Anasayfa / Ekonomi-Finans / Ekonomide Güçlü Büyüme

Ekonomide Güçlü Büyüme




Öncü göstergeler ikinci çeyrekte güçlü büyüme görünümünü destekliyor. Uzmanlara göre, Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 5 bandında büyüyecek. Enflasyonun ise aralıkta yeniden tek haneye inmesi bekleniyor…

BAYRAM tatili dönüşü ekonomide hummalı bir çalışma dönemi başlıyor. Bir yandan 2018-2020 dönemi Orta Vadeli Program (OVP) ve 2018 yılı bütçesi hazırlıkları sürerken diğer yandan Türkiye ekonomisini 2023 hedeflerine taşıyacak 11. Kalkınma Planı çalışmalarına yoğunlaşılıyor. Ekonomi yönetiminden OVP’de büyüme hedeflerinin yukarı yönlü güncelleneceğine, 2018 yılı büyüme hedefinin yüzde 5’in altında olmayacağına yönelik açıklamalar gelirken, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 11 Eylül’de açıklayacağı 2017 ikinci çeyrek Dönemsel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla verileri merakla bekleniyor.

Sene başında açıklanan ekonomik tedbirlerin makro çerçevede etkilerini göstermeye başladığına dikkat çeken uzmanlar, öncü göstergelerin güçlü büyüme görünümünü desteklediğini ifade ediyor. Uzmanların yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüyen Türkiye ekonomisinin, yılm ikinci çeyreğinde yüzde 5 bandında büyüyeceği beklentisi güçlenirken, 2017’de beklentinin çok üzerinde bir büyüme görülebileceğine işaret ediliyor. Uzmanlara göre ağustos ayında aylık bazda yüzde 0.52 artış gösteren tüketici fiyatlarının, yıllık bazda yüzde 10.68 artışla yeniden çift haneye yükselmesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) ilişkin faiz indirimi beklentilerini de öteliyor. Tüketici fiyatları endeksindeki yıllık artışın aralık ayına kadar çift hanede kalmasını, yıl sonunda ise olumlu baz etkisiyle yılı tek hanede kapatmasını bekleyen uzmanlar, bu dönemde TCMB’nin sıkı para politikası duruşunu koruyacağını kaydediyor. Uzmanlar, 14 Eylül’de yapılacak Para Politikası Kumlu toplantısında faiz oranlarında bir değişikliğe gidilmeyeceği öngörüsünde bulunuyor.

SON 6.5 YILIN EN HIZLI BÜYÜMESİ

Uzmanlara göre öncü göstergeler ve son olarak geçen hafta açıklanan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) üçüncü çeyrek büyüme rakamının çok iyi gelebileceğinin sinyalini veriyor. Geçen hafta açıklanan İSO Türkiye PMI imalat sanayi raporuna göre, Türk imalat sektörünün faaliyet koşullarında ağustosta son 6.5 yılın en güçlü iyileşmesi yaşandı. Tem-muz’da 53.6 olarak ölçülen PMI endeksi Ağustos’ta 55.3’e yükselerek Türk imalat sektörünün faaliyet koşullarındaki genel iyileşmenin güçlü seyrettiğini gösterdi. PMI endeksinin ağustos ayındaki değeri, Mart 2011’den beri gözlenen en yüksek düzeyde ve uzun dönem ortalaması olan 50.8’in belirgin bir şekilde üzerinde kaydedildi. Üretim, yeni siparişler, satın alma faaliyetleri ve istihdamdaki genişleme Temmuz’a kıyasla ivme kazandı.

SANAYİ ÜRETİMİ SEVİNDİRDİ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçen hafta büyümenin öncü göstergelerinden sanayi üretimi verilerini açıkladı. Buna göre mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilerle sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 2.3 artışla 134.6 değerini aldı. Artış piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, temmuzda madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 2.6 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2.2, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendir-me üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4.8 arttı.

Takvim etkisinden arındırılmış seriye göre sanayi üretimi geçen yılın aynı ayma göre yüzde 14.5 artışla 136.5 oldu. Temmuzda madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yıllık bazda yüzde 0.8, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 16 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 11.7 arttı.

YENİDEN ÇİFT HANE

Bayram tatili dönüşü makro veri gündeminde yer alan önemli başlıklardan biri de enflasyon oldu. TÜIK verilerine göre, tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) 2017 Ağus-tos’ta bir önceki aya göre yüzde 0.52 artış ile piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Beş aym ardından temmuzda yüzde 9.79 ile tek haneye gerileyen yıllık TÜFE, ağustosta bir önceki aya göre 0.89 puan artışla yüzde 10.68’e çıkarak yeniden çift hane oldu. Alt grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları bir önceki aya göre gıdada yüzde 0.4, enerjide 0.31, temel mal gruplarında 0.31 puan arttı.

TÜFE ağustosta geçen yılın aralık ayına göre yüzde 6.60,12 aylık ortalamalara göre yüzde 9.66 artış gösterdi. Merkez Ban-kası’nm da yakından izlediği özel kapsamlı TÜFE göstergelerinden B endeksi ağustosta bir önceki ay 0.66 puan artışla yüzde 10.12’ye, C endeksi ise yüzde 0.56 puan artışla yüzde 10.16’ya yükseldi.

EN YÜKSEK ARTIŞ EĞİTİMDE

Ağustosta TÜFE’de aylık en yüksek artış yüzde 2.79 ile eğitim grubunda oldu. Ana harcama grupları itibarıyla ağustosta endekste yer alan gruplardan ulaştırmada yüzde 2.05, ev eşyasında yüzde 1.66, lokanta ve otellerde yüzde 1.03 ve konut ile çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 0.71 artış gerçekleşti. Aylık en fazla düşüş gösteren grup yüzde 3.09 ile giyim ve ayakkabı olurken, bu grubu yüzde 0.22 düşüş ile gıda ve alkolsüz içecekler izledi.

Ağustosta gıda ve alkolsüz içecekler yıllık enflasyonu 1.9 puan artarak yüzde 11.97 oldu. TCMB’nin ağustos ayı fiyat gelişmeleri raporuna göre bu dönemde gıda yıllık enflasyonu, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki olumsuz baz etkisinin yanında işlenmiş gıda fiyatlarındaki artış sonucunda yükseldi. Diğer taraftan işlenmiş gıda fiyatları aylık bazda yüzde 1.25 artış gösterdi ve alt gruplar geneline yayıldı. Enerji fiyatları petrol ve diğer girdi fiyatlarına bağlı olarak önemli bir artış gösterdi. Enerji grubu yıllık enflasyonu 2.42 puanlık artışla yüzde 10.54 oldu. Yıllık enflasyon hizmet grubunda yatay seyrederken, temel mal grubunda giyim ve dayanıklı tüketim malları kaynaklı olarak belirgin bir artış kaydetti. Temel mal grubu yıllık enflasyonu ağustosta 1.22 puan artarak yüzde 11.08 olarak gerçekleşti. Bu dönemde yıllık enflasyon giyim ve dayanıklı mal grupları öncülüğünde yükseldi. Giyim grubunda yöntem değişikliği etkisi dikkate alındığında da enflasyonun son iki aydır artmakta olduğu gözlendi. Dayanıklı mal fiyatlarında gözlenen artışta mobilya, otomobil ve beyaz eşya fiyatlarında gözlenen yüksek fiyat artışları belirleyici olurken, bu gelişmede TL’nin euro karşısındaki değer kaybının etkileri de izlendi.



Yİ-ÜFE AYLIK YÜZDE 0.85 ARTTI

Ağustosta tüketici fiyatları üzerindeki üretici fiyatları kaynaklı baskılar güçlü seyrini korudu. Yurt içi üretici fiyatları (Yî-ÜFE), 2017 Ağustosta bir önceki aya göre yüzde 0.85 oranında artarken, yıllık enflasyon bir önceki aya göre 0.89 puan artışla yüzde 16.34 olarak gerçekleşti. Merkez Bankası’nın ağustos ayı fiyat gelişmeleri raporuna göre bu artışta petrol ve endüstriyel metal gibi uluslararası emtia fiyatlarındaki gelişmelerin etkisi öne çıktı. Yıllık enflasyon imalat sanayisinde yüzde 17.94’e yükselirken, petrol ve ana metal hariç imalat sanayisinde yüzde 14.14’e geriledi. Ağustosta petrol ve ana metal hariç imalat sanayi fiyatlarının mevsimsellikten arındırılmış ana eğilimi ise döviz kurunun istikrarlı seyri ile bir miktar yavaşladı. Yİ-ÜFE ağustosta geçen yılın aralık ayına göre yüzde 9.52,12 aylık ortalamalara göre yüzde 12.05 artış gösterdi.

Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Saygılıoğlu maliyet enflasyonu olduğuna dikkat çekerek, ağustosta yıllık yüzde 16.34 artan Yİ-ÜFE’nin tüketici fiyatları üzerindeki baskısının güçlü seyrini koruduğunu, bu etkinin önümüzdeki aylarda da hissedileceğini vurguladı. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun bu haftaki toplantısında faiz oranlarında değişikliğe gitmesini beklemediğini ifade eden Saygılıoğlu, Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde, 4.5-5 civarında büyüme performansı göstereceği öngörüsünde bulundu.

REEL EFEKTİF DÖVİZ KURU YÜKSELDİ

Reel efektif döviz kuru endeksi ağustosta TÜFE bazında 89.71’e yükseldi. Nominal efektif döviz kuru, Türkiye’nin dış ticaretinde önemli paya sahip ülkelerin para birimlerinden oluşan sepete göre, TL’nin ağırlıklı ortalama değerini gösteriyor. Ağırlıklar ikili ticaret akımları kullanılarak belirleniyor. Reel efektif döviz kuru ise nominal efektif döviz kurundaki nispi fiyat etkileri arındırılarak elde ediliyor. TCMB tarafından yayımlanan geçici verilere göre, 2003 = 100 bazlı reel efektif döviz kuru endeksi, TÜFE bazında ağustosta bir önceki aya kıyasla 0.26 puan artarak 89.45’ten 89.71’e çıktı. Yİ-ÜFE bazında reel efektif döviz kum endeksi ise ağustosta bir önceki aya göre 0.69 puan artışla 88.73’ten 89.42’ye yükseldi.

DÖVİZ POZİSYONU AÇIĞI ARTTI

Merkez Bankası geçen hafta finansal kesim dışındaki firmaların haziran ayı sonu itibarıyla döviz varlık ve yükümlülüklerini açıkladı. Buna göre finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları haziranda bir önceki aya göre 437 milyon dolar azalışla 109.9 milyar dolar olurken, yükümlülükleri 4 milyar 624 milyon dolar artışla 315.36 milyar dolar oldu. Bu dönemde şirketlerin net döviz pozisyon açığı ise 205 milyar 488 milyon dolar olarak gerçekleşti ve mayıs dönemine göre 5.1 milyar dolar arttı. Haziran 2017 döneminde kısa vadeli varlıklar 89.76 milyar dolar, kısa vadeli yükümlülükler 82.84 milyar dolar oldu. ICısa vadeli net döviz pozisyon fazlası ise 6.9 milyar dolar gerçekleşerek, Mayıs 2017 dönemine göre 1.35 milyar dolar azaldı. Şirketlerin döviz kuru riskine yönelik olarak açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, şirketlerin kur riskine karşı yeni bir çerçeve oluşturacaklarını açıkladı.

Döviz geliri olmayanların dövizle borç-lanamamasını prensip edineceklerini söyleyen Şimşek, döviz geliri olanların ancak belli bir oranda döviz borçlanması yapabileceğini ifade etti. Hindistan, Endonezya gibi ülkelerde bir takım uygulamalar olduğuna dikkat çeken Şimşek, “Merkez Bankamız bunlara ilişkin çalışmalarını bitirdi. Veri toplama noktasında bir yasal düzenlemeye, adıma ihtiyaç var. Biz bu yıl içinde hızlı şekilde hareket edeceğiz. Şirketler eğer döviz geliri yoksa, döviz borçlanmak istiyorsa kurlardaki iniş çıkışlara karşı kendilerini garantiye, korumaya alacaklar” dedi.

Doç. Dr. Atılım MURAT / TOBB ETÜ İİBF İşletme Bölümü Öğretim Üyesi
TL’nin güçlü kalmasına ihtiyaç var

Sene başında açıklanan ekonomik tedbirlerin makro çerçevede etkilerini görmeye başladık. Kredi Garanti Fonu kredileri ve vergi indirimleri, tüketim harcamalarını pozitif etkiledi. İmalat PMI rakamı özellikle üçüncü çeyrek büyüme rakamının çok iyi gelebileceğinin sinyalini veriyor. PMI rakamının alt kalemleri de bunu destekliyor. Son çeyrekte olumsuz bir gelişme yaşanmazsa, 2017’de beklentinin çok üzerinde bir büyüme görülebilir. Tabii ekonomiyi desteklemek için genişletici maliye politikası kullanıldı.

Bu da bütçe açığını biraz artırdı. Önümüzdeki dönemde en fazla konuşulacak mevzulardan birisi ‘mali disiplin’ olur. Ağustos ayı enflasyon rakamının çift hanede oluşması, enflasyonun belinin kolayca kırılmayacağını gösteriyor. Bu rakam, enflasyonun yılı tek hanede kapatma olasılığını düşürdü. Özellikle ÜFE’nin yüzde 16’larda olması, maliyetleri artan üreticilerin talepte bir kıpırdanma olduğu anda fiyatlara bunu yansıttıklarını gösteriyor.

Çekirdek enflasyon göstergeleri de çok yüksek seyrederken, TCMB sıkı para politikasına en azından yılsonuna kadar devam eder. Kaldı ki, enflasyon rakamı istediğimiz şekilde düşmediği için, TL’nin güçlü kalmasına ihtiyaç var. TL’yi dengeli tutacak faktörlerden birisi yüksek getirisidir.

Murat SAĞMAN / Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi
Aralıkta enflasyonda tek hane görülebilir

Ağustos verilerinin ardından, yıllık enflasyonda tek hane zorlaştı. Enflasyon iki üç ay daha çift hanede kalır. Baz etkisiyle aralıkta enflasyon düşük çıkacağı için, aralıkta yıllık enflasyonda tek hane görülebilir. Ağustosta tüm kalemlerde artış yaşandı. Kredi Garanti Fonu kredileri, vergi indirimleri, genel yapılan teşvikler talep artırıcı etki yaptı. Tüketici fiyatları üzerindeki üretici fiyatları kaynaklı baskılar güçlü seyrini korudu. Yıllık Yİ-ÜFE artışı yüzde 16.34 oldu. Hem daha yüksek maliyet hem de daha çok talep ile enflasyonun yükseldiğini gördük. Maliyet artışı önümüzdeki aylarda TÜFE’ye yansımaya devam edecek. Bu hafta gerçekleştirilecek olan toplantıda Para Politikası Kurulu faize dokunmaz. TCMB sıkı duruşunu korur. Enflasyonda kalıcı düşüş olmadığı sürece TCMB faizde değişikliğe gitmez. Eğer gelecek aylarda enflasyon yükselişini sürdürürse, Merkez Bankası ortalama fonlamayı değiştirmese bile yüzde 12.25 olan geç likidite penceresinde faizi biraz daha yükseltebilir. Öncü göstergeler çerçevesinde 2017 yılı 2. çeyrek büyüme yüzde 5 civarında olur. Baz etkisiyle üçüncü çeyrekte yüksek oranlı büyüme sürer. 2017 yılı genelinde yüzde 5-5.5 bandında bir büyüme gerçekleşir.

Hülya Gençsertkaya





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir