Anasayfa / Ekonomi-Finans / Borsanın yeni kralı kim olacak?

Borsanın yeni kralı kim olacak?




BİLAL EMİN TURAN
HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ
bturan@haberturk.com

Merkez Bankası kararlarıyla oluşan şok dalgası piyasalar üzerindeki etkisini sürdürüyor. Açıklanan kararların ardından bugün piyasalar bir miktar soluklansa da trendin döndüğünü söylemek için henüz erken.

Piyasa analistlerinin beklentisi ise satış baskısının bir süre daha devam edeceği yönünde. Hatta 60 binli seviyeler çok uzak değil… Öte yandan yabancıların piyasadan çıkışları devam ediyor en azından piyasaya yeni bir katılımcının gelmesi söz konusu değil. Tabi bunda Noel tatiline yönelik pozisyon kapatma işlemlerinin etkisi söz konusu.

Bilindiği üzere, endeks (ağırlıkları nedeniyle) özellikle bankacılık sektörü hisselerine gelen satışların etkisiyle geri çekiliyor ya da yükseliyor. Son günlerde açıklanan kararlarla sektörün gelirlerinde bir azalma olacağı beklentisi ve fiyatların dünya ortalamasının üzerine çıkmış olması bankacılık hisselerinde sert satışların yaşanmasında etkili olmuştu.

Bugün itibariyle bir miktar yükselerek 64 binin üzerinde seyreden endekste bankacılık hisselerinin de yüzde 1-2 arasında artışlar yaşadığı görünüyor. Fakat bu artış son haftalardaki sert düşüşler baz alındığında sınırlı gözüküyor. Sektör hisseleri son günlerde yüzde 10’nun üzerinde değer kaybetmiş durumda. Ayrıca endeks bazında, bankacılık endeksindeki aylık  kayıp yüzde 12’nin, mali endeksteki kayıp ise yüzde 10’nun üzerinde. Bu düşüşe karşılık en çok artış ise tekstil ve GMYO sektör hisselerinde görülüyor.

HANGİ SEKTÖR GÖZDE OLACAK?
Bankacılık hisseleri şu aşamada gözden düşse de yabancı için hala câzip. Fakat uzmanlar yabancı yatırımcıların artık portföylerindeki hisseleri çeşitlendireceğini ve banka ağırlıklarını düşüreceklerini belirtiyor. Uzmanlara göre artık, enerji, sanayi, petro-kimya, otomotiv ve çimento gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirket hisseleri daha ön plana çıkacak.

TREND DÖNECEK Mİ?
Endeksteki satış baskısının bir süre daha devam etmesi bekleniyor, trendin dönüp dönmeyeciği konusunda bu hafta cuma gününe kadarki işlemler belirleyici olakak. Realizasyonlara bağlı olarak devam etmesi beklenen satışların karşılanabileceği önemli destek seviyeleri de bulunuyor. İşte bu seviyeler (ki genel olarak 61-60 bin seviyeleri) alım için fırsata dönüştürülebilir.
 

Peki bu durumda endeksin lokomotifi konumunda bulunan bankacılık hisseleri alım için hâlâ uygun olacak mı? Yabancının bu hisseleri ilgisi azalacak mı, azalacaksa hangi hisselerin cazibesi artacak? Yatırımcı hangi seviyelerde alım yapmalı? Kısa ve uzun vadeli portföylerde nasıl değişiklikler yapılabilir? Genel trend beklentisi nedir? Sizin için işin uzmanlarına sorduk. İşte yanıtları…

“GYO, OTOMOTİV, ÇİMENTO VE CAM SEKTÖRÜ…”
Strateji Menkul Değerler A.Ş. Fon Yöneticisi Bülent Topbaş ise yaptığı değerlendirmede şunları aktardı:
“Yıl sonuna doğru Avrupadan gelen negatif haberlerin ağır basmasıyla yabancı fon yöneticileri ve yabancı kurumlardan gelen satışlar gördük piyasalarda. Yabancıların Türkiye pozisyonları genelde gelişmekte olan ülkeler endekslerinin normal Türkiye allokasyonun üzerindeydi. Yani bir anlamda kâr realize edip hisse değişimi yaptılar. Bu kurumların portföyünde genelde bankalar vardı. Normal koşullarda bu satış daha az bir deger kaybıyla karşılanabilirdi. Ama gerek Merkez Bankası’nın bankacılık sektörünün karşılığını olumsuz etkilemesi beklenen önlemleri ve TL’nin değer kaybı gerekse de “PIIGS” bolgesinden (Portekiz, İtalya, İrlanda, Yunanistan, ve İspanya) gelen olumsuz haber akışı satışların etkinliğini artırdı ve neredeyse yüzde 10 değer kayıplarını gördük. Değer kayıpları da bu yüzden daha çok bankacılık sektöründe oluştu.
Satışların bir miktar Rusya piyasasına yöneldiğine dair bilgiler var ama ben bunun çok kalıcı bir şey olmadığını düşünüyorum. Türkiye; lokasyonu, dinamizmi ve güçlü kamu maliyesiyle olduğu kadar piyasalarının şeffaflığı, hukuki altyapısı, kamuyu aydınlatma standartları, mali tablo açıklama standartları, denetleyici ve düzenleyici otoritenin etkinliği açısından da gelişmekte olan ülkeler içerisinde farklı bir yere sahip. Bu yüzden gelişmekte olan ülkeler portföyleri içerisinde ağırlığının uzun vadede artacağını düşünüyorum.   
Bundan sonrası için bir tepki gelebilir tabi ama 2011 bankacılık sektörü için yine de çok kolay olmayacak. Bu yüzden 2011’de de bankacılık Endeksi’nin Ulusal 100 endeksinden daha iyi performans göstereceğini düşünmüyorum. Sektör açısından genel karlılık düzeyleri gerilerken sadece bazı bankaların pozitif yönde ayrışabileceğini düşünüyoruz.
Özellikle iç talebe yönelik üretim yapan veya Avrupa pazarı duyarlılığı fazla olamayan sanayi şirketleri açısından daha iyi bir yıl olacağını düşünüyorum. GYO, otomotiv, çimento ve cam sektörünün daha iyi performans sergileyeceğini düşünüyoruz.”



“BANKACILIK HER ZAMAN GÖZDE”
Vakıf Yatırım Menkul Değerler Hisse Senetlerinden Sorumlu Müdür Yard. Sedat Kemer
de, faizlerin bankacılık için tek enstrüman olmadığını dolayısıyla bankacılık sektörünün kâr etmeye devam edeceğini kaydetti. “Gelir kalemleri düşer fakat bankalar bunları bir şekilde hadge edebilir” diyen Kemer, piyasanın bankacılıktan uzak durmayacağına dikkat çekiyor. Endekste trendin aşağıya dönebileceğine işaret eden Kemer, bu hafta son 3 günlük hareketin belirleyici olabileceğine işaret ediyor.
“Endeksin 60 bine gelme riski yüksek” diyen Sedat Kemer, tepe noktaların daha aşağı seviyelerde oluşmaya başladığını ve 65 binin de direnç seviyesi olabileceğini söyledi. İMKB’ye ciddi bir para girişinin olmadığını da aktaran Kemer, faizlerle endeksin de ciddi bir ayrışma içine girdiğini ve faizlerin düşüş trendine girmesinin endeksin yükseleceği anlamına gelmeyeceğini de ifade etti. “Yani para gelmiyor” diyen Sedat Kemer, yabancıların şu aşamada aktif bir katılım içinde olmadığını kaydetti.
Bankacılık setörü hisselerinin her zaman gözde olduğunu belirten Kemer’e göre, enerji sektörü de cazip durumda bulunuyor. Bu sektörün maliyetleri yüksek olsa da üretilen her bir KW enerjinin devletin alım garantisi altında.
Kemer, trendin tersine döndüğünü ve Ulusal 100’ün 60 binli seviyeler çekilmesi halinde, başta bankacılık olmak üzere iskontolu sektör hisselerinin alım için fırsat olarak değerlendirilebileceğini aktardı. Kemer ayrıca şunları aktardı: “60 bin ciddi bir destek seviyesi. Cuma gününe kadar para girişiyle agresif bir hareket olmazsa 65 bin seviyesi direnç olur. Aşağı yönlü baskı devam eder. İlk etapta 62 bin, ardından da 61 bin destekleri takip edilmeli. Bu seviyelerden iskontolu kağıtlarda alımlar yapılabilir.”

“GÜBRE VE LEASING HİSSELERİNİ ÖNERİYORUM”
İnfo Menkul Araştırma Müdürü Şenol Korkmaz, yabancı fonların piyasadan çıktığına dikkat çekerek son 3-4 günlük çıkışın derinleştiğini ve çıkan paranın da 1.5 milyar doları aştığını kaydetti. Yabancı yatırımcının şu aşamada bankacılık hisselerinden çıkıp başka bir sektör hissesine girmediğini ifade eden Korkmaz, borsadaki satışların daha ne kadar süreceği konusunun netleşmediğine işaret ediyor.
Endeksin bir miktar daha geri gelmesi halinde bankacılık hisselerine alternatif olarak enerji, petro-kimya, perakende, hizmet ve havacılık sektörü hisselerinin ön plana çıkabileceğine dikkat çeken Korkmaz, holding hisselerinde çok fazla artı değerin oluşmadığını belirtiyor. Korkmaz’a göre enerji sektörü uygun durumda bulunuyor çünkü, daha önce yapılan yatırımların meyvelerinin alınma zamanı geldi. Perakende sektörü ise iç tüketimin yoğun olmaısına bağlı olarak hala yatırım imkanı sunuyor. Petro kimya sektörü ise yüksek talebe paralel olarak fırsatlar sunuyor fakat devletin akaryakıt sektörüne yöneli atacağı adımlar bu sektörde faaliyet gösteren şirketlerin karlılıklarını etkileyebilir. Diğer yandan ise gübre sektörü de cazip imkanlar sunuyor. Çünkü ihracata bağlı büyüyen bu sektöre yönelik yabancı ilgisi sürüyor.
Araştırma Müdürü Korkmaz ayrıca, bankacılık sektörüne olan ilginin devam edeceğine de dikkat çekti. “Eğer yatırımcılar endeksi yükseltmek istiyorsa bankacılık hisselerine yoğun alımların gelmesi gerekiyor” diyen Korkmaz, Türkiye’deki bankacılık sektörü hisse fiyatlarının dünya ortalamalarında bulunduğunu kaydetti. Yatırımcılara da tavsiyelerde bulunan Korkmaz şunları aktardı: “Endekste satış baskısı sürecek gibi görünüyor. Bu kapsamda endeks 63 binin altına gelirse pozisyonlar boşaltılabilir. 1-2 aylık dönemde alımlar için ise 60 bin ve altı seviyeler beklenmeli.”
Leasing sektör hisselerini de alım için değerlendirilebileceğini ifade eden Korkmaz, bankacılık sektörü hisselerinin portföylerdeki ağırlığının azalacağını söyledi. Korkmaz son olarak, ” Yatırımcılar, gübre ve leasing gibi performansını kriz döneminde korumuş veya kriz önceki düzeye geri gelmiş sektör hisselerine yönelebilir” dedi.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir