Anasayfa / Ekonomi-Finans / Fonlara Yeni Yatırım Alanı Özel Eğitim Sistemi

Fonlara Yeni Yatırım Alanı Özel Eğitim Sistemi




Fonlar Türkiye’de yeni bir yatırım alanı buldu: Özel eğitim sistemi… Türkiye’de bugün anaokulundan lisansüstüne kadar tüm “özel” eğitim sistemi 10,1 milyar TL’lik bir ekonomi yaratıyor. Oysa ilk ve orta öğrenim aşamasında özel eğitime gidenlerin payı eğitim sistemi içinde sadece yüzde 3,1. Her 100 üniversiteliden 5,8’i de vakıf üniversitelerinde eğitim alıyor. Eğitim alanındaki tüm yöneticiler, 2015’te bu oranların 2 katına çıkacağı konusunda hemfikir. Bu büyüme nedeniyle yabancılar eğitim alanına ilgi göstermeye başladı.

Bir öğrencinin tüketim süresi, ömürlüktür. Öğrenci, hayat boyu okulunun etiketini taşır. O nedenle hem aileler çocukları için en doğru seçimi yapmalı hem eğitim kurumlan bu sorumluluk bilinciyle hareket etmeli.”

Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, eğitim kurumlarının öğrenim süresince ve velilerin çocuklarının eğitim kararlarını alırken göstermesi gereken ihtimamı bu sözlerle özetliyor. Gerçekten de Türkiye’de çocuğu olan her ailede özel eğitimin gerekliliği, okul fiyatları ve eğitim kalitesi tartışılıyor.

Okul öncesi eğitimin öneminin daha geniş kitleler tarafından kavranmasıyla birlikte başta büyük şehirler olmak üzere anaokulları yaygınlaşıyor. Büyük şehirlerde aileler, 3-4 yaşından itibaren çocuklarını özel anaokullanyla eğitim sistemine sokuyor. Buna rağmen Türkiye’de özel eğitim sisteminden faydalanabilen küçük bir kesim var.

Özel Okullar Birliği’nin 2010-2011 yılı verilerine göre özel eğitime katılım oranı sadece yüzde 3,1- Bu oran 5 yıl önce yüzde 2,7’ydi. Doğa Koleji CEO’su Uğur Gazanker, “Özel okullar Türkiye’de diğer ülkelere göre hak ettiği noktada değil. Gelişmiş ülkelerde yüzde 10’nun altında bir katılım oranı neredeyse yok” diyor.

Bu oran komşu ülkeler Yunanistan’da yüzde 8, İran’da yüzde 6, Rusya’da yüzde 15’in üzerinde. Bu katılım, üniversite aşamasına gelindiğinde biraz daha yükseliyor. Sayıları bugün 64’e ulaşan vakıf üniversitelerinde okuyanların payı ise yüzde 5,8.

Bahçeşehir – Uğur Eğitim Kurumlan Başkanı Enver Yücel, “Halkın kaliteli eğitim talebinin artmasıyla bu alanda ilgi çoğalıyor. Devletin özel öğretime teşvik oluşturamaması yeterli büyümeyi yaratamıyor” diyor. Ancak anaokulundan üniversiteye kadar her alanda eğitim kurumlarının başında olan yöneticiler, Türkiye’de özel okulların daha alacak çok yolu olduğunu düşünüyor ve 2015’e dek ciddi anlamda büyümeyi hedefliyorlar.

OKUL MASRAFI 400 BİN TL

Özel okullara ilginin artmasının başlıca iki nedeni var. Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Cem Gülan, özel okul mezunlarının sınavlardaki başarısının daha yüksek çıktığını ve velilerin bu nedenle tercih ettiğini açıklıyor. Son 3 yılda özel ilkokula giden öğrenci sayısı 239 binden 267 bine yükseldi. Bu artış da liseye başlama yaşının 15’e çıkması ve dil öğrenme için geç kalınmasına bağlanıyor. Aileler, çocuklarının dil öğrenimine daha erken başlamasını istiyor.

Bunun yanında anaokulları da eğitimin bir parçası olarak görülmeye başlandı. Devlet politikası olarak okul öncesi eğitimin öneminin altı çiziliyor. Şehirlerde çalışan anne sayısının artmasıyla birlikte günümüzde aileler 3-4 yaşından başlayarak çocukları için daha fazla eğitim harcaması yapma eğilimi gösteriyor.

Okulların fiyatları ise kaliteleri, bilinirlilikleri ve bulundukları ile göre değişiklik gösteriyor. İstanbul’daki fiyatlarla Anadolu’daki fiyatlar arasında ciddi fark var. Gülan’a göre, İstanbul’da özel okulların yüzde 80’inin ücretleri 20 bin TL’nin altında bulunuyor, Anadolu’da ise fiyatlar 10 bin TL’nin altına iniyor. İstanbul’da bulunan okullardan Robeıt Kolej yatılı olmayan eğitimi için yıllık 36 bin TL, Koç Lisesi 33 bin TL, Alman Lisesi 25 bin TL ücret alıyor. Üniversitelerde de ortalama ücret 12 bin TL ancak istenen okulların iyi bölümleri için bu ortalama 20 bin TL’ye çıkıyor.

İstanbul’da yaşayan bir aile, çocuğunu en yüksek ücretleri talep eden okullarda okutmak isterse anaokulundan üniversiteye kadar olan 19- 20 yılda 400 bin TL okul ücreti ödüyor. Bu rakam, yemek, servis, okul aktiviteleri ve hatta yaz okulları gibi artı harcamalarla yüzde 40’a kadar da artıyor.

BÜYÜK BİR SEKTÖR DOĞUYOR

Bu rakamları ödemeye gönüllü ailelerin artışı, öğrenci ve dolayısıyla özel okulların sayısını da yukarı taşıyor. Özel Okullar Derneği’nin verilerine göre son 5 yılda anaokulu, ilköğretim ve lise eğitiminde okul sayısı yüzde 34 arttı. Buna bağlı olarak öğrenci sayısında da yüzde 37 artış yaşandı. Aynı dönemde öğretmen sayısı yüzde 32 oranındaki artışla 470 bine ulaştı.

Burada Özel Okullar Birliği Derneği Başkanı Gülan’a göre anaokullarının fiyatları daha uygun olmakla birlikte ülke genelinde yıllık ücretler 10 bin TL olarak hesaplanıyor. Bu da anaokulu, 8 yıllık zoaınlu eğitim ve liselerin toplam 4,6- 4,7 milyar TL’lik bir sektör oluşturduğunu ortaya koyuyor.



Özel dershane sayılarında ise düşüş görülüyor. Özel Dershaneler Birliği Derneği (ÖZDEBİR) Genel Başkanı Faruk Köprülü, eğitim ve sınav sistemlerinde yapılan değişiklik ve belirsizlikler, orta ve yükseköğretimde kontenjan artışları, rekabet koşullan nedenleriyle sektördeki büyüme hızının durduğunu ifade ediyor. “2008 sonunda 4 bin 262 olan dershane sayısı, 2011 Mayıs verilerine göre 4 bin 55’e düştü” diyor.

Köprülü, dershanelere devam eden öğrenci sayısını 1.2 milyon olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Bunun yaklaşık 100 bini de bursludur. Böyle bakarsak özel dershanelerin 2010 yılı cirosunun da 1,5- 2 milyar dolar civarında olduğunu tahmin ediyoruz.”

Üniversite ve lisans üstü eğitime gelindiğinse ise vakıf üniversitelerinde okuyan öğrenci sayısı 200 bini buluyor. Vakıf Üniversiteleri Birliği Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, son 5 yılda öğrenci sayısının yüzde 60 arttığını ve vakıf üniversitelerinin 2,4 milyar TL toplam büyüklüğe ulaştığını belirtiyor.

ANAOKULLARI HIZLI BÜYÜYOR

Toplam 10,1 milyar TL’lik bir ekonomik büyüklüğe ulaşan özel eğitim sektöründe en güçlü büyüme, anaokullarında görülüyor. Açılan anaokulu sayısı hızı da çok yüksek. 2008-2009 eğitim yılında 674 olan anaokulu sayısı, geçtiğimiz eğitim yılında bin 54’e çıktı. Anaokullarına giden öğrenci sayısı da 24 binden geçtiğimiz yıl 40 bine yaklaştı.

Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve 28 yıldır anaokulu sahibi Ayşim Özsulu, bu hızlı büyümeyi şöyle açıklıyor:

“AB çerçevesinde çocukların okul öncesi eğitime yüzde 50 oranında katılması gerekiyor. Şu an oran, devlet ve özel anaokulları ile yüzde 25’lerde… Okul öncesi eğitimde tüm Avrupa ülkelerinin hatta Fas, Tunus’un gerisindeydik. Siyasi ve sivil toplum örgütleri ile bu alanda ivme kazanıldı. Altık Milli Eğitim Bakanlığı’nın üniversitelerle anaokulları için hazırladığı standart eğitim programı var, bu da hızlandırdı.”

Anabilim Eğitim Kunımları İcra Kumlu Başkanı Serkan Kılıç, eğitim yatırımının sadece ilköğretimden ibaret olamayacağını, nitelikli öğrenciye ulaşmak için bölge bölge anaokulu açılması gerektiğinin altını çiziyor ve “Bu da doğal ki anaokullarının büyümesini hızlandırıyor. Anaokulu açılışları daha da hızlanacak” diyor.

KÂRLILIKLARI YÜZDE 5’İ BULUYOR

Bu talep ve hızlı okul, öğrenci sayısı artışına rağmen, tüm eğitim kurumlarının yöneticileri maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle düşük kâr marjlarıyla çalıştıklarını düşünüyor. Uğur Gazanker’e göre ortalamalar baz alınırsa okul başına öğrenci sayısı 150-200’e kadar düşüyor, okulların çoğu da düşük doluluk oranlarıyla çalıştığı için zarar ediyor.

Ayşim Özsulu ise bu noktada eğitim alanında yatırımların yüksek, ancak geri dönüşlerinin yavaş olduğunu belirtiyor. Özsulu, “Bir anaokulunun kuruluş maliyeti ve 6 aylık işletme masrafı için bugün en az 450 bin TL yatırım gerektirir.

Okullar 9 ay ücret alır ancak giderlerini 12 ay boyunca öderler. Bu yatırımların dönüşü en iyi ihtimalle 5 yıldır” diye konuşuyor.

Cem Gülan da Özsulu ile aynı fikirde, özel okulların ortalama kârlılığın ancak yüzde 5’lerde gerçekleştiğini söylüyor. Yalnız Gülan, zincir haline gelen özel okulların, tanıtım, hizmet içi eğitim ve gider kalemlerinde maliyetleri düşeceği için daha yüksek kârlılık oranlarıyla çalışabildiğini de vurguluyor.

Vakıf üniversiteleri ise zaten yapıları gereği kâr etme amacıyla çalışamıyor. Üniversitelerde her bölümün yüzde 10 burs verme zorunluluğu bulunuyor. Burada Sarıcaoğlu, bir noktaya dikkat çekmek istiyor: “Bir bakıyorsunuz, 100 kişilik kontenjanı olan yerde ödeme yapan öğrenci sayısı 25 kişi çıkıyor. Her üniversite sosyal sorumluluk ve burslarla topladıkları gelirden yüzde 38’ini feragat ediyor. Bu çok yüksek bir rakam, dünyanın hiçbir yerinde bu rakamla ayakta duramazsınız.”

2015’TE İKİYE KATLANACAK

Kâr oranları düşük olmasına rağmen, 2015’e kadar eğitimin her alanında en az 2 kat büyüme beklentisi olduğundan yatırımlar hızla devam ediyor. Zaten özel sermaye fonlarının, ilk olarak Turkven’in Doğa Kolejleri’ne ve ardından Carlyle’in Bahçeşehir Kolejleri’ne yaptığı yatırımlar da bu potansiyeli kanıtlıyor.

Okul öncesi ve ilköğretim alanında 2015’te özel okulların aldığı payın yüzde 5’lere çıkacağı tahmin ediliyor. Geçtiğimiz yıl, Milli Eğitim Bakanlığı da bu oranı hedeflediğini açıkladı.

Serkan Kılıç’a göre, 2011 yıl sonu itibariyle tahminen 4,7 milyar TL’yi bulan özel anaokulu, oıta ve lise eğitimi büyüklüğü, 2015 sonrasında minimum 7-8 milyar dolar büyüklüğe ulaşacak.

Uğur Gazanker de Kılıç ile aynı fikirde: “Türkiye’de özel okul sektörünün önü çok açık. Bakanlık tarafından açıklanan yüzde 5 hedefi, yüzde 100’e yakın bir büyüme demek… 5 yılda toplam özel okul öğrenci sayısı yaklaşık 1 milyona çıkacak. Bu da anaokulu-lise arasındaki özel eğitimde yaklaşık 10 milyar TL ciro anlamına geliyor.”

Aynı gelecek, vakıf üniversiteleri için de geçerli… 2015’e kadar vakıf üniversite sayısının 150’ye çıkması bekleniyor. Böylece vakıf üniversitelerinde okuyan öğrenci payı yüzde 10’a çıkacak. YÖK ve hükümet politikası vakıf üniversitelerini özelleştirmeye doğnı gidiyor. Sarıcaoğlu, gelecekte olası önemli bir soruna parmak basıyor:

“Uzun vadede 150 vakıf ya da özel üniversiteye yetecek öğrenci olmayacak. 2017’de üniversite sınavına giren her öğrenciye bir yer olacak. Ancak 8 yıllık zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması ve yabancı öğrencilere açılmamızla bu sorun olmaktan çıkar

Elçin Cirik





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir