Anasayfa / Ekonomi-Finans / Enflasyon Hedeflemesi Gözden Düşüyor

Enflasyon Hedeflemesi Gözden Düşüyor




KRİZDEN etkilenen ülkelerde hükümetler ekonomileri canlandırmak için önce faizleri çok düşük düzeylerde tuttu. Bu önlem yeterli olmayınca para arzı artırıldı. Ancak dolaşıma sürülen para sanki bir kara delik tarafından emiliyor ama ekonomilerde beklenen canlanma ortaya çıkmıyordu. Bu ortamda gözler merkez bankalarına ve enflasyon hedeflemesine çevrildi.

Tanınmış ekonomistler son altı ay içinde yazdıkları makalelerde 2008 Krizi’nden sonra enflasyon hedeflemesinin zaten işlevini kaybettiğini anlattılar. Aralarında Joseph Stiglitz, Kemal Derviş ve Jeffrey Frankel’in bulunduğu bu ekonomistlerin görüşlerine piyasa çevrelerinden de destek geldi. Pimco’nun yöneticisi Mohamed A. El Erian enflasyon hedeflemesinin, mevcut sorunları daha da ağırlaştıracağını yazdı. Geçmiş dönemlerde ekonomistlerin görüşlerinin yaygınlaşması ve IMF ve OECD gibi kuruluşların resmi politikası haline gelmesi yıllar alırdı. Ancak dünya ekonomisini etkileyen durgunluk ortamında bu süre kısaldı. 12 Aralık günü ABD Merkez Bankası (Federal Re-serve Board) Ben Bernanke, temel hedefleri arasına işsizlik oranının yüzde 6.5”e düşürülmesini de aldıklarını açıkladı. Avrupa ülkelerinde ve Japonya’da cari fiyatlarla milli gelir için bir hedef belirlemenin gerekliliği konusunda tartışmalar başladı. Stagflasyon tehlikesinin ortaya çıktığı İngiltere’de Bank of England yönetimi de yeni hedeflemeyi gündemine aldı. IMF’nin pragmatik bir düşünce yapısına sahip başkanı Christine Lagarde’ın yeni hedefleme yöntemlerini benimsemesi durumunda enflasyon hedeflemesinin iyice gözden düşeceği tahmin ediliyor.

TÜRKİYE’DEKİ BEKLENTİLER

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, cari açıktaki azalma ve enflasyondaki gerileme sürecinin ardından ekonominin 2013’ün ilk aylarında yeni bir büyüme ivmesi kazanacağını düşünüyor. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın da aynı görüşte olduğu biliniyor.



Gelecek aylarda ekonomi bir canlanma dönemine girdiği takdirde Merkez Bankası, hedefleme konusunda bir değişikliğe gitmeyeceğini düşünüyorum. Ancak ekonomide son aylarda görülen yavaşlama, 2013’in ilk aylarında da devam ettiği takdirde Türkiye’de de enflasyon hedeflemesi sistemi gözden düşebilir. Bu durumda Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın aylardır savunduğu makroekonomik politikaların uygulanma şansı artabilir. Yeni yöntemde örneğin yüzde 11.3’lük bir nominal GSYH hedeflemesi, büyüme ve enflasyonun farklı bileşimlerini kapsayacak. Bunlardan biri de yüzde 6’lık enflasyon yüzde 5’Iik büyüme olabilecek. Milli gelir hedeflemesi, enflasyon hedeflemesine tamamen dışlamasa da, ekonominin canlanması için enflasyondaki bir miktar artışa göz yumulması anlamına geliyor.

HEDEFLEMELERİN KISA TARİHİ

Merkez bankaları Bretton Woods’dan 1971’e kadar altın standardı ile fiyat istikrarını sağlamaya gayret ediyorlardı. 1971’den sona istikrar için para arzı hedeflemesine geçildi. Bu değişiklikte Milton Friedman’ın monetarist görüşlerinin ekonomi çevrelerinde moda olması da rol oynadı. Türkiye bu uygulama sırasında 1977-1980 Krizi’ni yaşadı.

1985’ten itibaren kur hedeflemesi yaygınlık kazandı. Dünya ülkelerinde kur hedeflemesi 1995’ten sonra gözden düşse de Türkiye’de 2001’e kadar uygulandı. Ekonomideki yapısal sorunlar ve mali istikrarsızlık nedeniyle bu hedefleme, 1991 ve 1998’de resesyona, 1994 ve 1999’da daralmaya yol açtı. 2000 sonbaharındaki bir mini krizden sonra 2001 Şubat ayında başlayan kriz kur hedeflemesi dönemini kapadı.

Dalgalı kur politikası ile birlikte 2006‘dan itibaren uygulanan enflasyon hedeflemesi Türkiye ekonominin yapısına ve koşullarına daha uygundu.

2008 Dünya Ekonomik Krizi’nden sonra enflasyon hedeflemesinin durgunluk ve işsizlik sorunlarını çözemediği ortaya çıkınca merkez bankalarında yeni tür hedefleme arayışları başladı.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir