Anasayfa / İş Fikirleri / CEO’lar, girişimci olabilirler mi?

CEO’lar, girişimci olabilirler mi?




İyi bir iş fikri ile yola çıkan girişimci, işini kurduktan sonra bir müddet kendisi işinin başında durur ve işletmeciliğini yapar.

Ancak, iş büyümeye başladıktan sonra, kurduğu işin profesyonel işletmecilere ihtiyacı olur. Bu işletmeciler, işin daha da büyümesi açısından çok önemlidir çünkü girişimcinin profesyonel işletmecilikle ilgili pek tecrübesi yoktur. Bu yüzden işletme sorunları yaşayabilir.

girisimci ceo

Profesyonel yöneticiler ise işletmecilik eğitimi aldıkları için ve ayrıca işletmecilik tecrübeleri olduğu için, girişimciden çok daha iyi yöneticilik veya idarecilik yaparlar. Yönetici vc idareci arasındaki fark önemlidir. Bazı işletmelerin, özellikle üretim sektöründeki işletmelerin, yöneticiye ihtiyacı vardır. Hizmetler sektöründeki işletmelerin ise idareciye ihtiyacı vardır. Yöneticinin mantıksal zekası, idarecinin ise duygusal zekası öne çıkar.

Girişimciler, işler büyümeye başlayınca profesyonel yönetici aramaya başlarlar. Doğru yöneticiyi bulduklarında, bu yöneticiye küçük te olsa ortaklık payı verip uzun vadeli bir birlikteliğe adım atmaya çalışırlar.

GİRİŞİMCİLİKTEN GELEN ORTAK

İşin ilginç yanı, yöneticilikten girişimciliğe geçmek isteyen yöneticiler de kendilerine girişimcilikten gelen bir ortak ararlar. Girişimciler nasıl iyi yöneticileriyle uzun soluklu beraber olmak için bu yöneticilere hisse veriyorsa, yöneticiler de girişimci ortaklarına hisse vererek girişimciliğe adım atmayı tercih ederler. Bunun pek çok sebebi vardır, ancak en önemli sebep iyi günde ve kötü günde güvenebileceği ve işi bilen bir insanla yola devam etme isteğidir. Ortaklık kurmak insanlarda bir güven hissi oluşturur. Özellikle yıllarca yöneticilik yapmış profesyoneller, girişimcilik dünyasına patron olarak adım atarlarken mutlaka girişimcilikten gelen bir arkadaşlarını kendilerine ortak olarak ikna etmeye çalışırlar.

Yöneticilikten girişimciliğe geçiş yapmak, hemen hemen her profesyonelin hayalidir. Bu hayali tetikleyen en önemli unsur özgürlük hissidir. Her yıl 50 bin TL kazanan ve küçük bir işletmenin başındaki profesyonel bir yönetici ile her yıl 500 bin dolar kazanan ve büyük bir işletmenin başındaki profesyonel yöneticinin ortak bir yönü vardır: Her ikisi de tam anlamıyla kendisini özgür hissetmez. Bu yüzden her ikisi de kendi sahibi olduğu bir işletmenin hayalini kurarlar.



Orta yaşlarda (genellikle 40 – 50 yaş arası) yöneticilerin, girişimci olarak yollarına devam etmek için aldıkları karar doğrudur. Pek çok girişimcide olmayan iş deneyimleri, piyasada güvenilirlikleri, sermayeleri ve netvvork’leri vardır. Bu yaşlarda genellikle çocuklar büyümüş olduğundan, işlerine daha fazla zaman ayırabilirler.

GİRİŞKENLİK AŞAMASI ÖNEMLİ

Ancak, bu tip yöneticilerin önünde önemli bir engel vardır. İş modelini ortaya koymak yerine iş planını ortaya koyarlar. Excel tabloların başında o kadar zaman kaybederler ki, bir türlü işi kurma aşamasına geçemezler. Sermayeleri vardır, çevreleri vardır, yönetim tecrübeleri vardır, ancak işi nasıl başlatacaklarını bir türlü bilemezler. Girişimciliğin ilk basamağı olan girişkenlik aşamasından bir türlü girişimcilik aşamasına geçemezler.

O kadar çok bilgiye sahiptirler ki, risk analizi yapmaktan bir türlü iş modeline odaklanamazlar. Fazla risk analizi yaptıkları için bir türlü sahaya kendilerini atıp topu koşturmaya başlayamazlar.

Ya ayağım kırılırsa, ya hakem sahadan atarsa, ya yağmur yağmaya başlarsa vs….

Bir yandan da sahada top koşturanların kendilerinden hiçbir fazlası olmadığını da görürler. Hatta, çalıştıkları işletmelerin sahibi olan girişimcileri gözlerinde pek büyütmezler. “Bunlar yapıyorsa, biz daha iyisini yaparız” diyerek kendilerini motive ederler.

Fakat bir türlü o önemli karar alınamaz. Bu kararı alabilenler, genellikle çocukluk veya gençlik yıllarında bir şekilde ufak tefek alım-satım işleri yapmış olanların içinden çıkar. Yıllık 100 bin dolar ve üzerinde kazanan CEO’lar, girişimciliğe daha zor adım atarlar, çünkü en az bu kadar kar edebilme garantisini görmek isterler. Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak istemezler.

Hayatları Excel tablo incelemekle geçen bu tip yöneticilerin, sekreterleri, şoförleri ve talimat verecekleri ekibi olmayınca girişimciliğin ilk kuralı olan “önce kazan, sonra harca” formülüyle de baş edemezler. Bu formül, bu tip yöneticiler iş kurarken “önce harca, sonra kazan” şekline dönüşür. CEO’ların yıllık kazanç miktarı arttıkça, bağımsız olma içgüdüsü daha da artar ancak iş kurma kararını alma becerisi neredeyse sıfıra yaklaşır.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: CEO’lar girişimci olabilirler, ancak hepsi değil!..

Baybars Altuntaş / Para





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir