Anasayfa / Ekonomi-Finans / Forex düzenlemesi’nin piyasaya etkileri

Forex düzenlemesi’nin piyasaya etkileri




Yeni düzenleme forex piyasalarını temelden sarstı. 2017 başından bu yana dört aracı kurum kapandı. Birleşmeler yaşandı. Tenkisatlar oldu. Sermaye Piyasaları Kurumu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş, piyasada yakında yeni bir dengenin kurulacağını söylüyor…

YURTDIŞINDA ve merdiven altında yaşanan mağduriyetler sonrasında forex işlemlerini düzenleme görevi Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) verilmişti. Sonrasında bu işlemler İstanbul Finans Merkezi projesi kapsamında dünyadaki işlem türleri ve finansal araç çeşitliliği anlamında bu çeşitliliğin parçası olarak düşünüldü. Elde edilen gelirlerin cazip olması nedeniyle sektörde forex üzerine bir yoğunlaşma söz konusu idi. Ancak geçtiğimiz aylarda bireysel yatırımcıların yüksek kaldıraca dayalı risk almalarım ve düşük tutarlı tasarruflar için yüksek kaldıracın yol açacağı muhtemel mağduriyetleri önlemek amacıyla kaldıraçlı işlemlerde l’e 100 olarak uygulanan oran 1’e 10 olarak değiştirildi ve 50 bin TL alt limit getirdi. Bu karar son altı yılda ciddi bir büyüme yakalayan, işlem hacmi milyarlarla ifade edilen piyasada tam anlamıyla deprem etkisi yarattı.

Kaldıraçlı Alım-Satım İşlemleri (KAS) piyasasında işlem yapmaya yetkili aracı kurum sayısı yılbaşında 46 idi. Bunlardan 42 tanesi piyasa yapıcılığı faaliyetim, dört tanesi ise işlem aracılığı faaliyetini gerçekleştirmek üzere yetkilendirilmişti. Forex piyasalarına getirilen düzenlemeler soması birçok aracı kurum küçüldü. Kaldıraç oranının düşürülmesinden sonra işlem hacmi ciddi miktarda düştü.

SEKTÖR HIZLA KÜÇÜLÜYOR

Nitekim gelişmelere paralel ATIG Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Mart sonunda faaliyetlerini geçici olarak durdurdu. Mayıs ayı içerisinde ise KAS işlemlerini gerçekleştiren 40 aracı kurum arasından Destek Yatırım Menkul Değerler A.Ş. sermaye piyasası faaliyetlerini sonlandırmak üzere SPK’ya başvurdu. Ardından Referans Menkul Değerler A.Ş. ile Ekspres Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin faaliyetleri kendi talepleri üzerine iki yıl süre ile geçici olarak durduruldu. Özetle, biz haberimizi hazırlarken yetkilendirilmiş aracı kurum sayısı 42 adede gerilemiş bulunuyordu.

Gelişmelerin sektörde ciddi bir iş kaybma neden olduğunu belirten analistler, genel olarak maaş skalasmm da çok gerilediğini ve iş bulmakta sıkıntı çektiklerini söylüyor. Kesin bir rakam olmamakla beraber şu ana kadar forex piyasalarında 400’e yakm kişinin işini kaybettiği tahmin ediliyor. Analistler bu sayının daha da artmasından endişe ediyor.

Öte yandan, aracı kurumların komisyon gelirlerinin de KAS gelirlerinin 2015 yılından itibaren pay senedi komisyonlarının önüne geçtiği biliniyor. KAS işlemlerindeki azalmanın sektörün net karım da olumsuz etkilemesi bekleniyor.

“OLUMLU SONUÇLAR DOĞURACAK”

Kısa süreli dalgalanmanın ardından yılın ikinci yarısı itibariyle sektörde yeni bir denge oluşacağını düşünen Sermaye Piyasaları Kurulu ise, önümüzdeki dönemde forex piyasalarındaki kaybı Vadeli işlem ve Opsiyon Piyasaları (VİOP) ile karşılamaya yönelik düzenlemeler yapıyor. “Düzenlemelerde bir değişiklik öngörmüyoruz” diyen Sermaye Piyasası Kumlu (SPK) Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş, bu yaptırımların orta ve uzun vadede olumlu sonuçlar doğuracağını söylüyor. TBMM tarafından forex işlemlerini düzenleme görevi SPK’ya verildikten sonra işlemlerin hep İstanbul Finans Merkezi projesi kapsamında dünyadaki işlem türleri ve finansal araç çeşitliliği anlamında bu çeşitliliğin bir parçası olarak düşünüldüğünü hatırlatan Ertaş, ancak kuramların forex sektörünü kurumsal bazda büyütmek yerine bireysel yatırımcıya yönelince ciddi kayıp oranları yaşadığına dikkat çekiyor.



“DÜZENLEMEYİ YAPMAK ZORUNDAYDIK”

Ertaş sözlerini bu değerlendirmeyle sürdürüyor: “SPK bu düzenlemeyi yapmasaydı çok değil bir iki yıl içinde şirketlerin yeni müşteri bulamayıp kendilerini küçültmek zorunda kalacaklardı.” Her 100 yatırımcıdan 90’ının kaybettiği bir sektöre ne kadar süreyle müşteri bulunacağının düşünülmesi gerektiğini söyleyen Ertaş, “Sürdürülebilirlik dışında sermaye piyasalarının temel amacının reel ekonomiye finansman kaynağı sağlamak olduğunu unutmamamız gerekiyor. Arkasında reel bir varlık olmayan, herhangi bir şirketimize finansman kaynağı sağlamayan, yüzde 90 civarında yatırımcı kaybı yaşanan, vatandaşın cebindeki parayı diğer bir vatandaşa, yurtiçinde ya da dışında bir kuruma aktaran mekanizmanın sıhhatli olmadığını, böyle bir iş modelinin yatırımcı mağduriyetini artırma yanında, sermaye piyasalarına ve kurumlarına olan güveni de erozyona uğratacağını dikkate almamız gerekiyor” diyor.

Sektörde kaldıraç oranının düşürülmesinden sonra işlem hacmi düşmüş ve bazı müşteriler piyasadan uzaklaşmış olsa da bunun sıhhatli bir gelişmenin işareti olduğunu söyleyen Ertaş, yeni uygulama ile özellikle “Kısa sürede az bir yatırımla yüksek kazanç elde etme hayali”nin vatandaşlara verilmesinin engellendiğini belirtiyor. Ertaş, “Yatırımcıların forex işlemlerinin riski ve sağladığı fırsatları daha yakından tanımaları sağlandı” diyor.

VİOP İLE DAHA AZ RİSK

Başkan Ertaş, yatırımcıların 100 kat kaldıraç yerine 10 kat kaldıraçla aynı işlemi yapmalarının önünde hiçbir engel olmadığını da hatırlatarak, tasarruf sahiplerinin teminat tutarlarını artırarak diledikleri ürünlerde diledikleri kadar yatırım yapabileceğini yani önceki düzenlemenin verdiği fırsatı kullanmaya devam edebileceğinin altını çiziyor.

Yatırımcıların VlOP’u kullanmaları ya da daha az risk üstlenerek işlem yapmalarının uygun olacağı düşüncesi ile düzenlemelerin yapıldığını belirten Ertaş, “Kısa süreli dalgalanmanın ardmdan yılın ikinci yarısı itibariyle sektörde yeni bir denge oluşacaktır. Kuramlarımız sermaye piyasalarının asli alanlarına yönelecek, kolay kazanmak yerine Türkiye ekonomisine ve kendi kuramlarına katma değer sağlayacak nitelikli işlere yönelecektir. Sektördeki büyümeyle beraber nitelikli personel istihdamı da artacak, yatırımcı mağduriyetleri önemli ölçüde azalacaktır” diyor.

İstihdamda ciddi değişiklik olmadı

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı İlhami Koç ise hemen her kurumdan ciddi eleman çıkarımı olmasına karşın 2016 sonu itibarıyla ciddi bir değişiklik olmadığını söylüyor.

Aracı kurumların istihdam ettiği kişi sayısının 2016 sonunda, 2015’e göre yüzde 2 azalarak 6.478’e gerilediğini hatırlatan Koç, “2015 yılında ise önceki yıla göre yüzde 17’lik bir artışla 6.632 kişi olduğu dikkate alındığında, 2016 sonu itibarıyla ciddi bir değişiklik olmadığını söyleyebiliriz. Bununla birlikte 2017 yılı başından bu yana geçici ya da kalıcı şekilde kapanan dört kurumda 400 kişiye yakın çalışan bulunuyordu. Bunların büyük bir bölümü KAS faaliyetiyle ilgili çalışanlardı. Diğer yandan, halen faaliyetlerini sürdüren kurumlarda da KAS işlemleriyle ilgilenen kadrolarda daralma olduğunu tahmin ediyoruz. Ancak henüz ilgili dönem verilerini toplamadığımız için kesin rakamı bilmemiz mümkün değil” diyor. Aracı kurumların komisyon gelirlerine bakıldığında ise, KAS gelirlerinin 2015 yılından itibaren pay senedi komisyonlarının önüne geçtiğini de hatırlatan Koç, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor:

“2016 yılında aracı kurumların 1.5 milyar TL’lik aracılık gelirlerinin 640 milyon TL’si KAS işlemlerinden kaynaklandı. KAS işlemlerindeki azalma sektörün net karını da olumsuz etkileyecek bir gelişme. Ancak 2017 içinde bu azalmanın bir kısmı alternatif piyasalarda sağlanacak gelişmelerle telafi edilecektir.”

İdil Taraklı / Para






Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir