Anasayfa / Ekonomi-Finans / Ekonomide Piyasalar Normelleşiyor

Ekonomide Piyasalar Normelleşiyor




Bundan sonraki süreçte endeksin yükselişinde bankalar ön plana çıkabilir. Yılın ikinci yarısında doların uluslararası piyasadaki değer kazancı ile birlikte dolar/TL’de hareketin 2.90-3.25 bandında hareket etmesi olası…

PİYASALARDAKİ normalleşme çabası geçtiğimiz hafta da devam etti. BIST-100 hafta boyunca yaklaşık 2,700 puanlık bir bant içinde dalgalandıktan sonra haftayı 660 puanlık yükselişle 76.065’ten kapattı. Dolar/TL ise haftanın ilk günleri 3.00 TL’nin altındaki rakamlar test edilirken haftanın son günü yurtiçi piyasalar kapanırken 3.0150 civarında bir kur vardı. En önemli gelişme ise 15 Temmuz sürecinde 300 sınırına dayanan CDS’ler tarafında yaşandı. Ülkedeki ve piyasadaki normalleşmeye paralel CDS primleri de kademli bir şekilde gerileyerek 260 civarına kadar geriledi. Bu geri çekilmeyi pozitif görmekle birlikte 15 Temmuz öncesi 220’nin hemen üzerinde seyreden CDS primlerini göz önünde bulundurduğumuzda yatırımcı gözünde normalleşmenin tam anlamıyla sağlandığını söylemek zor. İlerleyen günlerde başta BIST-lOO’de olmak üzere TL cinsi varlıklarda olacak fiyatlamada buradaki seyir önemli olacaktır.

baharda ekonomi

BANKA KARLARI MORAL OLDU

2016 yılının ilk yarısında başta TCMB’nin yaptığı ölçülü faiz indirimleri ile birlikte FED’in yeni bir faiz artırımına gidememesi ve gelişmiş ülkelerde oldukça düşük seviyelerde olan faiz rakamları risk iştahının yüksek kalmasını sağlayarak bankacılık sektörü kârlılığını destekleyici önemli bir unsur oldu. TCMB sadeleşme adımlarıyla birlikte fonlama faizlerinde gözlenen düşüş mevduat faizlerinde, kredi faizlerine oranla daha hızlı bir düşüşe neden olması bankacılık sektörünün yılın ilk yarısındaki kârını destekleyen en önemli unsur oldu.

Ayrıca, TL’nin 2016 yılının ilk yarısında geçen yıla kıyasla oldukça istikrarlı bir seyir izlemiş olması da sektör kârlılığını destekleyen en önemli etkenlerden biridir. Azalan swap hacim ve maliyetlerinin sermaye piyasası zararlarını azaltıcı etkisi, politika yapıcılar tarafından sektör kârlılığını destekleyecek yönde makro ihtiyati tedbirleri bir miktar gevşetme adımları, komisyon geri ödemelerinin azalması, faaliyet giderlerinde gözlenen iyileşme ve Visa birleşmesi nedeniyle elde edilen gelirler de bu yılın ilk yarısında sektör kârlılığını destekleyen diğer önemli gelişmeler olarak sıralanabilir.

Tüm bu katkılarla sektörün ikinci çeyrek karlılığında geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğine göre gözle görülür bir artış sağlandı. Bu dönemde gerçekleşen faiz indirimleri ve Visa birleşmesi ile elde edilen tek gelirler bankaların karlılığına önemli ölçüde katkı yaptı. Gelecek çeyreklerde bu kalemlerin etkisi olmayacağı için muhtemelen daha ılımlı kar artışları göreceğiz. Buna rağmen bankacılık sektöründe karlılık tarafında en kötünün geride kaldığını düşünüyoruz.

BANKALAR YENİDEN LOKOMOTİF OLUR MU?

2011 yılından sonra eriyen özvarlık karlılığı bankacılık endeksinin de performansını negatif etkiledi. Bu süreçte karlılık artışı devam eden ve yabancı gözünde bölge ülkelere göre düşük çarpanları olduğu düşünülen sanayi şirketleri ön plana çıktı ve bankacılık endeksinin sanayi endeksine oranı 3.30’lardan 1.50’lere kadar geriledi. Bu düşüş bankaların BIST-100 içindeki ağırlığında yüzde 30’lara kadar düşmesine neden oldu. Ancak özellikle bu yıl ikinci çeyrek itibariyle banka karlılıklarındaki negatif trendin sonlandığım düşünüyoruz. Bu süreçten sonra yavaş yavaş dengelenen ve alman makro ihtiyati tedbirlerle yavaş da olsa toparlanan bir banka karlılığı görmemiz oldukça muhtemel.



Sektörün 15 Temmuz sürecinde rüştünü bir kez daha ispat etmiş olmasının da normalleşmeye olan inanç sağlandığında yabancı yatırımcının buraya ilgisini artıracağını düşünüyoruz. Özellikle son dönemde ekonomiyi canlandırmak için kamu tarafında açıklanan ya da hazırlığı devam eden tedbirlerin de ekonomik aktivite ile doğrudan ilişkili olan bankacılığı pozitif etkileyeceğini düşünüyoruz. Tüm bu beklentilerimiz dahilinde bundan sonraki süreçte endekste olacak yükselişlerde bankaların ön plana çıkabileceğini düşünüyoruz. Ancak bu durumda da bankalar özelinde bir ayrışma olabileceği göz önünde bulundurulmalı. Özellikle geçtiğimiz dönemlerde karlılık dışı belirli gerekçelerle negatif performanslar görülen banka hisselerinde, ortaya çıkabilecek haber akışı ve bunların etkileri göz önünde bulundurulmalı. Bu nedenle genel atmosferin bankacılık sektörü için pozitif olacağını düşünmekle birlikte, banka hissesi seçiminde titiz davramlmalı ve yatırım yaparken en azından birkaç tane bankadan oluşan bir sepet düşünülmeli.

KAMUDAN GELECEK AÇIKLAMALAR ÖNEMLİ

İçeride geçtiğimiz hafta açıklanan ve beklentileri aşan temmuz ayı enflasyon rakamı moralleri bozsa da kısa vadede içeride açıklanan makro verilerden ziyade kamu kesiminden gelecek ekonomiyi destekleme önlemleri takip edilmeye devam edilecek. 15 Temmuz’un ardından artan bir ivme ile kamunun ekonomide tıkanan damarları açmak ve ekonomik aktiviteyi hızlandırmak için aldığı önlemleri takip ettik. Önümüzdeki günlerde de bu açıklamaların hız kesmeden devam edeceğini düşünüyoruz. Bu süreçte açıklanacak ek önlem paketleri sektörel ve hisse bazlı sert hareketlere neden olabilir. Bu nedenle bu açıklamaların iyi analiz edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

BIST-100’de düşüşler orta/uzun vade için alım fırsatı

BIST-100’de 75.000 altındaki seviyelerin orta ve uzun vadeli alım için fırsat oluşturduğunu düşünmeye devam ediyoruz. Bu seviyeleri kendi tarihsel çarpanlarına ve emsallerine göre aşırı ucuz olarak görmemize rağmen, olası bir kötü haber akışında görülebilecek şokların kısa vadeli de olsa ıskontoyu daha fazla arttırabileceğini, bu nedenle bu riskleri de göz önünde bulundurarak, olası anlık düşüşlerde maliyet iyileştirmek için alımların zamana ve kademeye yayılmasının faydalı olacağını düşünüyoruz.

Kısa vadede ise 78.000‘de güçlü bir direncimiz bulunuyor. Endeksin bu seviyenin üzerinde kısa vadede kalcı bir trend yakalayabilmesinin içerideki pozitif haber akışı ile birlikte, yurtdışı piyasaların da desteğine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Endekste aşağı yönlü hareketlerde ise bu hafta da 74.000’e kadar alacak geri çekilmeleri düzeltme olarak görmek mümkün. 74.000 altında olacak bir kapanışın endeksi 70.000 çjvarına kadar taşıyabileceği göz önünde bulundurulmalı. Sorfİki haftadaki yükselişte hacmin zayıf kalması bu denli olmasa da kısa vadede bir düzeltme yaşanma ihtimalini artırıyor. Yurtdışında ise geçtiğimiz hafta da ifade ettiğimiz gibi iyi veri pozitif fiyatlama süreci devam ediyor. Piyasaların FED’in endişe verecek bir faiz artışı yapamayacağına ikna olmasının ardından, iyi verilere düşük faiz ve resesyondan uzaklaşan ekonomiler gözüyle baktığını bunun da borsaları desteklediğini görüyoruz. Bu hafta veri takvimi sakin olsa da yurtdışında açıklanacak verilerin izlenmeye devam edeceğini düşünüyoruz.

Dolar/TL’de düşüşler sınırlı kaldı

Dolar/TL ise haftanın ilk günleri 3.00 TL’nin altındaki rakamlar test edilirken haftanın son günü yurtiçi piyasalar kapanırken 3.0150 civarında bir kur vardı. Geçtiğimiz hafta da ifade etiğimiz gibi dolar/TL’de uzunca bir süredir hareket edilen 2.80-3.05 bandının bir miktar yukarı kayma potansiyelinin yüksek olduğunu düşünüyoruz. Önceki hafta itibariyle yeniden bu bandın içine dönülmüş ve geçtiğimiz hafta da bu bandın içinde hareket ediliyor olsa da, aşağı yönlü hareketlerin sınırlı kalması dikkat çekiyor. Yılın ikinci yarısında doların uluslararası piyasadaki değer kazancı beklentimiz paralelinde dolar/TL’de hareketin ana hatlarıyla 2.90-3.25 bandında hareket etmesini bekliyoruz. Dolar/TL’de alım yapmayı düşünenlerin yukarıda oluşabilecek marjı göz önünde bulundurarak, mümkün olduğunca bu bandın alt sınırlarını takip etmesini öneriyoruz.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir