Anasayfa / Makaleler / Düşünceleri ve Olaylara Bakış Açısını Değiştirmek

Düşünceleri ve Olaylara Bakış Açısını Değiştirmek




dusuncelerDÜNYA ve toplum içten içe sürekli olarak değişirken bizim de düşüncelerimizi ve olaylara bakış açısını değiştirmemiz gerekir. Düşüncelerimiz geçmişe takılıp kaldığında bir rahatsızlık hisseder, belirli arayışlara gireriz. Bu arada köşe yazarları bizi sık sık “Artık ezberleri bozmak lazım” diye uyarır zaten Ancak düşüncelerimizi ve bakış açılarımızı değiştirmek sanıldığı kadar kolay bir iş değildir:

■    Beyinlerimiz geçmişimizden süzülüp gelen kalıplaşmış düşünceleri korumaya meyillidir. Bu nedenle mevcut düşüncelerimize uymayan görüşleri, veri ve araştırmaları görmezden geliriz.

■    Sadece mevcut görüşlerimize uygun kitapları ve köşe yazılarını okuruz. Televizyon kanallarında yalnız düşünceleri bize uyan kanaat önderlerine kulak veririz.

■    Bizimle aynı kafada olan insanlarla bir araya gelir, mevcut düşüncelerimizi zihnimize iyice perçinleriz.

■    Zihnimizdeki düşünceleri değiştirmek bize geçmişimizi, kimliğimizi ve kişiliğimizi inkâr etmek gibi gelir.

■    Toplumun çoğunluğu ile birlikte “çemberin içinde kalmak” bizi rahatlatır. Yeni Türkü grubunun bir şarkısında anlatıldığı gibi “Çemberin içindeyken, kafamız dışındaysa” çaresi bulunmayan bir hüzün bizi elden ayaktan düşürebilir.

■    Hayatın akışı içinde ve zihnimizde başka sorunlar varsa, bize anlatılan düşüncenin doğru olup olmadığını araştırmaya zaman bulamayız.

Bu sürecin sonunda kendi düşüncemizin mevcutların en iyisi, doğrusu olduğuna kendimizi inandırırız. “Kendi kendini doğrulayan düşünce” tuzağında bizi bekleyen akıbet ise gerçeklerden kopmaktır.

SOSYOLOJİK BOYUT

Amerikalı sosyolog Robert Merton, kendi kendini doğrulayan düşüncenin toplumlarda da etkili olabileceğini ortaya koymuş ve şu örneği vermişti: “Amerika’da ırkçılar, geçen yüzyılın 60’lı yıllarına kadar ‘Siyahlar, ırk olarak beyazlardan daha az zekidir’ önyargısının etkisi altındaydı. Irkçılar, güçlü oldukları bölgelerde, bu nedenle siyahlara oy ve eşit eğitim hakkı ile iş imkânı sağlamıyorlardı. Siyahlar eğitim ve gelir düzeylerini yükseltmekte zorlanınca da, ırkçılar bu durumu kendi ırkçı görüşlerinin kanıtı olarak ileri sürüyorlardı. Oysa eşit koşullarda ve imkân verildiğinde siyahlar ve beyazlar arasında bir performans farkı yoktu.”



Önyargılarla beslenen bu düşünce tarzı, bireyleri gerçeklerden kopardığı gibi toplumları da geri bıraktırır, adil ve insancıl yöntemlerden uzaklaştırır. İnsanların çoğunluğunun değişime ve yeni fikirlere karşı çıktığı bir toplumda demokrasinin derinleştirilmesini ve ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek zorlaşır. Çünkü değişime direnç, çaresizliğe, çaresizlik de atalete yol açar.

ÖN YARGILARDAN KURTULMA YOLLARI

Aşağıdaki duygu ve davranışlar bizi ön yargılardan ve kendi kendini doğrulayan düşünce kısır döngüsünden kurtarabilir:

■    Merak: Yenilikleri anlama ve öğrenme merakı, bizi sözlerin ve kelimelerin arkasındaki anlamları araştırmaya yönlendirir.

■    Araştırmak: Değişimin tabiatını ve neyin, nasıl değiştiğini araştırdığımızda ulaştığımız ipuçları, bizi yeni düşüncelere, bakış açılarına ve çözüm yollarına götürebilir.

■    Kuşku: Aşırıya kaçmamak şartıyla, duyduğumuz ve okuduğumuz şeylerden kuşkulanmak, her işin aslını öğrenmeyi amaçlamak, bizi gerçeğe biraz daha yakınlaştırır.

■    Eleştirel düşünce: Bize söylenen ve sunulan görüşleri, eleştirel aklın süzgecinden geçirdiğimizde başkalarının düşüncelerini aynen benimsemekten kurtuluruz.

■    Özü korumak: Geçmişten gelen olumlu değerlerin özünü koruyarak, yalnızca yol ve yöntemleri değiştirme arayışı da bizim değişim korkusuna kapılmamızı önleyebilir.

■    Farklılığa tahammül: Herkesin aynen bizim gibi düşünmeye zorunlu olduğuna inandığımızda, kendi kendini doğrulayan düşünce tuzağına düşmemiz kolaylaşır. Saygı ve empati duyguları ise bize farklılığın getirdiği zenginliği kavramamıza imkân verir.

■    Pozitif bakış açısı: Dünyaya, insanlara ve hayata gerçekçi ama pozitif bir şekilde bakmak, bizi olumsuz ön yargılardan, peşin hükümlerden kurtarabilir. Önyargıların azaldığı bir ortamda kendi kendini doğrulayan olumsuz düşünceler etkisini yitirir.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir