Anasayfa / Ekonomi-Finans / FED’in faiz artırımı ve piyasalar

FED’in faiz artırımı ve piyasalar




Son dönemde siyasi gelişmeler ve FED’in faiz artırımına gideceği yönündeki haberler, piyasayı etkileyen iki önemli faktör oldu. Mayıs aymda düşüş eğilimine giren Borsa İstanbul’un yaz aylarmda nasıl bir seyir izleyeceği merak ediliyor. Genel kam piyasalarda tedirginliğin devam edeceği yönünde. Uzmanlar ‘temkinli alım’ öneriyor ve yaz portföylerinde ilk sıraya hisseyi koyuyor.

Borsa, siyasi dalgalanmalar ve FED’in faiz artırım sinyalleriyle yaz aylanna giriyor. Bu durum mayıs ayında Borsa İstanbul’u (BİST) dolar bazında en çok değer yitiren borsalar arasına taşıdı. Binali Yıldırım başbakanlığında yeni hükümetin kurulmasıyla siyasi arenadaki belirsizlik şimdilik geri plana itilmiş görünüyor. Ancak yeni anayasa, başkanlık sistemi gibi konular piyasalar tarafından izlenmeye devam edecek. Bunun yanında piyasalar için asıl önemli konu, ABD tarafından gelecek açıklamalar. FED’in faiz artırımını etkileyecek olan tarım dışı istihdam, işsizlik, büyüme gibi veriler yakından izlenecek. Bu yıl içinde FED’in 1-2 kez faiz artırımı yapabileceği yönündeki söylemler, fiyatlara yansımaya devam ediyor.

Böyle bir ortamda borsayı yaz aylarında nelerin beklediğini araştırdık, aracı kurum ve portföy yönetim şirketlerinin üst düzey yetkililerinden değerlendirmeler aldık.

FED’in faiz artışları

YAZ AYLARINDA NE OLUR?

Öncelikle yaz aylarının genel olarak nasıl geçtiğine bakalım. Son 10 yılda haziran ve ağustos aylarının satıcılı bir seyir izlediği, temmuz ayının ise daha pozitif geçtiği görülüyor. Son yıllarda Ramazan’ın yaz aylanna denk gelmesi de rehaveti artıran diğer önemli faktör.

Aracı kurum yetkililerinin yaz aylarıyla ilgili genel kanısı, piyasadaki tedirgin bekleyişin devam edeceği yönünde. Bu tedirginliğin temel nedenleri, yurtiçi gelişmelere ve FED’e ek olarak, İngiltere’nin AB’de kalıp kalmayacağını belirleyecek 23 Hazi-ran’daki Brexit referandumu. Referandumun FED’in temmuz toplantısında alacağı karan ‘faiz artınmı’ yönünde etkileyebilmesi ihtimali de beklentileri şekillendiriyor. Kısacası, FED’in faiz politikasının netleşmesinin tüm yaz aylannı kapsayabileceği ve bunun da piyasadaki temkinli seyri devam ettireceği ifade ediliyor.

YATAY, SIKIŞIK, BASKILI

Global piyasalarda dört ayda yaşanan kazançlann mayıs ayında re-alizasyona dönüştüğünü söyleyen Global Menkul Değerler Genel Müdürü Gökhan Özer, üçüncü çeyreğe girerken ilk iki çeyrekteki motivasyonun kaybolduğunu belirtiyor. FED’in yanı sıra Çin’in de dikkatle izlenmesi gerektiğini dile getiren Gökhan Özer, “Şubat öncesi dengelere geri dönen Çin, nisandan itibaren ek teşvik getirmediği gibi emtia piyasalannda fiyat oluşumlanna müdahale etti. Bu, emtia kaynaklı iyimserlikte piyasalarda görülen rallinin en önemli unsuruydu” diye konuşuyor.

Gökhan Özer’in yaz aylanna ilişkin öngörüsünü şekillendiren diğer bir nokta da Avrupa Merkez Banka-sı’nın (ECB) üçünü çeyrekte gerçekleştireceği özel sektör tahvil alımları. Yurtdışı dinamikler sonucunda üçüncü çeyrekte risk alma iştahının kuvvetli görünmediği kanısına varan Özer, ‘Yurtiçinde ise olası bir referandum üçüncü çeyreğin yatay, sıkışık ve baskılı seyir izlemesine neden olabilir” diyor.



YABANCIYI İKNA ŞART

Saxo Capital Markets Türkiye Başkanı Savaş Divanlıoğlu, yeni yönetimle kısa dönemli iyimserlik görebileceğimiz kanaatinde. Bu iyimserliğin kısa dönemli olmasının nedenini ise olası FED faiz artışı ve Brexit karan sürecinin TL açısından olumsuz sonuçlar doğurabilme ihtimali olarak açıklıyor.

Bu gelişmelerle şekillenen piyasa, yabancı yatınmcılann alacaklan pozisyonda da oldukça etkili. Deniz Portföy Genel Müdürü Fatih Arabacıoğlu da endeks hareketlerindeki yabancı yatınmcı faktörüne dikkat çekiyor. Arabacıoğlu, şunlan söylüyor: “Hisse ağırlığı önümüzdeki iki yıl öz kaynak büyümesi yaratabileceği düşünülen şirket hisseleriyle artırılmalı. BtST’te risk 72.000’lerde. Uluslararası piyasalarda çok olumsuz bir seyir yaşanması halinde 72.000-75.000 bandı görülebilir. Yukarıda ise 80.000-82.000 bandında kuvvetli direnç oluştu. Bu direncin geçilmesi, yabancı yatırımcının hükümetin yapısal reform yapabileceğine ikna olmasıyla mümkün olabilir.”

Üç aracı kurum da önümüzdeki bir ayda endekste 75.000-80.000 aralığının korunacağını tahmin ediyor. Ata Portföy’e göre ise aynı dönemde endeks 80.000-85-000 aralığında olacak. Ata Portföy Genel Müdürü Mehmet Gerz, borsa düştükçe ucuzladığı için alım yaptıklarını, dalgalanmalar nedeniyle ise hisse alokasyonunda temkinli olduklarını belirtiyor. Gerz, “Borsa alokasyonumuzun yüzde 15’ini hisse fon, yüzde 40’ını ise VIOP korumalı (hedge) serbest fon vasıtasıyla alıyoruz” diyor.

HİSSE ORANI ARTMALI MI?

Endekste yaşanan düşüşler ‘alım için fırsat mı?’ sorusunu da gündeme getiriyor. Uzmanlar bu soruya da temkinli ve şartlı yanıt veriyor. Öne çıkan noktalardan biri, düşüşlerin alım fırsatı yaratması için kurlardaki oynaklığın azalması gerektiği yönünde. Burada da duyarlılığı yaratan temel unsur FED’in faiz karan oluyor. Aynca hisse bazlı aynşmalara dikkat edilmesi tavsiyesi de sıklıkla öne çıkıyor.

Atlas Portföy Genel Müdürü Emrah Silav, düşüşlerin alım fırsatı olabileceğini düşünenlerden. Ancak bu kanaatini yeni hükümetin piyasayı kötü etkileyecek bir girişimde bulunmayacağı varsayımına dayandın-yor. Bankacılıkta ve ulaştırmada aşın satım noktasına gelmiş hisselerde pozisyon artınmı yapılabileceğini de sözlerine ekliyor.

YAZ P0RTF0YU NASIL OLMALI?

Piyasalardaki yön arayışı, yatırım kararlarının rotasını çiziyor. Uzmanların portföy önerilerinde ise ‘denge’ sözcüğü ön plana çıkıyor. Uzmanlar portföylerle ilgili şu değerlendirmelerde bulunuyor:

Alan Menkul Genel Müdürü Metin Aytekin: “Kuvvetli hareket beklemediğimiz dolar/TL’nin 20l6’yı 3,05 civarında kapatacağını öngörüyoruz ve doların yatırım sepetindeki ağırlığını yüzde 20 ile sınırlı tutuyoruz. Hisse ve mevduat yüzde 30 orana sahip. Altında ise yüzde 20 pozisyon öneriyoruz”

Deniz Portföy Genel Müdürü Fatih Arabacıoğlu: “Hissede hafif artış yapılabilir. Hisse oranını yüzde 50 olarak belirledik. Euro’ya karşı düzeltme olabileceği beklentisiyle dolar tercih edilebilir. Sepette yüzde 15 dolar, yüzde 5 Euro dağılımı olabilir. Bankaların kaynak sıkıntısı nedeniyle verimli olmaya devam etmesi sonucu mevduat yüzde 30 olabilir?

Invest AZ Genel Müdürü Hakan Avdan: “Çok iyimser değilim. Bunun nedenleri, siyasi risk faktörleri, makro bozulma ihtimali ve FED’in faiz artırımı ihtimali. 100 birimlik bir portföyde önerdiğimiz dağılım yüzde 10 hisse, yüzde 50 dolar, yüzde 20 mevduat, yüzde 10 tahvil-bono ve yüzde 10 ÖST-fon şeklinde”





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir