Anasayfa / Ekonomi-Finans / Ekonominin 12 Sektöründe Yaşanan Gelişmeler

Ekonominin 12 Sektöründe Yaşanan Gelişmeler




Türkiye’deki siyasi ve sosyal çalkantılara yurtdışı piyasalardaki dalgalanmalarda eklenince ekonomide dengeler sarsıldı. Geçen hafta mali piyasaların geleceğine ışık tutan Ekonomist; yaşanan gelişmelerin ardından bu kez projektörlerini reel sektöre çevirdi. Yaptığımız çalışma, 12 temel sektörün yılın başında ortaya konan planlarında ne gibi değişimler yaşandığını gözler önüne seriyor. Yılbaşında büyüme beklenen lojistik ve turizmde şimdi küçülme bekleniyor. Hazır giyim, tekstil, bilişim ve kimyada büyüme beklentisi sıfıra düşmüş durumda. Diğer sektörlerin de çoğunun büyüme beklentilerinde aşağı yönlü revizyon var.

Türkiye’de özel sektör, hem yurtiçindeki siyasi belirsizlik hem de küresel piyasalardaki dalgalanma nedeniyle zor günler geçiriyor. Bir genel seçim bile yarattığı siyasi belirsizlik nedeniyle ekonomiyi kötü etkilemeye yetmişken, geçen hafta 1 Kasım’da İkincisinin yapılması kararı alındı. Küresel ticarette zaten bir gerileme yaşanırken geçen hafta Çin’den gelen olumsuz haberler ise işleri iyice kanştırdı. Bu gelişmeler yüzünden döviz kurlannda yaşanan sıçrama, özel sektörün 2015 hedeflerine darbe vurdu.

sektor

Yılın başında 2014’ün olumsuzluklarını gidermek isteyen ve 7 Haziran’daki genel seçim sonrasında kurulacak yeni hükümet ile ekonomide reform dönemine girileceği beklentisiyle hareket eden Türkiye iş dünyası, bu yıl için tüm sektörlerde kayda değer büyüme yaşanmasını öngörüyordu. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Hem küresel piyasalarda hem de yurtiçi ve yakın coğrafyada meydana gelen olumsuz gelişmeler, bütün sektörleri yıl sonu hedeflerinde revizyon yapmaya mecbur bıraktı.

2015’in bitimine dört ay kala, Türkiye ekonomisinin en büyük 12 sektöründe yaşanan bu değişimi mercek altına aldık. Hangi sektörün 2015 hedeflerinden nasıl uzaklaştığını, hangi gerekçelerle revizyon kararı aldığını araştırdık.

Ortaya çıkan tablo, siyasi belirsizliğin reel ekonomiye ağır bir fatura çıkardığını, özel sektörün 2015’i ‘kayıp yıl’ olarak tescil ettiğini gösteriyor. Yaptığımız çalışma, 12 temel sektörün yılın başında ortaya konan planlann-da ne gibi değişimler yaşandığını gözler önüne seriyor. Yılbaşında büyüme beklenen lojistik ve turizmde şimdi küçülme bekleniyor. Hazır giyim, tekstil, bilişim ve kimyada büyüme beklentisi sıfıra düşmüş durumda. Diğer sektörlerin de çoğunun büyüme beklentilerinde aşağı yönlü revizyon var.

12 sektördeki son duruma ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer alıyor.

HAZIR GİYİM / Büyüme durdu, ihracat düştü

Ocak ayından beri yüksek seyreden döviz kurunda özellikle ağustos ayı içinde yaşanan rekor artış, hem küresel hem de iç pazarda durgunluk nedeniyle zaten zor bir dönemden geçen hazır giyim ve konfeksiyonu olumsuz etkiledi. Sektör, 2014’te toplam cirosunu yüzde 10,7 artırmayı başarmıştı. Türkiye ihracatının dinamo sektörlerinden olan hazır giyim ve konfeksiyonun 2014 ihracatı da dolar bazında yüzde 8 artışla 18,7 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Ancak 2015’te hesaplar bozuldu. Bu yıla hem ciro hem ihracatta yüzde 6-8 arasında artış hedefiyle giriş yapan sektör, bir yandan iç siyasetteki karmaşa diğer yandan çatışma ortamı ve siyasi belirsizlik nedeniyle giderek yükselen döviz kurları yüzünden bu hedeflerini rafa kaldırmak zorunda kaldı. Bu yıl büyüme beklentisi kalmayan sektörün ilk sekiz aydaki ihracat düşüşü ise yüzde 13,8’i buldu.

“HÜKÜMET HEMEN KURULMALI”

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon ihracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, tüm olumsuz gelişmelere karşın yılın geri kalanında başta AB pazarı olmak üzere ihracatta bir toparlanma sürecine girilmesinin 20l6’da sektörü yeniden büyüme rotasına sokacağını belirtiyor. AB dışında en fazla umut bağlanan pazar ise Afrika. Nisan sonunda 100 Afrikalı şirketi İstanbul’da ağırlayan hazır giyimciler, Afrika’ya yapılan ihracatı üç yılda ikiye katlayarak yaklaşık 1,5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Bu noktada devletten bazı destek adımları beklediklerini vurgulayan Tanrıverdi, “Beklentilerimiz hammadde ve girdilere erişimde ek vergiler ve ithalata önlemler şeklinde maliyetleri artıran engellerin kaldırılmasıdır. Ayrıca kasım ayında yapılacak seçimlerden hemen sonra yeni hükümetin kurulmasını umut ediyoruz” diye konuşuyor.

TEKSTİL / Tekstilciler için çare İran ve ABD

Türkiye, tekstilde dünyanın 10’uncu ve AB’nin ikinci en büyük tedarikçisi. 2014’te 8,9 milyar dolarlık ihracat ile toplam ihracatın yüzde 5,6’sını yapan tekstil sektörü için 2015 zor bir yıl olarak başladı. Daha ocak ayında tekstil üretiminde son dört yılın en büyük gerilemesi yaşandı. Ardından görece bir toparlanma yaşansa da sektör açısından 2015 ‘kayıp yıl’ haline geldi. 2 milyon kişiyi istihdam eden ve 85 milyar TLTık büyüklüğe sahip tekstil sektöründe üretimin gerilemesindeki en önemli neden, en büyük pazarlardan biri olan Rusya’daki gelişmeler oldu. Önce Ukrayna krizi, ardından Batı ambargosu ve petrol fiyatlarındaki gerileme ile zayıflayan Rus ekonomisi, talebin kısılması ile Türk

tekstilcileri vurdu. Ağustos sonu itibariyle sektörün ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11 düşüşle 5,1 milyar dolar seviyesine kadar geriledi. Bu da 2015 için belirlenen 10,7 milyar dolarlık ihracat hedefinde revizyona neden oldu. Şimdi hedef, “2014 ihracatının gerisine düşmemek” olarak tarif ediliyor.

YENİ PAZARLAR ARANIYOR

Siyasi belirsizlikler nedeniyle iç talebin de düşmesi, tekstil sektörünü tıpkı hazır giyim ve konfeksiyon gibi ‘büyüme değil mevcudu koruma’ pozisyonuna itti. Yani sektör temsilcileri için şimdi amaç yılı olabilecek en az kayıpla kapatmak.

İstanbul ve Tekstil ve Hammaddeleri ihracatçı Birliği Başkanı İsmail Gülle, yılın geri kalanında üretim ve ihracat değerlerini korumak için diğer ülkelere nazaran satışların arttığı İran ve ABD pazarına yoğunlaşacaklarını söylüyor. Gülle, “2015’te karşılaştığımız sorunların 20l6’da da devam etmesi riskine karşı yeni ve potansiyel pazarların tespiti ve bu pazarlara ilişkin promosyon çalışmalarımıza devam ediyoruz” diyor.

LOJİSTİK TIR’lar geri viteste

Hemen her sektörün çözüm ortağı olan lojistik sektörü açıstndan işler bir süredir iyi gitmiyor. Tahminlere göre 80 milyar doları aşan hacmi olan ve 2 binin üzerinde irili ufaklı şirkete ev sahipliği yapan lojistik sektörü, özellikle dış ticaretin seyrinden direkt olarak etkileniyor. Dış ticareti zora sokan Ortadoğu’daki sorunlar nedeniyle sektör sıkıntılı günler yaşasa da, yeni pazarlara yönelerek 2014’ü yaklaşık yüzde 10’luk bir büyüme performansıyla kapatmıştı. Dış ticaretten bağımsız bir hedef koyması çok fazla mümkün olmayan lojistik sektörü, olumsuz şartlara rağmen bu yıl için yüzde 10 büyümeye odaklanmıştı. Fakat bölgesel güvenlik sorunları, siyasi krizler, yakın komşularla ilişkilerin kötüye gitmesi ve ihracatta istenen performansın yakalanamaması bunu pek mümkün kılmıyor. Hatta ortaya çıkan ilk yedi aylık veriler sektörün bir önceki yıla göre eksi pozisyonda olduğuna işaret ediyor. Sektör temsilcilerinden aldığımız bilgilere göre bu yıl yüzde 7 gibi bir gerileme söz konusu.

“2016 PLANLAYAMIYORUZ”

Uluslararası Nakliyatçılar Derneği’nin (UND) verilerine göre, güzergah bazlı sefer sayılarına bakıldığında Batı’da yüzde 3 azalış, Orta Asya’da yüzde 6 azalış, İran’da yüzde 26 artış, Irak’ta ise yüzde 19 düşüş var. UND icra Kurulu Başkanı Fatih Şener, şunları söylüyor: “Şu ana kadarki göstergeler durumun pek parlak olmadığını gösteriyor. Umudumuz ihracatın ve ithalatın dengeli bir şekilde artması ve bizim de bunları hızlı bir şekilde müşteriye ulaştırmamızda. Bölgesel krizler ve riskler 2016 için bir planlama yapmamıza izin vermiyor;’

BİLİŞİM Taksit sınırı sektörü vurdu

Bilişim sektörü 2014 yılını 69,4 milyar TL büyüklükle kapatmıştı. Yıllık yüzde 12,1 büyümeyle çift haneli büyüme ivmesini sürdüren sektörün bilişim ihracatı da 1,3 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Toplam sektör büyüklüğünü 48,9 milyar TL ile iletişim teknolojileri, 20,4 milyar TL ile bilgi teknolojileri oluşturdu. Bu rakamlarla 2015’e büyüme beklentisiyle başlandı ancak sektörde geçen yıldan kalan taksit sınırlamasının yanı sıra döviz kurundaki artış ve siyasi belirsizliklerle birlikte beklentiler revize edildi. 2015 yılı başındaki tahminlere göre TL bazında sektörde yüzde 11-15 arasında büyüme bekleniyordu. Donanım pazarının mobil olmayan tarafında bu yıl büyümeye erişilemediğini gördüklerini ifade eden índex Grup CEO’su Erol Bilecik, “Bu alanda yaklaşık yüzde 1-2 arası bir büyüme beklenirken, maalesef şu anda eksi yüzde 1-2 şeklinde devam eden bir sürecin içindeyiz” diyor.

KUR ARTIŞI NEGATİF ETKİLİYOR

Bilişim Sanayicileri Demeği (TÜBİSAD) Başkanı Kemal Cılız da, bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe bu yıl daha temkinli bir büyüme olacağını belirterek, “Seçim sonrasında bir hızlanma olmasını öngörüyorduk ancak süreç devam ediyor. Son günlerde yaşanan döviz kurlarındaki hareketlilik 2015 yılı büyümesini negatif olarak etkileyebilir” diye konuşuyor.

ASUS Sistem iş Grubu Türkiye Ülke Müdürü Bora Aras ise “Bilgisayar ürünlerinde yıl sonu hedeflerinde adetsel bazda beklentimiz yaklaşık yüzde 25 oranında azaldı” diyor.

PERAKENDE / Tüketici güveni alımları etkiledi

2014 yılını 315 milyar dolarlık bir ciroyla kapatan perakende sektörü, ekonomik ve siyasi gelişmelerden olumsuz etkilense de, birçok sektörün aksine büyüme trendini sürdürüyor. Yılın başında yüzde 9’luk büyüme hedefi koyan sektörün şimdi 2015’i yüzde 8’lik büyümeyle kapatması bekleniyor. Gıda, hazır giyim gibi farklı alanları kapsayan perakende sektöründe özellikle kârlılıklarda ciddi düşüşler söz konusu. 40 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan gıda perakendecileri ve gıda servis zincirleri sektörünü temsil eden Gıda Perakendecileri Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, “7 Haziran seçimi sonrası belirsizliğin halen sürmesi ve döviz kurlarındaki artış hedeflerimizi etkiliyor. Zaten çok düşük kâr oranlarıyla çalışan sektörümüz, maliyetlerin artmasından olumsuz etkileniyor” diyor.

KİRA BÜYÜK SORUN

Gıda ve hazır giyim dışında kalan modern perakende sektörü ise toplam modern perakendenin büyümesinin altında bir büyüme gösteriyor. Sabit fiyatlarla yüzde 4 oranında bir ciro büyümesi görüldüğünü söyleyen Kategori Mağazacıları Derneği Başkanı Alp Önder Özpamukçu, “Siyasi belirsizlik ve dövizdeki dalgalanmalar maliyetlerimizi çok olumsuz etkiliyor. Özellikle kira maliyetleri kontrol edilemez hale gelmiş durumda. Bu konuda perakende sektörünün tüm tarafları elini taşın altına koymalı. Döviz borcu bulunmayan, yatırım kredisinin ödemesini tamamlamış AVM’lerin TL bazlı kiraya dönmelerini bekliyoruz. Diğer AVM’ler de mutlaka kur sabitlemeli” diye konuşuyor.

GIDA / Gıdacı hedefinden taviz vermedi



Geçen yılı 330 milyar liralık cirosu ve 440 binin üzerinde çalışanıyla tamamlayan gıda sektörü, 2015 başında kendisine yüzde 7’lik bir büyüme hedefi koymuştu. Birçok sektörün aksine hedeflerini tutturmak üzere de yoluna devam ediyor. Türkiye Gıda ve içecek Sanayii Dernekleri Federasyonu Başkanı Şemsi Kopuz, sektör olarak 2015 yılının ilk altı ayında 7 milyar dolar ihracat ve 3,6 milyar dolar ithalat gerçekleştirdiklerini İfade ederek, “Gıda ve içecek sektörünün ortalamasına baktığımızda son yıllarda yüzde 7 dolayında büyüdüğünü söyleyebiliriz. Bu yılı da böyle tamamlamayı planlıyoruz” diyor. Bu olumlu gidişattaki en büyük etken olarak ise işlenmemiş gıda fiyatlarında 2015 yılının ikinci çeyreğinde belirgin bir düzeltme olması gösteriliyor.

ET VE SÜT SORUNLU

Ancak gıda sektörünün alt kırılımlarına bakıldığında, her alanda aynı olumlu tabloyu görmek mümkün değil. Örneğin Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki İlgaz, genel ekonomideki durgunluğun süt ve süt ürünleri pazarının büyümesinde olumsuz bir etki yaratacağı görüşünde. Bunun yanı sıra dünyada yaşanan ekonomik gelişmeler, Rusya’nın boykot kararına ek olarak AB’de süt kotalarının kaldırılmış olmasının da etkisiyle süt ürünleri ihracatçısı durumunda olan bütün ülkelerde çiğ süt fiyatları yüzde 10-25 oranında düştü. İlgaz, “istikrarı korumak ve sürdürülebilir kılmak İçin süt, et ve hayvancılığın ihtiyaçları, sorunları ve realitesini dikkate alan uzun soluklu çözümler üretmek zorundayız” diyor. İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri ihracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete ise ihracatın bu yıl geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 civarında gerilediğine dikkat çekiyor.

OTOMOTİV /1 milyonluk satış başka bahara

Otomotiv, yaşanan sıkıntılara karşın yine de en iyi performans gösteren sektörlerden biri olarak dikkat çekiyor. Sektör 2015’e umutlu girmişti. 2014’ü yüzde 10 daralma ve 767 bin satış rakamıyla kapatan sektörde 2015 hedefi, iyimser tahminlerle 1 milyon otomobil satışı idi. Aslında yılın başlarında satışlar beklenenden daha iyi gerçekleşti. Ardından seçim dönemine yaklaştıkça performans düşse de toplam pazar Ocak-Temmuz döneminde 516 bin adetlik bir satış performansına ulaştı. Bu rakam geçtiğimiz yıla göre yüzde 49’luk bir büyümeyi ifade ediyor. Sektör temsilcileri, yaşanan sıkıntılara karşın, bu yılın yüzde 20-25 civarında bir büyümeyle 900 bin adedin üzerinde kapanacağını öngörüyor. Fakat sıkça dile getirilen ‘1 milyonluk pazar’ ihtimali mevcut durumda pek de olası görülmüyor.

KUR ARTIŞI YANSITILMIYOR

Sektörü en yakından ilgilendiren konuların başında kur geliyor. Pazarda satılan araçların yaklaşık yüzde 75’ini ithal araçlar oluşturuyor. Kurun rekor üstüne rekor kırdığı bir dönemde otomotiv sektörü mevcut talebi kesmemek adına kur artışının ancak yarısını fiyatlara yansıtabilmiş durumda.

Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, iş planlarında şu an için herhangi bir değişikliğe gitmediklerini söylerken, “Tüketici otomobil satın almak için önünü görmek ve moralli olmak istiyor. Bu gelişmeyi sürdürülebilir kılmamız için makroekonomik istikrarın devam ediyor olması çok önemli” diyor.

Borusan Otomotiv icra Kurulu Başkanı Eşref Biryıldız ise yılbaşında otomobil satışının 700 bin adede çıkacağını düşündüklerini fakat mevcut durumda 600 bin civarında bir satışla yılın kapanacağını tahmin ettiklerini dile getiriyor.

GAYRİMENKUL / Satışlarda yatay seyir bekleniyor

Türkiye ekonomisinin en hareketli sektörlerinin başında gelen gayrimenkulde 2015 beklentileri henüz olumsuza dönmüş değil. Türkiye istatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2014 yılında 1 milyon 165 bin 38i konut satışı gerçekleştiren sektör, siyasi belirsizlikler ile ekonomik dalgalanmaların hakim olduğu bu yıl ise geçtiğimiz yılın rakamlarını yakalayıp biraz da üzerine çıkmayı hedeflemişti. İlk yedi aylık veriler, sektörün hedefini gerçekleştireceği yönünde. Geçtiğimiz yılın ilk yedi aylık döneminde 609 bin 877 konut satışı gerçekleştiren sektör, siyasi belirsizliklere rağmen satışlarını artırıp 2015’in ilk yedi ayında 731 bin 669 konut satışı gerçekleştirdi. Konut kredisi faiz oranlarındaki yükselişle birlikte yılın son çeyreğinde satışların yatay bir seyir izlemesi bekleniyor. Ancak kurlardaki artışın yabancı yatırımcı için yarattığı fırsat nedeniyle yabancıya satışın son çeyrekte hız kazanması olası.

TEMMUZDA YAVAŞLADI

Yaz tatili ve ramazan ayı etkisine bir de siyasi belirsizlik eklenince, geçen yıla oranla yüzde 13,5 artmasına karşın, temmuz ayında son beş ayın en düşük satışı gerçekleşti. Türkiye genelinde temmuz ayında 96 bin 589 konut satıldı. Siyasi belirsizliklerin etkisiyle risk atmaktan çekinen yatırımcılar kredi kullanımı yerine peşin alımlara yönelirken, ipotekli konut satışları olarak bilinen kredili satışlar yüzde 0,5 azalıp 30 bin 754’e geriledi. Senetli ya da peşin olarak el değiştiren konut sayısı ise yüzde 21,5 artarak 65 bin 835’e ulaştı.

Teknik Yapı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, siyasi belirsizlikler ve ekonomideki dalgalanmalar nedeniyle yılın son çeyreğinde satışların yatay bir seyir izlemesini beklediklerini söylüyor.

TURİZM Darbe üstüne darbe yedi

Türkiye, turizmde son yıllarda yakaladığı çift haneli büyümesinde bu yıl hız kesti. IŞİD nedeniyle yaşanan olumsuz gelişmeler, Rus Rublesi’nin değer kaybının yarattığı ekonomik sorunlar, terör olaylarının yarattığı tedirginlik, komşu Yunanistan’ın yaşanan krizle birlikte fiyatlarını indirmesi gibi nedenlerle hedefler revize edildi. 2014 yılında 37 milyon turist ağırlanırken bu yıl bu rakamın iki haneli büyümesi hedeflenmişti. Ancak beklenen olmadı. Geçtiğimiz yılın ocak-haziran döneminde 15 milyon 238 bin turist gelirken, bu yılın aynı döneminde bu rakam yüzde 2,25’lik düşüşle 14 milyon 894 bine geriledi. TÜİK verilerine göre, Türkiye’nin turizm geliri, 2014’te bir önceki yıla göre yüzde 6,2 artarak 34,3 milyar dolar olmuştu. Bu yıl ise turizm gelirinde yaklaşık yüzde 10 düşüş bekleniyor.

FİYATLAR GERİLEDİ

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, sektörün turist kaybı ile birlikte yüzde 30’lara varan oranda fiyat erozyonu yaşadığını vurguluyor. Siyasi ortamın düzelmesi halinde sektörün 2016 yılında toparlanabileceğine dikkat çeken Ayık, “Terör olayları, Suriye’deki gelişmeler olmasa Türkiye turizmde artıya geçerdi. Bu yıl kayıp bir yıl” diyor.

Elite World Otelleri Zincir Genel Müdürü Ünsal Şinik ise Batılı ülkelerin peş peşe Türkiye’ye seyahat uyarıları yayınlamalarının turizm potansiyeline olumsuz yansıdığına dikkat çekiyor. Şinik, bunun önümüzdeki altı ayda İstanbul’a gelen yabancı ziyaretçi sayısının geçen yıla oranla yüzde 25-30 azalmasına neden olabileceğini söylüyor.

ENERJİ Enerji talebinde acı fren

Türkiye’nin enerji sektöründe kurulu gücü 2015 yılı başında 69 bin 519 MW’ti. Bu rakam 2014 yılı başı ile kıyaslandığında 5 bin 500 MW’in üzerinde bir artışı ifade ediyor. Öte yandan 2015 Temmuz ayı verilerine göre Türkiye’nin toplam kurulu gücü 71 bin 908 MW’a yükselmiş bulunuyor. Yani enerji yatırımları devam ediyor. Ancak 2015 yılı başına baktığımızda beklentiler oldukça iyimserdi. Fakat ülkemizde ve dünyadaki gelişmeler bunun gerçekleşmesini imkansız hale getirdi. Ekonomik büyümenin beklentilerin altında gerçekleşmesi, enerji ve elektrik talep büyümelerinin de beklentilerin altında kalmasına neden oldu. TElAŞ’ın yayınladığı 2014-2023 talep tahmini baz senaryo verilerine göre, 2015 yılında enerji talebinin yüzde 5,7 artması beklenmekteydi. 2015 Temmuz ayı sonu itibariyle gerçekleşen değerler incelendiğinde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre talep yüzde 2,4 büyüme göstererek beklentilerin oldukça altında kaldı.

YATIRIMLAR DÜŞEBİLİR

Deloitte Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Endüstri Lideri Uygar Yörük, “2016 yılında GSYH’nın yüzde 3,9’luk artış göstermesi beklenirken buna bağlı olarak elektrik talebinde yüzde 3,5’luk bir artış olması ve 260 TWs’in üzerine ulaşması bekleniyor” diyor. ETD Yönetim Kurulu Başkanı Cem Aşık ise “Artan şiddet olayları da yatırım beklentilerinde bazı revizyonlar gerektirebilir” diyor.

KİMYA / Büyüme beklentisi sıfıra düştü

Son yıllarda gösterdiği performansla dikkat çeken kimya sektörünün 100 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe sahip olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’nin ihracatında önemli bir konuma yükselen kimya sektörü, 2014’te hedefi olan 18 milyar doları yakaladı. Sektör böylelikle ihracatta otomotiv, hazır giyim ve konfeksiyonun ardından üçüncü sırada yer aldı. Kozmetik, ilaç ve eczacılık ürünleri, kauçuk, boya gibi alt sektörleri ihracatta başarılı bir performans sergileyen kimya sektörü, geçen yılın ocak-temmuz döneminde 10,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, bu yılın aynı döneminde yüzde 11,2’lik düşüşle 9,3 milyar dolarlık ihracat yaptı. Bu düşüşte emtia fiyatlarındaki gerileme ile oluşan fiyat baskısı, dünya ithalatındaki düşüş ile Euro/Dolar paritesindeki kayıplar etkili oldu.

İHRACATTA REVİZYON OLACAK

2015 yılı başında yıl sonu için 19 milyar dolarlık bir ihracat hedefi koyan sektörün bu hedefte bir revizyon yapmadığı belirtiliyor. Ama var olan koşullar ve dış etmenlerin bu hedefe ulaşmakta sektörü zorlayacağı düşünülüyor. 2015 yılına ait beklentilerin negatif olmasından dolayı sektörün çekimser kaldığını ve 2015 yılma büyüme ile değil durağan bir şekilde girildiğini belirten İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri ihracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, “Böylesi negatif bir ortamda ihracatımızı geçtiğimiz yıl ile aynı seviyede tamamlamaya uğraşıyoruz” diyor.

PLASTİK / Hedefler yarıya indi

Türk plastik sektörü 2014 yılını iyi geçirdi. Geçtiğimiz yıl üretimini yüzde 4,6 artırdı, ihracatında ise yüzde 14,9 büyümeye ulaştı. 2015 yılına geldiğimizde ise sektör dünyada ve Türkiye’de yaşanan siyasi ve ekonomik olumsuzlukların gölgesinde kaldı. Sektörün

2015 yılının ilk yarısında mamul üretimi bir önceki yıla göre miktar bazında yüzde 1,4 artış ile 4,3 milyon ton, değer bazında ise yüzde 10,5 azalış ile 16,4 milyar dolar oldu. Sektörün ihracatı ise miktar bazında 1,1 milyon tona, değer bazında ise 2,6 milyar dolara ulaştı. Yılın geri kalanında da ihracatta gerilemenin devam edeceği beklentisi hakim. Yıl sonunda Türkiye’nin hammadde ve mamul toplam ihracatının miktar bazında 2,2 milyon ton, değer bazında ise 5,2 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor.

Önümüzdeki dönemde en büyük ithalatçı Çin’in yaptığı devalüasyonun da etkisiyle hammadde fiyatlarında bir miktar daha düşüş bekleniyor. Bunun ise ciroları azaltsa da sektör kârlılığına olumlu etki yapacağı düşünülüyor.

ÜRETİMDE YAVAŞLAMA VAR

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, 2015’e girerken üretimde yüzde 7, ihracatta ise yüzde 10 büyüme hedefi koyduklarını belirtiyor. Eroğlu, “Şu anki verilere göre 2015 sonunda üretimde miktar bazında yüzde 3-4 artış yakalayacağız. Son 10 yılda her yıl ortalama yüzde 10 büyüyen sektörümüz için bu rakamlar tatmin edici değil. Daha hızlı büyümemiz gerekiyor” diyor.

Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Reha Gür ise “Plastik sektörü olarak hiç alışık olmadığımız halde maalesef bu kez revizyonları özellikle iç tüketimdeki daralmalar nedeniyle hedef düşürme şeklinde yapmak zorundayız. 8,4 milyon tonluk toplam tüketim ümidini korumak istiyoruz” diye konuşuyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir