Anasayfa / Reklamlar-Reklamcılık / Dizilerin yeni ilacı: PR

Dizilerin yeni ilacı: PR




Dizi sektörü hem yurtiçinde hem de yurtdışında hızlı bir şekilde büyürken, İletişimcilerin yardımına ihtiyaç duyuyor. PR’cılar yeni bir sektörü portföylerine katarken, dizi sektörü de iletişimin nasıl yapılacağını öğreniyor…

ÜLKEMİZ, dünyada en çok televizyon seyredenler listesinin ilk sıralarında yer alıyor. Reklam pastasındaki payının bir kısmını son yıllarda dijitale ve online mecralara kaptırmış olsa da televizyon reklam sektörünün halen kralı.

Günün yaklaşık dörtte birini televizyon karşısında geçiren Türk izleyicisinin en çok izlediği yapımların başında ise yerli diziler geliyor. Reklamverenin yüksek bütçelere rağmen vazgeçemediği dizi sektörünün büyüklüğü ise son açıklanan rakamlara göre 500 milyon doları aştı. Ve bu rakamın yarısı da ihracattan geliyor. Bu yılki hedef, sektörün 750 milyon doları, ihracatın ise 350 milyon doları görmesi. 2023 yılı dizi film ihracat hedefimiz ise 1 milyar dolar…

pr

YENİ BİR PAZAR

Tablo iç açıcı görünüyor olsa da, sektörün içinde işlerin bu kadar parlak gitmediğini hepimiz biliyoruz. Sebep ise belli, reyting savaşları… Büyük bütçelerle hazırlanan dev yapımların çoğu reyting kurbanı olurken, ne yazık ki mücadelede kimin kazanacağını tahmin etmek çok mümkün gözükmüyor. Tabii ki bu noktada yapım şirketinden oyunculara, senaristinden yayınlandığı saate kadar birçok faktör ve etkenden bahsetmek olası. İşte bu kalemlere artık PR ajanslarının eklendiğini ve dizi yönetiminde onlara da bir koltuk açıldığım söylemek mümkün.



Önce sinema filmlerinde başlayan iletişim ajanslarından hizmet alma trendi artık resmi olarak yerli dizi endüstrisine de sıçramış durumda. Bugüne kadar bu konuda uzman olduğunu savunan Mandalina Ajans ve AjandaPr’ın basın bültenlerine alışmıştık. Ancak son zamanda Golin ve Bersay gibi daha büyük ajansların da dizi iletişimine başlamış olması, sektörün kurumsall aştığının göstergesi.

Öyle ki reyting iddiası olan her yapımın PR hizmeti alması artık neredeyse kaçınılmaz. Tabii bunda sektörün güçlü PR çalışması ve etkili sosyal medya planlamasıyla reytinglerdeki artışı gözlemlemesinin büyük önemi var. Reklamverenin ilgisini çekmek ve reklamın yanı sıra sponsorluk destekleri almak için de yapımların hem konvansiyonel hem de sosyal medyada gündem olması şart. Bunun yolu ise doğru PR planlamasından ve elbette medya ilişkilerinden geçiyor.

KRİZ İLETİŞİMİ ŞART

Ancak konu sadece reytingden ibaret değil. Kısa süre önce gözler önünde yaşanan Nurgül Yeşilçay ve Erkan Petekkaya tartışmasını hatırlıyorsu-nuzdur. Sırf bu örnek bile, aynen bir marka ve holding gibi dizileri de her an olası bir krizin beklediğini açıkça ortaya koyuyor. Diğer bir ifadeyle, sektörün sürdürülebilir ve kurumsal bir yapıya kavuşması için kriz yönetimi yapması artık kaçınılmaz.

Bugüne kadar yapılan PR çalışmalarının, konu “kriz yönetimi” olduğunda çok başarılı olup olmadıklarını test imkanımız olamadı. Ancak sektörde PR rekabetinin kızışması, bu konuda ustaları ortaya çıkaracaktır.

Diğer bir ifadeyle, dizi iletişiminin sadece basın bülteni göndermek ve başrol oyuncusuna yapımın yayınlandığı grubun günlük gazetesinde röportaj organize etmekten ibaret olmadığım da deneyimleme şansımız olacak, işin özü şu ki, 2023 hedeflerimize sadık kalınacaksa, yerli, global, butik, büyük demeden her PR ajansının portföyünde ez an bir yerli diziye rastlanacağını iddia edebiliriz. Kısacası, diziler için PR ilaç olurken, PR ajanslarına da yeni bir sektör oluştuğunu söyleyebiliriz.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir