Anasayfa / Makaleler / Dünyada İnovasyon Alanında Gelişen Yaklaşımlar

Dünyada İnovasyon Alanında Gelişen Yaklaşımlar




Dünyada inovasyon Alanında Gelişen Yaklaşımlar ve Bazı Çekim Merkezleri

Selçuk Karata

Uluslararası ölçekte çalışan kurumlann geliştirecekleri inovasyon yaklaşımlarının nasıl bir gruplandırmayla karşı karşıya kaldığını anlamak ama nasıl…

Uluslararası ölçekte çalışan kurumların geliştirecekleri inovasyon yaklaşımlarının nasıl bir gruplandırmayla karşı karşıya kaldığını anlamak için araştırma yapıldığında, John Kao’nun (2009)’ dört temel model üzerinde durduğu izlenmektedir. Söz konusu 4 model hakkmdaki özet bilgiler aşağıdadır: Belirli Bir Alana Odaklanmış Olan Üretün-Fabrika Modeli: bu model bünyesinde çok belirgin ve açık bir biçimde ortaya konmuş; büyük ölçekli sorunların veya baş edilmesi gereken alanların çözümü süreçlerinde altyapıya ve yüksek kalibreli yeteneklere odaklanıldığı ve bu hedefe dönük olarak geliştirilen bir stratejik yaklaşımın sözkonusu olduğu ortaya çıkar. Örneğin Singapur ve Danimarka gibi ülkeler inovasyon yatırımlarını seçilmiş birkaç endüstri ve/veya araştırma alanına dönük olarak yapmaktadır. Singapur; yaşam bilimleri, temiz teknolojiler ve sayısal medya alanlarına odaklanma stratejisini seçmiş, bu amaçla da Ar-Ge/ GSYİH oranını yüzde 2.6 düzeyinden 2010 yılı için yüzde 3 düzeyine çıkarmayı planlamıştır.

İşgücü ile Avantaj Yaratma Yaklaşımı:

bu yaklaşımı ‘büyük rakamlar kanunu’nun inovasyon sürümü olarak nitelendirmek mümkün. Çin, Hindistan ve Brezilya gibi bazı ülkeler, büyük sayılara ulaşan ucuz işgücünden ve düşük maliyetli sermaye kaynaklarından yararlanarak inovasyon fırsatlarından fayda çıkarmaya gayret etmeleri, bu yaklaşımın ana özelliklerini ortaya koymaktadır. Dünyada bir üretim merkezi haline gelen Çin’in bu yaklaşımda önemli bir yerinin söz konusu olduğu çok açıktır. Çin otomotiv endüstrisi ‘avantajlı işgücü yaklaşımı’na iyi bir örnek olarak ön plana çıkmaktadır. Çin’de 30’a yalan otomobil üretim şirketi mevcuttur. Bu işletmelerin büyük bir bölümünün hayatlarına devam etmeyeceği düşünülebilir. Ancak bir o kadar kesin olan gerçek ise bazılarının da dünya çapmda rekabet eden kurumlar haline gelebilme olasılığını taşıdıklarıdır.



Kutsal Dünya Yaklaşımı: söz konusu model, Richard Florida tarafından gündem getirilen “yaratıcı stnif’m taşıdığı potansiyelin ortaya çıkarılması amacıyla çalışan bir yaklaşımdır. Daha fazla girişimcinin bir araya gelmesiyle bir bölgenin çekim merkezi haline gelmesi, diğer girişimcilerin de bölgeye olan ilgisinin artışına katkıda bulunur. 1990’larda yaşanan Silikon Vadisi tecrübesi iyi bir örnek olarak ele alınabilir. Bugün ise Bangalor, Helsinki ve Toronto gibi bazı yerleşim merkezlerinin de Silikon Vadisine benzer bir teknikle çekim merkezi olma yolunda ilerledikleri bilinmektedir.

Büyük Ölçekli Ekosistemler Yaklaşımı: ülkelerin büyük bir bölümünün başından sonuna (end to end) bütünselliği ortaya koyan inovasyon yaklaşımlarım takip ettikleri görülmektedir. Bu yaklaşımın kendini diğer yaklaşımlardan ayırt eden özelliklerinden biri rehberlik mekanizmalarını, mali kaynak sağlayan kurumlan, araştırma kurum-larım, iş dünyası ve akademi arasında işbirliğini sağlayan mekanizmalann, ulusal bir stratejiyi destekleyen bütünün içinde birlikte ve işbirliği içinde hareket eder yapıya sahip olmalandır.

Sistem Bütünleştirme  Karışım Haline Getir ve Sonra Eşleştir Yaklaşımı: uluslar arası sermayeyi çekebilmek adına ülkelerin inovasyon alanında çok sayıda hizme ti şirketlere cazip hale getirmeye çalıştığı izlenmektedir. Örneğin ilaç firmalan Hindistan tarafından sunulan diyabetli hastalar için geliştirilen ilaçlarla birlikte bulaşıcı hastalıklar için geliştirilen ilaçlar için sunulan test ortamından yararlanabilmektedir. Çin üretim alanında firmalara cazip olanaklar sunmakla birlikte, iyi eğitilmiş bilim insanı ve mühendis kapasitesini de uluslar arası firmalara imkan olarak tanıyabilmekte-dir. Vietnam ise tropik hastalıklar konusunda çalışan işletmeler için uygun bir ortamı hazır etmektedir.

Bir işletmenin sistem bütünleştirici rolüyle bazı soru işaretlerine yanıt aradığı düşünüldüğünde, firmanın aşağıdaki sorularla gündemlerini belirleyebilecekleri görülmektedir:

–    En iyi ve yeni hangi alanlan dikkate almalıyım?
–    İş alanıma giren farklı içerikleri-iş alanının farklı bileşenlerini nasıl bir araya getirebilirim?
–    İşletmenin Ar-Ge ve inovasyon alanındaki ihtiyaçlarını fonlayabilmek amacıyla girişimci sermayesini yaratabilmenin yöntemleri nelerdir?
–    İşletmemiz için en iyi destekleri veren koşullar nerede bulunmaktadır?
–    Ne tip stratejik uzgörü ve planlama süreçlerine ihtiyacımız vardır?

ABD’nin bir inovasyon sistem bütünleştirici rolüyle iyi bir konumda olduğu bilinmektedir. Ülkenin farklı kültürel zenginlikleri bir araya getiren yaklaşımı, gelişmiş yetenekleri bir arada tutabilen bir cazibe ortamı olması, altyapısı, eğitim kurumlan ve bilimsel kaynaklan ile küresel inovasyonda önemli bir oyuncu olma yeteneğini ortaya koyabildiği görülmektedir.

SELÇUK KARATA
cuneyt-edu@sabanciuniv.edu
*Kaynak: John Kao, Tapping the World’s Innovation Hot Spots, Harvard Business Review, March 2009





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir