Anasayfa / Ekonomi-Finans / Doğalgazda zam dalgası kumaş ve ipliği vurdu

Doğalgazda zam dalgası kumaş ve ipliği vurdu




Doğalgazda zam dalgası kumaş ve ipliği vurdu

Türkiye nisan ayına doğalgaz zammı şokuyla girdi. Enerjinin bu en önemli kaynağına gelen yüzde 18 oranında zammın ilk etkisini iplik ve kumaşa gelen yüzde 10-15 arasındaki fiyat artışıyla gördük. Sanayicileri asıl korkutan ise enerji uzmanlarından gelen yaz dönemine ilişkin yeni bir zam dalgası olasılığı.

Petrol fiyatlarının tavana vurduğu 2008 yılının genelinde doğal-gaza kümülatif olarak yüzde 60’lara varan oranlarda zam yapıldı. Ancak bu zammın büyük kısmı, bir kalemde yapılan yüzde 20-25’lik zamdan geldi. 2009 yılına gelindiğinde ise yapılan bu zam indirim yoluyla geri alındı.

2009 yılını zamsız geçiren Türkiye, doğalgazı yıl genelinde yüzde 38 indirimli kullanmış oldu.

29 ayın ardından doğalgaza ilk zam 1 Ekim 2011’de yapıldı. Konutlara yüzde 12.2, sanayiye ise 14.3 zam geldi. Altı ay sonra 1 Nisan 2012’de ise doğalgaz fiyatlarına yüzde 18.72 oranında yeni bir zam daha yapıldı. Bunun üzerine Enerji Bakanı Taner Yıldız’dan, ham petrol ve döviz fiyatlarındaki artıştan dolayı doğalgaza zam yapmak zorunda kaldıklarını açıklaması geldi.

Türkiye’nin mevcut uzun vadeli doğalgaz alım kontratları petrol ve ürünlerine ve dolar kuruna endeksli durumda. Bu bağlamda petrol fiyatlarının uluslararası piyasalarda dalgalanması ve dolar kurundaki değişiklikler Türkiye’nin doğal gaz faturasında önemli oranda volatiliteye sebep oluyor.

BU ZAMMI YENİSİ İZLEYEBİLİR

Küresel kriz sonrasında bir ara 30 dolarlara kadar gerileyen Brent petrol fiyatları, Arap Bahan ve özellikle günümüzde İran’da yaşanan gelişmeler neticesinde yükselme eğilimine devam etti. Fiyatlar bugünlerde piyasalarda 122 dolar/varil seviyelerinde işlem görüyor. Yine aynı dönemde 1.55 seviyesinde seyretmekte olan dolar kum gönümüzde ciddi oranlarda artarak 1.8 seviyelerinde işlem görüyor. Bu anlamda Türkiye’nin doğal gaz alım maliyetleri arttı ve küresel nedenlerden ötürü artan bu maliyetler Botaş’a fiyat baskısı yaratıyor.

2011 Ekim ayında yapılan yüzde 15’lik doğalgaz zammı ile birlikte kesintisiz serbest tüketici fiyatlarının 0.47TL / sm3 seviyesinden 0.54 TL / sm3 seviyesine yükseldiği biliniyor. 2012 Nisan başında yapılan yeni doğalgaz zammı ise satış fiyatlarını 0.65TL / sm3 seviyesine çıkarmış bulunuyor.

Öte yandan 2011 yılında 1.3 milyar lira zarar yapan Botaş’ın, 2012 yılının ilk çeyreğini de 300- 350 milyon liralık zararla kapattığı tahmin ediyor. Kulislerde Botaş’ın petrol ve kur kaynaklı olarak doğalgaza yaz aylarında yüzde 15-20 oranında bir zam daha yapabileceği konuşuluyor.

SORUNUN KAYNAĞI BOTAŞ

Doğalgaza zammın bir seferde yüzde 18.7 gibi yüksek oranda yapılması eleştiri konusu. Zamların kaynağında geçmiş yıllarda alınmayan kararların yattığını düşünen enerji çevreleri, şu değerlendirmede bulunuyor: “Doğalgaz Piyasası Kanunu’na göre 2009 yılına kadar Botaş piyasanın yüzde 20’sine hakim olacak, yüzde 80’lik kısım özelleştirilecekti. Bu gerçekleşmedi. Bu gerçekleşseydi Botaş belki dünyadaki önemli enerji oyunculann-dan biri olabilirdi. Bugün Botaş’ın yapılanması mevcut kanuna uygun değil, sorun da buradan kaynaklanıyor.”



Doğalgaz konusunda doğru işleyen bir sistemin olmadığını düşünen Enerji Ticareti Demeği Başkanı Mustafa Karahan da öncelikle liberal bir yapının kurulması gerektiğini vurguluyor. Sürecin temelinde Botaş’ın olduğunu söyleyen Karahan, “Ilalen Botaş tarafında lıelirlenen fiyat seviyesi, sanayici ya da mesken ayrımı yapmamakta ve fiyat değişimlerinin tahmin edilmesine fırsat vermemekte. Yapılan tahminler sadece spekülatif zam haberleri ile sınırlı. Doğal olarak da büyük yatırımların yapılmasının önündeki en önemli engellerden birisi. Fiyat ne seviyede olursa olsun, sanayici için bir belirsizlik söz konusu” diyor.

8 AYDA YÜZDE 37’LİK ZAM

Mevcut politikalarla “Maliyet Bazlı Fiyatlandırma” konusunda muaf aıtu-lan Botaş’ın serbestleşme sürecinde maliyet bazlı fiyatlandınnaya geçiş sürecini takip etmenin ve çapraz sübvansiyonla baskılanan fiyatlar üzerinden baskının kaldırılmasının doğalgaz fiyatlarının yukan yönlü hareket etmesine sebep olacağına dikkat çeken Deloitte Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Endüstrisi Sorumlu Ortağı Sibel Çetinkaya, şöyle diyor:

“Özellikle son 8 aylık dönemde toplam zammın yaklaşık yüzde 37 oranlarında gerçekleşmesi, sanayi bölgelerinde yakıt maliyetleri açısından ciddi bir artışa neden olmuştur. Bu gelişmeler neticesinde bundan önce bazı sanayi bölgelerinde gözlemlendiği gibi, rekabetçi olabilmek adına doğalgaz kullanımından kömür kullanımına doğnı bir geçiş süreci yaşanabilir.”

İLK ZAM İPLİK VE KUMAŞA

2002 yılında Türkiye’de üretilen elektriğin 52.4 milyar kilovat saati (kWh) yani yüzde 40.6’sı doğalgazdan üretilirken, bugün yaklaşık yüzde 51’e ulaşmış bulunuyor. Geçen yıl doğalgazdan 100 milyar kilovatsaat elektrik üretilen Türkiye’de sanayi hem elektrikle dönüyor hem de Türk sanayinde doğalgaz kullanımı çok fazla.

Dolayısıyla doğalgaza yapılan zamlar sanayicileri ve sanayi üretimini olumsuz etkiliyor. Hazır giyim sektörü bunlardan biri. Özellikle hazır giyim hammadde üreticileri için enerji maliyetlerinin çok önemli bir girdi olduğunu söyleyen İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon Ihracatçılan Birliği Başkanı Hikmet Tanrıverdi, doğalgaz zamnıı ile birlikte iplik, kumaş gibi hazır giyim hammadde fiyatlarında yüzde 10 — 15 oranında artış yaşandığını belirtiyor.

ELEKTRİĞİN YEGANE KAYNAĞI

Doğalgaz zammının hazır giyim maliyetlerini çok olumsuz etkileyeceğini ifade eden Tannverdi, şu değerlendirmeyi:

“Fiyatlar artacak ve şirketler maliyet tutturamayacak. Üç ay sipariş ile çalışan firmalar şu anda hammaddeki bu artıştan dolayı fiyat problemi yaşıyor. Bu zam ihracata vurulmuş büyük bir darbe. Zammın bir anda yüzde 18 oranında değil de, yapılacaksa zaman içerisinde azar azar periyotlu şekilde yapılması gerekirdi. Bunun tüm ihracat sektörüne olumsuz etkisi olacağını düşünüyorum. Bu konuda özellikle ihracatçılara birtakım destekler verilmesi lazım. Bu durum yükselmesini düşündüğümüz ihracatımızı olumsuz etkileyebilir”.

Alternatif enerji kaynaklarına yönelmenin önemine vurgu yapan ve yeni teşvik sistemiyle yapılacak stratejik yatırımlara verilecek desteklerin artırılacağının da altını çizen Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi ise “Özellikle demir çelik, seramik, cam, çimento gibi sektörlerde enerjinin kullanımı daha fazla. Yüksek enerji maliyetlerinden dolayı bu sektörlerin rekabetçiliği olumsuz yönde etkilenecek. Kısa zamanda teknolojik bir dönüşüm yapmak kolay bir süreç değil zammın ilk olumsuz yansımaları tekstil sektöründe görüldü. Bu dunım hazır giyime de yansıyacak.” diyor.

Özlem Bay Yılmaz





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir