Anasayfa / Haberler / Fırınlar yarı mamulü pişirip satan fırın kafelere dönüşecek

Fırınlar yarı mamulü pişirip satan fırın kafelere dönüşecek




Fırınlar birleşerek kendi tesislerini kuracak

Dönüşüm projesi gerçekleşirse fırınlar ya birleşerek kendi tesislerini kuracak ya da endüstriyel tesislerin bayisi haline gelecek. Artık hamur karamayacak olan fırınlar yarı mamulü pişirip satan fırın kafelere dönüşecek…

firin kafe

TOPRAK Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) Ekmek israfı Araştırması’na göre, Türkiye’de günde 25 bin 300 ton ekmek üretiliyor. Yıllık ekmek üretimi ise yaklaşık 9.2 milyon ton. 250 gramlık standart ekmek büyüklüğü dikkate alındığında yılda 37 milyar adet ekmek üretimi gerçekleşiyor. Bir yılda üretilen ekmeğin parasal karşılığı ise 26 milyar TL. Bunun 1.5 milyar TL’lik kısmı ise çöpe gidiyor, yani israf oluyor.

2012 yılında günlük kişi başı 319 gram ekmek tüketimi ile en fazla ekmek tüketen ülkelerden biriyiz. Dört yıl önce 331 gram olarak tespit edilen bu miktarda az da olsa bir azalma söz konusu. Yılda kişi başı ortalama 116 kg ekmek tüketiyoruz.

Türkiye’de üretilen ekmeklerin yüzde 80’ini ambalajsız ürünler oluşturuyor. Yani vatandaş halen 23 bin fırında geleneksel yöntemlerle üretilen ekmekleri tercih ediyor. Tüketicinin yüzde 50’si fırınları özellikle sıcak ekmekten dolayı tercih ediyor. Ancak ambalajlı ekmeklere de ilginin her geçen gün arttığını belirtmekte yarar var. Türkiye’deki paketlenmemiş ekmek pazarının 2017’ye kadar yüzde 17.1 küçüleceği, paketli endüstriyel ekmek satışlarının ise aynı dönemde yüzde 36.5 büyüyeceği öngörülüyor.

ÖNCE EKMEKLER DEĞİŞTİ

Ekmek sektörüyle ilgili büyük değişimler kapıda. Tıpkı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi kapsamlı düzenlemeler planlanıyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ekmekle ilgili peş peşe tebliğler yayınlıyor. İşe önce ekmekteki tuz oranıyla başlandı. Sonrasında ekmeğin içindeki kepek oranlarıyla ilgili düzenlemeler yapılarak, “öze dönüş” hareketi başlatıldı. Son tebliğlerden biriyle de ekmeğin içine atılan 17 katkı maddesinin kullanımı yasaklandı.

Tabii düzenlemeler bunlarla sınırlı kalmayacak. Şimdi de fırınlara dönük teknik düzeyde bir çalışma başlatılmış. Fırın dönüşüm projesiyle, önümüzdeki yıllarda endüstriyel tesisler öne çıkacak. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan-lığı’nm yaptırdığı bu çalışma hayata geçerse fırınlarda hamur üretimi bitecek. Fırınlar endüstriyel tesislerin bayisi konumuna gelecek. Hamurlar yarı mamul halde gelerek bu tesislerde pişirilecek. Fırınlar bir nevi “fırın kafe” formatma geçecek. Fırınlar bölgesel olarak birleşerek kendi endüstriyel tesislerini kurabilecek. Bu projeyle hem ekmeklerin birim maliyeti düşecek hem de daha sağlıklı ortamlarda üretim yapılması sağlanmış olacak.

HALK EKMEK RAPOR HAZIRLIYOR

Ekmek sektörü giderek endüstriyel bir hale geliyor. Sektörün en büyük firması hiç kuşkusuz İstanbul Halk Ekmek A.Ş.. Sıfır israf ve iade ile çalışan İstanbul Halk Ekmek, 55 çeşit ekmek üretimiyle İstanbul piyasasında yüzde 13 civarında bir pazar payına sahip. 565 büfe ve bin 980 satış noktasıyla müşterilerine ulaşıyor. Geçen yılı 150 milyon TL ciro ile kapatan, bu yıl ise 175 milyon TL ciro hedefleyen şirket, fırınların dönüşümüyle ilgili kapsamlı bir rapor hazırlıyor. İstanbul halk Ekmek Genel Müdürü Salih Bekaroğlu. fırınlardaki dönüşüm projesiyle kendi ürünlerinin de sıcak olarak tüketiciye ulaşacağını söylüyor. Be-karoğlu bu konuda şu bilgileri aktarıyor:

İŞLETMELER KÜÇÜK



“Ekmek üreten işletmeler çok küçük. Avrupa’da endüstriyel fırınlar gelişmiş. İstanbul Halk Ekmek endüstriyel bir tesis. Bu şekilde hem maliyetler düşüyor hem de sağlıklı üretim oluyor. Bizim düşüncemiz, Türkiye’de sanayi tipi fırınların ürettikleri ürünleri soğuk zincirle mahalle fırınlarına getirmeleri yönünde. Mahalle fırınları un işleyerek ekmek satmamak. Oralar satış noktasına veya kafe fırın tarzına dö’ nüştürülmcli. Avrupa’da çok güzel örnekleri var. Endüstriyel fırınların hamurları ya pişirilmeden, ya da yarı pişmiş mamul olarak bu noktalara ulaştırılmalı. Bu şekilde bizim gibi endüstriyel tesislerin ekmekleri de sıcak olarak tüketiciye ulaşır. Biz bunun ön hazırlıklarını yapıyoruz. Bu işe girer miyiz bilmiyorum ama sektör için bir rapor hazırlıyoruz. Bu dönüşüm mutlaka olacak. Bu yola girilmiş vaziyette. Fırıncılar bir araya gelerek endüstriyel fırınlar kurup ortak hareket edebilir. Bu kaliteyi yükseltir, maliyeti düşürür.”

Endüstriyel ekmek sektörünün ilk firmalarından biri olan Doygun Ekmek, tam buğday ekmeği kavramını tüketicinin gündemine sokan isim olarak bilinir. 1997 yılında kurulan şirket, bu yıldan itibaren İstanbul dışında Kocaeli ve Bursa’ya da ürün vermeye başladı. 100 çeşidin üzerinde ekmek ve unlu mamuller satan şirket de ekmekçilik sektöründe bir dönüşümün olacağım düşünüyor. Doygun Ekmek Pazarlama Müdürü Burcu Özcan, sektörde bir dönüşümün kaçınılmaz olduğunu, ileriye dönük planlarını da buna göre şekillendireceklerini söylüyor. Özcan, “Şu anda fırınlarla ilgili dönüşüm konusunda net bir çalışma yok. Ama bu konuda kamu otoritesi karar verirse biz de planlarımızı ona göre belirler, mevcut fırınlarla diyaloga geçeriz” diyor.

“DÖNÜŞÜM KOLAY DEĞİL”

Ekmek Sanayii İşverenler Sendikası Başkanı ve Modern Ekmek’in sahibi Muharrem Keçeli ise, bu dönüşüm konusunda daha temkinli. Fırınlarla ilgili yeni yapılanmaların yıllardır dillendirildiğim belirten Keçeli, bunun hiç de kolay olmadığını söylüyor. Avrupa’da özellikle Fransa’da hem geleneksel hem de endüstriyel üretimin olduğunu belirten Keçeli, şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Türkiye’de ekmek halen fırınlardan sıcak alınarak tüketiliyor. Fırınlarda bir dönüşüm olabilir. Ancak bu dönüşüm yıllardır konuşuluyor. Geleneksel yöntemleri bir anda bırakmak, bitirmek çok zor. Büyük sermayeler piyasaya girecek, fırınlar azalacak dendi. Bilakis fırın sayısı arttı. Bizim asıl ekmeğin kalitesiyle ilgili düzenlemelere bakmamız lazım. Tebliğlerle değişiklikler yapılıyor. Ancak bunlar sektörün fikri alınmadan yapılıyor. Bu işin sahasında olanların görüşlerine değer verilmiyor. Ekmekte bir düzenleme yapacaksanız öncelikle un konusunu masaya yatırmanız lazım. Iş unda bitiyor. Kepek oranını artıracağız deniliyor, ama değirmenlerde bir çalışma yapılmıyor. Ekmeğin kepeğini fırınlar almıyor ki, uncular alıyor. ”

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı ise, fırın dönüşümünün mümkün olmadığını savunuyor. Endüstriyel fırınların ürettiği ekmeklerin tüketiciler tarafından talep görmediğini söyleyen Balcı, “İstanbul ve Ankara dışında endüstriyel üretimin kalitesi düşük. Vatandaş fırını tercih ediyor.

Kocaeli’nde günlük 100 bin kapasiteli endüstriyel bir fırın 7 bin adet ancak satabiliyor. Bu işler zorlamayla olmaz. Vatandaşın talebi fırınlardaysa bunu engellememek lazım. Ben fırınlarla ilgili böyle bir dönüşüm projesinin imkansız olduğunu düşünüyorum” diyor.

Ambalajlı ekmek israfı önlüyor

Ekmeğin en büyük sorunu israf. Yılda 1.5 milyar TL’lik ekmek çöpe gidiyor. İsrafı önlemenin en etkin yollarından biri ekmeğin ambalaja girmesi. Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin bu yöndeki tespitleri de hayli ilginç. İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkelerin ekmek ambalajlarının yüzde 15-20’sî Türkiye’den sağlanıyor. Ancak aynı özen kendi ülkemiz söz konusu olduğunda gösterilmiyor. Eğer ambalajlı ekmek tüketimi artarsa, çöpe giden ekmeğin yüzde 50‘sini kurtarma şansımız var. Ayrıca ambalajlı ekmek tüketici sağlığı ve hijyen açısından da çok önemli. Bu nedenle ambalajlı ekmek tüketimi konusunda kamuoyunda bilinç artışı sağlanması gerekiyor. Aslında ekmeğin ambalajlı satılması kanunlaşmış bir durum ancak her yerde uygulanmıyor. Bu konudaki denetimlerin artırılması, yasaların düzenli olarak uygulanması gerekiyor. Çünkü ekmek, ambalajlanmak zorunda olunan ürünlerin başında geliyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir