Anasayfa / Ekonomi-Finans / Deri Sektörü, 2013’ü İhracat Yılı İlan Etti

Deri Sektörü, 2013’ü İhracat Yılı İlan Etti




Dericilerin 2013 hedefi: 2 milyar dolar

İstikrarlı bir büyüme grafiği çizen deri sektörü, 2013’ü ihracat yılı ilan etti. Avrupa krizinin sürmesi ile birlikte hem üretici, hem de moda ülke olarak Türkiye, sektörde dünya genelinde bir tanıtım atağına başladı. Geçen yılı 1.6 milyar dolarm üzerinde bir ihracat rakamı ile kapatan deri sanayi isinde 2013’ün ihracat hedefi ise 2 milyar dolar olarak kondu.

idfDericiler, 1990’lı yılların başında öylesine bir rüzgar almışlardı ki arkalarına, tutabilene aşk olsıın. Bir yandan iç tüketim, diğer yandan dağılan Doğu Bloku ülkelerinden akın akın gelen ‘bavulcular’, Zeytinbumu’ndaki izbe deri atölyelerini tam bir transformasyona tabi tutmuştu. Bu akın, birçok dericiye daha büyük ve organize üretime geçmenin finansal imkanlan-nı bahşederken, Derimod ve Matraş gibi markaların çok güçlü ribauntlara çıkmalarının zeminini de hazırladı.

Bugün 10 binlerce kişiye istihdam yaratan, üretim alanlarını sayısız organize deri bölgelerine taşıyan sektör, 2013 yılına da hızlı giriyor. Amaç, öncelikle yeni tanıtım ve imaj çalışmaları ile ihracattan daha çok pay almak. Türkiye’de faaliyet gösteren 6 bine yakın irili ufaklı deri işletmesinin, 5 bininin ihracatçı olduğu düşünüldüğünde, ‘atak yılı’ olarak görülen 2013’e ilişkin çok yol alınacağı kesin.

KIZILTAN’IN ÖNERİSİ

Bu amaç doğaıltusunda birkaç ayrı koldan tanıtım ve pazarlama atağına kalkan sektör, 1.6 milyar doların üzerinde bir rakam ile kapattığı 2012 ihracatını, bu yıl sonunda 2 milyar dolar seviyesine çıkarmayı planlıyor.

Aralık ayının üçüncü haftası 2013’ün hedeflerini belirlemek üzere İstanbul Deri ve Deri Mamülleri İhracatçıları Birliği’nin 11 üyesi Lemi Tolunay başkanlığında biraraya geldi. 2011’de dünya genelinde baş gösteren ham mamül fiyat artışlan ve olası senaryolar tartışmaya açıldı. Deri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ali Murat Kızıltan’ın önerisi ile 2012’de 1.6 milyar dolar olarak ortaya çıkan toplam deri ihracatının hedef rakamı 2 milyar dolar olarak ortaya kondu.

AYAKKABI’DA POTANSYEL YÜKSEK

Dünyada deri ve mamullerinin ticaret hacminin 211 milyar dolar olduğu belirtiliyor. Bu rakamın yüzde 52’sini tek başına ayakkabı sektörü karşılıyor. O günkü toplantıda bu rakamlara değinilerek, 2012’yi 554 milyon dolar ihracat ile kapatan ayakkabı sanayicilerinin bu alanda daha büyük potansiyel taşıdığına vurgu yapıldı.

Sektörün son yıllardaki asıl kınlma noktası, Türkiye’nin deri tasarım ve modasında da yükselişe geçiyor olmasıyla yaşanıyor. Uluslararası fuarlarda Türk tasarımcılarla boy gösteren deri üreticileri, tasarımda rakip olarak gösterilen, İtalya başta olmak üzere birçok ülkeyle de yarışır seviyeye ulaşmış durumda. Artık sektörün bu gücü tüm dünyaya yapılan tanıtım ve pazarlama çalışmalarıyla duyuruluyor.

İTALYA MERKEZ ALINDI

Bugün Rusya’nın Türkiye’nin deri ihracatındaki en büyük pazarı olduğu biliniyor. Ancak son yıllarda Japonya, Çin, Hong Kong ve Güney Kore gibi Uzakdoğu ülkelerine de ihraç edilen Türk deri ve deri mamullerinde büyük bir artış gözleniyor.



Türk dericileri, Almanya, Fransa, İtalya, Ingiltere, Belçika, Irak, Suudi Arabistan, Bulgaristan, Azerbaycan ve Libya gibi geniş bir coğrafyaya da ihracat yapmayı sürdürüyor. Deri ihracatının artırılması için pazarlama ve tanıtım çalışmalarına ağırlık veren Deri Tanıtım Grubu (DTG), buna yönelik olarak da son dönemde Rusya, İtalya ve Uzakdoğu’ya odaklanmış durumda. Öyle ki Avrupa ülkelerinin moda haftası ve uluslararası fuarlarda tüm billboard’lar Türk derisini anlatan ‘Meet The Turkish Effect’ sloganlan ve afişleriyle dolu oluyor.

HEDEF PAZARLAR

Yurt dışındaki markalaşma ve PR çalışmaları için uluslararası ajanslarla çalışıldığını belirten DTG Başkanı Lemi Tolunay, “Bora Aksu, Ümit Ünal ve Arzu Kaprol gibi deri ile çalışan Türk tasarımcılara yurt dışı moda şovlarında maddi destek vererek ve özel tasarımlar hazırlatarak dış pazarlarda tasarım yönümüzü tanıtıyoruz. Son olarak Çin ve Hong Kong deri fuarlarında ‘odak ülke’ olarak yer aldık” diye anlatıyor.

Dünyanın dört büyük moda haftası olan; Londra, Milano, Paris ve New York’ta Türkiye’nin deride ‘bir moda ülkesi’ olduğunun kanıtlanacağını vurgulayan Tolunay, “Uluslararası fuarlara ise bu yıl Ümit Ünal’la birlikte hazırlayacağımız projeyle katılacağız” diyor. Bu geniş kapsamlı tanıtım faaliyetlerine yönelik DTG bütçesi ise toplam deri ürünleri ihracatından alınan binde birlik kesintilerle oluşturuluyor.

ONLİNE TANITIM DA VAR

Türk dericilerinin 2013 gündeminde online tanıtım da var. Sektör, hem kendi içinde, hem de dünyadaki diğer moda ve deri üreticileriyle online iletişim ve tanıtım ayağını güçlendirmeyi planlıyor. Tolunay, başta Linkedln gibi iş odaklı sosyal ağlar olmak üzere sanal alemin sunduğu avantajlardan daha çok faydalanacaklarını belirtiyor. Yakın geçmişe kadar dünya deri ticaretine yön veren Avrupa’da özellikle İtalya’da yaşanan kriz ortamı Türkiye deri sektörüne altın değerinde fırsatlar da yarattı. 2012’de deri talebinin yüzde 12 düzeyinde arttığını belirten Tolunay, “Yürüteceğimiz tanıtım atağı sonrasında sektörümüze gelen özellikle Avrupa merkezli talepte önemli artış gözlenecek” dedi.

Tolunay, “Avrupa’daki kriz ayrıca tabakhane gibi altyapı açısından büyük önem taşıyan işletmelerin de düşük fiyatlarla Türkiye pazarına sunulmasını sağlıyor. Sektördeki satın almalar 2013’te hız kazanabilir” diye ekliyor.

PAZAR PAYI ARTTI

Türk derisinin artık uluslararası deri fuarlarında öne çıktığını, fuarlar öncesinde ve sonrasında yapılan tanıtım ataklarıyla da hedef pazarlarda boy gösterildiğini belirten DTG Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Gündüz Kürk’ün Yönetim Kurulu Üyesi Ruken Mızraklı da, 2013’ün Türk derisinin tanıtımı açısından büyük fırsatlar yaratacağı kanısında. Çin’de iç piyasa talebinin artması ve alım gücünün yükselmesinin Türk derisine yönelimi artırdığına değinen Mızraklı, İtalya ve Ispanya tabakhanelerinin birer birer kapanmasının da Türkiye’nin pazar payını olumlu etkilediğini vurguluyor.

Ayakkabı, deri konfeksiyon, sa-raciye ve tabakhane olmak üzere 23 bini aşkın deri üretim tesisinin faaliyetini sürdürdüğünü vurgulayan Türkiye Deri Sanayicileri Derneği (TDSD) Başkanı Erdal Matraş ise “Ülkemizde sayıları 14’ü bulan Deri Organize Sanayi Bölgeleri’nde, Avrupa standartlarında, çevre ve insan sağlığına duyarlı, modern üretim gerçekleştiriliyor. Deride bir dünya devi olduk. Kıyasıya rekabet ortamında elbette ki daha uygun maliyetlerle üretim yapmak önemli. Ama bunun için asla kaliteli ürün yaklaşımından ayrılmıyoruz” diye anlatıyor.

Özlem Bay Yılmaz / Ekonomist





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir