiminde ise başta buğday olmak üzere nişasta içeren tahıllar, mısır ve şekerpancarı kullanılıyor. Türkiye net yağ açığı olan bir ülke. Bu yüzden üretimini artırıp yağ açığını kapatması gerekiyor. Bu yüzden biyoetanol ülke şartlarına daha uygun görünüyor. Halen Türkiye’de biyoetanol üreten üç tesis var. İlk biyoetanol yatırımı Tarkim tarafından yapılmış. Bursa’da 2004 yılından bu yana faaliyet gösteren tesis, hammadde olarak mısır kullanıyor.

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜĞÜ

Sektörün en büyük tesisi ise Konya Şeker tarafından 2007 yılında kurulmuş. Konya Şeker’in fabrikası hammadde olarak şekerpancarını tercih ediyor. Bu alandaki son yatırım ise yine mısır üretiminin yoğun olduğu Adana’da 2010 yılında Tezkim Kimya tarafından devreye alındı…

Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı ve Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk, EPDK tebliğini, IMF politikaları nedeniyle yıllık üretimi 20 milyon tonlardan 16 milyon tonlara gerileyen şekerpancarı açısından olumlu bir adım olarak görüyor. Konya Şeker’in fabrikasında yılda 1 milyon ton civarında şekerpancarı işlenip 84 milyon litıe biyoetanol üretilebiliyor. Bu miktar Türkiye ihtiyacının yüzde 57’sine denk geliyor. Recep Konuk, EPDK’nın tebliğinin yeni bir petrol rezervi bulunmuş kadar önem taşıdığını vurguluyor.



Söz konusu kararın akaryakıt dağıtım şirketleri için bağlayıcı olduğunu hatırlatan Konuk, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu kararın alınmasına yapıcı katkı veren dağıtım şirketlerimiz yüzde 2 için 2013’ü, yüzde 3 için de 2014’ü beklemeye-cektir. Teknik imkânları çerçevesinde ülkemizin cari açığının azalması için belirtilen tarihleri beklemeden uygulamaya geçeceklerini düşünüyoruz.”

Recep Konuk, çiftçinin biyoetanolün afau. hammaddesi olan tarımsal ürünlere H yönlendirilmesinin önemine de dikkat çekiyor. Konuk, bu tebliğ sayesinde sadece biyoetanol üretiminin çiftçi gelirse» lerine 100 milyon TL’lik katkı sağlayacağını öngörüyor.

İÇ ANADOLU İÇİN FIRSAT

TZOB (Türkiye Ziraat Odaları Birliği) Başkanı Şemsi Bayraktar da biyoyakıt tebliğinin çiftçiye faydalı olacağını düşünüyor. Önemli bir gelir kaynağı vc istihdam olanakları oluşacağını öngören Bayraktar, “Biyoyakıt, başta petrolde dışa bağımlılığın azaltılması olmak üzere tarımsal üretimde çeşitliliğin artırılması, kırsal kalkınmayı desteklemesi ve yem sanayisine hammadde sağlaması gibi yararlarıyla büyük önenı taşıyor” diyor. Biyoyakıtla tarıma dayalı sanayinin de gelişeceğini I vurgulayan Bayraktar, yıllardır IMF kotalarıyla bo-ğuşaıı şekerpancarı üreticisi için oluşacak fırsatlara dikkat çekiyor.

Ancak Şemsi Bayraktar’ın bir de uyarısı var: “Ülkemizde biyodizel üretiminin artırılması amacıyla alınan bu karar, gıda amaçlı yağlı tohum ihtiyacını daha da artıracak. Bu ihtiyacın karşılanarak 2014 yılına kadar yağlı tohum açığını kapatıp biyodizel üretecek seviyeye getirmek için başta GAP. KOP, BAP gibi büyük sulama yatırımlarının bir an önce tamamlanması ve yağlı tohum üretiminin artırılması gerekiyor. Yağ ihtiyacının karşılanması amacıyla her yıl yağ ve yağlı tohumlar ithal ediliyor. Taşıma suyla değirmen dönmez.”

“Biyodizel Türkiye için uygun değil”
Edip UĞUR / Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Başkanı

Biz yağ sanayicileri olarak Türkiye’nin biyoyakıt üretimi için uygun olmadığını düşünüyoruz. Biyoyakıt üreten ülkelere baktığımızda, ABD ve Brezilya biyoetanolü tercih ediyor. Hammadde olarak mısır ve şekerkamışı kullanıyorlar. ABD’nin yıllık mısır üretimi 300 milyon ton. Bunun 100 milyon tonunu biyoetanol üretiminde kullanarak çiftçisine destek oluyor. Brezilya ise 600 milyon tonluk şekerkamışı üretiminin yarısını biyoetanol tesislerinde değerlendiriyor. Böylece tarım kesimi k için hazır müşteri buluyorlar. Avrupa da biyodizeli destekliyor. Çünkü kanolada fob üretim fazlası var.

Bizdeki tablo ise şu an için biyodizel üretimini mümkün kılmıyor. Yılda 1.5 milyon ton yağ tüketiyoruz. Bunun 1.1 milyon tonunu ham yağ şeklinde ithal ediyoruz. Tüketimin yüzde 28’i iç piyasadan temin ediliyor. Böyle bir tabloda biyodizelin şansı zayıf. Önce insanların ihtiyacını karşılayacak rakamlara ulaşmalı ki fazlasıyla biyodizel üretilsin. Aksi takdirde şişe yağ ithalatı başlar, fiyatlar da fırlar. Yağ açığı daha büyük tehlike. Kaş yapayım derken göz çıkarmamak lazım.

Öte yandan tahıl üretimimiz yeterli. Şekerpancarı da iyi durumda. Biyoetanol konusunda şans olabilir.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir