Anasayfa / Ekonomi-Finans / FED ve TCMB, ne dediler? Ne yapacaklar?

FED ve TCMB, ne dediler? Ne yapacaklar?




Büyük olasılıkla FED eylül ayında parasal genişlemeyi azaltmaya başlayacak, 2014’ün ortalarında da para basma işi son bulmuş olacak. Ancak tabii ki ABD ekonomisindeki gelişmeler, Bernanke’nin öngördüğü şekilde gerçekleşirse…

FED ve TCMB, ne dediler? Ne yapacaklar?

FED ve TCMBGEÇEN hafta piyasalar açısından çok önemliydi. Gündemde Amerikan Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke ile Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı vardı. Başçı, 23 Temmuz’da yapılacak olan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz koridorunu genişletici yönde ölçülü bir adımın atılmasının gündeme alındığını belirtti.

Bu açıklama ve sonrasında faiz ve döviz geriledi. Gösterge faiz önceki cuma günü yüzde 9.13 seviyesinden kapanmıştı. Açıklama sonrasında yüzde 8.80’e kadar geriledi. Dolar haftaya 1.952 civarından başlamıştı ve yazılı açıklamadan sonra 1.931 seviyelerine kadar geriledi ve hafta içinde bir ara 1.910 seviyelerini de gördü. Borsa İstanbul’da (BIST) ise olumlu bir hava vardı. Haftaya yüzde 3’ün üzerinde bir yükselişle başlayan BIST-100 endeksi, özellikle düşen faiz ve döviz kurlarından olumlu etkilendi.

GÖSTERMELİK ARTIŞ FAYDA SAĞLAMAZ

Merkez Bankası açıklamasıyla “bizden agresif bir adım beklemeyin” mesajı vermiş olsa da piyasada yine de beklentiler oluşacak. Bu hafta salı günü yapılacak PPK toplantısında herkes faiz koridorunun neresinde ne yapılacağını merak ederken faiz koridorunun üst seviyesinin artacak olması neredeyse kesin… Ama bu artışın kaç puan olacağı çok önemli olacak. Eğer sadece 25 veya 50 baz puanlık göstermelik bir faiz artışı olursa, bu durum yarardan fazla zarar getirebilir. Merkez Bankası’nın değiştirebileceği üç faiz parametresi bulunuyor. Bunlar faiz koridorunun üst seviyesi, alt seviyesi ve politika faizidir.

Koridorun alt seviyesindeki faiz oranı, bir banka Merkez Bankası’na parasını verdiğinde, o bankaya ödeyeceği yıllık minimum faiz oranıdır. Yabancılar için bu oran önemli. Çünkü hangi şartta olursa olsun, paralarını Türkiye’ye getirip TL’ye çevirdiklerinde alacakları faiz oranı budur.



Koridorun üst seviyesi ise Merkez Bankası’ndan borç almak isteyen bir bankaya, Merkez Bankası’nın uygulayacağı yıllık faiz oranı. Son dönemde piyasa faizleri yüzde 9’un üzerine çıkınca bankalar günde 20-30 milyar TL borç almaya başladılar. Çünkü Merkez Bankası’na ödenen faiz (koridorun üst seviyesi) sadece yüzde 6.50 iken piyasada bu parayı yüzde 8.50-9.00’dan satmak mümkündü. Yani bankaların ekmeğine kaymak sürülmüş oluyordu.

Son olarak, politika faizi ise Merkez Bankası’nın günlük ve haftalık olarak düzenlediği repolarda, belirlediği miktarda satmayı taahhüt ettiği paraya uyguladığı faizdir. Şu an geçerli politika faizi yüzde 4.50 düzeyinde. Koridorun üst seviyesi ise 6.50 olup, alt seviyesi yüzde 4’tür. Koridorun üst seviyesi en az 100-150 baz puan artırılmalı. Göstermelik 50 baz puanlık bir artışın piyasalar üzerindeki etkisinin geçici olacağını ve kurlarda yeniden yukarı yönlü hareketleri sıklaştıracağını düşünebiliriz.

BERNANKE’NİN BİLMEDİKLERİ!

Geçen haftanın diğer önemli olayı ABD Merkez Bankası Başkanı Bernanke’nin konuşmasıydı. Bernanke’nin yapacağı konuşma sunumun ardından piyasalarda coşku vardı. BIST-100 endeksi 75.600 civarında işlem görürken 77.200 seviyelerine kadar 1.600 puan yükselirken, dolar/TL kuru 1.925 seviyelerinden 1.912’ye kadar geriledi. Aynı saatlerde gösterge faiz yüzde 9 seviyelerinden 8.64’e düştü.

Bernanke, sunumunda yazılı olan mesajları tekrarladı dersek yanlış olmaz. Fakat konuşmasının özellikle varlık alımlarının ne zaman sonlandırılacağına ilişkin kısmı en önemlisiydi. Piyasalar, eylülde varlık alımı azaltılmaya başlanır mı diye merak etse de şunu net olarak söyleyebiliriz ki Bernanke bile bu aşamada varlık alımlarının ne zaman azaltılmaya başlanacağını bilmiyor. Her şey ekonomideki gelişmelere bağlı olacak. Bernanke, para politikası kurulunun (FOMC) bir senaryosu olduğunu, bu senaryoya göre haziran ayından itibaren büyümenin biraz daha ivmelenmesinin beklendiğini belirtti. Ayrıca yılsonuna doğru enflasyonda da yüzde 2’ye doğru yükseliş başlaması durumunda tahvil alım programının azaltılabileceğini de ifade etti. Eğer Amerikan ekonomisindeki gelişmeler para politikası kurulunun beklediğinden daha iyi ve olumlu olursa daha erken sonlandırılabilecek, tersi durumda ya çok daha geç bir sonlandırma olacak ya da -eğer ekonomideki gelişmeler çok olumsuza dönerse- ek tahvil alım programı bile söz konusu olduğu görülebilir. Sonuçta gelişmekte olan piyasalara akan para azalacak. Büyük olasılıkla eylül ayında parasal genişleme azaltılmaya başlanacak. 2014’ün ortalarında da bu para basma işi son bulmuş olacak. Ama tabii ki ABD ekonomisindeki gelişmeler Bernanke’nin öngördüğü şekilde olursa…

YAŞAR ERDİNÇ





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir