yandex
Anasayfa / Ekonomi-Finans / Darbe girişimi sonrası ekonomi

Darbe girişimi sonrası ekonomi




Darbe girişimi sonrası ekonominin en az hasarla normale dönmesine çalışılıyor. Ekonomistler, Mehmet Şimşek’in mesajlarını, endişelerin giderilmesi ve algının düzelmesi açısından çok önemli buluyor.

KÜRESEL ölçekte Brexit sonrası risk iştahı tekrar artmış durumda. FED’in faiz kararının ötelenmesi ve Avrupa Merkez Bankası’nın faizi sabit tutması gelişen piyasalara sermaye akışını artırıyor. İçerde ise kötü bir haftayı geride bıraktık. 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişiminin yarattığı travmadan çıkmaya çalışıyoruz.

Ülke genelinde ilan edilen OHAL’in normale dönüş sürecine destek olması bekleniyor. Bu süreci piyasalar ve ekonominin en az hasarla atlatması önem taşıyor.

Üstelik kredi derecelendirme kuruluşu Ş&P’nin darbe girişiminin hemen ardından alelacele Türkiye’nin kredi notunu düşürmesi risk algısını yükseltti. Buna karşın Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek yaşanan panik havasının dağılması ve durumun normale dönmesi açısından önemli mesajlar verdi. Şimşek, ekonominin işleyişi açısından bir aksama olmayacağı mesajını verirken rasyonel politika çerçevesinin devamı yönünde sinyal verdi. Mehmet Şimşek ayrıca tasarrufların artışını sağlayacak reformların yapılacağını belirterek sermaye üzerinde asla bir sınırlama olmayacağını söyledi.

Şimşek’in ekonomiyle ilgili mesajlarını değerlendiren ekonomistler bunu yabancı yatırımcıların endişelerinin giderilmesi açısından son derece önemli buluyor. OHAL sürecinin atlatılması için ekonomik olarak da güçlü olunması gerektiğini belirten uzmanlara göre, algının kötüye gitmemesi için bu tür mesajlar önem taşıyor. Ancak uzmanlar sadece lafla kalmmayıp mutlakta aksiyon alınması gerektiğini de ifade ediyor. Geçmişte sarf edilen benzeri sözlere karşın uygulama olmadığı için yatırımcıların tatmin olmadığına dikkat çekiyor.

Darbe girisimi sonrasi ekonomi

“HEM RİSK, HEM GETİRİ ARTTI”

Işık Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Ferman, hükümetin OHAL ile yola devam etmesini, mevcut ekonomik ilişkileri etkilemeyecek genel bir anlayışa sahip olduğunu gösterdiğini söylüyor. Ferman’a göre, ekonomik hayata dair işleyişin eskisi gibi devam edeceği ve müdahale olmayacağının ifade edilmesi önemli. Genel düşüş trendine rağmen çok daha düşük bir reaksiyonla yola devam edilmesi önemli bir gösterge. Çünkü piyasaların işlerlik kazanma ve özellikle birtakım işlem yasağı ve dövizle ilgili sınırlamalar getirilmemesi ilk bakışta sinyal etkisini güçlendiren etkiler. Ferman, Cumhurbaşkanının, ekonomiyle ilgili çok net mesajlar verdiğini belirterek, bu olaylardan sonra hayatın normalleştirilmesi için atılan adımları olumlu değerlendiriyor. Türkiye’nin artan riskiyle beraber dünyada en iyi getiriyi sağlayan ülke olması nedeniyle sermaye akışında avantajı olduğunu vurguluyor.

“CİDDİ HAVA YASTIKLARI VAR”



Turkey Macro View Consulting kurucu ortağı İnanç Sözer, Şimşek’in ekonomiyle ilgili mesajlarımn değerli olduğunu ve algıdaki kötüleşmeye karşı bu tür mesajların daha sık verilmesi gerektiğini belirtiyor. Sözer, yaşanan olaylardan sonra ekonomide bir yavaşlama bile olsa kamu mâliyesi gibi alanlardaki hava yastıklarıyla riskin azaltılabileceğini savunuyor. Bu sayede 2016 yılsonu büyümesinin yüzde 3.5 civarında tamamlanabileceği görüşünde.

“EKONOMİ GÜÇLÜ OLMALI”

XTB Menkul Değerler Araştırma Müdürü Arzu Toktay ise, Şimşek’in mesajlarını “Hızlı bir şekilde olmasa da normalleşmeye doğru adım olur” sözleriyle değerlendiriyor. Toktay’a göre, özellikle temeller açısından makro önlemler biraz gecikti diye kredi kuruluşlarının uyarıları vardı. Yapısal reformlar-
da ağırdan alıyor diye hükümete eleştiriler vardı. Şimşek’in mesajlarında bu noktalara da bir gönderme yapılmış. Büyüme konusunda bir sıkıntı olabilir. Ancak biz dinamik bir ülkeyiz. Geçmiş dönemlerde bu tip durumlarda iyi önlemler alınırsa örneğin lokomotif sektörlere vergi muafiyeti, teşvik paketi vs. açıklanırsa hızlı bir büyüme yakalandığım gördük. 15 Temmuz sonrasında alman tedbirlerin başarıya ulaşması için ekonomik olarak da güçlü olmak gerekiyor.

“YABANCI UYGULAMAYA BAKAR”

Deniz Yatırım Başekonomisti Özlem Derici, Mehmet Şimşek’in mesajlarını çok önemli bulduğunu ancak piyasayı tatmin etmenin sadece lafla olmayacağını savunuyor. Derici’ye göre, yabancı yatırımcılar şu anda dışardan bakıyor ve risk almaktan kaçmıyor. Piyasalar uygulama görmek istiyor. Türbülansın etkisi hızlı aksiyon alınamazsa ekonomide kalıcı hasar yaratabilir. Reel ekonomiye orta vadede ciddi yansımaları olabilir. Ekonomi normal işleyişinde devam etmeli. Derici sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Yapısal reformlar yine planlandığı gibi kararlılıkla uygulanacak deniliyorsa hakikaten hızlı uygulanmalı. Uygulamada sadece piyasaları bastırmak için söz söylenmesi değil de niyet neyse onun arkasında durulmalı. Yatırımcı algısına baktığımızda sözünün arkasında durduklarını görmeden yeni pozisyon almayacaklardır.”

“LAFTA KALMAMALI”

Ekonomist ve stratejist Haluk Bürümçekçi, böyle bir olay sonrasında verilen mesajlann olumlu olduğunu ancak lafta kalmaması gerektiğini söylüyor. Bürümcekçi’ye göre, şu anda kamuda ciddi operasyonlar sürüyor. Maliye ve Hazine’de soruşturmalar yapılacağı belirtiliyor. Yabancılar ekonomiyle ilgili mesajları olumlu karşılıyor ama soruşturmaları tedirginlikle takip ediyor. S&P’den sonra 5 Ağustos’ta Moody’s, arkasından 19 Ağustos’ta Fitch’in Türkiye ile ilgili kredi değerlendirmeleri var. Moody’s önden gelen bazı şirketleri izlemeye aldığını açıkladı. Bu gelişmeler de yakından izleniyor.

Prof. Dr. Emre ALKİN / Kemerburgaz Üniversitesi Rektör Yardımcısı
S&P kesinlikle masum değil

Kredi kuruluşu SBP’nin Türkiye ile ilgili olumsuz kararı bizi şaşırtmadı. Ancak zamanlama açısından aceleci davranmaları gözümüzden kaçmadı. Henüz darbeden kurtulmuş bir ülkeye yapılacak bir iş değil. NATO üyesi, ABD müttefiki bir ülkeye yapılan bu hareket anlaşılır gibi değil. Demokrasiye karşı menfur bir saldırıya uğramış ve bunu defetmiş bir haldeyiz. Ama S&P, adeta demokrasiye kastedenlerin yanında yer alıyor.

Ekonominin 15 Temmuz sabahı durumuyla S&P’nin notu indirdiği gündeki ekonomik şartlar arasında bir fark yok.

Not indirimiyle ilgili S&P, ne derse desin hiçbir şekilde bu hareketin geri planındaki düşüncenin masum olduğunu kanıtlayamaz. Nitekim doların artması not indiriminden dolayı oldu.





Bunu da İnceledinizmi ?

Türkiye Varlık Fonu’nun ekonomiye katkıları

19 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan kanun ile Türkiye Varlık Fonu Yönetimi (TVF) kuruldu. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir