Anasayfa / Ekonomi-Finans / Çin’e İhracat Yapmak

Çin’e İhracat Yapmak




Bugüne kadar Çin’den ithalat yapmayı öğrendik. Gümrük oranlarını indirince şimdi dünyanın ikinci büyük ekonomisine daha fazla ihracat yapma fırsatı doğdu. Çin’in kapılarını ithalata açması, Türk ihracatçıları umutlandırdı…

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın Çin Halk Cumhuriyeti’ne yaptığı gezi Türkiye’nin dış ticaretini geliştirme konusunda kritik bir öneme sahip. Yüzlerce iş adamıyla birlikte yapılan ziyaret, bugüne kadar Türkiye aleyhine gelişen iki ülke arasındaki ticaretin bir ölçüde Türkiye lehine dönmesine vesile olabilecek sonuçlar doğurabilir. İki ülkenin dış ticaret konusundaki gündemi ilginç bir şekilde işbirliğini zorunlu kılan bir içeriğe büründü. Gündemler birbiriyle örtüştü. Türkiye, en büyük ihracat pazarı Avrupa’da yaşanan ekonomik durgunluk ve Ortadoğu pazarlarındaki sorunlar nedeniyle yeni ihracat pazarları arayışında. Çin ise yavaşlayan ekonomisini yeniden hızlandırmak için iç tüketime ağırlık vermeye çalışıyor, ithalata kolaylıklar sağlıyor.

cin

Çin hükümetinin Haziran ayında aldığı bir dizi karar ihracatçıları umutlandırdı. Yeni düzenlemelerle Çin pazarma erişim kolaylaştı. İşte, Cumhurbaşkanı’nın Çin’e ziyareti böylesi bir dönemde gerçekleşti ve Çinde Türk ihracatçılar için yepyeni umutlu bir pazarın kapılarını açma ihtimalini barındırıyor.

YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYABİLİR

Çin, Türkiye’nin en önemli ithalat partnerlerinden birisi. 2014 yılında Türkiye Çin’den 24 milyar 918 milyon dolarlık mal ithal etti. Bu rakam, Rusya’dan sonra Çin’i ithalatta ikinci sıraya yerleştirdi. İhracat konusunda ise durum oldukça olumsuz bir noktada. Zira Türkiye’nin ihracat yaptığı ülkeler arasında 18’inci sırada olan Çin Halk Cumhuriyeti’ne 2014’te sadece 2 milyar 851 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Çin’in ithalat vergilerini sürpriz bir şekilde düşürmesinden sonra bu rakamın bir ölçüde artması olasılık dahiline girdi.

Vergi düşüşünün Çin’e özellikle tekstil ve konfeksiyon ihracatımızı 1-2 yıla kadar artıracağı belirtiliyor. Türkiye tekstil ve hammaddeleri alanında Çin’e geçen yıl 149 milyon 292 bin dolar ihracat yaparken, 52 milyon 905 bin dolar da hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdi. Gümrük vergilerindeki düşüşle birlikte hazır giyim markaları Çin’de mağazalaşma yolunda inceleme yapmaya başladılar. Hazır giyim üreticilerinin çatı örgütü olan TGSD (Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği) bünyesinde bir ‘çalışma grubu’ kuruldu. Bu grup Çin pazarına nasıl girilebileceği ile ilgili bir yol haritası hazırlayıp üyeleriyle paylaşacak.

KALİTE SORUNU DEVAM EDİYOR

Çin Maliye Bakanlığı, 1 Haziran itibarıyla, takım elbise, kürklü giysi, kısa çizme, bebek bezi ve cilt bakımı ürünlerinde ithalat vergisini ortalama yüzde 50 azalttı. Ülkede her yıl kişi başma düşen gelirdeki artış ve değerlenen yuan Çin halkını tüketime teşvik ediyor. Ülkede günlük tüketim ürünlerinden lüks mallara kadar her tür ürüne yönelik talep var. Ne var ki, ülke içinde üretilen tüketim ürünlerinde yaşanmaya devam eden kalite sorunu tüketicileri ithal ürünlere yöneltiyor. Gıda ürünlerinde yaşanan kalite sorunları özellikle dikkat çekici boyutlarda. Süt tozu, meyve suyu, bira, şarap, nebati yağ, şeker ve bebek maması, Çinli tüketicilerin kalite sorunlarını en çok yaşadığı ürün kalemleri arasında.

Tüketicinin bu ürünlere yönelik talebini değerlendiren Çin yönetimi bu yılın başlarında belirli günlük tüketim ürünlerinde ithalat vergisini düşürerek, giysi ve kozmetik gibi popüler tüketim ürünlerinde tüketim vergisi politikasını iyileştirip, daha fazla gümrüksüz satış mamağazası açılmasına izin vererek ve sınır ötesi e-tiraret şirketlerinin yaptığı ithalatı kolaylaştırarak yerli tüketicilerin alışveriş listesini çeşitlendirmeye karar verdi.

Bütün bu önlemlere rağmen za yıf iç tüketim politika yapıcılar için hala bir endişe kaynağı.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu’nun rakamlarına göre, Çin’de tüketim ürünlerinin perakende satışı, yılın ilk çeyreğinde, enflasyona göre düzeltildikten sonra yüzde 10.8 artarak 7.1 trilyon yuan (1.14 trilyon dolar) oldu. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre 0.1 puanlık azalma anlamına geliyor.

YENİ İNDİRİMLER YOLDA

2012 ve 2013’te ithal bebek maması, cilt bakımı ürünleri ve kalp pili gibi mamulleri kapsayan iki büyük gümrük vergisi indirimi yapıldı. Ancak ithal malların fiyatı yine de yüksek kaldı. Çin Uluslararası Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Akademisi’nin 2015 yılında Çin tüketim pazarının gelişimi hakkında yaptığı araştırmaya göre, Çin’de saat, bavul, çanta, giysi, şarap ve elektronik eşya gibi 20 lüks tüketim ürünü markasında fiyatlar Hong Kong’un yüzde 45, ABD’nin yüzde 51, Fransa’nın yüzde 72 üzerinde.

Birçok durumda ithal mallara katma değer vergisi, tüketim vergisi ve çeşitli tarifeler uygulanıyor. İthal malların fiyatım en çok tüketim vergileri etkiliyor. Örneğin kozmetik ürünlerine uygulanan yüzde 10 ithalat vergisi, yüzde 30 tüketim vergisi ve yüzde 17 katma değer vergisinin toplamı yüzde 57’yi buluyor. Çin yönetimi tüketim vergisi politikalarını, giysi ve kozmetikle ilgili vergilendirmenin kapsam, oran ve prosedüründe düzeltmeye giderek iyileştirmeye karar verdi.

GÜMRÜKSÜZ SATIŞ MAĞAZALARI

Çin hükümeti iç tüketimi artırmak için varıştaki havaalanları ve limanlardaki gümrüksüz satış mağazalarının sayısını ve vergi muafiyeti kapsamındaki malların çeşidini artırmayı, ayrıca vergisiz alışverişte üst sınırı kaldırmayı da planlıyor. Ülkedeki ilk gümrüksüz satış mağazası 2011’de ülkenin güneyindeki tropik Hainan adasında açılmıştı. Vergisiz alışveriş kotası 2012’de 5 bin yuana (800 dolar), sonra 2015’te 8 bin yua-na (bin 290 dolar) yükseltildi, vergisiz ürün kategorisi önemli ölçüde çeşitlendirildi ve gözde ürünlerde satın alma kısıtlamaları gevşetildi. 2015 Nisan sonu itibarıyla Hai-nan’daki Sanya ve Haikou gümrüksüz satış mağazalarının toplam satışı 13.47 milyar yuana (2.17 milyar dolar) ulaştı. Önümüzdeki dönemde bu mağazaların sayısının artırılması bekleniyor.



SINIR ÖTESİ E-TİCARET UMUDU

Çin’in ithal malların gümrük vergilerinde indirime gitmesi sınır ötesi e-tica-ret dünyasında da büyük umutların yeşermesine yol açtı. Çin yönetimi, sınır ötesi e-ticaret şirketlerinin ithalat işlemlerini kolaylaştıracak muayene ve karantina politikaları geliştireceğini ve ithalatta uygulanan fahiş harçları kaldıracağını açıkladı. Sınır ötesi e-ti-caret şirketleri, daha düşük vergilere ve basitleştirilmiş işlemlere tabi oldukları Şanghay Serbest Ticaret Bölgesi’ni (STB) tercih ediyor. Bu bölgede faaliyet gösteren satıcılar, siparişleri gümrüksüz bölgedeki depolarından doğrudan tüketicilere gönderebiliyor.

Analysys Intemational’ın verilerine göre, Çin’in firmadan müşteriye (B2C) pazarında gerçekleştirilen işlemlerin toplam değeri 2014’ten bir önceki yıla göre yüzde 65 artarak 1.37 trilyon yuana (220 milyar dolar) ulaştı. 2014’te online alışveriş pazarından yapılan ithalat ise 120 milyar yuanı (19 milyar dolar) aştı. Çin E-Ticaret Araştırma Merkezi de Çin’de denizaşırı online alışverişin toplam işlem değerinin 2018’e kadar 1 trilyon yuana (161 milyar dolar) ulaşacağı öngörüsünde bulunuyor. Bu rakamlar Çin’in sınır ötesi e-ticaret açısından çok büyük fırsatlar barındırdığını ortaya koyuyor.

ÖNCÜ FİRMALAR VAR

Çin’de vergiler düşmeden önce bu pazarda kendisine yer arayan Türk firmaları vardı. Bunlardan biri Türkiye’nin köklü erkek giyim üreticilerinden Kiğılı Giyim. Kiğılı 2012’de Çin’de yerel bir ortakla ilk mağazasını açtı. Halen Guangzhou ve Pekin’de iki mağazası bulunan Kiğılı, yatırımcı ortağı Weibo Group ile birlikte daha hızlı büyümeye karar verdi. Kiğılı, yılsonuna kadar Çin’in özellikle kuzey bölgelerinde 15 mağazaya ulaşmayı planlıyor. Kiğılı CEO’su Hilal Suer-dem, “Biz Çin’e takım elbise ihraç ettiğimizde yüzde 60’a varan oranda gümrük vergisi ödüyorduk. Vergilerin yarı yarıya düşürülmesi bizim için çok olumlu” diyor.

Hamile giyim markası Gebe de uzun bir süredir Çinli Chinese Swedish Invest-ment Group ile işbirliği görüşmelerini sürdürüyor. Teknoloji ve gayrimenkulde yatırımları bulunan grup, perakendeye de Gebe markasıyla girmek istiyor. Hedefi, Çin’in nüfusu 200 milyonu bulan üst gelir grubuna hitap edecek hamile giyim mağazalarının açılması. Üç senede 65 mağaza açılması planlanıyor. Gebe markasını oluşturan ABT Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bulak, “Firma ile bir yıldır görüşüyoruz. Tasarım, üretim tarafı bize yatırım tarafı da onlara ait olacak. 30 milyon dolarlık bir yatırım bütçesi var” diyor. Bulak, Şanghay’da devletin de ortak olduğu bir WGQ Serbest Böl gesi’ne ihracat yapmak üzere girişimleri olduğunu da belirtiyor ve şu bilgileri veriyor:

“Serbest bölgede gümrük vergileri çok daha düşük. Orada değişik ülke salonları var. Bizden Türk markalarım organize ederek bir salon kurmamızı istediler. Öncelikli olarak bir showroom açacağız. Üç aydır görüşmelerimiz sürüyor. Cartier gibi markalar bile bu yöntemi kullanıyor.”

DERİCİLER İÇİN FIRSAT KAPISI

Türkiye’nin deri ve deri mamullerinde Çin’e hatırı sayılır bir ihracatı var. 2009’da Çin’e 16.1 milyon dolar ihracat yapan Türkiye bunu dört yılda dört katına çıkardı ve 2014 yılında 63 milyon 448 bin dolar deri ve deri mamulleri ihracatı gerçekleştirdi. İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Şenocak, Çin’in gümrük vergilerini indirme kararının sektörlerinde heyecan yarattığını söylüyor ve “Bugüne kadar Çin’e deri konfeksiyon satamıyorduk. Gümrük vergileri bizim için önemli bir engeldi” diyor.

Çin’in özellikle kuzey bölgelerinde deri ürünler giyiliyor. Haining bölgesinde de yüksek oranda deri konfeksiyon üretimi yapılıyor. Çin’de her türlü ürünün üretiminde adeta kümelenme var. Deri konfeksiyon deyince Haining şehri akla gelirken Guangzhou çanta ve ayakkabı üretiminde öne çıkıyor.

Çin’in deri üretim merkezinde Haining mağazasıyla , varlık gösteren Türk üreticiler de yok değil. Çin’de Perre markasıyla ürünlerini satan Doğu Deri, Harbin şehrindeki bir AVM’nin içinde açtığı 2 bin metrekarelik mağazanın ardından Haining’de de “Türkiye Deri Merkezi” adıyla ikinci mağazasını açtı.

AYAKKABIDA RÜZGAR DÖNDÜ

Çin’in ithalatta vergisini düşürdüğü ürünlerden biri de ayakkabı. Bu ürünlerdeki vergi oranı yüzde 30’dan 15’e düşürüldü. Bir zamanlar Çin’den yapılan ayakkabı ithalatı ile çok zor dönemler yaşayan Türk ayakkabı sanayisi, şimdi Çin pazarında etkin olmak için hazırlık yapıyor.

Kararın andından Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) öncülüğünde 30 Mayıs-5 Haziran 2015 tarihleri arasında Çin’in Hong Kong ve Guangzhou şehrinde ticari heyet gezisi organize edildi. Bu geziye katılan firma yöneticileri Hong Kong’da 16, Guangzhou’da 26 firmayla ikili görüşmeler yaptılar. Bu geziden çıkan somut bir sonuç ise ihracatçı firmalarımızı gelecek adına ümitlendirdi. İtalya’nın ünlü markalarının ürünlerini satan ve pazarlayan Jadepot Internationhal Trade Ltd. şirketi ile 10 Türk firması, Türk ayakkabılarının Çin’de pazarlanma-sı için bir protokol yaptılar. Bu protokole Jadepot’un Yönetim Kurulu Başkanı Çinli işadamı Benson Guo ile Türk tarafı adına da aralarında Moller Ayakkabı, Lik Ayakkabı, Çetsan Ayakkabı, Efor Ayakkabı, Akar Ayakkabı’nın yöneticilerinin de bulunduğu 10 Türk firmasının yöneticisi imza attı.

HER YIL İKİYE KATLANABİLİR”

Çin’e ayakkabı ihracatı yıllık 2 milyon dolar seviyesinde. Oysa İtalyan üreticiler başka olmak üzere rakipler Portekiz ve İspanya pazarda çok etkin. Hedef bu protokolün de verdiği dopingle her yıl Çin’e ayakkabı ihracatını ikiye katlamak. Daha çok üst segmentteki klasik erkek ayakkabısında fırsatlar olduğu gözleniyor.

Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı ve Çetsan Ayakkabı Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çetin, “Çin’deki temaslarımız sırasında öğrendik ki, Çin’in 1.5 milyar nüfusunun yüzde 20’si 180 farklı ithal markanın ayakkabılarını giyiyormuş. Biz de bu kesimi hedefledik. Çin ithal ayakkabıya getirdiği vergiyi yarı yarıya düşürdü ama kurun da yükselmesiyle 40 dolara ülkeye giren ayakkabıların AVM’lerdeki mağazalarda 150-200 dolara satıldığını öğrendik. Biz de bu pazara toptan fiyatına 25 ila 100 dolara ayakkabı satabiliriz” diye konuşuyor. Jadepot International Trade ile yapılan protokolden son derece ümitli olduklarını söyleyen Çetin, yalnızca bu şirketle imzalanan protokolle bile Çin’e ayakkabı ihracatının 2017’de 10 milyon dolara çıkabileceğini vurguluyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir