Anasayfa / Şirket Haberleri / Çelik mutfak gereçleri üreticisi Hascevher başarıdan başarıya koşuyor

Çelik mutfak gereçleri üreticisi Hascevher başarıdan başarıya koşuyor




Kahramanmaraş sanayisinin mücevheri

Çelik mutfak gereçleri üreticisi Hascevher, Ar-Ge, yerel ihtiyaçlara göre üretim ve kalite gibi özellikleriyle küreselleşen imalat sanayisinde başarıdan başarıya koşuyor…

tencereKAHRAMANMARAŞ’TA 1992 yılında çelik mutfak eşyaları üretim sektöründe bir aile şirketi olarak kurulan ve 1999’daki genel krizden herkes gibi etkilenen Has Cevher’in bugün 44 ülkeye ihracat yapan bir şirket haline geldi. Şirketin bugün 30 bin adet tencere üretim kapasitesine sahip modern teknolojili tesisleri o krizin getirdiği etkisiyle yaşanan dönemde kuruldu. Krizin etkisiyle “sektörü değiştirme” şıkkını da değerlendiren Hascevher, iyi bir analiz ve “en iyi iş, en anladığın iştir” mantığından hareketle ürün yelpazesini artırıp yurtdışı fuarlara katılarak kendini ve ürünlerini anlattı.

Şirket bugün Kahramanmaraş Organize Sanayi Bölgesi’ndeki son model teknolojiye sahip tesisinde düdüklü tencerelerinde TSE’den uygunluk belgesi, Almanya TUV’den aldığı CE belgesi, İtalyan Standartları Enstitiisü’nden aldığı CE belgesi, çelik tencerelerinde ise Romanya Standartları Enstitüsü’nden aldığı LAREX belgesi gibi uluslararası geçerliği olan kalite belgelerine sahip olmasının yanı sıra, Türk Patent Ens-titüsü?nden aldığı marka tescilleri ile Kahramanmaraş sanayisinin mücevherlerinden birisi haline gelmiş bulunuyor. “Hascevher” markası 27 ülkede Madrid Protokolüne göre VVIPO’dan tescilli olmanın haklı gururunu yaşıyor.

COĞRAFYAYA GÖRE ÜRETİM

Üretiminin yüzde 60 den fazlasını ihraç ettiklerini, kalite ve hizmetleriyle kendilerini kanıtlayıp bugün sektörde dünyaca tanındıklarını söyleyen Hascevher Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Hüseyin Dinçer, “Firma olarak müşteri portföyümüzle beraber ürün çeşitliliğimizi artırıyoruz. Her bölgenin yemek kültürü birbirinden farklıdır. Bırakın yabancı tüketicileri yerli tüketicilerin içinde bulunduğu coğrafyaya göre ürünlerimiz farklılık gösterebiliyor. Türkiye’nin doğu bölgelerinde satılan ürünlerle batı bölgelerinde satılan ürünlerde bile değişiklik gösterebiliyor. İtalyan mutfağında kullanılan bir spagetti tencereyi o bölgede yok satarsınız, ancak aynı ürünü bizim ülkemizde satmak zordur. Bu ülkelerin yemek kültüründen kaynaklanan bir durumdur ve bir imalatçı firma olarak siz o ülkenin yemek kültürünü iyi öğrenmeli ve ürün gamınızı o kültüre göre şekillendirmelisiniz ki başarılı olabilesiniz” diyor.



Hacı Hüseyin Dinçer sözlerini şöyle sürdürüyor: “Üretim konusunda yaptığımız yatırımların yanında Ar-Ge birimlerimiz de sürekli faaliyet halinde. Bu kızışan rekabet ortamında ayakta kalmak istiyorsanız kendinizi geliştirmek ve yenilikler yapmak zorundasınız. Artık standart bir ürün yapıp yıllarca onu satma devri bitti, tnsanlar artık değişiklik arıyor. Otomotiv firmalarına baktığımızda, her yıl ürünlerinde bir değişiklik yapıp tekrar piyasaya sürdüklerini görüyoruz. Bizim de bunu yapmamız lazım. Her sene kendimizi yenilememiz ve yeni ürünler çıkarmamız lazım. Biz de ev hanımlarının mutfağını daha farklı nasıl güzelleş-tirebiliriz, çelik tencereyi onlar için nasıl kullanışlı hale getiririz diye çalışıyoruz. 15 milyon dolarlık ihracat, 35 milyon dolarlık ciromuz ile bir dünya markası haline gelmeyi hedefliyoruz. Güney Afrika’dan Chicago’ya kadar tüm fuarlara katılarak dış pazarlara büyük önem veriyoruz. Pazar tercimizi dış pazardan yana kullanıyoruz. Her ülke için farklı tarzda üretim yapıyoruz. Çünkü dinleri, örf ve adetleri, damak zevkleri değişik tasarımlar gerektiriyor, tsrail’e sattığımız tencereyle, Almanya’ya sattığımız tencere aynı değil.”

Müşteri tatminini esas alan talepler doğrultusunda ürünlerini yenilediklerinde ifade eden Dinçer, “Firmamızın başarısında sürekli gelişen teknolojiyi takip edip kendisine uyarlaması, sahip olduğu kalifiye elemanları ve işinde uzman firmalarla çalışması büyük pay sahibidir. Esnek üretim kabiliyetimiz var. Müşteri memnuniyetini ön planda tutarak müşterilerimizin istedikleri ürünü üretiyoruz. Çünkü her ülkenin kendine has bir yemek kültürü var, esnek bir yapıda olup her kültüre hitap etmezseniz ihracatta zorlanırsınız. Küreselleşmeyle beraber artık rekabet iyice kızıştı. Artık rakipleriniz sadece komşunuz Veli Bey, İstanbul’dan Ahmet Bey değil. Hiç adını bile duymadığınız bir ülkeden biri gelip sizin pazarınızda sizi rahatsız edebilir. Bu bir yarış ve yarışta ayakta kalmak istiyorsanız kendinizi yenilemek zorundasınız. Biz bu yarışın içinde olduğumuz sürece yatırımlarımız devam edecek” diyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir