Anasayfa / Girişimcilik / Çok Güzel Bir Girişimcilik Başarısı

Çok Güzel Bir Girişimcilik Başarısı




Türkiye’nin ilk butik otel zincirinin sahibi Mehmet Ulusoy, bu yıl üç yeni otel daha açacak. Önümüzdeki iki yüda biri yurtdışında olmak üzere toplam 10 otellik zincire ulaşmayı hedefleyen Ulusoy, Londra’da da restoran işine giriyor. Ulusoy, Atölye isimli şirketiyle de ilginç eventlere imza atıyor.

DÜNYADA ve Türkiye’de turizmin yükselen trendlerinden biri butik otelcilik. Tatilinde dinlenmek, eğlenmek, özel lezzetler tatmak ve yörenin yaşantısına karışmak isteyenlerin tercih ettiği butik oteller, iş seyahatlerinin de gözdesi olmaya başladı. İş dünyasının önde gelen isimleri son yıllarda turizmin bu gözde alanına çok ilgi gösteriyor. Mehmet Ulusoy da butik otelcilik işine giren genç bir iş adamı. Marmaris Selimiye’de açtığı ilk otelinin ardından İstanbul’da Moda, Beyoğlu ve Pe-ra’da, son olarak da Bolu’nun Mudurnu ilçesinde butik otel açan Ulusoy, Melek Hotels adı altında Türkiye’nin ilk butik oteller zincirinin patronu olmuş durumda. Karışıklık olmasın, genç girişimcinin ünlü Ulusoy Ailesi ile herhangi bir akrabalık ilişkisi bulunmuyor. 1978 yılında Bolunun Mudurnu ilçesinde doğan Mehmet Ulusoy’un turizme giriş hikayesi, harika bir başarı öyküsüne dönüşüyor. Ulusoy işe Galatasaray Lise-si’ni kazanmasıyla adım atmış. Lise hayatı boyunca tatil günlerinin çoğunda havalimanında tabela tutup turist karşılayarak turizme yönelmiş. Yazları da tatil köylerinde çalışıyor. Daha sonra Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü’nü kazanan Ulusoy, okurken birçok arkadaşının aksine bu sektöre ‘kalıcı’ gözle bakıyor. “Çocukken ‘büyüyünce ne olacaksın’ diye sorulduğunda ‘turist olacağım’ derdim. Boğaziçi bu yüzden benim için harika bir okul oldu” diyen Ulusoy, doğduğu toprakların etkisiyle sahip olduğu aşçılık tutkusunu da turizmciliğine ek olarak belgelendirmek için İzzet Baysal Üniversitesi’nden usta öğretici-aşçı sertifikası almış. 2006 yılında Atölye ismiyle kendi acentecisini kuran Ulusoy bu süreci şöyle anlatıyor’ Ulusoy, Uluslararası Kalite Ödülü’nü aldı.

“Projeme inanarak başlamış, iki ay sonra iş yapamazsam kapatıp bir yerde işe girerim demiştim. Yapılmamış şeyleri deneyecektim.” Atölye on yıldır bir etkinlik tasarım şirketi olarak çalışıyor. Daha önce Türkiye’de yapılmamış sıra dışı fikirleri projelendirip operasyonunu gerçekleştiriyor. Türkiye’de ilk kez ‘Dinner in the Sky-Gök-yüzünde Yemek’ projesi, ünlü golfçü Tiger Woods’un Boğaziçi Köprüsü’nde vuruş yaptığı organizasyon, bir Türk şirketi için ilk Türk uzay yolcusu kampanyası, Hatay’daki Akdeniz Ülkeleri Mutfak Günleri bu etkinliklerden sadece bazıları. Ulusoy’un Melek Hotels’i yaratma hikayesini kendi ağzından dinledik…

Melek Hotels’in hikayesi nasıl başladı?

Atölye’de kışları çok yoğun çalışıp, yazları sakin geçiriyorduk. Gezdiğim yerler arasında Marmaris Selimiye’yi çok sevmiştim. Orada kalıcı olmak istedim. 2012 yılında 1.5 dönüm bahçesi olan butik bir otel açtım. Kızım Melek doğduktan sonra ismini Melek Hotel Selimiye yaptık. Selimiye’de otelin yanı başında karides üzerine Türkiye’nin ilk karides restoranım açtım. Sonrasında butik otelciliği sevdik ve 2014 yılında İstanbul’da Melek Hotel Moda’yı açtık. Burası amiral gemimiz oldu. Bir de felsefe oluşturduk. “Bize gelen misafir, her seferinde aynı standardı bulacak” dedik. Üç temel ilke benimsedik: Mükemmel konum, sürdürülebilir- özel hizmet ve tasarım. Bize gelen misafirler bir yerde Melek otel varsa bu üçü benim cebimde diye düşünüyorlar.

Hem butik, hem zincir olmayı nasıl başarıyorsunuz?

Birbirinden bambaşka ama üç özelliği birleştiren oteller yaptık. Bir yerde Melek otel varsa, oranın konum olarak en iyi konumdadır. Örneğin Selimiye’deki otelimize girdikten sonra araç kullanmak zorunda kalmıyorsunuz. Moda’da da buna benzer bir konum bulduğumuz için otel açtık. Denize sıfır üç binadan biriyiz. Yoldan geçtiğinizde bu binanın deniz manzarası olabileceğini düşünemiyorsunuz. Beyoğlu Pera’daki otelimiz de Balo Sokak’ta. İstiklal Caddesi’ne taksiyle girebildiğiniz iki sokaktan biri. Mudurnu’daki otelimiz de tam kent merkezinde. İkinci özelliğimiz ekiplerimiz. Otellerimiz açıldığından beri aynı personelle hizmet veriyorlar.



Üçüncü özelliğimiz de tasarımlarımız. Biz aslında oda ve ortak kullanım alanları satıyoruz. Sıcak, şatafatlı değil ama güzel gözüken, konumuna ve bölgesine göre yerel özellikleri içine alıp tasarlanmış yani tasarım ürünü oteller yaptık. İş süitini Faruk Süren, romantik süiti Tuna Kiremitçi’ye danıştık. Moda süiti için İstanbul Fashion’un direktörü Banu Bölen’e danıştık. Mudurnu’daki otelimizde de yöresel mimari gereği banyolar dolabın içindedir. Selimiye’de ki otele mini bar ve klima haricinde hiçbir elektronik alet koymadık. Lobimizde bile televizyon yok.

Zincire yeni halkalar eklenecek mi?

Bu yıl üç otelimiz daha açılacak. İkisi memleketim Mudurnu’da. Diğeri Marmaris civarında. Konsept ve deneyim odaklı ve lüks butik oteller olacaklar. Mu-durnu’dakilerden Melek Otel Çiftlik, gas-tronomi üzerine olacak. Çok büyük bir bahçesi var çeşit çeşit meyve ağaçlarıyla dolu. Misafirlerimize o meyvelerden şekersiz, sağlıklı reçeller yaptıracağız. Bahçedeki kümesten yumurtalarını kendileri alıp pişirecekler. Mudurnu’daki faal otelimizde bu deneyimi hali hazırda yaşatıyoruz. Oradaki aşçımız misafirlere yumurta pişirmeyi öğretiyor. Beylere eşleri için yumurta pişirtiyoruz. Eğer hanımı bunu beğenirse “Usta Yumurta Pişiricisi Sertifikası” veriyoruz. 200 yıllık Melek Hanım Konağı’nı ise tarihi yapıya uygun renove ediyoruz. Butik otel belgeli lüks bir ürün olacak. Memleketime vefa borcum var, böyle ödüyorum. Marmaris’te açacağımız Melek Otel Zeytinlik ise adından da anlaşılacağı üzere zeytin bahçesinde olacak. Misafirler hem üretecek, hem yiyecek; zeytinleri toplayıp zeytinyağı yapacaklar. Bahçeden kopardıkları domateslerden makarna sosu hazırlayacaklar. Burayı temmuz gibi açmayı planlıyoruz.

Hedefleriniz neler?

İki yıl içinde 10 otele ulaşma hedefi koyduk. Yurtdışında da otel açacağız. İlk olarak Yunanistan’da yer baktık. Konseptte anlaşamadık. Vazgeçmiş değiliz. Yunanistan’da turizm yapmak, sanıldığı gibi kolay değil. Yunan adalarında sezon kısa. Ama biz Türkiye’deki misafirlerimize güveniyoruz. Moda’da kalan misafirler, Selimiye’deki ve Mudurnu’daki otellerimize de geliyor. Yurtdışında otel açma fikri zaten misafirlerimizden geldi.

Resepsiyonsuz oteller

Melek otellerin hiçbirinde resepsiyon yok, girişte kafe var, bu kafede Melek otellerin bulunduğu bölgelerin ürünleri servis ediliyor. Geçen yıl Moda’da en çok konaklayan bir misafirlerine kaldığı odayı istediği gibi döşeme imkanı vermişler. Ayrıca konaklayanlardan otelin fotoğraflarını çekip Instagram’da yayınlanmasını istiyorlar.

En çok beğeni alan fotoğrafları da otellerin duvarlarında sergiliyorlar.

■ Melek Hotels Selimiye: Otelin geniş bahçesinde organik sebze ve meyveler, muz ağaçları, rengarenk çiçekler ile doğa, deniz, huzur ve dinlenceyi bir arada yaşatıyor.

■ Melek Hotels Moda: İçeride bulunan her şeyin satın alınabildiği, farklı konseptte odaları olan Kalamış ve adalar manzaralı bir otel.

■ Melek Hotels Pera: Geçen yaz açılan Balo Sokak’taki otelin her biri ayrı tasarıma sahip 12 odası var.

■ Melek Hotels Mudurnu Tarihi Tekkeliler Konağı: 200 yıllık geçmişi olan dokuz odalı tarihi bir konak. Konakta 50 kişilik kapalı ve 100 kişilik açık restoran yer alıyor. Abant Gölü’ne 10 dakika uzaklıkta.

Londra’da restoran açıyor

Usta aşçılık belgesine sahip Mehmet Ulusoy, otellerinde mutfağa da giriyor. Selimiye’deki karides restoranının mönüsü onun elinden çıkma. Mudurnu’daki otelinin açılış yemeğini kendi pişirmiş. Yeni açacağı otellerinde de gastronomi konseptini öne çıkarmak istiyor. Melek markasını ‘Melek’s Kitchen-Melek’in Mutfağı’ adı altında restorana çeviriyor. İngiltere’nin başkenti Londra’da yeni bir restoran açıyor. Londra macerasını şöyle anlatıyor: “Londra’da Melek’s Kitchen adlı bir restoran açıyoruz. Restoranda Melek otellerinin bulunduğu bölgelerin gastronomi ürünleri sergilenip satılacak. Kızılcık tarhanasından zeytinyağına kadar tüm ürünler olacak. Mutfak gereçlerinden masa örtülerine kadar her şey Türk gastronomi kültürünü anlatacak. Yemeği yediğiniz tabak da dahil olmak üzere çıkarken her şeyi satın alabileceksiniz. İngilizler tarhanayı çok beğendi, çıkarken raflardan satın alabilecekler. Yenilen her şeyin tarifini de sunacağız.”





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir