Anasayfa / Ekonomi-Finans / Faizde yeni bir düşüş dalgası gelebilir

Faizde yeni bir düşüş dalgası gelebilir




Faizde yeni bir düşüş dalgası gelebilir

faizDünyayla birlikte Türkiye de faiz düşürüyor. Gösterge ve politika faizi tarihi dip seviyelerde. Ekonomistlere göre, ikinci not artışı gelirse ikinci yanda yeni bir düşüş dalgası yaşanabilir. Tahvil – bonoda da rakamın yüzde 4’e kadar düşebileceği konuşuluyor, erkan kizilocak GLOBAL kriz sonrasında haşlayan düşük faiz seyri devam ediyor. Bu yıl Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Amerika Merkez Bankası’nın (FED) parasal genişlemeyi sürdürmesi bekleniyor. Bu da faizlerin düşük kalmaya devam edeceği anlamına geliyor. Halen politika faizi eu-ro bölgesinde yüzde 0.75, ABD’de yüzde 0.25 seviyesinde. Ingiltere’de yüzde 0.50 olan bu oran Japonya ve İsviçre’de ise sıfıra inmiş durumda…

Dünya genelindeki bu trendi takip eden Türkiye’de de politika faizi tarihi düşük seviyelere inmiş durumda. Merkez Bankası’nın faiz koridorunda geçen yılın sonunda başlattığı indirim devam ediyor. Hatta son Para Politikası Kurulu toplantıda politika faizi 0.25 puanlık indirimle yüzde 5.50’ye çekildi. Gösterge niteliğindeki hazine tahvili faizi ise yüzde 6’nın da altına inerek tarihi düşük seviyelere geriledi.

Gerek Merkez Bankası gerekse Hazine faizlerindeki bu tarihi düşüş bankaların tüketici ve ticari kredilerine de belli oranda yansıyor. Ancak bankacılar daha radikal indirimler için bu seyrin kalıcı olup olmayacağını hatta düşüşün devam edip etmeyeceğini görmek istiyor. Bu noktada faizde “dip” seviyenin görüldüğünü savunanlara karşı piyasa çevreleri düşüş trendinin devam edeceğini düşünüyor.

Özellikle ikinci not artırımının gelmesiyle yılın ikinci yarısından sonra faizlerde yeni bir düşüş dalgası yaşanabileceği belirtiliyor.

Ekonomistlere göre Merkez Bankası’nın bundan sonra yapacağı faiz indirimleri büyük oranda enflasyondaki trende bağlı. Bono faizinde ise küresel şartlar ve ikinci not artırımı belirleyici olacak. Hatta Merkez Bankası indirim yapmasa bile gösterge tahvil faizinin yüzde 4’lere kadar gerileyebileceği savunuluyor.

“TİCARİ FAİZ TEK HANEYE İNEBİLİR”



Akbank Başekonomisti Fatma Melek, gelişmiş ülkelerde enflasyon baskısı olmadığı için faizlerin sıfır seviyesine yaklaştığına dikkat çekiyor. Faizlerin budan sonra da ultra düşük seviyelerde kalmasını bekleyen Melek’in Türkiye için değerlendirmesi ise şöyle: “Türkiye’de enflasyon kalıcı ve istikrarlı bir şekilde yüzde 5’e gerilemedi. Dolayısıyla faiz politikası da buna göre şekilleniyor. Merkez Bankası temkinli duruşunu sürdürüyor. 2013 yılında global likidite bolluğundan ve not artırımından sonra Türkiye’ye akması beklenen fon akımından dolayı TL’deki değerlenme baskısı sürecek. Bu değerlenme baskısını azaltabilmek için Merkez Bankası kısa vadeli faizleri -politika faizi ve koridorun altı bandı- kullanacak. Faiz düşüşünü enflasyondaki gelişmeler ve TL’nin değeri belirleyecek. Enflasyonun gerilemesiyle ölçülü ve küçük adımlarla örneğin 10 ve 20 baz puanlık indirimler olacak. Piyasa faizlerinin gerilemesine paralel olarak tüketici faizlerinde de gerilemeler oldu. İhtiyaç kredisi faizi de yüzde 14’e geriledi. Ticari kredi faizlerinde de gerilemeler görüldü. Ticari kredi faizi koridorun üst bandındaki faize duyarlı. Burada da eylül öncesi yüzde 15 olan faizler halen yüzde 10.9 seviyesinde. Ticari kredi faizleri yılın ilk çeyreğinde tek haneli seviyelere düşebilir.”

KONUT KREDİSİ FAİZLERİ DÜŞMELİ

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Necip Çakır, dünyadaki faiz düşüşüyle Türkiye’de faiz düşüşünü ayırıyor. Çakır’a göre Avrupa ve ABD’de para arzı artırılıp faizler neredeyse sıfıra çekilirken, Türkiye’de faiz izlenen politikaların sadece bir birleşeni konumunda. Bu yüzden gelinen seviyenin “dip olup olmadığını uygulanan politikanın gerekleri belirleyecek. Merkez Bankası, BDDK ile birlikte kredi talebinde bir patlamaya yol açmayacak şekilde faizleri yönetecek.

Çakır, kentsel dönüşüme destek olmak ve ekonomiyi sağlıklı bir şekilde büyütmek için uzun vadeli konut kredisi faizlerinin düşmesi gerektiğini düşünüyor. Buna karşılık tüketici kredisi faizlerininse çok sınırlı bir düşüş izlemesinin olumlu olacağına inanıyor.

Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan As-lanoğlu, faiz düşüşüne Merkez Bankası açısından bakıldığında durma noktasının geldiğini düşünüyor. Bono faizinin dip seviyeye yakın olduğunu savunan Aslanoğlu’na göre enflasyonda olumlu hava devam eder ve yüzde 5 seviyelerine gerileme olursa tahvil-bono faizi de yüzde 5.50’lere gerileyebilir. Bankalar aslına bakılırsa şu ana kadar faiz düşüşünü büyük oranda kredi faizlerine yansıttı. Ticari kredi faizlerinin daha da düşmesi için koridorun üst bandının düşmesi gerekiyor. Bu yönde 25 veya 50 baz puanlık indirimler beklenebilir.

“DİP DEĞİL, DAHA DÜŞER”

Okan Üniversitesi Finansal Riskleri Araştırma Merkezi (OK-FRAM) Direktörü Doç.

Dr. Dilek Teker, Türkiye’nin de dünyadaki trende uyarak faiz düşüşünde tarihi dip seviyelere geldiğini belirtiyor.

Buna karşılık Teker, şimdiye kadarki en düşük faiz ortamı yaşansa da oranların henüz tarihi “dip” olduğunu düşünmüyor. Keza Merkez Bankası da 2013’te faiz silahını kullanacağının sinyallerini verdi zaten. Bu da faizlerde indirimin sonuna gelmediğine işaret ediyor.

Gerek bireysel gerekse ticari kredi faizlerinin 2012 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren gerilemeye başladığını hatırlatan Dilek Teker, bu seyrin 2013’te de süreceğini öngörüyor.

Erkan Kızılocak / Para





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir