Anasayfa / Ekonomi-Finans / Doların daha da güçleneceği görülüyor

Doların daha da güçleneceği görülüyor




TL’rıin değer kaybına neden olan iç ve dış etkenlerde önemli bir değişim yok. Bu nedenle zaman zaman geri çekilmeler görsek de doların TL karşısındaki yükselen trendini koruyacağını düşünüyoruz…

TÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası tartışmaları, seçim, siyasi belirsizlik ve sonuç; TL yılın en çok değer kaybeden para birimlerinden biri. Geçen yılı 2.33’ten kapatan dolar/TL kuru, koalisyon görüşmelerinden bir sonuç çıkmaması ile geçen hafta 2.8460’a kadar yükseldi. Böylece yılbaşından bu yana kurun yükselişi yüzde 21,38’i buldu.

dolar yukselirmi

Bu değer kaybı ile izlediğimiz gelişmekte olan 15 ülke içinde Brezilya Reali ve Kolombiya Pezosu’nun ardından en çok değer kaybeden üçüncü para birimi oldu. 2015 doların yılı olmaya devam ediyor. İzlediğimiz gelişmekte olan 15 ülkenin para birimi karşısında değerini sürekli artıran bir dolar ile karşı karşıyayız. Bu 15 ülke para birimi içinde bu yıl dolara karşı değer kazanmış para birimi yok. Bu tablo TL’nin değer kaybında küresel etkiyi net bir şekilde ortaya çıkarıyor. Buna karşın bu 15 ülke içinde en çok değer kaybeden üçüncü para birimi olmamız da içeride de çok sağlam bir duruş sergileyemediğimizin bir resmi.

Özetle küresel konjonktür içerideki belirsizliklerle birleşince TL’de ciddi bir değer kaybına neden olmuş durumda.

Aşağıdaki tabloda doların seçtiğimiz vadelerde bahsettiğimiz bu 15 ülkenin para birimi karşısındaki kazançlarını gösteriyor. Buradan da görüleceği üzere 7 günlükten başlayarak geriye doğru 52 haftalık döneme göre kıyaslandığında gitgide artan bir ivmeyle değerlenen bir dolar görüyoruz.

Grafiklerde de doların bahsettiğimiz ülkelerin para birimleri karşısındaki yılbaşından bugüne ve son 52 haftadaki değişimleri görülüyor. Her iki tablodan da görüleceği üzere dolar bu yılın gözde gelişmekte olan ülkesi Hindistan’ın para birimi de dahil, tüm ülkelerin para birimleri karşında değer kazanıyor. Yılbaşından bugüne 15 ülke para birimi karşısındaki değer kazançlarının ortalaması yüzde 11.46 iken son 52 haftadaki değişimlerin ortalaması ise yüzde 27.04 olarak görülmekte.



Tablolara baktığımızda özellikle geçen yılın son dönemlerinde etkisi hissedilen Ukrayna krizi ve petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle Rus Rublesi son 52 haftada en çok değer kaybeden para birimi olurken yılbaşından bugüne baktığımızda siyasi gelişmelerin ve ekonomik krizin baskısı ile geçen günlerde Moody’s tarafından notu da düşürülen Brezilya Reali’nin yüzde 31.93’lük kayıpla öne çıktığı görülüyor. Her iki dönemde de en çok değer kaybeden para birimleri arasında Kolombiya Pezosu ön plana çıkarken, bu üç para birimini TL takip ediyor.

TL’DEKİ KAN KAYBI

TL’den daha fazla değer kaybeden ülkelerin emtia üreticisi olması ve emtia fiyatlarındaki düşüşlerden sert şekilde etkilenmeleri dikkat çekerken, Türkiye’nin başta petrol olmak üzere önemli ölçüde emtia ithalatçısı konumunda olmasına karşın TL’nin en sert şekilde değer kaybeden para birimleri içerisine girmesine neden olan unsurun içerideki belirsizlikler olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Cari açık nedeniyle yüksek finansman ihtiyacı, faiz tartışmaları, siyasi belirsizlik ve artan jeopolitik riskler gibi etkenler TL’nin değer kaybındaki iç etkenler olarak sayılabilir. Dışarıda ise FED’in faiz artış sürecine yönelik takvimin işlemeye devam ediyor olması bu süreci destekliyor. Gelelim bundan sonraki sürece, öncelikle FED’in faiz artış takviminin hala işliyor olması ve faiz artışı için eylül ayının yüzde 50’ye yakın olasılıkla masada durması, dış konjonktürün TL’nin aleyhine seyretme ihtimalini artırıyor.

içeride ise muhtemelen yeni bir seçim süreci yaşanacak olması siyasi belirsizliğin yüksek seviyelerde kalmasına neden oluyor. Cari açık ise gelebileceği en düşük seviyelere yaklaşmış durumda, yani rutin finansman ihtiyacı devam edecek. Jeopolitik riskler ve terör olayları ise yılın geri kalanında artacak olursa risk priminde önemli bir artışa enden olabilecek bir etken. Özetle TL’nin değer kaybına neden olan iç ve dış etkenlerde önemli bir değişim yok. Bu nedenle zaman zaman geri çekilmeler görsek de doların TL karşısındaki yükselen trendini koruyacağını düşünüyoruz.

Teknik hedefler 2.92 sonrasında 3.00 ve 3.10

Dolar/TL’de seçim sabahı görülen 2.81’deki tarihi zirvenin aşılamasıyla yeni hedefler çok daha sık konuşulmaya başlandı. Yukarıda anlatmaya çalıştığımız üzere temel gerekçeler doların değerlenmeye devam edeceğini işaret ediyor. Teknik görünüme baktığımızda ise 2.81’deki direncin aşılmasıyla ilk olarak son dönemdeki kanalın üst bandının ve fibonacci düzeltme seviyelerinden ilkinin işaret ettiği 2.92 hedef konuma geçmiş durumda.

2.81 üzerindeki her fiyat bu seviyenin görülme ihtimalini güçlü bir şekilde devam ettirecek. 2.92 üzerinde ise uzun vadeli kanalın işaret ettiği, aynı zamanda psikolojik olarak da hedef olan 3.00 TL ve bir sonraki adımda fibonaccinin işaret ettiği ikinci seviye olan 3.10 hedef konumda bulunmaktadır. Grafikte bu seviyeler işaret edilmiştir.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir