Anasayfa / Ekonomi-Finans / Brexit Başladı Peki Şimdi Neler Olacak?

Brexit Başladı Peki Şimdi Neler Olacak?




VE BREXIT SÜRECİ RESMEN BAŞLADI… İNGİLTERE BAŞBAKANI THERESA MAY, AB KONSEYİ DONALD TUSKA GÖNDERDİĞİ AYRILIK MEKTUBU’ SONRASI, LİZBON ANLAŞMASI’NIN 50’NCİ MADDESİ OLAN AB’DEN AYRILMA SÜRECİ İŞLEMEYE BAŞLADI. BUNDAN SONRA ÖZELLİKLE TİCARİ TARAFTA NE OLACAĞI İSE İNGİLTERE PARLAMENTOSUNUN ATACAĞI ADIMLARA BAĞLI. ZİRA İNGİLTERE’NİN AB VE GÜMRÜK BİRLİĞİ’NDEN AYRILACAK OLMASIYLA, TİCARETTE YENİ ANLAŞMALARIN YAPILARAK, YENİ MÜZAKERELERİN OLUŞTURULMASI SÖZ KONUSU OLACAK. TÜRKİYE’NİN İSE BU SÜREÇTEN NEGATİF ETKİLENMESİ BEKLENMİYOR. HATTA ÖYLE Kİ, SÜREÇ AÇISINDAN İNGİLTERE’DEN GELECEK OLAN YATIRIMLARDAN ÇOK, İNGİLTERE’YE GİDECEK OLAN YATIRIMLAR MERAK KONUSU…

Yeni Dünya Düzeni… Son yıllarda daha da fazla dillendirilen bu kavram, hepimizi yakından ilgilendiriyor. Akıllarda Sovyeüer Birliği ve ABD ’nin arasındaki iki kutuplu dünya düzeni sonrası ortaya çıkan bir disiplin olarak yer alsa da, özellikle son birkaç yılda dengelerin gün be gün değişmesiyle de daha sık üzerinde durulan bu Yeni Dünya Düzeni’nde, kon-jonktürün ezber bozduğu biliniyor. ABD’de Trump’ın başkan seçilmesi, Avrupa’da yeni akımların ortaya çıkması, Çin’in önlenemez yükselişi ve Rusya’daki gelişmelerin yanında, İngiltere’nin Brexit’e evet demesiyle dengeler yeniden değişmeye devam ediyor. Bu bağlamda bütün dünya, Mart sonunda resmen başlayan bu sürece odaklandı.

Bilindiği üzere İngiltere Başbakanı Theresa May, Brexit için geri sayımın başlaması anlamına gelen Lizbon Antlaşması’nın 50’nci maddesini 29 Mart’ta uygulamaya koydu. Theresa May’in Lizbon Andaşması uyarınca imzaladığı mektubun AB Konseyi Başkanı Donald Tusk’a verilmesi ve Brexit sürecinin resmen başlamasıyla, İngiltere ile AB arasındaki ayrılma pazarlığında para anlaşmazlığının çıkması da olası… Brüksel, Brexit’in İngiltere’ye maliyetinin yaklaşık 65 milyar Euro olacağını ifade ederken, elbette ki Türkiye’yi de bu süreçte önemli sınavlar bekliyor.

AYB’DEN AYRILACAK

10 aydır beklenen ve Brexit’i resmen başlatacak olan mektup, Mart ayının sonunda gönderildi ve arkasından İngiltere Başbakanı Theresa May ve Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk konuşmaları birbirinin peşi sıra izlendi. May’in Parlamento konuşmasından satır başlan paylaşacak olursak; Bıexit’ten geri dönüş olmayacağı, AB ile adil bir anlaşma yapmak için bütün kozların oynanacağı ve en iyi anlaşmayı elde etmek için çalışılacağı vurgulandı. Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk da iyi niyet mesajı içeren konuşmasında Avrupa’nın menfaatleri için birlik üyelerinin tek vücut olacağının mesajını vermeyi ihmal etmedi.

Fakat ekonomik duruma baktığımızda ortaya ilginç bir tablo çıkıyor. Zira Ingiltere, Avrupa Yatırım Bankası’nm (AYB) dört ana hissedarından biri. Almanya, Fransa ve İtalya gibi Ingiltere’nin de bankadaki payı yüzde 16,1. Ancak sadece AB üyeleri Avrupa Yatırım Bankası’nda hissedar olabiliyor. Bu nedenle İngiltere’nin AB’den ayrılırken AYB’den de ayrılması gerekiyor. Bu arada İngiltere, AYB’de yüzde 16,1 hisse karşılığında, AYB’nin 63.3 milyar Euro olan fon-larından 10.19 milyar Euro talep edebileceğine inanıyor.

MİLLİ GELİR DE DÜŞECEK

KPMG, ekonomik analizinde ise Brexit sürecinin İngiltere’ye bilançosunun ağır olacağını ortaya koyuyor. Raporu değerlendiren KPMG Türkiye Brexit Lideri Murat Palaoğlu, “Brexit’in İngiltere ekonomisine maliyeti 2030’a kadar yüzde 6,2’lik milli gelir daralması olacak. Bu oran her hanenin yıllık bütçesinde 4 bin 300 sterlinlik düşüş anlamına geliyor” diyor. Palaoğlu, İngiltere’yle ticaret hacmi yüksek olan Fransa, İspanya, Almanya, İtalya ve İrlanda gibi bazı AB ülkelerinin bu süreçten daha fazla etkileneceklerini belirterek, şunları söylüyor: “Fransa’nın İngiltere’ye ihracatı 12 milyar sterlin, İspanya ve Almanya için de bu rakam 10 milyar sterlin seviyelerinde… Belçika, İrlanda, Lüksemburg, Malta, Hollanda, Slovakya bu listede İngiltere’ye yüksek ticaret hacmi olan ülkeler olarak sıralanıyor. İngiltere’den ithalat tarafına baktığımızda ise Almanya’nın 12 milyar sterlin, Fransa’nın 11 milyar sterlin, İrlanda’nın 9.5 milyar sterlin, İtalya’nın 7 milyar sterlin ithalatı söz konusu.”

DYY’LERDE İNGİLTERE ÖNDE

Brexit süreci kuşkusuz çok karmaşık birtakım uluslararası anlaşmaları tekrar pazarlığa açacak. Özellikle AB ile oluşturulacak yeni ticaret rejiminin çerçevesi Türkiye açısından önemli sonuçlar doğuracak. Bu bağlamda yeni ticaret rejiminin ne şekilde olacağını zaman içerisinde göreceğimizi söyleyen Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) Yönetim Kurulu Üyesi Can Selçuki, 2016 yılında Birleşik Krallık’ın, AB’den Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımlar (DYY) arasında en çok paya sahip olan ülke olarak öne çıktığını söylüyor. “Brexit sürecinin, bu duruma negatif veya pozitif bir etkisi olacağını beklemek için geçerli bir sebep yok. İngiltere şirketlerinin Türkiye’de yapacağı yatırımların esas belirleyicisi, Brexit sürecinden ziyade Türkiye’deki siyasi istikrar ve ekonomi yönetimindeki reform iradesiyle ilgili parametreler olacak” diyen Selçuki, Brexit sürecinde DYY akışları bakımından esas riski, İngiltere’nin taşıdığına dikkat çekiyor.

TÜRKİYE’YE ETKİSİ SINIRLI

Brexit’in Türkiye’ye doğrudan etkilerinin kısa vadede sınırlı kalacağını değerlendirdiklerini hatırlatan Odeabank Ekonomik Araştırma ve Stratejik Planlama Müdürü Şakir Turan ise, bu görüşlerini sürecin başlamasıyla da aynen koruduklarım söylüyor. “2016 yılı ikinci yarısı ve bu yılın geride kalanına baktığımızda Türkiye’ye yönelik sermaye akımlarında ve mal-hizmet alımlarm-da Brexit kaynaklı olumsuz bir etkiden bahsetmek zor. Turizmdeki ve sermaye akımlarındaki zayıflıklar, daha çokjeo-politik gelişmeler ve yurt içi politik gün-demdeki yoğunluk ve belirsizlikler kaynaklı yaşanıyor. 2016’da Türkiye’ye 6.9 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım yapılırken, bunun 950 milyon dolarlık kısmı İngiliz yatırımcılar tarafından gerçekleştirildi” diyen Turan, Türkiye’nin uzun vadeli potansiyeli ve dinamik demografik yapısı ile belirsizlikler azaldıkça yabancı yatırımcıların ilgisini çekebileceğini ifade ediyor. Şakir Turan, Brexit sürecine ilişkin belirsizliklerin yanında Türkiye’ye yönelik algının iyileşmesi ile doğrudan yatırımların da orta vadede canlanabileceğim söylüyor.

YENİ ANLAŞMALAR GEREKECEK



Türkiye ile İngiltere arasındaki ticaret, doğrudan yapılan ithalat ve ihracatın yanında, değer zincirleri aracılığıyla da oldukça karmaşık bir yapıya sahip. Brexit’e kadar bu ticaretin kurallarının Gümrük Birliği anlaşması tarafından belirlendiğim hatırlatan EDAM Yönetim Kumlu Üyesi Cem Selçuki, İngiltere’nin Gümrük Birliği’nden çıkması ile iki ülke arasında ticaret kurallarını belirleyecek ikili bir anlaşmaya gerek duyulacağına dikkat çekiyor. Bu çerçevede, İngiltere-Türkiye arasında tesis edileceği söylenen ortak çalışma grubu da önemli bir adım… Selçuki, “Ticaret ile ilgili olarak önemli bir diğer konu, Brexit’in Türkiye ve İngiltere arasında AB ile geliştirecekleri ortak bir ticaret rejimi oluşturulabilmesi. Brexit sonrası iki ülkenin AB’ye karşı benzer konumları, ortak bir ticaret rejiminin ortaya çıkmasına ve ortak alanlarda her iki ülkenin de pazarlık kuvvetini artırmasına yardımcı olabilir” diyor.

SÜREÇ KONTROLLÜ İŞLER

Brexit referandumu sonrasında İngiltere’de yapılan politik tartışmalardan hareketle Brexit sürecinin kontrolsüz (hard) mü, yoksa kademeli bir şekilde (soft) mi olacağı küresel ekonomi açısından daha önemli hale geldi. “Sürecin başında hem İngiliz hem de AB’li politikacılardan sert açıklamalar geldiğine tanık olduk. Ancak bu sert mesajlara rağmen sonrasındaki gelişmeler sürecin şimdilik kontrollü bir şekilde olacağına işaret ediyor. Burada AB’nin nasıl bir strateji izleyeceği de önemli hale gelecek” diyen Şakir Turan, Türkiye ile İngiltere’nin ilişkilerinin seyrinin esas olarak AB ile ilişkilere bağlı olacağını düşündüklerini ifade edi-yor. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştmna Vakfi (TEPAV) G-20 Çalışmaları Merkez Direktörü Dr. Sait Akman ise İngiltere’nin hem Türkiye’ye hem de diğer ülkelere tarife dışı engeller çıkarıp çıkarmayacağının merak konusu olduğunu söylüyor. Dr. Sait Akman, “Çünkü Türkiye’nin Avrupa’ya ve İngiltere’ye ticaretinde şu ana kadar AB müktesebatı uygulandı” derken, İngiltere’nin bu süreçte Türkiye’ye engeller çıkaracağını düşünmediğini de sözlerine ekliyor.

TEPAVG-20 ÇALIŞMALARI MERKEZ DİREKTÖRÜ DR. SAİT AKMAN: “YATIRIMLAR KONUSUNDA BİRDENBİRE CİDDİ DÜŞÜŞLER OLACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM. İNGİLTERE TARAFINDAN YANSITILAN HAVA, DİĞER ÜLKELERLE TİCARETİ ARTIRMA YÖNÜNDE. BREXITLE BERABER ESAS MERAK EDİLEN NOKTA YABANCI DOĞRUDAN YATIRIMCILARIN İNGİLTERETE NASIL BAKACAĞI…”

INGİLTERE, BREXIT SÜRECİNİ RESMİ OLARAK BAŞLATIRKEN DIŞ TİCARETİNİ GÜÇLENDİRME VE LONDRA’NIN KÜRESEL FİNANS MERKEZİ OLARAK ÖNEMİNİ KORUMA NOKTASINDAKİ ÖNCELİKLERİNİN ALTINI ÇİZDİ.

BU DOĞRULTUDA GEREK AB İLE GEREKSE AB DIŞI ÜLKELERLE TİCARET ANLAŞMALARINI YENİDEN MÜZAKERE ETME NİYETİNİ ORTAYA KOYDU.

STERLİNİN AKIBETİ…
John J. Hardy Saxo Bank Ekonomisti

“Eğer sterlin 2016 sonunda dibevurmadıysa, 2017’de vuracaktır. Çok sayıda Brexit tehlikesi var, ama her şeyin bir fiyatının olduğunu ve sterlinin 2016’nın dramatik olaylarından dolayı ciddi oranda değer kaybettiğini unutmamalıyız. Bu yılın AB politik takvimine ve bunun doğurduğu potansiyel Euro zayıflığına bakarsak, sterlinin tek para birimi karşısında düşük dönemini yaşamış olduğunu düşünebiliriz.

2017 yılında Avrupa’daki ‘popülist başkaldırı’nın IŞîlr küçük bir yan hasara yol açtığını görsek de, muhtemel yeni Fransız Başkanı Fillon genel olarak İngiliz hayranı olarak biliniyor ve AB Komisyonu’nu para desteğini reforme etmesi yolunda eleştiriyor. Birleşik Krallık’ın uzun dönemli yapısal açıkları yeterli şekilde çözülmese bile Kanal’da esen dostane rüzgarlar, makul bir Brexit anlaşması beklentisinden dolayı sterlinde mucizeler yaratabilir.”

“İNGİLTERE’DEN TERS KÖŞE: ERKEN SEÇİM KARARI”
Enver Erkan Kapital Fx Araştırma Müdür Yardımcısı

“Avrupa Birliği ile boşanma sürecinde olan ve resmi olarak adımları atan İngiltere, çıkış müzakereleri öncesinde erken seçime gidiyor. Dovvning Street 10 olarak bilinen başbakanlı binası önünde açıklama yapan Ingiltere Başbakanı Theresa 8 Haziran’da erken seçime gidileceğini belirtti. Geçtiğimiz ay Fransa’da gerçekleşen, Eylül’de de Almanya’da gerçekleşece genel seçimlere bir halka daha ekledi. Seçimden sonra orta çıkacak tablo Brexit açısından büyük önem taşıyor. Çünkü May’in ‘hard Brexit’ yaklaşımı çerçevesinde şekillenecek bi müzakereler dizisi söz konusuydu ve muhalefetin bu konut uzlaşmazlığı anlaşılan içeride bir güven eksikliği oluşturdu. 8 Haziran’dan sonra May olur mu, y başka bir hükümet mi gelir, bunun analizi için erken. Ancak AB yanlısı bir dönüşün gerçekleş ihtimali de potaya girdi. Bu yüzden de sterlin karışık bir şekilde fiyatlanıyor.”

“FED VE TCMB NE YAPACAK?”
Şakir Turan Odeabank Ekonomik Araştırma ve. Stratejik Planlama Müdürü

“İngiltere’deki referandumda Brexit kararı çıkınca küresel ekonomik görünüm üzerinde artan riskler FED’İ faiz artırımına gitmekten alıkoymuştu. Bu nedenle FED faizleri 2016 yılında sadece bir kez artırabilmişti. Bu sayede TCMB de para politikası sadeleşme sürecini faiz koridorunun üst bandında indirimlerle yapabilmişti. Önümüzdeki dönemde Brexit süreci kontrollü bir şekilde devam eder ve dünya ekonomisi çok etkilenmez ise FED de, TCMB de kendi makroekonomik temelleri ve hedefleri ile uyumlu olarak para politikalarını uygulayabileceklerdir. Öte yandan, eğer süreç kontrolsüz ve dünya ekonomisini olumsuz etkiler bir ortamda ilerler ise FED daha yavaş faiz artırımlarına gidebilir veya artırımlara ara vermek zorunda kalabilir. Böyle bir durum, TCMB’nin de görece daha az sıkı bir para politikası uygulamasını sağlayabilir. Fakat sürecin dünya ekonomisine etkisinin, ülkelerin kendi makroekonomik koşul ve önceliklerinin de son derece önemli olduğu unutulmamalı.”

“ESAS MERAK KONUSU INGİLTERE’YE GİDECEK OLAN YATIRIMLAR”
Dr. Sait Akman TEPAV G-20 Çalışmaları Merkez Direktörü

“Bu süreçte konuşabileceğimiz ilk şey, İngiltere ile aramızda yeniden yapılması gereken ticari anlaşmalar olacak. Zira hem Gümrük Birliği hem de AB müzakerelerinden ayrılacak olan İngiltere ile aramızdaki ticaretin şartlarının nasıl olacağı henüz belli değil. Fakat İngiltere, AB’nin en liberal ekonomilerinden biri. Dolayısıyla İngiltere’nin dış dünya ile ticari ilişkileri iyi yönetecek politikalar oluşturacağını düşünüyorum. İngiltere, Türkiye’nin 6 milyar doların üstünde ticaret fazlası verdiği bir ülke. Bu bağlamda İngiltere’ye Türkiye’den ya da dışarıdan gidecek olan yatırımların Ah, akıbeti, Türkiye’ye İngiltere’den gelecek olan doğrudan \ yatırımların akıbetinden daha önemli bir konu.

İngiltere’nin kendi gümrük tarifelerini nasıl oluşturacağı . konusu burada önem kazanıyor. Özellikle hizmet ve tarım sektöründe Türkiye’den İngiltere’ye yapılan ticarette İngiltere tarif dışı uygulamalar çıkarabilir mi, bunu bilmiyoruz. Hepsinin toplamında Brexit’in, İngiltere ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerde keskin bir durgunluk yaratacağını söyleyemeyiz. Burada esas önemli olan şey, dünyadaki ekonomik durum ve Türkiye’nin kendi içindeki siyasi istikrarı.”

Mustafa Gündoğdu / mustafa.gundogdu@platinonline.com





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir