Anasayfa / Kariyer ve İş / CFO’ların Şirket İçindeki Rolleri

CFO’ların Şirket İçindeki Rolleri




CFO deyince aklınıza maliyetleri dengeleyen, yönetime raporlama yapan, istatistikleri tutan yöneticiler gelmesin. Günümüzün CFO’ları bundan çok daha fazlasına sahip. CEO’lara gözdağı veriyorlar ama arkalarında CRO diye sıkı bir rakipleri de var…

DÜNYADA finansal krizin etkileri devam ederken şirket içindeki bazı pozisyonlara atfedilen önem de artıyor. Bunların başında da şirketin mali işlerinin en tepe noktasında bulunan CFO’lar (mali işler yöneticisi, chief financial officer) geliyor. Kriz, CFO’ların şirket içindeki rollerini bu anlamda hiç olmadığı kadar önemli bir noktaya taşımış durumda. Denetim, vergi ve özel danışmanlık hizmetleri sunan Grant Thornton’un CFO’ların küresel ekonomideki rolleri üzerine imza attığı araştırma, söz konusu yöneticilerin kariyerlerindeki değişimi büyüteç altına alıyor. Araştırma, tam anlamıyla CFO’ların günümüzdeki evrimleşmiş rollerini sorguluyor.

REZİL DE EDER VEZİR DE

Geçmişte CFO’ların sadece “maliyetleri dengede tutan, yönetime raporlama yapan, istatistikleri tutan” yöneticiler olduğu düşünülürdü. Şimdiyse CFO rolü bir hayli evrimleşmiş durumda. Artık iş dünyası CFO dendiği zaman, yönetime raporlama yapan yöneticiden ziyade, yönetime ortak olan ve stratejik konularda yönetimin dönüp ne diyecek diye gözünün içine baktığı bir yönetici modeliyle karşı karşıya. Bu bağlamda CFO’lar şirketlerin geleceğinde hiç olmadığı kadar önemli bir rol oynuyorlar. Şirketi  daha iyiye götürebildikleri gibi daha kötüye de götürebiliyorlar…

Araştırmadan çıkan sonuçlara göre, günümüzde CFO’ların en temel görevlerinden biri fonlama maliyetlerini düşürmek. Özellikle sık yaşanan finansal krizlerden sonra küresel ekonomide bu konu daha da önem kazanıyor. Aynı zamanda CFO’lar şirketin performansının değerlendirilmesinde ve ölçümünde de aktif rol alıyorlar. Bu bağlamda şirketin performans yönetim sisteminin kurulmasında, performansın ölçümünde, planlanmasında ve raporlamasında önemli roller üstlenmiş dürümdalar. Yine yönetim kurulunu bu alanda bilgilendirme ve yönlendirme gücü de CFO’lara ait.

Diğer yandan CFO’lar genellikle şirkette tüm verilerin toplandığı ve saklandığı makam da olmaya başladı. Ancak, CFO’ların bu noktadaki temel problemi kendilerinde toplanan verilerin ne kadar güvenilir olduğuna emin olamamaları. Aynı zamanda bu veri yığınını nasıl kullanacaklarını da tam olarak bilmemeleri bir diğer soruna işaret ediyor.

ŞİRKETLER KABUK DEĞİŞTİRİYOR

Uzmanlara göre, Türkiye’deki şirketlerin finans ve mali işler altyapısının gelişimi ve modern finans tekniklerini kullanmaya başlaması son 10 yıllık dönemde hızlı bir gelişim gösterdi. Elbette bu gelişim sürecinin hızlanma sındaki en önemli etken, gele neksel “muhasebe yöneticisi? profilinin yerini alan “mali işler yöneticisi” (CFO) pozisyonunun yaygınlaşması oldu. Bu durumu, küresel ekonomik ortamda sık yaşanan finansal krizlerin reel sektör uygulamalarına yansıması olarak değerlendiren Grant Thornton tç Denetim, İç Kontrol ve Risk Yönetimi Bölüm Başkanı Sezer Bozkuş Kahyaoğlu, Türkiye’de küresel rekabetin bilincinde olan şirketlerin kabuk değişimi yaşadığından söz ediyor. Buna göre, özellikle CFO’la-rın şirket içindeki rolü ve üstlendiği sorumluluklar itibariyle, finansal risklerin yönetilmesi ve nakit akışının sürekli izlenmesi konularında sistemsel bir yaklaşımın ortaya çıkması söz konusu… Ancak Kahyaoğlu’na göre, Türkiye’de CFO rolü ve konumu için genel olarak tam anlamıyla oturmuş bir sistem altyapısının henüz bulunmuyor.

DEĞİŞİMİN YENİ LİDERLERİ



Peki global finansal krizle birlikte Türkiye’deki CFO’ları nasıl bir değişim bekliyor? Sezer Bozkuş Kahyaoğlu, bu soruyu şöyle yanıtlıyor: “Küresel ekonomideki gelişmeler ve finansal piyasalardaki ani değişikliklerin artmasına bağlı olarak dünyada yaşanan likidite sıkışıklığı, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada klasik muhasebe uygulamalarının değişmesine yol açıyor. Finansal rasyo analizlerine dayanan geçmiş odaklı yaklaşıma ck olarak gelecekteki risklere odaklı bir perspektifin önemi arttı. Şirketlerimizde bugün bu tür uygulamaları yapabilecek kadrolarda bir kıtlık yaşanıyor. Bu açıdan, Türkiye’de mali işler alanında çalışan yöneticilerin bakış açılarını genişletmeleri ve şirket içinde kendilerine akan veri ve bilgi yığınlarını sistematik hale getirerek yorum katan-değer yaratan bir çalışmaya dönüştürmeleri bekleniyor.” Küresel bir uzmanlık olarak, gerçek bir CFO olmanın temel koşulunun şirketlerde değişim ve dönüşümü tetikleyebilen bir konumda bulunmak olduğunu vurgulayan Kahyaoğlu, “CFO’ların yeniliklere açık, risk algısı yüksek ve liderlik özelliklerini taşıması bekleniyor. Bu nedenle CFO’ların hem teknik bilgilerini hem de yöneticilik becerilerini geliştirmeleri ve değişimin önderliğini yapmaları gerekiyor” diyor.

CRO’LARA DİKKAT!

Şirket içinde etkinliği ve önemi artan CFO’lar açısından bir başka yenilik de karşılarında rekabet etmeleri gereken yeni bir pozisyon doğmuş olması… CFO’lar konum itibariyle şirketlerin vazgeçilemez unsurlarından biri haline gelse de rekabet kaçınılmaz bir gerçek olarak karşılarında duruyor. Çünkü CFO’ların artık kurumsal risk yöneticileri yani CRO’larla (chief risk offıcer) yarış halinde olması söz konusu. Özellikle Yeni Türk Ticaret Kanunu (Y TIK) ile birlikte iç denetim, iç kontrol ve risk yönetim faaliyetlerinin önemi ve yönetim kurulu düzeyindeki sorumluluklar açısından değerlendirildiğinde yaptırımlarda artış yaşanıyor. Daha önce en önemli üst düzey yönetici konumu CFO’lara tahsis edilmişken şimdi dünya uygulamalarında CFO’ya denk ve eş pozisyonda CRO atamaları yapılıyor.

UYUMLU ÇALIŞMA

Bununla birlikte teknik ve yönetim becerileri açısından yeterliliğini sağlayan CFO’ların CEO’ları tehdit edeceği de açık. Ancak CFO ve CRO arasındaki görev dağılımı ve konumlandırma daha fazla hassasiyeti olan bir konu olarak değerlendiriliyor.

Bu arada CFO’ların finansal risklerin yönetilmesinde ve likiditenin sağlanmasındaki başarısının, şirketlerin verimliliğini ve karlılığını doğrudan etkileyen unsurlar olduğunu da belirtelim… Elbette CEO’ların da şirket karlılığında ve verimliliğinde göz ardı edilemeyecek karar alma gücüne sahip oldukları kesin. Bu noktada CFO ve CE-O’nun uyumlu çalışması ve iletişimlerinin güçlü olması şirketin sürdürülebilir başarısı için temel koşul olarak görülüyor.

“GELECEĞE ODAKLANIN”

Peki CFO’nun yükselen konumu CE-O’ları nasıl etkiliyor? Sezer Bozkuş Kahya-oğlu’nun, bu anlamda her iki yöneticiye de önerileri var: “CFO’lar için yukarıda belirtilen temel teknik ve liderlik özelliklerinin CEO’larda da bulunması ideal durum olarak değerlendirilebilir.

Özellikle her iki pozisyondaki yöneticilere ortak tavsiyem “öğrenen organizasyon” modelini benimsemeleri ve esnek olmaları… Kurumsallaşma yolundaki hız ve trend şirketlerin CEO ve CFO’larının karakteristik özelliklerine bağlı olarak şekilleniyor. Kurumsal olgunluk düzeyini artırmak ve başarıyı sürekli hale getirmek için “geçmiş” yerine “gelecek” odaklı bir yaklaşımla çalışmaları gerekiyor. Bunun da en temel aracı, kurumsal risk yönetimi çerçevesinde iç denetim ve iç kontrol sistemlerinin işlevsel hale getirilmesi. CFO ve CEO’lara tavsiyem, etik değerlere sadık kalarak ve kurumsal yönetim ilkelerine uygun olarak şirkette tepe yönetimden başlayıp tüm çalışanları ‘hesap verebilir’ kılmaları. Başarının yolu CE-O ve CFO’nun takım çalışması ve etkili iletişimde şirkete rol model oluşturmasından geçiyor.”
Para Dergi





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir