Anasayfa / Ekonomi-Finans / Büyüme, Yunanistan, ABD ve piyasalar…

Büyüme, Yunanistan, ABD ve piyasalar…




bloomberg piyasalar, altın piyasalar, piyasalar son durum, piyasa yorum, altın piyasa yorumları, piyasalar, piyasa yorumları, serbest piyasa, döviz serbest piyasa, serbest piyasa altın, hürriyet piyasa

Şu an Avrupa’nın en çok ihtiyaç duyduğu şey büyüme. Ancak Avrupa için bu zor. FED Başkanı Bernanke de ABD ekonomisindeki toparlanmayı yetersiz buluyor. Manzara 2012 için pek iyi görünmüyor. Ancak kısa vadede sorun yok…

Büyüme, Yunanistan, ABD ve piyasalar…

ULUSLARARASI piyasalar, geçen hafta yine dalgalıydı ve bu dalgalanma bize de yansıdı. Geçen hafta borsa bir ara 59 bin seviyesine kadar geriledikten sonra cuma günü toparladı ve haftayı 61 bin 111 seviyesinden kapattı. Piyasalar, ABD’nin düşük enflasyonla büyüdüğünü gösteren veriler ve hafta içerisinde Avrupa’nın yüreğini ağzına getiren Yunanistan’ın kurtarma paketini 20 Şubat Pazartesi günü alacağı yolundaki iyimserlikten olumlu etkilendi. Borsalar ve mal piyasaları, böylece son altı ayın en yüksek seviyelerine çıktı. Cuma günü gerçekleşen olumlu bir gelişme de Avrupa tahvillerinin temerrüte karşı sigorta primleri olan CDS’lerin son iki haftanın en hızlı düşüşünü gerçekleştirmesiydi.

Şu an görünen o ki, piyasalar, Yunanistan konusunda kısa bir süre içinde anlaşmaya varılacağını düşünüyor. Dolayısıyla Yunanistan’ın iflasının söz konusu olmayacağı beklentileri yine güçlendi. Ancak piyasalar, şu an rahatlamış görünse de farklı fikirler ve düşüncelere de bakmak gerekiyor.

JOHN PAULSON’UN DEĞERLENDİRMESİ

Ekonomihaberyorum.com sitesinin haberine göre, dünyaca ünlü hedge fon yöneticisi John Paulson, Yunanistan’ın temerrüde düşeceğini, bunun da euro’nun dağılması da dahil bir kıyamet senaryosunu beraberinde getireceğini savundu.

Müşterilerine gönderdiği e-mailde görüşlerini aktaran Paulson, “Yunanistan’ın çöküşü, finansal sisteme Lehman’ın batışından daha büyük bir şok etkisi yaratacak. Küresel ekonomilerde daralmalar ve piyasalarda düşüşler ciddi oranlara ulaşacak” dedi. Paulson, Avrupalı bankaların ABD’li bankalara nazaran çok daha borçlu olduğunun da altını çizdi. Ancak John Paulson’un, kötümser bir bakış açısına sahip olduğunu bilmekte yarar var.



AVRUPA’NIN İHTİYACI BÜYÜME

Fakat şunu önemle belirteyim ki, 2012 yılı, Avrupa için gerçek anlamda bir çöküş yılı olabilir. Normal şartlar altında büyüme olmadan borç azalması mümkün değil. Şu an Avrupa’nın en çok ihtiyaç duyduğu şey büyüme. Aksi halde İtalya, İspanya, Portekiz gibi aşırı borçlu ülkeler de Yunanistan’ın durumuna düşmeye aday. Piyasalardaki ani bir panik, Avrupa bankacılık sistemini ve dolayısıyla finansal sistemini bir anda ciddi bir darboğaza sokabilir.

Avrupa’ya büyüme gelecek mi derseniz, Amerika’ya bakmak gerekiyor. FED Başkanı Ben Bernanke, geçen hafta bir konferansta yaptığı konuşmada ultra düşük faiz oranlarının uzun vadede banka karlılıklarını artırmasının beklendiğini ifade etti. Bernanke, para politikası kararları alınırken finansal kuruluşların nasıl etkileneceklerinin hesaba katıldığını ve ekonomideki toparlanmanın ‘rahatsız edici düzeyde zayıf olduğunu da belirtti.

Görünen o ki Bernanke de Amerika’nın gidişatından rahatsız. Şu ABD yönetimi bir daha krizler yaşanmasın diye finansal sistemi regüle etmeye çalışıyor ama Washington’da topluluk bankalarının yöneticileri ile bir araya gelen Bernanke, FED’in düşük faiz oranlarının net faiz marjını sıkıştırdığını ve daha sıkı regülasyonların kredi aktivitesine zarar verebileceğini belirtti. Kısacası Bernanke ekonominin büyümesi için finansal sistem gevşek tutulsun istiyor. İşte buna literatürde “Moral Hazard” deniliyor. Yani etik olmayan ve ekonomik verimliliği olumsuz etkileyecek suistimal yapılıyor. Halbuki, en önemli unsur sistemdir. Amerika şu ana kadar “piyasalar iyi olsun da ne olursa olsun ve bir an önce büyüme gelsin ve işsizlik düşsün” dedi. Halbuki daha önce yapılan yanlışlar yüzünden bir fatura ödenmesi gerekiyorduysa bu fatura ödenmeliydi. Şu an bütün pislikler halının altına süpürülmeye devam ediyor.

Ama korkmayın kısa vadede durumlar iyi. 29 Şubat tarihinde Avrupa Merkez Bankası’nın bankalara sağlayacağı LTRO (uzun vadeli düşük faizli likidite oeprasyonu) imkanı, piyasaların ağzını sulandırıyor. Ayrıca yurt dışından yeniden fon girişi olmaya başladı. Bu hafta borsada yine coşku artabilir ve 61.500 yukarı kırılıp 65 bine doğru yol alabiliriz. Fakat unutmayın, 59.500 seviyesi “zararı kes” noktasıdır.

YAŞAR ERDİNÇ

 





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir