Anasayfa / Ekonomi-Finans / Cari açık iyi de vergi ve özelleştirme ne olacak?

Cari açık iyi de vergi ve özelleştirme ne olacak?




Cari açık iyi de vergi ve özelleştirme ne olacak?

Geçen yıl cari açık rekora koşarken yüksek büyüme ve bütçe dengesi sevindirmişti. Bu yıl ise düşük büyüme beklentisi, vergi gelirlerinde azalma ve özelleştirmede hedeflere ulaşılamayacağı endişesi bütçe için baskı yaratıyor…

DÜNYA çapındaki likidite iştahı sürüyor. Avrupa Merkez Bankası’nın attığı adımı, başta ABD olmak üzere diğer ülkeler de izliyor. Gelişmekte olan ülkelerde de parasal gevşeme politikalarının sinyalleri alınıyor. Bu da piyasalardaki bahar havasını destekliyor. Ancak bu coşkunun ne kadar gerçekçi olduğu konusunda ekonomistler farklı düşünüyor. Bazıları bunun “yalancı bahar” olduğunu ve riskleri gölgelediğini, bazıları da 2012 için öngörülen karamsar tabloyu olumluya çevirdiğini savunuyor.

Türkiye de son dönemdeki bu olumlu havadan nasibini alıyor. Üstelik bu yıla yönelik risklerin başını çeken cari açıktan da olumlu işaretler alınıyor. Keza son açıklanan cari işlemler verisi de beklenen yavaşlamanın başladığını gösteriyor. Kasım

2011    ’de cari işlemler açığı 5.2 milyar dolarla 5.3 milyar dolarlık piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. 2ü10’un kasım ayına göre yüzde 13 düşen cari işlemler açığı, 12 aylık toplamda da 77.8 milyar dolara geriledi.

CARİ AÇIK AZALIYOR

Olumlu ihracat performansı ve yavaşlayan ithalata paralel olarak dış ticaret açığında sağlanan düzelme cari işlemler açığına olumlu yansıdı. Kasım ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat yüzde 1.7 artarken, ithalat yüzde 2 azaldı. Uzmanlar, hem ekonominin yavaşlaması hem de kurdaki yükselişin etkisiyle ithalattaki düşüş trendinin devamını bekliyor.

Öte yandan, TL’deki değer kaybının etkileri de sürüyor. İç talepteki yavaşlamanın belirginleşmesiyle birlikte cari işlemler açığındaki toparlanmanın önümüzdeki aylarda da devam etmesi mümkün görünüyor.

Geçen yıl kasım sonu itibariyle 12 aylık cari açık 78 milyar doları bulsa da 2011’in tamamı için 76 milyar dolar civarı bir rakam bekleniyor. Hem ekonomi yönetimi hem de piyasa çevreleri bu yıl için düşüş beklentilerini koruyor. Nitekim Merkez Bankası’nın ocak ayı ikinci dönem anketinde yıl sonu cari işlemler açığı beklentisi 62 milyar 973 milyon dolara geriledi. Ocak ayının ilk dönem anketinde cari açık beklentisi 64 milyar 412.4 milyon dolardı. Gelecek yıl sonu yıllık cari işlemler açığı beklentisi ise 63 milyar 291 milyon dolardan 62 milyar 966 milyon dolara geriledi.

BÜTÇE DENGESİNE BASKI



Geçen yıl hem büyüme hem de cari açıkta büyüme rekoru kırdık. Bu durum aslında Türkiye ekonomisine özel bir durumu da yansıtıyor: Büyümenin arttığı yıllarda cari açık da mutlaka buna paralel artış gösteriyor. Geçen yıl cari açıktaki artışta düşük kur nedeniyle patlayan ithalatın ciddi bir payı vardı. Bu yıl ise kurlardaki artışa bağlı olarak yavaşlayan ithalatın cari açığı olumlu etkilemesi bekleniyor. Ancak diğer yandan, düşük büyüme senaryolarının bütçe dengesi üzerinde olumsuz etkisini göstermesinden endişe ediliyor.

2011 yılı vergi gelirlerinin Orta Vadeli Mali Plan’daki (OVP) öngörülerin üzerinde gelmesi, merkezi yönetim bütçe açığının tahminlerin altında kalmasını sağladı. Bütçe açığının GSYH’ya oranı yüzde 1.4 olarak gerçekleşti. Faiz dışı fazla da GSYH’nın yüzde 2’si civarında oluştu. Oysa OVP’deki tahminler, GSYH’ya oran olarak bütçe açığı ve faiz dışı fazla için sırasıyla yüzde 1.7 ve yüzde 1.6 seviyesindeydi. 2011 yılı genelinde vergi gelirleri, yeniden yapılandırmaların da etkisiyle beklentilerin üzerinde (13.3 milyar TL) gerçekleşti. Ancak aralık ayı vergi gelir artışındaki yavaşlama da dikkat çekti.

2011    genelinde vergi gelirleri yüzde 21 artarken, aralık ayındaki artış yüzde 9’da kaldı.

2012    yılı için hükümetin GSYH’ya oran olarak bütçe açığı hedefi yüzde 1.5, faiz dışı fazla hedefi ise yüzde 2. Ancak uzmanlara göre, özelleştirme ve ekonomideki yavaşlama nedeniyle vergi gelir hedefine ulaşılması zor görünüyor. Bu yüzden de hükümetin GSYH’ya oran olarak yüzde 1.5 olan bütçe açığı hedefinin yüzde 1.8 ila 2 arasında gerçekleşmesi bekleniyor.

“BÜTÇE AÇIĞI KORKUTUCU DEĞİL”

Unicredit Menkul Değerler ekonomisti Giildem Atabay, geçen yıl yüksek büyümenin dışında vergi affıyla gelen kaynağın da bütçe dengesine destek olduğuna dikkat çekiyor. Atabay, bu yıl ise büyümenin yavaşlamasıyla bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2’ye çıkacağını tahmin ediyor. Ancak bunun korkutucu bir seviye olmadığını de hemen ekliyor. Zira Atabay’a göre, Türkiye’nin borç stoğu ve finansman ihtiyacı verileri oldukça iyi durumda. Diğer yandan, bu yıl bütçeye 2B arazi satışlarından da 8-10 milyar TL’lik bir kaynak girişi olabilir.

Atabay, geçen yıl özellikle ilk 6-8 ayda hızlı yükselen cari açıkta baz etkisiyle de yavaşlama bekliyor. TL’de yeniden bir değerlenme olmaması durumunda yatay seyre girildiğini düşünüyor. Bu doğrultuda da yılın tamamı için 60-65 milyar dolar cari açık bekliyor.

TEB Başekonomisti Selim Çakır ise yıllık cari açığın 77 milyar dolara yaklaşacağını tahmin ediyor. Dış ticaret açığında mevsimsel etkilerden arındırıldığında bir düzeltme hareketi göründüğünü düşünen Çakır, “Ancak Türkiye cari açık sorununu çözdü demek için henüz çok erken” diyor.

Selim Çakır’a göre, petrol fiyatlarında bir gevşeme olmadığı ve büyüme hızının hükümetin hedefi olan yüzde 4’e yakın gerçekleştiği bir senaryoda Türkiye’nin cari açığı 2012’de de 70 milyar dolar civarında olacak. Ancak hükümetin 2012 yılı için öngördüğü GSYH’nın yüzde 1.5’i seviyesindeki bütçe açığı iddialı bir hedef. Bunun gerçekleşebilmesi için özelleştirme gelirlerinin 201 l’e göre toparlanması lazım. Diğer taraftan, İstanbul Boğazı’na üçüncü köprünün bütçe kaynaklarıyla yapılması da hedefler üzerinde baskı oluşturabilir.

Erkan Kizilocak





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir