Anasayfa / Makaleler / Dershaneler, 4+4+4 için ‘bize daha çok yarar’ diyor

Dershaneler, 4+4+4 için ‘bize daha çok yarar’ diyor




Dershaneler, 4+4+4 için ‘bize daha çok yarar’ diyor

Dershane sahipleri, 4+4+4’ün sonları olacağına ilişkin Başbakan’ın da vurgu yaptığı yaygın görüşün aksine rahat. Aksine bu sistemle dershanelere daha çok ihtiyaç duyulacağını düşünen dershane sahipleri, cirosu 2 milyar dolara yaklaşan 100 bin kişiye istihdam yaratan ve 50 bini geçen öğretmen sayısıyla oluşmuş büyük eko sistemin okullara dönüşmesi için ise teşvik istiyor.

Başbakanın önceki hafta Güney Kore seyahatinden önce açıkladığı “Dershaneler kapanacak” beyanatı, son günlerde kamuoyunun en çok takip ettiği haberlerde başı çekti. Nasıl olmasın ki, çalışanıyla sınavlara girecek olanlanyla ve potansiyel dershane öğrenci velileriyle neredeyse yarım milyon kişiyi yakından ilgilendirene bir konu bu.

1980 darbesinden sonra gerçek anlamda kurumsallaşmaya başlayan dershanelerin, bugün itibarı ile 2 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor. İlköğretimin sekiz yıla çıkması, okullaşma oranlarındaki artış, dershane açmanın kolaylaştırılması ve dershanelere olan talep artışı gibi pek çok nedenler sonucunda dershanelerin sayısı 2011 Mayıs itibarı ile 4 bin 55 adete ulaştı. Başbakanın beyanatından sonra sürecin nasıl işleyeceği merak konusu olurken, dershanelerin özel okullara döndürülebileceği söylentileri de yine gündemi meşgul edecek gibi gözüküyor.

BÜYÜK CİRO YAPIYORLAR

Her ne kadar 4 bin 55’e ulaşan dershane rakamı son yıllarda artmış gözükse de, eğitim ve sınav sistemlerinde yapılan değişiklikler ve belirsizlikler, orta ve yükseköğretimde kontenjan artışlan, rekabet koşullarındaki kimi olumsuzluklar gibi nedenlerle sektördeki büyüme hızının büyük ölçüde yavaşladığı da söylenebilir.

Ekonomik krizin de etkisiyle 2009’da başlayan azalma, 2010 ve 2011’de de sürdü. ÖZ-DE-BlR (Özel Dershaneler Birliği) verilerine göre 2008 sonunda 4 bin 262 olan dershane sayısı, 2010’da 4 bin 177’ye, 2011 Mayıs verilerine göre de 4 bin 55’e geriledi.

“Dershanelerimiz geçen yıl toplamda 1.5-2 milyar dolar cıvannda bir ciro rakamına ulaştı” diyen ÖZ-DE-BİR Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Köprülü, bugün dershanelerde toplamda 50 bini geçen öğretmen ve 50 bin diğer çalışanlarla birlikte sektörde, 100 bine yakın bir istihdamdan bahsediyor.

KAPANMA OLUR MU?

Tüm Özel Öğretim Kurumlan Derneği (TÖDER) Başkanı Enver Yücel ise dershanelerin varlığının öteden beri tartışıldığını dile getiriyor. Türkiye genelinde 800’e yakın üyelerinin olduğunu söyleyen Yücel, bunların sınavlara hazırlık kursu yapan ve takviye niteliğindeki eğitim öğretim hizmeti yapan kurumlar olduğunu belirtiyor.



“Kapanma, dünyada da tartışılan bir konu. Ama bir taraftan bakılınca bu sektörün dünyada geliştiğini de görüyoruz. Biz ancak, işlevin farklılaşabileceğini düşünüyoruz” diyen Yücel, dershanelerle ilgili yeni yasanın henüz üç hafta önce çıktığını söylüyor. Başbakan’ın bu açıklamasını ilk kez duyduğuna dikkat çeken Yücel, sözlerine şöyle devam ediyor: “Zannediyorum ki getirilecek olan sistemle öğrencilerin dershaneye gitme isteğinin, dershaneye gitme zaruretinin sınavlarla ilgili gelecekte ortadan kalkabileceğini düşünülmüştür.”

TEŞVİK BEKLENİYOR

Dershanelerin kapatılması düzleminde en çok konuşulan konulardan birisi de, dershanelerin kapanmak yerine, özel okula doğru evrilmesi… Bu konu hakkında da muhtelif görüşler mevcut. Özel Okullar Birliği Başkanı Cem Gülan, bu konu hakkında en belirleyici kavramın, devletin öğrenci başına makul sayılacak teşviki sağlaması olduğunu dile getiriyor:

“Türkiye’de kabaca 14 milyon öğrenci bulunuyor. Bunların 480 bin tanesi özel okullarda okuyor. Siz dershaneleri özel okula çevirirseniz, yüzde 3 olan özel okul öğrenci oranının yüzde 10’a çıkması için makul sayılabilecek ölçüde bir teşviki sağlamalısınız” diyen Gülan, aksi taktirde okul sayısının artarken öğrenci sayısının düşmesinden endişeli olduklarına dikkat çekiyor.

DÖNÜŞÜM BEŞ YIL SÜRER

Olası bir özel okula dönüştürme sürecinin, makul teşvikin sağlanması halinde beş yıl içinde gerçekleşebileceğini dile getiren Cem Gülan, yine de bazı noktalara dikkat çekiyor. “4 bin dershanenin en fazla 40 tanesinin özel okula dönebilme kapasitesi mevcut. Diğer binaların bu özelliğe sahip olabilmesi çok ciddi bir maliyet gerektiriyor. Kaldı ki Türkiye genelinde 3 bin 300 özel okul var ve bu okullar yüzde 48’lik bir kapasiteyle hizmet veriyor. Kapasite sayısını yukarı çıkaramadıkça dershanelerin özel okullaştınlmasının niteliği kalmaz.”

“Şu anda özel okulların toplam büyüklüğü 3.5-4 milyar TL arasında. Özellikle son yıllarda pek göze çarp-masa da çoğu özel okulun kapanması söz konusu. Böyle bir ortamda dershaneler özel okula dönüştürülecekse, bu sürecin itina ile işlenmesi lazım” diyen Gülan, burada da yine en önemli şeyin devletin öğrenci başına vereceği teşvikten geçeceğinin altını çiziyor.

VERGİ KAÇAĞI OLABİLİR

ÖZ-DE-BÎR Başkanı Farkı Köprülü, özel dershane sektöründe yasal olarak faal dershanelerin sayısının neredeyse yansı kadar da yasal olmayan/izinsiz faaliyet gösteren ve sektörde haksız rekabet unsuru olan ‘sözde dershanelerin’ varlığına vurgu yapıyor ve devam ediyor: “Sınav kavramı oldukça dershaneler de olacaktır. Olası kapatmalarda ‘sözde dershanelerin’ yaygınlaşma durumu da söz konusu olacaktır.” Cem Gülan ise 4+4+4 durumunda, ister istemez bir sınav kavramı olacağını belirtiyor: “Dört yıl okuduktan sonra okul seçiminde yabancı okulları da tercih edilebilecek. Dolayısıyla yine bir sınava girilmesi söz konusu. Açıkçası bu yasanın dershaneciliğe daha yatkın olduğunu düşünüyoruz.”

MUSTAFA GÜNDOĞDU





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir