Anasayfa / Ekonomi-Finans / Enflasyon ve Yoğun Rekabet Uygulaması

Enflasyon ve Yoğun Rekabet Uygulaması




TÜRKİYE’DE enflasyon oranının önce yüzde 5’e daha sonra da gelişmiş ülkelerde olduğu gibi yüzde 1 ile 2 arasına düşürülmesi için şu sıralarda para-kredi ve kur politikaları kullanılıyor. Bu politikaların, büyüme oranını düşürmesi ise iş dünyasında, hatta hükümet içinde yakınmalara yol açıyor. Bu aşamada ekonomi yönetiminin, sıkılaştırıcı politikalar ile birlikte harcama gruplarındaki ve sektörlerdeki aşırı fiyat artışlarını engelleyecek önlemler alması da gerekiyor.

Harcama gruplarına göre son dokuz yıldaki yıllık ortalama fiyat artışları incelendiğinde ulaşılan aşağıdaki sonuçlar da rekabetin önemini gösteriyor:

■    Haberleşme: Şirketler arasındaki kıyasıya rekabet nedeniyle haberleşme bedellerindeki artış düşük tutuluyor. Abonelerinin rakiplerine gitmesini önlemek isteyen telefon şirketleri, asgari ölçüde zam yapıyor.

■    Sağlık: Hükümetin uyguladığı politikalar sayesinde bakım, tedavi ve ilaç harcamalarındaki fiyat artışları epey düşük düzeylerde kalıyor.

■    Giyim ve ayakkabı: Bu grupta iç rekabetin yoğun olması, fiyatların hızlı artışını engelliyor. Küreselleşme süreci ve artan ithalat nedeniyle dünyanın tüm ülkelerinde giyim fiyatları, genel enflasyon oranının altında bir artış gösteriyor. Bu eğilim, tüketicilerin işine gelirken, tekstil ve konfeksiyon şirketleri zorlanıyor.

■    Ev eşyası: Beyaz ve elektronik eşya ile hah ve mobilyada yapılan harcamaları kapsayan bu grupta fiyat artışlarının genel oranın altında kalmasını sektörlerdeki rekabet sağlıyor. Teknolojinin hızlı gelişmesi maliyetleri düşürdüğü için şirketler ılımlı oranlarda artan fiyatlara rağmen kazanç elde edebiliyor.

■    Ulaştırma: Son beş yılda hızla artan akaryakıt fiyatlarına rağmen, bu harcama grubundaki fiyatlar genel enflasyon oranım aşmıyor.

■    Eğitim: Özel eğitim kurumlan arasındaki rekabet, özel sağlık kuruluşlarına göre daha zayıf olduğu için eğitim bedellerindeki artış oranlarını düşürme imkânı bulunamıyor.

■    Gıda: Maliyetlerdeki artış nedeniyle bu harcama grubundaki fiyat artış oranı, genel oranın biraz üstüne çıkıyor.



■    Konut: Kira bedellerindeki artış oranının genel oranın üstünde bulunması, enflasyonu frenlemeyi zorlaştırıyor. Ham petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış ise elektrik ve ısınma faturalarını şişiriyor.

■    Lokanta ve otel: Bu harcama grubundaki fiyat artış oranı, ailelerin dışarıda yemek ve turizm alışkanlıkları değiştiği için yüksek kalıyor. Artan talep fiyat artışlarının düşürülmesini önlüyor.

■    Alkollü içki ve tütün: Hükümetin bu gruptaki harcamaları kısmak için uyguladığı fiyat politikası nedeniyle en yüksek orandaki fiyat artışları bu grupta görülüyor.

FİYAT HAREKETLERİ

Harcama gruplarındaki ortalama fiyat artışları karşılaştırıldığında aşağıda sayılan türden önlemlerin gündeme getirilmesi zorunlu görünüyor:

■    Gruplardaki fiyat artış oranlarının uzun vadede düşük kalması için mal ve hizmet üreten sektörlerdeki rekabet daha da yoğun olmalı. Rekabeti engelleyen faktörler tek tek incelenerek harcama grupları arasındaki fiyat artış farklılığını azaltacak önlemler alınmalı.

■    Büyüme oranlarının düşürülmesi sonucunda pazara sunulan mal ve hizmet arzının yetersiz kalmasının, bir süre sonra fiyat artışlarını körükleyebileceği unutulmamalı.

■    Hızlı büyüme ile fiyat istikrarı ikilemi konusunda tercih yapılırken, yalnız makroekonomik göstergelerin düzeyine bakılmamalı. Ekonomi yönetimi, piyasalardan ve sektörlerden gelen seslere de kulak vermeli.

■    Konut ve gıda fiyatlarında yıllık enflasyon oranlarının, genel ortalamadan daha yüksek olmasının, yoksulların ve sabit gelirlilerin zararına olduğu dikkate alınmalı, işçi, memur ve emekli aylıklarına zam yapılırken genel enflasyon oranı değil, temel ihtiyaç sayılan mal ve hizmet fiyatlarındaki ortalama artış kullanılmalı.

■    Hükümet özellikle sonbahar aylarında hızlanan fiyat artışlarını frenlemek için gerekli önlemleri almalı ve uygulayacağı zorunlu fiyat artışlarını zamana yaymalı.

■    Ham petrol ve doğalgaz ithalatındaki fiyat anlaşmaları, bunlardan kaynaklanan fiyat artışlarını asgari düzeyde tutacak şekilde yapılmalı.

Faruk TÜRKOGLU / Para





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir