yandex
yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / Ekonomi-Finans / Ekonomik veriler son çeyrekte zayıflama işaretleri veriyor

Ekonomik veriler son çeyrekte zayıflama işaretleri veriyor



Ekonomik veriler son çeyrekte zayıflama işaretleri veriyor. Ekimde güven endeksleri düşerken, kapasite kullanımı azaldı. Buna karşılık reel piyasalarda pozitif bir algı var. Uzmanlar ise kurdaki dalgalanmaya ve jeopolitik risklere dikkat çekiyor…

AMERİKAN Merkez Bankası FED’in bu yıl bitmeden faiz artıracağı beklentisi gelişen piyasalarda baskı yaratıyor. İçerde geçen haftanın önemli gündemi Merkez Bankası’nm açıkladığı 2016 yılının son enflasyon raporu oldu. Raporda enflasyon 2016 yılsonu için yüzde 7-8 aralığında yüzde 7.5 olarak tahmin edildi. 2017 yılsonu tahmini ise yüzde 5-8 aralığında yüzde 6.5 olarak öngörüldü. Son dönemde faiz seviyesiyle ilgili farklı mesajlar gelmesi de kur üzerinde baskı yaratıyor. Piyasada döviz kuru üzerinde baskı artarken, Merkez Bankası faiz konusunda temkinli duruş mesajı vermeye devam etti. Makro görünümde ise ekim ayma ilişkin güven endeksi verilerinde bozulma dikkat çekti. îş dünyasının gelecek dönem beklentilerini ortaya koyan Reel Kesim Güven Endeksi ve tüketici güveni gerilerken büyümenin öncü göstergesi kapasite kullanımında düşüş yaşandı.

Ekonomide büyüme dönemi

REEL KESİM GÜVENİ

2016 yılı ekim ayında Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE), bir önceki aya göre 4.8 puan azalarak 101.7 seviyesinde gerçekleşti. Mevsimsellikten arındırılmış RKGE ise bir önceki aya göre 3.3 puan azalarak 103.8 puan seviyesine geriledi.

Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, mevcut toplam sipariş miktarı endeksi artış yönünde etkilerken, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, genel gidişat, gelecek üç aydaki üretim miktarı, gelecek üç aydaki toplam istihdam miktarı, mevcut mamul mal stoku miktarı ve sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 0.3 oranında azaldı. Eylülde 74.29 olan endeks değeri ekimde 74.04 oldu. Alt endekslerde ise hanenin maddi durum beklentisi endeksi yüzde 2.2 artarak 94.1’e çıkarken genel ekonomik durum beklentisi endeksi yüzde 1.3 azalarak 101.6 oldu. İşsiz sayısı yüzde 4.1 azalarak, 77.2’ye düşerken, tasarruf etme ihtimali endeksi yüzde 7.2 artarak 23.3’e yükseldi. TU1K verilerine karşılık Para Dergisi’nin reel piyasa anketinde pozitif bir artış söz konusu. Reel piyasalarda son çeyrek için ivme yukarı yönlü görünüyor.

KAPASİTE KULLANIMI YÜZDE 75

2016 yılı Ekim ayında imalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı, bir önceki aya göre 0.2 puan azalarak yüzde 76.4 seviyesinde gerçekleşti. Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı ise bir önceki aya göre 0.6 puan azalarak yüzde 75’e geriledi. 2016 yılı Ekim ayında mal gruplarına göre kapasite kullanım oranları değerlendirildiğinde, dayanıklı tüketim malları ve yatırım mallarında artış görülürken, dayanıksız tüketim malları, gıda ve içecekler ile ara mallarında azalış gözlendi.



KUR ETKİLİ OLDU

Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, güven endekslerindeki düşüşte birkaç faktörün etkili olduğuna dikkat çekiyor. Aslanoğlu’na göre, bunların başında FED’in faiz artırım beklentisi bulunuyor. Doların tüm dünyada güçlenmesi nedeniyle içerde de TL karşısında değer kazanması hem reel kesimde hem tüketici üzerinde olumsuz etki yapıyor. Ayrıca Musul operasyonu nedeniyle artan jeopolitik riskler de güven endekslerinin azalmasına neden oluyor.

Aslanoğlu, kapasite kullanımındaki azalmayı ise düşük büyümenin işareti olarak değerlendiriyor. Keza yüzde 75 seviyesindeki kapasite kullanımı büyümenin yüzde 3 civarında olacağının da göstergesi. Ekonominin ihtiyacı aslında kapasitenin yüzde 80 seviyesinde olması. Bu da yüzde 4’lük büyüme anlamına geliyor. Erhan Aslanoğlu, 8 Kasım’daki Amerika başkanlık seçimlerini hatırlatarak Clinton’ın seçilmesi durumunda pozitif bir hava olabileceğini Türkiye’nin bundan olumlu etkileneceğini söylüyor.

“FİNANSAL PİYASALARA DUYARLI”

Finansbank Başekonomisti Gökçe Çelik ise, ekimdeki bu bozulmayı hem jeopolitik risklere hem de kur artışına bağlıyor. Reel Kesim Güven Endeksi’nin alt kalemlerinden olan ‘genel gidişat’ kaleminin fi-nansal piyasalardaki hareketlere daha duyarlı olduğuna dikkat çekiyor. Çelik’e göre, buradaki düşüş ankete katılanların kurdan etkilenmiş olabildiklerini gösteriyor. Bununla beraber zaten üçüncü çeyrekte aslında ekonomik aktivi-tede yavaşlama vardı. Şimdi dördüncü çeyreğe başlarken veriler çok hızlı bir toparlanma olmayacağını işaret ediyor. O yüzden büyüme tahminleri üzerinde aşağı yönlü risklere işaret ediyor. Çelik, KKO’da zayıf seyrin sürmesini bekliyor. Mevcut seviyelerden önemli bir toparlanma olmayacağını düşünüyor.

“JEOPOLİTİK RİSKLER BELİRLEYİCİ”

Dolar kurundaki dalgalanmanın güven endeksleri üzerinde etkili olduğuna dikkat çeken Gedik Yatırım ekonomisti Erol Gürcan’a göre, dolar kuru rekor artışla 3.11 TL’yi gördü. Kurdaki bu oynaklık artınca özel sektör yatırım yapmak için önünü göremiyor. Ayrıca kasım ve aralıkta kredi kuruluşlarının not değerlendirmeleri olacak. 4 Kasım’da S&P ve 2 Aralık’ta Moody’s’in not değerlendirmesi var. O tarih yaklaştığı için bir miktar baskı var. Aralıkta FED’in faiz artırım ihtimali güçlendi. Reel kesimde belirsizlik yaratıyor. Üçüncü çeyreğin genelinde uzun tatiller ve 15 Temmuz olayı vardı. Kredi büyüme hızları ciddi yavaşladı. Son çeyrekte kredi büyümesinin kademeli olarak artması bekleniyor. Yatırımlar zaten sıkıntılıydı. Ayrıca son zamanlarda Musul operasyonu iki veriyi de etkiledi. Kur ve jeopolitik riskler temel belirleyici oldu.

“YÜZDE 3.5 TAHMİNİ KORUNUYOR”

A&T Bank Başekonomisti Ayşe Özden ise, döviz kurlarındaki oynaklık ve küresel belirsizlikler sürdükçe reel sektörün temkinli duruşunun süreceğini belirtiyor. Özden, dolayısıyla 2016 yılında yatırımların büyümeye eksi katkıda bulunmasını bekliyor. Kapasite kullanım oranında ise eylül ayındaki sert yükselişten sonra ekim ayındaki geri çekilmenin normal olabileceğini düşünüyor. Özden, ekim ayına ilişkin öncü göstergeler geneline yayılan karamsar havaya rağmen dış talebin gücünü korumasını ve iç talepteki ivme kaybının yılın son çeyreğinde toparlanmasını bekliyor. Yıl-sonu içinse yüzde 3.5 olan büyüme tahminini koruyor.


Yatırım Maliyeti Az İş Fikirleri İçin TIKLAYINIZ.

Bayanlara Ek İş Önerileri İçin TIKLAYINIZ.




Bunu da İnceledinizmi ?

dolar

Yıl sonu dolar kuru beklentisi

Yıl sonu ibresi nereyi gösteriyor? Dolarda yaşanan baş döndürücü yükselişle birlikte 3,45 üstü seviyelerde yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir