Anasayfa / Şirket Haberleri / Ceysu Damacana Sularını Saklıkent’in Doğal Kaynağından Üretiyor

Ceysu Damacana Sularını Saklıkent’in Doğal Kaynağından Üretiyor




Saklıkent’in doğal kaynaklarından aldığı suyu tüketiciyle buluşturan Ceysu, Türkiye’nin en iyi su markası olmak, ulusal ve uluslararası arenada da sağlıklı ve lezzetli suyunu markalaştırmak hedefiyle faaliyetlerini yürütüyor.

ceysu

DAMACANA sulardaki sağlık skandalinin ardından tüm gözler damacana su üretimi yapan firmalara çevrildi. Yaşamın vazgeçilmezi olan su, tüketici tarafından ciddiyetle irdelenmeye başladı, tüketici suda en üst düzeyde sağlık ve hijyen arayışına girdi. Ceysu’nun yapılan denetimlerde Sağlık Bakanlığı’nın hijyen ve sağlık normlarına yüzde yüz uyumlu üretim ve dolum yaptığı tespit edildi. Firma, Türkiye’nin en iyi su markası olmak, ulusal ve uluslararası arenada da sağlıklı ve lezzetli suyunu marka-laştırmak hedefiyle faaliyetlerine yön veriyor.

Yerli sermaye ile hayata geçirildi

Ceysu, 2001 yılında Saklıkent Ceylanpınarı A.Ş. adı altında yüzde 100 yerli sermaye ile kuruldu. Ceysu’nun üretim tesisleri Antalya şehir merkezine 15 dakika uzaklıktaki Doyran beldesinde yer alıyor. Ceysu Torosların zirvesinden, 2 bin 500 metre yükseklikte, yerleşimin olmadığı, kendi cazibesi ile yer yüzüne çıkan Tekirpınarı kaynağından normlara uygun inşaa edilen kaptajı ve isale hattı ile taşınıyor Hızla artan yurtiçi satışları ve yurtdışı pazarda edindiği satış rakamları ile hızlı gelişen şirketler arasında yer alıyor.

Kalitesine güveniyor

Ceysu’nun teknolojiyle donattığı tesisleri Sağlık Müdürlüğü yetkilileri tarafından da periyodik olarak denetime tabi tutuluyor. Ceysu, sadece belgelendirici kuruluşların değil, müşterilerinin de günün 24 saati ziyaretine açık olması ile verdiği hizmetin kalitesi ne ne denli güvendiğini de ortaya koyuyor.

Toroslardan gelen suyun saflığı, yüksek mineral yapısı ile şimdi cam ile daha fazla güvence altında. 330 ve 750 ml’lik cam şişelerde lezzet ve doğal lığa sahip. Firma, Ceysu Premium ile Türkiye’nin mineral yapısı bakımından zengin suyuna yenilikçi ve şık bir ambalajla farklılık katıyor.

En büyüklerden olacak

Ceysu, kuruluşundan bu yana sağlığa uygun geri dö-nüşümsüz 0.33L, 0.5L, İL, 1.5 L, 5L, 10 L pet ambalajlarda ve geri dönüşümlü 19 L polikarbon ambalajları ve yeni ürünler olan Ceysu, 330-750 mİ cam şişesi ve Ceysu 110 ml-125 ml-180 ml-225 mİ bardak suyu ile tüketicilere ulaşıyor. Ceysu, Türkiye doğal kaynak suyu pazarında marka olarak altıncı, üretim kapasitesi olarak ise beşinci sırada yer alıyor. Ceysu, Antalya Saklıkent’in mineral açısından zengin suyunu Tokat’tan İzmir’e, Gaziantep’ten İstanbul’a kadar Türkiye’nin dört bir yanına, başta Almanya ve Hollanda olmak üzere yurt-dışına da taşıyor. Ceysu’nun Avrupa ülkelerinde tercih sebebi olması dengeli mineral yapısının yanında Na (Sodyum) mineralinin yapılan analizlerde tespit edilememiş olmasından kaynaklanıyor. Yurtiçi ve yurtdışındaki pazar payının hızla büyümesi Ceysu’yu yeni yatırımlar için hazırlık aşamasına getirdi. Bu anlamda 2013 yılında sektöre yeni ürünler ve yeni damak tadlarıy-la çıkmak adına AR-GE çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Aydın Ceylan, üretim ve pazarlamadaki kalite anlayışı ile en kısa zamanda Doğal Kaynak Suyu sektöründe en büyüklerden biri olacaklarını söylüyor.

“Hem hesaplı hem de sağlıklı”

Türkiye’de yüksek bir pazar payına sahip olan Ceysu, kaliteli suyu yüzde 60’a varan oranda daha hesaplı şekilde tüketiciye ulaştırmasıyla fark yaratı-s. yor. Antalya merkezli olduğu için turistik tesisle-I rin çoğu tarafından da tercih edilen Ceysu, orta I sertlikteki suyu ile AvrupalIlardan da rağbet görüyor. Kaynak suyunun yumuşak olması gerektiğine dair bir inanç olduğunu söyleyen Ceysu Grup Başka-k nı Aydın Ceylan, insan sağlığı için orta sertlikteki suların daha yararlı olduğunun altını çiziyor. Aydın Ceylan, Ceysu ve mineralli sular hakkında şunları söylüyor:



Magnezyum zengini

“İçeriğindeki pek çok mineral sayesinde mineralli sular, insan sağlığına olumlu katkıda bulunuyor. Örneğin magnezyum içeriği yüksek mineralli su tüketenlerde kalbe bağlı ani ölümlerin görülme sıklığı azalıyor, prostat ve meme kanseri daha seyrek görülüyor. Yüksek kalsiyum içeriği kemikleri sağlamlaştırarak osteopo-rozdan koruyor. Kalsiyum ve magnezyum ikisi birlikte damar ve kasların düzenli çalışmasına yardımcı oluyorlar. İçilen mineralli suyun bikarbonat içeriğinin yüksek olması ise, asit fazlalığı ile seyreden mide hastalıklarında mide asidini düzenleyici, aynı zamanda şeker hastalığını destekleyici ve kan basıncını düzenleyici etki gösteriyor. Sülfat ise, karaciğer ve safra kesesi ve yollarının düzenli çalışmasına yardımcı oluyor.

Osteoporoz için yararlı

Doğal kaynak sular ile yapılan çalışmalar yüksek magnezyum içeriğinin kalp ve damar sağlığı açısından önemini ortaya koymuştur. Yüksek magnezyumlu mineralli suların ayrıca prostat ve meme kanserinin görülme sıklığını azalttığını bildiren yayınlar bulunmaktadır. Avrupa Birli-ği’nin kabul ettiği yasal düzenlemeye göre bir mineralli suda magnezyum değerinin yüksek olması gerekiyor. Ülkemizde satılan şişelenmiş doğal kaynak sularının çok azında magnezyum değeri yüksek. Cey-su’da bu grup içerinde doğal kaynak sularının ön sırasında yerini almaktadır.” Ceylan sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kemik ve diş sağlığının oluşmasında ve korunmasındaki en önemli elementlerden biri olan kalsiyum, mineralli su içimi ile vücuda alındığında en az süt ve süt ürünlerindeki kalsiyum gibi etkili olmaktadır. Çok sayıda araştırma göstermiştir ki, menopoz sonrası osteoporozu olan kadınlarda yüksek kalsiyumlu mineralli su içilmesi ile vücuda alınan kalsiyum, vücutta aktif etki göstermekte ve oste-oporozun önlenmesinde yararlı olmaktadır. Mineralli sulardan sülfat içeriği yüksek olanlarının içimi bağırsakların çalışmasını arttırıcı etkileri nedeniyle kabızlığa eğilimde olumlu sonuçlar vermektedir. Safra kesesini çalıştırıcı ve safra yapımını arttırıcı etkileri de sindirim sistemi üzerindeki yararlı etkilerinden diğerleridir. Ayrıca, idrar yollarında kalsiyum fosfat taşlarının önlenmesinde, özellikle kalsiyum siilfatlı sular etkin bulunmuştur.”

Pankreas fonksiyonunu destekliyor

“Doğal kaynak sularında çözünmüş bulunan Kalsiyum, Magnezyum, Sodyum ana minerallerin bir dizi fizyolojik fonksiyonlar üzerine destekleyici etkileri ve bazı hastalıklarda da terapötik yararları söz konusudur diyen Ceylan, “Bu etkiler tek tek sistemler özelinde kısaca şöyle özetlenebilir; Böbrekler üzerinde; Mineralli sular böbrek ve idrar yollarında taş oluşumunu önlerler. İdrar yolu enfeksiyonlarında özellikle bikarbonat, magnezyum ve kalsiyum içerikleri yüksek mineralli sular iltihabı geriletici etki gösterirler. Boşaltım sisteminin birçok hastalığında böbrek fonksiyonlarını destekleme ve geliştirme amacıyla bol su içilmesi, özellikle de mineralli su içilmesi temel önlemlerdendir.

Metabolizma üzerine; Mineralli sular özellikle sülfatlı olanlar, safra kesesi tembelliğinde yararlıdır ve pankreas fonksiyonlarını da desteklerler. Diya-bet’te sodium bikarboııatlı sular insuli-nin etkisini güçlendirir ve karbonhidrat metabolizmasını iyileştirirler. Yine, hem idrar miktarını, hem de idrar pH’ sini, hem de idrarla ürik asit atılımını arttırırlar, bu yüzden Gut Hastalığı’nda krizlerin ve ürat taşlarında da yeni taş oluşumunun önlenmesinde yararlıdırlar. Sindirim sistemi üzerine; Günümüz insanının, az su içme alışkanlığı, minerallerden yetersiz beslenme, hareket azlığı ve se-danter yaşam gibi özellikleri, sindirim sistemi rahatsızlıklarının başlıca nedenleridir. Bunların başında da habitüel kabızlık gelir” diyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir