Anasayfa / İş Fikirleri / Çok Amaçlı Dut Yetiştiriciliği

Çok Amaçlı Dut Yetiştiriciliği




Anadolu toprakları bu bitkinin anavatanı. Meyvesinden yaprağına kerestesine her şeyinden yararlanılan dut ağacı tarımsal endüstride yeniden keşfediliyor.

Dut ağacı zeytincilikten ilham alıyor

kara dutSON yıllarda kurumsal girişimciler ile ünlü isimlerin tarım alanında yaptığı yatırımlar dikkat çekiyor. Örneğin zeytin yetiştiriciliği bu alandaki verimli işlerden biri.

Yatırım fikri oldukça mantıklı. Beslenme algısındaki değişimler, kirlenen çevre ve ihtiyaçların çeşitlenmesi girişimleri destekleyen önemli faktörler. Zeytin zor yetişen, geç büyüyen ama fazla bakım gerektirmeyen uzun ömürlü bir ağaç. Bir defa yetiştikten sonra verimi oldukça yüksek. Zeytin ve zeytinyağı eldesi yatırımları kendini kısa sürede amorti ediyor. Üstelik zeytin, Anadolu topografyasına uyum sağlamış bir ağaç. Akdeniz kültürünün önemli simgelerinden biri.

ÇOK AMAÇLI DUT YETİŞTİRİCİLİĞİ

Tam bu noktada yine endüstriyel nitelikli bir başka ağaç türü gündeme geliyor. En az zeytin kadar soylu kimliğiyle dut ağacı… Evet, dut başlı başına kimliği olan endüstriyel bir ağaçtır. Önce meyvesi sonra kendinden beslenen ipek kozası ve sonunda da kerestesi birçok girişimin ana maddesidir.

Dut, bitki biliminde “morus ailesi” olarak bilinen bir soydan geliyor. Anadolu orijinli ağaçlardan biri. “Beyaz dut” ve “kara dut” hem taze hem de kurutulmuş çeşitleriyle geleneksel beslenme kültürümüz içinde önemli yere sahip.

Gün kurusu lezzeti kazanmış meyveleri kuruyemiş sektöründe çeşitli formlara girerek raflara çıkıyor, taze meyveleri sezonda afiyetle sofralara geliyor. Aromatik suyu alkolsüz içecek ve ilaç endüstrisinde çokça kullanılıyor. Dut pestili, dut reçeli, dut kurusu dünyaca ünlü ürünler arasında. Dut pekmezi meyvecilik kültürümüzün gurme tatlarından biri. Son yıllarda hayli popüler olan “karadut suyu” ihracat değeri taşıyan sıra dışı bir iksir. Dut sirkesi ise dünya sofralarında giderek daha fazla yer kazanıyor.

Anadolu toprakları bu benzersiz ağacın hep anavatanı olmuş. Ne yazık ki son 50 yılda değeri pek anlaşılamamış. Çoğu yerde yalnız meyvesi için değil, kerestesi için yetiştirilerek geleceği neredeyse yok edilmiş. Dut, Erzincan, Malatya, Elazığ gibi illerimize özgü step ikliminde yetişiyor, kıyı bölgelerimizin çoğuna da mükemmel adapte oluyor.

GERÇEK İPEĞİN OLMAZSA OLMAZI

Aslında dut Akdeniz iklimini seven bir ağaç. Güneşli ve ılıman bölgelerde iyi yetişiyor. Bir zamanlar 10 milyondan fazla dut ağacını bünyesinde bulunduran Anadolu’da bugün sayı 2 milyonun altına düşmüş durumda.

Yılda 70 bin ton dolayında taze ürün elde edilen dut ağacının gerçek endüstriyel niteliği ipek kozası yetiştiriciliğinden kaynaklanıyor. Bu iş “ipekböceği” adıyla anılan canlının tırtıl evresinden sonra kendi kendini korumak amacıyla koza örmesiyle başlıyor. İpekböceği kozası böceğin salgıladığı bir iplikçik yumağı. İpek tırtılı yaklaşık 700 metreyi bulan iplikçiklerle kendine geçici bir kapsül oluşturuyor. İşlem sırasında havayla temas eden salgı sertleşiyor, ipeğin ana maddesini meydana getiriyor.



Ilıman iklimiyle Bursa ve çevresi bir zamanlar bu ağacın ipek kozacılığıyla anılmasını sağlamış. Şimdi ilgi eskisi kadar yoğun değil.

Güney Marmara illerimizde de yapılan ipek kozası yetiştiriciliği, dut ağaçların azalması, tarım ilaçlarının kullanılması sonucu epey gerilemiş. Öyle ki, daha düne kadar ipek ihracatı yapan Türkiye artık ham ipek ithal etmek zorunda kalır olmuş.

Son yıllarda turizmin etkisiyle artan ipek halı üretimi için hammadde tamamen dışarıdan getiriliyor.

Türkiye’de üretilen ham ipek iç talebi karşılamaktan uzak. Buna karşın gerekli potansiyel her zaman bizde fazlasıyla mevcut. Halen yaş ipek kozası üretimi yok denecek kadar az. Bu alanda dünyanın en büyük ipek kozası üreticisi Çin’in negatif etkisi hayli fazla. Bir diğer etken ise ipek kozası yetiştiriciliğinin bir aile işletmesi niteliğini taşıyor olması.

İPEKÇİLİK TEKRAR CANLANDIRILABİLİR

İpek böcekçiliği için dut ağacının yatırım maliyeti çok düşük. Yetiştirici köylü taze meyveyi pazarda değerlendiriyor ya da pekmezini çıkarıyor; arkasından da ağacın yapraklarını ipek böceğinin gıdası olarak kullanıyor.

İpek böceği kozası yetiştiren aile sayısı iyice azalmış durumda. Devletin vermiş olduğu teşvikler ise günümüz gerçeklerine uymuyor. Bu sistemle yapılan yetiştiriciliğin Çin’le rekabet etmesi olanaksız. Bursa’da bir zamanlar yaş ve kuru koza alım satımlarının yapıldığı borsa niteliğindeki “Koza Han” bile çoktan tarihe karışmış. Şimdi otantik mimarisi ile modern iş merkezi olarak hizmet veriyor.

Peki, dut ağacının tüm nimetlerinden yararlanmak için neler yapılmalı? Bir tarafta besin değeri yüksek harika bir meyve, diğer tarafta 4 bin yıllık ipekçilik…

Yapılacak iş, tıpkı zeytincilikte olduğu gibi geniş arazilere dut fidanları dikmek, ağacın meyvesi ile yapraklarından ekonomik olarak yararlanmak. Bu amaçla girişimlerin entegre anlayışla yapılması gerekiyor. Çin, Hindistan ve Kore’de bu iş böyle yapılıyor. Brezilya ve Iran ise konuyu yine bu anlayışla ele alan diğer iki ülke.

Gıda için işleme tesisleri kurmak, ipek için işi endüstri boyutuna taşımak şart. Her iki faaliyet alanında üretilen nihai ürünlerin sorunsuz ihraç kabiliyeti var. Tüm mesele katma değer yaratabilecek entegrasyon sistemini kurabilmekte. Bunun için yeterli hammaddeyi endüstriyel ölçekte üretmek zorunlu. Örneğin karadut yetiştiriciliğini geniş alanlar üzerinde yaparken, beyaz dut ve ipek kozası yetiştiriciliğini köy bazında anlaşmalı gerçekleştirmek mümkün. Her iki üretim kanalında da amaca göre hareket edilmesi önemli.

Dut ağacının hiçbir parçası boşa gitmiyor. Öyle ki, Brezilya’da gıda ve ipek kozası üretiminin yanı sıra, dut kerestesi yetiştiriciliği yapan işletmeler var. Önemli olan bize hayli yabancılaşmış dut ağacını yeniden tanımak, onu zeytin ağacı gibi benimseyip gereken değeri vermek, □ut ağaçları dünyada meyvesi için değil, daha çok ipek üretimi için yetiştiriliyor. Son yıllarda meyvesine gösterilen ilginin artması yeni hibrit fidan türlerinin ortaya çıkmasını sağlamış. Gerekli izinler alınarak bu fidanları ithal etmek mümkün. Geniş alanlara dikilecek fidanların üretime geçmesiyle çok sayıda işlenmiş ürün elde edilebilir. Ürünleri öncelikle meyve suyu endüstrisinde değerlendirmek amaç olmalı. Kurulacak konsantre tesisinin ihraç amaçlı olması işi garantiye alacaktır. Gıda çeşitleri yanında anlaşmalı ekimlerle yan faaliyet olarak ipekçilik de yapılabilir.

Nur Demirok / Para Dergisi





Bir yorum

  1. Nur Hanım,
    Teşekkür ederim.
    Dutla ilgili doyurucu yazınızı ilgiyle okudum. İstifade ettim.
    Para Dergisinde ne zaman yayımlandı makaleniz?
    * Asıl sorum ise: Duda ilgi duymanızın gerisinde ve kaleme almanızda en önemli etken ne idi? Merak ettim. Teşekkür ederim. said dağdaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir