yandex
yatırım uzmanı LR iş ortaklığı
Anasayfa / Ekonomi-Finans / Enflasyonda ‘model’ eleştirisi!

Enflasyonda ‘model’ eleştirisi!



Enflasyonun sürekli hedeften sapması, ‘enflasyon hedeflemesi’ modelini tartışma konusu yaptı. Enerji ve gıda fiyatlarının kontrol edilemediğine dikkat çeken bazı ekonomistler modelin Türkiye’ye uygun olmadığını iddia ediyor…

DÜNYA ekonomisi bir ölçüde nefes aldı. ABD Merkez Bankası (FED) faiz kararında aceleci olmayacağı mesajını verdi. Küresel ölçekte diğer önemli bir gelişme de Yunanistan ile Avrupa Birliği arasında krizin çözümüyle ilgili görüşmeler. Bu görüşmelerin nasıl sonuçlanacağı önemini koruyor. FED’in faizle ilgili mesajı piyasalara olumlu yansırken içeride Merkez Bankası beklenen faiz indirimini ölçülü de olsa yaptı. Merkez Bankası politika faizini ve faiz koridorunun alt bandını 0.25 puan indirirken, faiz koridorunun üst bandını 0.50 puan düşürdü. Merkez Bankası önümüzdeki dönemde izlenecek para politikası kararlarının enflasyon görünümündeki iyileşme hızına bağlı olacağını açıkladı.

enflasyon hedeflemesi

Merkez Bankası faiz kararlarında sürekli olarak enflasyon görünümüne vurgu yapıyor. Faizde olası bir indirim için enflasyonun düşüp düşmediğine bakıyor. Keza 2006’dan bu yana Merkez Bankası açık enflasyon hedeflemesi modelini uyguluyor. Bu model merkez bankasına her yıl enflasyon hedefi koyma görevi yüklüyor. Ancak bugüne kadarki gerçekleşmelere baktığımızda enflasyon hedefinde her yıl ciddi sapmaların olduğu görülüyor. Örneğin modelin uygulanmaya başlandığı 2006’dan başlarsak yüzde 5’lik hedefe karşılık enflasyonun yüzde 94 sapmayla 9.7 olarak gerçekleştiği görülüyor. Takip eden iki yılda da hedefteki sapma büyük boyutta. 2007 ve 2008 yıllarında yüzde 4’lük hedefe karşın sırasıyla yüzde 110 ve yüzde 153’lük sapmalar dikkat çekiyor. İşte bu durum yani enflasyon hedefinde sürekli yaşanan sapma, modelin eleştirisine neden oluyor.

TARTIŞMA BAŞLADI

“Enflasyon hedeflemesi modeli” aslında bir süredir dünyada bazı iktisatçılar tarafından eleştiriliyor. Son dönemde Türkiye’de de tartışılmaya başlandı. En önemli eleştiri, modelin her ülkeye aynı derecede uygun olmadığı yönünde. Özellikle enerjide dışa bağımlı ülkelerde enflasyonun kontrol edilemeyeceği tezine dayanıyor. Türkiye örneğinde ise, bu görüş son dönemde ekonomistler tarafından daha fazla dile getiriliyor. Türkiye enerjide yüzde 100’e yakın oranda dışa bağımlı. Diğer yandan” enflasyon sepetinde gıda ürünlerinin yüzde 25’e varan ağırlığı en önemli neden olarak gösteriliyor. Çünkü gıda fiyatları da kuraklık ve dünya emtia fiyatlarının etkisi nedeniyle kontrol edilemiyor.

“MODEL BİZDE ÇALIŞMIYOR”



Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Sal-toğlu, merkez bankaları tarafından uygulanan enflasyon hedeflemesi modelinin dünyada çok eleştirilmeye başlandığını söylüyor ve ünlü iktisatçı Joseph Stiglitz’in de akademik olarak bu modele yoğun eleştiriler yaptığına dikkat çekiyor. Türkiye’nin özellikle enerji ve gıda fiyatları açısından dışardaki gelişmelerden çok etkilendiğini belirten Saltoğlu’na göre, enflasyon hedeflemesi modeli Türkiye’nin bünyesine çok uygun değil. Türkiye ekonomisi dolara bağımlı bir ekonomi. Dolaşımdaki paranın yüzde 30’u kendi paramız değil. Türkiye gibi cari açığı olan, gıda ve enerji bağımlılığı olan ülkelerde para politikası kurgusu sorgulanıyor. Bunun farklı bir şekilde uygulanması gerekiyor. Aslında son dönemde Merkez Bankası bu yönde esnek davranmaya başladı ancak bu kez de piyasada uyumsuzluk oldu.

“5’İN ALTINA İNMEDEN OLMAZ”

Nişantaşı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kerem Alkin, Türkiye’de enflasyon hedeflemesiline geçilen 2006’da çok ciddi tartışmalar yaptıklarını hatırlatıyor. Alkin’e göre, enflasyon hedeflemesi modelinin başarılı olabilmesi için o ülkede enflasyon oranının mutlaka yüzde 5’in altına gerilemiş olması gerekiyor.

Dünyada enflasyon oranı yüzde 5’in altına inmeden ‘enflasyon hedeflemesi’ modeline geçen ülkelerde sıkıntı yaşanıyor. Temelde enflasyon hedeflemesi modeli yürüten gelişmiş ülkelerde enflasyon oranı yüzde 2 civarında iken aynı modeli yürüten gelişmekte olan ülkelerde ise enflasyon oranı yüzde 4 civarında bulunuyor. O dönemde Türkiye’de enflasyon oram yüzde 7’nin üzerinde olmasına karşın bu modele geçildi. Alkin, buna karşın bu modele geçtikten sonra vazgeçmenin de doğru olmadığını ifade ediyor.

“KUR HEDEFLEMESİ VAR”

Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Asla-noğlu ise, Türkiye’de enflasyonun talep değil, maliyet kaynaklı olduğu tespitini yapıyor. Maliyeti de döviz kurlarının belirlediğini ifade eden Aslanoğlu’na göre, Merkez Bankası kurları dengede tutmak için faiz aracını kullanıyor. Çünkü maliyet enflasyonunu kontrol etmek için kuru kontrol etmesi gerekiyor.

Türkiye’de Merkez Bankası finansal istikrarı gözetiyor. Faizi indirdiğinde kur riski doğacağı için kurdaki artış enflasyonu artırınca faiz otomatik olarak artıyor. Faiz artınca büyüme yavaşlıyor. Kurdaki artış güven riski yaratı yor. Kurla ilgili risk finansal kriz yaratabilir. Aslanoğlu’na göre, Merkez Bankası aslında adı konmamış bir kur hedeflemesi uyguluyor. MB’nin faize bakarken kuru kollaması finansal istikrar açısından doğru.

HERŞEYİ MERKEZ BANKASI YAPAMAZ”

Bahçeşehir Üniversitesi İİBF Dekanı Prof. Dr. Necip Çakır ise, enflasyon hedeflemesi konusunun Merkez Ban-kası’nın yasasında yer aldığına dikkat çekiyor. “Biz-deki yasa fiyat istikrarını gözetiyor” diyen Çakır’a göre, 2010 Kasım’mdan sonra finansal istikrar da hedef haline geldi.

Merkez Bankası’ndan beklentilerin abartıldığını savunan Çakır, “Aynı anda hem enflasyon hem büyüme hem de ihracat olsun isteniyor. Oysa bunlar ekonomi yönetiminin işi” diyor.


Yatırım Maliyeti Az İş Fikirleri İçin TIKLAYINIZ.

Bayanlara Ek İş Önerileri İçin TIKLAYINIZ.




Bunu da İnceledinizmi ?

Yıl sonu dolar kuru beklentisi

Yıl sonu ibresi nereyi gösteriyor? Dolarda yaşanan baş döndürücü yükselişle birlikte 3,45 üstü seviyelerde yeni …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir