yandex
Anasayfa / Ekonomi-Finans / Darbe Girişiminin Ardından Ekonomi Tedbirleri

Darbe Girişiminin Ardından Ekonomi Tedbirleri




Ekonomi yönetimi, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından spekülasyonların önüne geçmek için harekete geçti. Hızla alınan önlemlerle piyasaların tansiyonu düşürüldü. Merkez Bankası ise yedi maddelik tedbirler paketi açıkladı.

BAŞARISIZLIĞA uğrayan darbe girişiminin faturasının ekonomiye kesilmemesi için harekete geçen ekonomi yönetimi, vakit kaybetmeden “tansiyonu düşürecek” tedbirlere yöneldi. Darbe girişiminin üzerinden daha 24 saat bile geçmeden finansal piyasalarda yaşanacak dalgalanmaların önlenmesi, ekonomik hayatın kaldığı yerden devam edebilmesi için kollan sıvayan ekonomi yönetimi, her fırsatta “paniğe gerek yok, gerekli tedbirler alındı” mesajı verdi. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yedi maddelik tedbirler paketi açıklayan Merkez Bankası, bankalara gerekli likiditenin limitsiz olarak sağlanacağını, finansal istikrarı korumaya yönelik ihtiyaç duyulacak tüm tedbirlerin alınacağını duyurdu. Merkez Bankası, Hazine Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Türkiye Bankalar Birliği (TBB) başta olmak üzere ilgili kurumlar, hafta sonu çalışarak, gerekli tedbirleri aldı.

Ekonomide büyüme dönemi

EKONOMİ YÖNETİMİ TEYAKKUZDA

Başbakan Binali Yıldırım’ın ifadesiyle darbe girişimi sonrasında birinci aşamanın tamamlandığı saatlerde, ekonomi yönetimi iç piyasaya yönelik adımların yanı sıra yabancı yatırımcıyı da rahatlatacak adımlar atmak için harekete geçti. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, telekonferansla 800’ü aşkın uluslararası yatırımcıyla görüştü. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli ise bankaların ve Borsa İstanbul’un (BIST) normal çalışma düzeninde çalışmaya devam ettiğini açıklayarak, darbe girişimi sonrasında piyasaların açılacağı “kritik pazartesi” öncesinde, bütün sistemlerinin açık olduğunu duyurdu. Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve Bakanlar Kurulu toplantısının ardından üç aylık olağanüstü hal (OHAL) kararının alındığı kritik haftaya, uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’ye ilişkin yaptığı açıklamalar ve aldıkları kararlar da damgasını vurdu. “Son dakika haberlerinin” eksik olmadığı son bir haftada, ekonomi cephesinde oldukça hareketli günler yaşandı.

“İŞİMİZİN BAŞINDAYIZ”

Ekonomi yönetimi darbe girişiminin bastırılmasının hemen ardından finansal piyasalarda etkin işleyişi sağlayabilmek için “tüm kurumlar işbaşında” mesajı verdi. “Paniğe gerek yok” diyen Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, piyasanın normal işlemesi için her türlü tedbiri aldıklarını ve gerekeni yaptıklarını her fırsatta dile getirdi. Bütün birimlerin çalıştığını, Hazine Müsteşarı ve Merkez Bankası başkanı ile konuşup, gereken tüm tedbirleri aldıklarını ifade eden Şimşek, kritik pazartesi öncesinde “işimizin başındayız. Kaygıya gerek yok” sözleriyle piyasaları sakinleştirdi.

Darbe girişimi sonrası yatırımcılara kritik mesajlar veren Şimşek’in Twitter hesabında yayınladığı bir mesaj ise dikkat çekiciydi. “Spekülatörlere iki basit mesajım var” diyen Şimşek, “Türkiye sağlam makroekonomik politikaları uygulamaya devam edecek ve sermaye kontrolleri söz konusu değil” ifadelerini kullandı.

“BÜTÜN SİSTEMLER AÇIK”

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli de darbe girişiminin hemen ardından görevlerinin başında olduklarının altını çizip, bankaların ve Borsa İstanbul’un (BIST) normal çalışma düzeninde çalışmaya devam ettiğini belirtti. Canikli, “Borsa ve bankalarımız açık. İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş., Merkezi Kayıt Kuruluşu faaliyetlerine devam ediyor. ATM’ler, kredi kartları sistemi, internet bankacılığı ve EFT sistemi açık ve normal faaliyetlerini sürdürüyor. Kısacası bütün sistemler açık, her şey normal olarak olağan seyrinde devam ediyor” ifadelerini kullandı.

“EKONOMİ ÜRETMEYE DEVAM EDİYOR”

“Darbe girişimi sonrasında Twitter’dan açıklama yapan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekti ise ekonominin hainlerin tuzaklarına gerekli cevabı verecek güçte olduğunu vurguladı. Tüm kurumların tedbirlerini aldığını dile getiren Zeybekci, “ihanetin etkisi minimum seviyede kalır. Türkiye ekonomisi sağlam temellere sahip. Yaşanan darbe girişimine rağmen ekonomi üretmeye devam ediyor. Tüm ekonomik kurumlar görevinin başında” ifadelerini kullandı.

TCMB’DEN YEDİ MADDELİK PAKET

Ekonomi yönetimi stratejik kurum ve kuruluşlarla atılacak adımlar noktasında “öncelikli adımları” belirledi ve uygulamaya soktu. Merkez Bankası, kritik pazartesi öncesinde yedi maddelik tedbirler paketini açıkladı. Finansal piyasaların etkin işleyişinin sürdürülmesi amacıyla Merkez Bankası’nın aldığı tedbirler şöyle: “Merkez Bankası tarafından bankalara gerekli likidite limitsiz olarak sağlanacak. Bankalara yönelik gün içi likidite imkanının komisyon oranı sıfır olarak uygulanacak. Türk Lirası likidite sağlamak amacıyla ihtiyaç duyulması halinde bankalar tarafından limitsiz tutarda teminat döviz deposu getirilebilmesine imkan tanınacak. Bankaların döviz deposu almak üzere de kullanabilecekleri yaklaşık 50 milyar dolar seviyesindeki mevcut limitleri gerektiğinde artırılabilecek ve kullanım şartlarında iyileştirmeye gidilebilecek. Merkez Bankası nez-dindeki tüm piyasalar ve sistemler (Elektronik Fon Transfer ve Elektronik Menkul Kıymet Transfer) işlemler tamamlanıncaya kadar açık tutulacak. Piyasa derinliği ve fiyat oluşumları yakından takip edilecek. Gerekli görülmesi halinde, finansal istikrarı korumaya yönelik ihtiyaç duyulacak tüm önlemler alınacak.”

TEKNİK İÇERİKLİ GÖRÜŞMELER

Merkez Bankası, geçen hafta iletişim politikası uygulamalarında yeni düzenlemelere gitti. Bu çerçevede yatırımcılarla ve analistlerle teknik içerikli görüşmeler yapılmaya başlanacağını açıklayan Merkez Bankası, yurtdışmdaki finans merkezlerinde yatırımcılarla düzenli toplantılar gerçekleştirileceğini açıkladı. Yeni stratejinin detayları şöyle: “Sanayi-ticaret odaları ve diğer reel sektör temsilcileriyle toplantılar düzenlenecek. Basın yayın kuruluşlarının temsilcileri ve ekonomi medyası ile dönemsel toplantılar gerçekleştirilecek. Banka ekonomistleri ile halihazırda yapılan aylık toplantılar, yeni uygulamalar sonrasında azalan ihtiyaca bağlı olarak gerekli görüldüğünde düzenlenecek.”

KÜRESEL YATIRIMCILARLA GORUŞTU

Darbe girişiminin ardından Cumartesi akşamı Asya, Avrupa ve ABD’deki küresel yatırımcıları kapsayacak şekilde Merrill Lynch, Deutsche Bank ve Renaissance Capital ile görüşen Başbakan Yardımcısı Şimşek, Pazar günü onların organize ettiği bir telekonferansla uluslararası yatırımcılarla konuştu. İlk etapta 560 yatırımcıyla başlayan telekonferans görüşmeleri, daha sonra 804 uluslararası yatırımcıya ulaştı.

Şimşek, OHAL kararının ardından uluslararası yatırımcılarla ikinci kez telekonferans gerçekleştirdi. Perşembe akşamı gerçekleştirilen görüşmeye yaklaşık bin kişi katıldı. Darbe girişiminin, Türkiye ekonomisine etkilerinin sınırlı ve kısa süreli olmasını beklediklerini, piyasa ekonomisinin işlemeye ve Türk finansal varlıklarının sağlıklı bir şekilde işlem görmeye devam ettiğini söyledi. Söz konusu görüşmede, Şimşek, yatırımcılara OHAL’in sebebi, amacı ve süresi hakkında bilgi verirken, Türkiye’nin çok ciddi bir darbe kalkışmasıyla karşı karşıya kaldığını, bu kalkışmanın büyük ölçüde halkın çabasıyla bastırıldığını hatırlattı.

SPK: “FEVRİ HAREKET ETMEYİN”

Piyasaların açıldığı ilk gün, Merkez Bankasının devreye aldığı yedi maddelik tedbiri piyasaları sakinleştirirken, doların daha da yükselmesini engelleyen TL’ye sahip çıkan “mali yatırımcı” oldu. Darbe girişimi sonrasında piyasalar kapalıyken 3 TL’ye çıkan dolar, pazartesi sabahı 2.92’lere kadar geriledi. Haftanın ilk günü yerli yatırımcılar yaklaşık 2.5 milyar dolarlık döviz satarak TL’ye sahip çıktı. Yerli yatırımcının üç günlük sürede gerçekleştirdiği döviz satışı yaklaşık 7 milyar dolara ulaştı. Piyasalarda spekülasyonlar tansiyonu artırırken, ekonomi yönetimi ve çeşitli kurumlardan yapılan açıklamalar doları frenledi.



Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş, haftanın ilk gününde yatırımcıya fevri hareket etmemesi uyarısında bulundu. Sermaye piyasalarının orta ve uzun vadeli yatırım alanı olduğuna dikkat çeken Ertaş, yatırımcıların kısa süreli hareketlerden kaçınmaları ve makro-ekonomik göstergeleri izlemeleri halinde Türkiye’nin fırsatlarından yararlanma imkanı bulacaklarını kaydetti.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın ise, bankaların rutin çalışmasını sürdürdüğünü ve ATM’lerde likidite sorunu bulunmadığını bildirdi. Bankalar faaliyetlerin tüm yurtta kesintisiz olarak devam edeceğini açıklarken, iş dünyasından ise yatırımlara devam edileceği açıklaması geldi. Aydın, piyasada ek önleme ihtiyaç olmadığının altını çizdi.

MECLİS’İN GÜNDEMİ EKONOMİ

Darbe sonrası gerçekleştirilen ilk Bakanlar Kurulu toplantısına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlık etti. Bakanlar Kurulu sonrasında kabine üyeleriyle birlikte açıklama yapan Yıldırım, durumun artık kontrol altına alındığını söyleyerek, piyasaların tıkır tıkır işlediğini vurguladı. Meclis’in normal çalışmalarına devam edeceğini belirten Yıldırım, Meclis’in gündeminde ekonominin canlandırılmasına yönelik maddeler bulunduğunu kaydetti. Yıldırım, gündemdeki kanun görüşmelerinin kaldığı yerden devam edeceğini bildirdi.

AK Parti Grup Toplantısı’nda yaşanan darbe girişiminin ardından, devletin bütün kurumlarının ayakta ve işlerinin başında olduğuna dikkati çeken Yıldırım, “Ekonominin tüm araçları, bankalar açıktır. İşlerini serbestçe, özgürce yapmaktadır. Bu paralel terör örgütü darbede başarılı olamayınca ‘Türkiye artık normal bir ülke değildir. Para göndermeyin, ticaret yapmayın. Türkiye’ye kapıları kapatın’ diye propagandaya başladılar. Ama milletimiz ekonomik alanda da piyasada da ülkesine sahip çıktı. Milyarları bulan dövizini bozdurdu, bankalara yatırdı, işte bu aziz milletin önünde şapka çıkarılır” diye konuştu.

MOODY’S NOTU İZLEMEYE ALDI

Darbe girişimi sonrasında uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının yaptığı açıklamalar haftaya damgasını vurdu. Darbe girişimi sonrasında Türkiye’nin “Baa3” ile “yatırım yapılabilir” seviyedeki kredi notunu “çöp” seviyesine düşürmek üzere incelemeye alan uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, ülke notuna bağlı olarak, derecelendirdiği 17 Türk bankasını da “negatif incelemeye” aldı.

“Sıfırcı Hoca” olarak bilinen Moody’s’den yapılan açıklamada yeniden değerlendirme kararının başarısız darbe girişiminin Türkiye ekonomisi üzerindeki orta vadeli etkilerinin değerlendirilme ihtiyacıyla, politika yapıcı kurumlarda oluşacak zorluklarla ilgili olarak alındığına dikkat çekildi. Türkiye’nin ekonomik büyümesinin darbe girişiminden önemli ölçüde etkilenme potansiyeline sahip olduğunun altım çizen Moody’s, ekonomik büyüme beklentisini de yüzde 3’e düşürdü.

Derecelendirdiği Türk bankalarının, yaşanan son gelişmelerin ekonomik ve finansal etkilerinden belirli bir derecede etkileneceklerine işaret eden Moody’s, yapacakları gözden geçirmeden her kurumun durumunu ayrı ayrı değerlendireceklerini belirtti. Uzmanlar, kurumun olası kararını en az bir buçuk ay, en geç dört ay arasında verebileceğine dikkat çekiyor.

MoodyYin ardından Türkiye’nin 2012 yılında anlaşmasını iptal ettiği ve değerlendirme istemediği uluslararası kredi ve derecelendirme kuruluşu Standard&Poors (S&P), Türkiye’nin “BB+” olan notunu “BB”ye düşürdü, görünümü ise negatif olarak belirledi.

Hazine Müsteşarlığı ile 2012 yılından bu yana bir anlaşması olmamasına karşın Türkiye’nin kredi notunu “talep edilmemiş” reyting şeklinde değerlendirmeye devam eden S&P, anlaşması olan diğer iki büyük kredi derecelendirme kuruluşunun aksine Türkiye’yi yatırım yapılabilir seviyenin altında derecelendiriyordu. Darbe girişimi sonrasında S&P’nin aldığı not düşürme kararıyla, 3.0063 ile dolar tarihi zirveyi gördü. İki yıllık gösterge tahvil faizi 9.36’ya çıktı.

“S&P ACELECİ BİR KARAR VERDİ”

Hazine Müsteşarlığı olarak S&P ile çalışmadıklarını anımsatan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, S&P’nin not düşürme kararının acelece bir karar olduğuna dikkat çekti. S&P tarafından yapılan Türkiye’ye ilişkin değerlendirmelerin yanlış olduğunu vurgulayan Şimşek, söz konusu karar alınmadan önce kendileriyle diyalog kurulmadığını ve istişare yapılmadığını ifade etti. Şimşek, diğer bir derecelendirme kuruluşu Mo-ody’s’in ise kredi komitesini toplamadan önce kendilerine haber verdiğini ve istişare ettiklerini belirterek, S&P’nin bu konudaki tutumunu eleştirdi. S&P’nin söz konusu kararının diğer kuruluşlar üzerinde baskı oluşturabileceğine işaret eden Şimşek, içinde bulunulan duruma oranla Türkiye ekonomisinin ve piyasaların inanılmaz bir direnç gösterdiğini vurguladı.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Moody’s’in Türkiye’yi izlemeye almasının normal olduğunu ancak olumsuz bir gelişme beklemediklerin vurgulayarak, “Ekonomimizi çok daha hızlı şekilde toparlayacağız. Kısa sürede yatırım teşviklerinde ve desteklerde tarihimiz boyunca alınmış en önemli kararları konuşuyor olacağız” dedi.

PPK’DAN TEMKİNLİ ADIM

Kritik haftada ekonomi alanında alman kararlardan biri de Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun faiz kararıydı. Son beş aydır art arda faiz koridorunun üst bandında indirime giden Merkez Bankası, Temmuz’da faiz koridorunun üst bandında 25 baz puan indirime gitti. Uzmanlara göre darbe girişimi sonrasında piyasada yaşanan hareketler, Moody’s’in yaptığı açıklama ve kurdaki yükseliş nedeniyle PPK temkinli davrandı. Darbe girişimi sırasında bombaların hedefi olan TBMM, Cumartesi günü gerçekleştirdiği olağanüstü toplantının ardından, geçen hafta çalışmalarını sürdürdü. TBMM Genel Kuru-lu’nda uluslararası anlaşmalar görüşüldü. Ardından Uluslararası işgücü Yasa Tasarısı’nm görüşmelerine geçildi. MGK ve Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklanan üç aylık OHAL ile ilgili karar Resmi Gazete’de yayımlandı. 21 Temmuz 01.00 itibarıyla başlayan 90 günlük OHAL, TBMM’de kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN
“S&P boşuna uğraşma”

Kredi derecelendirme kuruluşlarının yaptığı açıklamalara cevap gecikmedi. S&P’nin, Türkiye’nin kredi notunu BB+’dan BB’ye, görünümünü de durağandan negatife indirmesini eleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye ile senin ne alakan var? Türkiye senin şu anda zaten üyen falan değil. Daha önce de bunları yaptın. “Bizim seninle alakamız yok” dedik ve kestik ilişkiyi. Şu anda siyasi bir karar açıklıyor kendine göre. Yani “Ben bunu açıklarsam, acaba Türkiye’de yatırımlar durur mu” SSP boşuna uğraşma, bizimle hele hiç uğraşma. Aynı şeyleri bundan önce de yaptınız tutmadı ve bugün de tutmaz. Kararlı bir şekilde yatırımlara nasıl devam edeceğimizi göreceksin. Bak, Osman Gazi Köprüsü’nü açtık. Şimdi 26 Ağustos’ta Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü de açacağız. 20 Aralık’ta inşallah Avrasya Tüneli’ni…

Boğaz’ın altından onu da açacağız. Sizin gücünüz, bizim bu yatırımların ne açılmasına ne de yapılmasına yetmez. Biz buna devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İş dünyasının morali yüksek

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, analist kuruluşların Türkiye ekonomisinin dinamizmi konusunda birçok kez yanıldıklarını ve bu kez de yanılacaklarını ifade etti. İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar ise, “Kredi derecelendirme kuruluşları artık kendilerini negatif izlemeye alsa iyi olacak” derken, MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, “SBP’nin bu açıklamasını kayda değer ve dikkate değer bir açıklama olarak görmüyoruz. Geçmişte yapmış oldukları yanlışlara bir yenisini eklemek üzereler” ifadelerini kullandı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi Türkiye’nin kredi notunda olumsuz anlamda bir değişim yapılmasına sebebiyet verecek bir gelişme yaşanmayacağını düşündüklerini açıklarken, “SBP’nin not indirimi yapılmasını doğru bulmamız mümkün değil” ifadelerini kullandı. Anadolu Aslanları işadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Mustafa Koca, kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye konusunda çok yanıldığını ifade ederek, “Acele edip bir kez daha yanılmasınlar” dedi.





Bunu da İnceledinizmi ?

Türkiye Varlık Fonu’nun ekonomiye katkıları

19 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan kanun ile Türkiye Varlık Fonu Yönetimi (TVF) kuruldu. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir