Anasayfa / Makaleler / Büyük Ülke Olma Yolunda Bilgi İşlemcilerin Rolü

Büyük Ülke Olma Yolunda Bilgi İşlemcilerin Rolü




GEÇTİGİMİZ günlerde bilişim sektöründe iki önemli etkinlik yapıldı. Tarihlerinin kısmen çakışması talihsizlikti fakat maksat hasıl oldu. Umarım ilerleyen zamanlarda bu tür etkinlikler çakışmaz. Etkinliklerden ilki TBD (Türkiye Bilişim Derneği) tarafından organize edildi. TBD değil sektörümüzün, ülkemizin en büyük sivil toplum örgütlerinden birisidir. Derneğin her yıl düzenlediği Bilgi İşlem Yöneticileri Konferansının 20’ncisi “Bilişim Nakittir” başlığı altında gerçekleştirildi. Konferansın konuları arasında bu yıl ilk defa “Offset Anlaşmaları” gibi gittikçe önemli hale gelen konular olduğu gibi, son yılların önemli sorunu “Büyük Veri”, “İstanbul Fi-nans ve Bilişim Merkezi Olacak mı?”, “Güle Güle Nakit” gibi ufuk açıcı konular ve firma sunumları vardı.

bilgi islemciler

TBD Başkanı Turhan Menteş konuşmasında, bilgi teknolojilerinin ülke ekonomisine katkısının anlamını ve önemini şu sözlerle anlattı : “Geçen yıl 2023 ile ilgili çok önemli çalışmalar yaptık ve sözler söyledik. 2023 için Türkiye’nin önüne konulan dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girme hedefine yönelik, bili şim sektörü olarak ne katkıda bulunuruz diye baktık. Ülkenin geleneksel ekonomik aktörlerle dünyadaki ilk 10 ekonomi arasına girme hedefi çok uzak görünüyor. Çünkü yıllık yüzde 8,5 büyüme oranı yakalamamız lazım. Oysa son 10 yılda yüzde 4 büyüme ortalaması yakalamışız. Yani yüzde 8 üstü büyüme hayal gibi gözüküyor. Ama bunu yapan ülkeler var. Onların yaptığını yapabilir miyiz diye sorduk kendimize. Bu büyümeyi yakalayan ülkelerin nasıl büyüdüğünü incelediğimizde hepsinin bilişimle bunu becerdiğini görüyoruz.”

BİLGİ TEKNOLOJİLERİNİN ÖNEMİ

Diğer etkinlik ise Amerika merkezli IDC (International Data Corp.) firmasının Türkiye ayağı tarafından CIO Summit ismiyle gerçekleştirildi. Teknoloji tedarikçileri ile bilişim teknolojilerini yoğun kullanan ClO’ların fikir ve örnek uygulamalar konusunda görüş alışverişi yaptıkları etkinlikte çok ilginç konular ele alındı. Bütçelerdeki kesintiler, vasıflı eleman açığı, bulut bilişim, büyük veri gibi konular bunlardan bazılarıydı.



Konferans IDC Ülke Müdürü Nevin Çiz-mecioğulları ve Ortadoğu, Afrika ve Türkiye’den sorumlu Bölge Genel Müdürü Jyoti Lalchandani’nin konuşmaları ile açıldı. Daha sonra “Dönüşüm için Yenilik: tş Yerinin Pazar Değişimine Adapte Edilmesi” başlıklı panelde IDC İçgörüler ve Dikey Sektör Uygulamaları Direktörü Mark Walker ilginç bir araştırmadan veriler sundu: “CIO Magazine tarafından yapılan 2013 araştırmasına göre, günümüzde ClO’ların yüzde 75’inin bilgi teknolojisi yatırımlarında karar verici durumuna geldi. Bilişim teknolojileri, gitgide daha fazla işlerin içine gömülüyor. Eskiden ‘satın al – kur – işlet’ formülü ile çalışan bilgi teknolojisi yatırımları, bugün iş servisleri yönetimi haline geldi. Dolayısıyla ‘mimari seçimi ile iş dönüşümü’ çevrimine dönüştü. Bilişim teknolojilerinde ‘maliyet’ ve ‘risk’ sorunları önemli. Veri miktarı ve uç kullanıcı sayısı hızla artarken, bütçeler ve bilişim elemanları aynı oranda artmıyor. Bugün karar vericiler teknolojiye göre değil, iş ihtiyaçlarına göre karar veriyorlar.”

BULUT BİLİŞİM NASIL OLMAU?

Daha sonra konuşan Turkcell’den Orçun Özalp, “Bilgi Teknolojisi Hizmetleri Sağlayıcısı Olarak Telekom Firmaları” başlıklı bir sunum yaparak Turkcell’in olaya bakışını anlattı ve bulut bilişim konusunda diğerlerinden farklarını şu sözlerle dile getirdi: “Bulut servis sağlayıcılar ikiye ayrılıyor. Birincisi global oyuncular. İkincisi yerel telekom operatörleri. Bulut üzerindeki veriler için Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalsın diyoruz ve çıkmasının soruna neden olabileceğini düşünüyoruz. Diğer ülkeler de aynı şekilde düşünüyor ve yerel verilerini dışarıya çıkarmıyorlar. O nedenle bizim bir avantajımız yerel olmak, diğeri telekom şirketi olmak. Tek bir havuzda telekom – bilişim yönetiliyor. Turkcell teknoloji firması ve öyle devam edecek. Superonline altyapısını da Ortadoğu’ya götürdük. Veri merkezimiz bu yolun üstünde oturuyor. Amacımız Avrupa ile Ortadoğu arasında köprü ve bölgenin bulut sağlayıcısı olmak. Lokal yazılımları hem bölgeye hem Türkiye’ye açmak istiyoruz.”

Budur, işte budur… Görmek istediğimiz misyon budur… Söylenenlerin takipçisi olacağız. Diğer taraftan söylemeden geçemeyeceğim. Patronunuzun veya şirketinizin yabancı olmasının hiç bir önemi yok. Şayet ülkemizde var olan ve çalışan bir şirketteyseniz önceliğiniz bu ülkeye karşı sorumluluklarınız olmalıdır. Gerisi laf kalabalığıdır.

Musa Savaş





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir